T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi, itirazın iptali davasında yetkili mahkeme olduğundan Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını ve davaya konu tarafların her ikisinin de tacir olmasından ve bahse konu iş ve işlemin ticari faaliyet kapsamında olduğundan kaynaklı huzurda görülen itirazın iptali davası nöbetçi asliye ticaret mahkemesinde açıldığını, Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takip dosyasında davalı ... Tic. Ltd. Şti.' ye karşı 17.04.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davaya konu icra takibi müvekkilinin borçlu şirketten (2) adet 3 dingilli açık sac kasalı yarı römork satın alması ve bu satın alınan römorkun ayıplı çıkması sebebi ile uğranılan zararın tazmini sebebi ile açıldığını, işbu icra takibi neticesinde ödeme emrinin borçlu ... Tic. Ltd. Şti' ye 24/04/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 27.04.2023 tarihinde ise borçlunun icra takibine karşı itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk görüşmesinin yapıldığını ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, römorklarda gizli ayıbın olduğunu, arızalı olduğunu, boyalarının attığını ve sacın paslı olduğu konusunda telefon ile bildirimde bulunduğunu, bu görüşmeler sonucunda davalı şirketin römorkların yeniden tamirinin yapılmasını, sacların düzeltilmesi, kaynak yapılmasını ve dökülen boyanın tamiri için anlaşmaya varıldığını, bu süreçte de römorkları 8 gün boyunca boyandığı ve tamirinin yapıldığı gerekçesi ile bekletildiğini, 8 gün boyunca da davacının römorklarının olmamasından kaynaklı olarak işe gidemediğini, çalışamamasından dolayı da kazanç kaybına uğradığını, davalı şirketin 8 günün sonunda davacıyı yeniden şirketlerine çağırarak römorkların tamir edildiğini, boyasının yapıldığını herhangi bir kusuru olmadığını ve teslime hazır olduğunu bildirerek teslime hazır olduğunu söylediğini, ancak davacının tırların römorklarını teslim alıp, yeniden çalışmaya (yük taşımaya) başladıktan bir kaç gün sonra yeniden boya atıkları ve römork sacının paslanması sorunu ile karşılaştığı gibi nedenlerle davanın kabulünü, itirazın iptalini, icra takibinin devamını, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının davaya konu malları 25.01.2023 da satın aldığını ve 17.04.2023 tanzim tarihli ve davalı tarafından 20.04.2023 tarihinde tebliğ alınan ihtarname ile müvekkiline bildirildiğini, ayıp ihtarı için makul bir süre içerisinde ihbarda bulunulmadığını, BK 223 a göre ayıp ihbarı uygun bir süre içerisinde yapılması gerektiğini, davacı tarafın belirttiği şekilde müvekkilinin sattığı yarı römork dorseler de hiç bir ayıp ve arıza söz konusu olmadığını, davacı tarafın haksız olarak müvekkilini mağdur etme ve haksız kazanç elde etme çabası ile hareket ederek işbu davayı açtığını, davanın ve karşı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline ve gereğine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının davalıdan takipteki kadar alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu görülmüştür.
Kırşehir Defterdarlığına, Kırşehir Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir.
Mahkememizin 02/11/2023 tarihli duruşma zaptının 6 numaralı ara kararı gereğince keşif yapılmasına karar verilmiştir.
Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak yapılan keşif sonucunda sunulan 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu ... şasi numaralı yarı römorkörün kasasının muhtelif yerlerinde boya kısmında baba olarak tabir edilen kasa direklerinde, menteşe kısımlarında paslanma (korozyon) olduğu, boyalarında dökülmeler olduğu, boyadaki korozyonun sebebinin astar boya atılmamasından kaynaklı olduğu, ... şasi numaralı yarı römorkörün boyasından kaynaklı gizli ayıplı olduğu söz konusu boyadan kaynaklı olan ayıbın kullanıcı hatası değil imalat kusurundan kaynaklı olduğu, boya ayıbının onarımının mümkün olduğu, onarım bedelinin 25.000,00 TL olduğu, tamirinin satış bedeline göre ekonomik olduğu, tamir masraflarının satış bedelinin 1/6 oranında olduğu, çok yakın olmadığı, ... şasi numaralı yarı römorkörde herhangi bir ayıp durumuna rastlanmadığı görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi sunduğu, mahkememizin 14/03/2024 tarihli duruşma zaptının 2 numaralı ara kararı gereğince dosyaya ek rapor sunmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememize sunulan 22/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;Yapılan araştırmada davaya konu ... şasi numaralı yarı römorkörün onarım süresinin 8 gün olduğu, davaya konu römorköre emsal yada emsale yakın römorkörlerin günlük kira bedelinin dava tarihi olan 22/05/2023 tarihi itibari ile günlük 1.600,00 TL olduğu, römorkörün onarım süresince mahrum kalınan bedel 12.800,00 TL (1.600,00 TL/ Gün x 8 Gün) olarak hesaplandığı görüş ve kanaati bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 16/01/2025 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı gereğince dosyanın yeniden ek rapor sunmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup mahkememize sunulan 10/02/2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda özetle;Yapılan piyasa araştırmasında davaya konu römorka emsal olan boya atılmalarının, kasa saclarında paslanmaların olduğu yarı römorkörün satış tarihi itibari ile 300.000,00 TL'den alınıp satıldığı (Ayıplı değer), yine davaya konu araca emsal ancak herhangi bir hasarı olmayan yarı römorkörün satış tarihi itibari ile 500.000,00 TL'den alınıp satıldığı (Ayıpsız değer) tespit edildiği, dava dosyası içindeki 25.01.2023 tarih ve ... numaralı ve 25.01.2023 tarih ve ... numaralı davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacı ... adına düzenlenen faturadan davaya konu yarı römorkörün her birinin KDV dahil 150.000,00 TL bedel ile alındığı anlaşılmakla, ayıplı maldan dolayı davacının uğradığı maddi kaybı, nispi metot uygulanarak yapılan analiz sonucu 60.000,00 TL (150.000,00 TL - 90.000,00 TL = 60.000,00 TL) olarak hesaplandığı görüş ve kanaati bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Davacının, davalı aleyhine başlattığı takipte "borçlu şirketçe alınan 3 dingilli saç kasalı yarı römorkun ayıplı çıkmasından kaynaklı olarak zarara ilişkin alacak" kaydıyla ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
Bilindiği üzere itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olması nedeniyle itirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle usulüne uygun biçimde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığı gerekir ve bu husus dava (ön) şartıdır.
Davacı tarafa yargılama sırasında takibe konu miktarın hangi sebepten kaynaklandığının açıklanması istenmiş, davacı 14/11/2023 tarihli açıklama dilekçesi ile; BK.227 maddesi kapsamında "satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme" seçimlik haklarını kullanmak istediklerini açıklamıştır. Öyle ki davacının takibe konu etmediği bir alacağı ya da alacağın kaynağını davaya konu etmesi mümkün değildir. Ne var ki davacı taraf daha sonra talebinin bundan ibaret olmadığını, başkaca talepleri olduğunu da iddia etmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle davacının takibe konu etmediği alacak kaynaklarını davada talep etmesi mümkün değildir, kaldı ki davacı başkaca talepleri olduğunu sonradan beyan etmeye başlamıştır.
Bilindiği gibi 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.
Davacı taraf, "satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme" seçimlik haklarını kullandıklarını açıkça beyan etmiştir.
Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; ... ; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, ... Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G). Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Bu kuralın istisnası ise, tüketicinin kullandığı seçimlik yenilik doğurucu hakkının yerine getirilmemesi olup, bu durumunda Kanunun kendisine tanıdığı başka seçimlik bir hakkı kullanması mümkün olacaktır (... ... ; Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2004, s. 126). Bu nedenlerle eldeki davanın konusu bu talep ile sınırlıdır.
Dava, TBK'nın 227.maddesi uyarınca, satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı ayıp oranında satım bedelinin indirilmesi ve bu bedelin tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesinde tacirler arası ayıp ihbar süreleri düzenlenmiş olup, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, ... E.- ... K. Sayılı kararı).
Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinde alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme ve alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere; Dava konusu ... şasi numaralı yarı römorkörün kasasının muhtelif yerlerinde boya kısmında baba olarak tabir edilen kasa direklerinde, menteşe kısımlarında paslanma (korozyon) olduğu, boyalarında dökülmeler olduğu, boyadaki korozyonun sebebinin astar boya atılmamasından kaynaklı olduğu, ... şasi numaralı yarı römorkörün boyasından kaynaklı gizli ayıplı olduğu, ayıpla ilgili bildirimlerin ayıp öğrenildikten sonra makul sürede bildirildiği, söz konusu boyadan kaynaklı olan ayıbın kullanıcı hatası değil imalat kusurundan kaynaklı olduğu, boya ayıbının onarımının mümkün olduğu, ... şasi numaralı yarı römorkörde herhangi bir ayıp durumuna rastlanmadığı, yapılan piyasa araştırmasında davaya konu römorka emsal olan boya atılmalarının, kasa saclarında paslanmaların olduğu yarı römorkörün satış tarihi itibari ile 300.000,00 TL'den alınıp satıldığı (Ayıplı değer), yine davaya konu araca emsal ancak herhangi bir hasarı olmayan yarı römorkörün satış tarihi itibari ile 500.000,00 TL'den alınıp satıldığı (Ayıpsız değer) tespit edildiği, dava dosyası içindeki 25.01.2023 tarih ve ... numaralı ve 25.01.2023 tarih ve ... numaralı davalı ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından davacı ... adına düzenlenen faturadan davaya konu yarı römorkörün her birinin KDV dahil 150.000,00 TL bedel ile alındığı anlaşılmakla, ayıplı maldan dolayı davacının uğradığı maddi kaybı, nispi metot uygulanarak yapılan analiz sonucu 60.000,00 TL (150.000,00 TL - 90.000,00 TL = 60.000,00 TL) olarak hesaplandığı değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1- Davalının Konya . İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 60.000,00-TL üzerinden takibin devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,63TL harcın mahsubu ile 1.536,97TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (60.000,00/150.000,00) hesaplanan1.248,00TL'sinin davalıdan, 1.872,00TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 179,90TL başvuru harcı, 2.561,63TL peşin harç olmak üzere toplam 2.741,53TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından karşılanan 2.960,25TL posta ve tebligat gideri, 4.500,00TL bilirkişi ücreti gideri, 25,60TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.485,85TL 'den davanın haklılık oranına göre (60.000,00/150.000,00) hesaplanan 2.994,34TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından karşılanan 25,60 TL vekalet harcının davanın haklılık oranına göre (60.000,00/150.000,00) hesaplanan 15,36 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, fazlasının davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 19/06/2025
Katip Hakim