T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Hem satıcının yerleşim yeri hem de sözleşmenin yapıldığı yer Konya ili olduğundan; yetkili ve görevli mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının eşi ...'ın 18/11/2022 tarihinde,''...'' Plakalı (Yeni Plaka ...) ... marka, MİNİBÜS cinsi, ... Şasi No’lu aracı müvekkili adına noter satış sözleşmesi ile ...'nden ticari amaçla kullanılmak üzere satın alındığını, davacı ve eşinin, aracı alırken aracın mekanik aksamlarında bir sorun olmadığı şirket çalışanınca beyan edildiğini, davacının eşi ... adlı işyerinde kendisini yetkili olarak tanıtan ...'a aracı bir ekspere kontrol ettirmek istediğini beyan ettiğini, Eksper raporu aldırarak kendi üstüne düşen özen ve sorumluluk yükümlülüğünü yerine getiren müvekkilin eşi, iş bu aracın sağlam olduğuna ilişkin almış olduğu rapora güvenerek ''...'' plakalı aracı davacı ... adına satın almış ve plakasını ... olarak değiştirtiğini, daha sonrasında Hüseyin Dağyar'ın, müvekkili adına aldığı aracı İstanbul ilinde ikamet ettikleri için İstanbul iline götürdüğünü, satın alma tarihinden sonra müvekkili ve eşi satın aldıkları aracı kullanmaya başladıktan sonra teknik sıkıntılar çıkarmasından dolayı ilgili aracı İstanbul ilinde başka bir motor ustasına gösterdiklerini, motor ustası davacıya araçta pek çok mekanik ve iç donanım problemi olduğunu söylediğini, bunun üzerine müvekkili ve eşi davalı satıcıyı arayıp durumu bildirdiğini, bilindiği üzere, ticari satımlarda ayıp ihbarının geçerliliği herhangi bir şekle bağlı olmadığını, davacının ayıp ihbarının hukuken geçerli olduğu gibi nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; iş bu dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydı ile aracın satış bedeli üzerinden ayıp oranının tespit edilerek ayıp oranında satış bedelinden indirimine ve bedel indiriminin şimdilik 1.000,00TL'sinin ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari avans faiziyle beraber tarafımıza ödenmesini, müvekkilinin ayıplı ifa sebebiyle yapmış olduğu masrafların şimdilik 100,00 tl'sinin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) taraflarına ödenmesini, yargılama giderlerinin (konya .sulh hukuk mahkemesi ... d.iş. esas sayılı dosyası ile ayıplı araca ilişkin olarak yapılan delil tespit ücreti olan 1.763,40tl de dahil olmak üzere) davalı taraf üzerine bırakılmasını, vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında araç satış sözleşmesi gerçekleştirildiğini, satış sözleşmesi gerçekleşmeden önce araç üzerinde eksper incelemesi yaptırıldığını, davacı tarafın aracı incelemesi ve araç üzerinde eksper incelemesi yaptırmasına dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davalı şirket yetkilisi veya çalışanları tarafından herhangi bir müdahale ve yönlendirme olmadığını, Konya ilinden satın alındıktan sonra davacı İstanbul iline herhangi bir çekici ile değil çalışır vaziyette gittiğini, araç üzerinde 06/12/2022 tarihinde Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, yapılan tespit sonrasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu kendi içerisinde çelişkiler içerdiğini, bu raporu kabul etmediklerini, müvekkili şirketin 2. El her türlü araç alım satımı yapan bir firma olduğunu, alım satıma konu araç üzerindeki motorun LT35 veya LT40 olarak tabir edilen motor tipi olup olmadığını bilme imkanının olmadığını, müvekkili şirket bünyesinde herhangi bir makine mühendisi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla değişik iş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda aracın kilometresinin 552.611 km/saat olduğu belirtildiğini, alım satıma konu aracın 2004 model olduğunu, 552.611 km/saat çalıştığını görerek ve bilerek satın aldığını, davacı tarafın mevcut aracı yaptığı km ve model yılı sebebiyle doğabilecek arızaları ile kabullenerek satın aldığı gibi nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından dava dışı eşine verdiği vekalet ile davalıdan satın alınan ... plaka sayılı araçta (daha sonradan plakasının ... olarak değiştirildiği) ayıp olup olmadığı, ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı mahiyetinde olduğu, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, davacının taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacının ayıp oranında satış bedelinden indirim talep edip edemeyeceği, edebilecek ise ne miktarda talep edebileceği, ayıplı aracın kullanılmaması nedeni ile zararının bulunup bulunmadığı, bundan dolayı zararı var ise miktarının ne kadar olduğu, bunu davalıdan isteyip isteyemeyeceği, hususlarında olduğu görülmüştür.
Konya . Sulh Hukuk Mahkemesine, Büyükçekmece Vergi Dairesine, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Türkiye Noterler Birliğine ve İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 14/12/2023 tarihli duruşma zaptında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 02/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Olayın üzerinden yaklaşık (1) yıldan fazla süre geçtiğini, davacının araç alımı esnasında, aracı fiilen gördüğünü, test ettiğinin kabülünün gerektiğini, aracın tramer kayıtlarını istememiş olması, aracı ilgili servisine götürerek ekspertiz raporu almamasında zafiyetinin olduğu, aracın alındıktan sonra KONYA- İSTANBUL arası (704) km. Yol gittiği, bu yaştaki, 552.611 (km.)deki araçta, bir takım parçaların aşınması ve yıpranmasının normal olduğu, bakım -onarım eksikliğinden kaynaklı noksanlıkları ile geçirmiş olduğu kazaların belirtilmemiş olması ile tespit edilen sistemsel noksanlıkların gizli ayıp niteliğinde olduğu, geçen sürede parça ve işçilik ücretlerinde enflasyondan dolayı oluşan artışlar dikkate alındığında, güncel toplam onarım maliyetinin 81.750,00 TL olduğunu nisbi temsile göre indirim bedelinin 25.545,00 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 25/04/2024 tarihli duruşma zaptının dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: kök raporda belirtildiği üzere aküsü bitik araç çalıştırılamadığından araçtan daha önceki değişik iş dosyasına sunulan bilirkişi raporu esas alındığı, davacı vekilleri itirazlarında her ne kadar bilirkişinin hasarlı parçalara ilişkin herhangi bir emsal araştırması yapmadığını belirtmişlerse de araçta motor, vites kutusu, yağ ve yakıt sistemlerindeki arızaların çıplak gözle tespit edilemeyeceğini, aracın cinsine uygun teknik yetkili servisine götürülerek bilgisayarlı test cihazlarına sokularak arıza detayları teferruatlı olarak alınması, ayrıca aracın lifte kaldırılarak alt zemin kısmı, motor şanzıman kulakları ön arka disk ve balataların durumu, yağ kaçağı olup olmadığı kontrol edilerek hasar durumunun belirlenebileceği, davacı vekilinin iddialarında belirttiği toplamda 54.500,00TL bedelinin 1,5 katı ile çarpılarak bulunan değerin onarım maliyeti olarak belirtilmesi, geçen sürede oluşan fiyat artışları dikkate alınarak konulan asgari tahmini bir değer olup, 2024 yılı için yapılan piyasa araştırmasında 07/02/2022 tarihli keşfe istinaden düzenlenen parça ve işçilik değerinin yapılan piyasa araştırmasında yedek parça satıcılarından 2024 için alınan parça ve işçilik değerinin toplam 100.000,00TL'nin üzerinde olduğu, gerçek değerin anılan aracın servisinde görülmesi ve teknik testler yapıldıktan ve araç çalıştırıldıktan sonra diğer kısımları da görüldükten sonra tespit edilebileceği, dava konusu aracın 2024 yılı için hasarsız rayiç değerinin ortalama 320.000,00TL olduğu, aracın 2022 yılındaki hasarsız rayiç değerinin 158.534,88TL olduğu bu meblağın satış değeri olarak kabulü durumunda sözleşme ve ayıpsız değerin 158.534,88TL ayıplı değerin ortalama 100.000,00TL olduğu, nisbi temsile göre indirimli bedelin 58.534,88TL olduğu görüş ve tespitini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli duruşmasında dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 06/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu aracın gizli ayıplı olarak nitelendirildiği, davacının satın almış olduğu araçta 54.500,00TL masrafının olduğu bu bedelin davalıdan talep edilebileceği, davacının dava konusu araçta satış fiyatı üzerinden 20.000,00TL semen tenzili alabileceği, kararlaştırılan satış bedeli ile ayıpsız rayiç bedelinin 100.000,00TL olduğu, ayıplı ortalama bedeli ile indirimli satış bedelinin 80.000,00TL olduğu, araçta tespit edilen mahrumiyet bedelinin 11.475,00TL olduğu, aracın kazanç kaybının 1.134,60TL olduğu değer kaybının 20.000,00TL olduğu araçta LT40 tipi motor bulunduğundan tescilinin aracı satan tarafından yaptırılması gerektiği bunun maliyetinin 20.000,00TL olduğu kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, ayıplı araç satımından kaynaklı bedel indirim, tamir masrafı, araç mahrumiyet bedeli, ticari kazanç kaybı ve motor tescilinden kaynaklı masraf bedelinin tahsili istemine yöneliktir.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
TTK'nın 18/3 maddesinde; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı hüküm altına alınmış olup, kanunda öngörülen tacirler arasındaki bildirim usulleri, geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı niteliğindedir. Ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmadığı, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafı haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğu da gözetildiğinde, davacıların iddia ettiği ayıbı ve neden olduğu değer kaybını içeren delil tespit raporlarının davalılara tebliğinin ayıp ihbarı olarak kabulü gerekmektedir (emsal: Yargıtay . HD'nin 2024/2049 esas ... karar sayılı ilamı).
6098 sayılı TBK’nun Alıcının Seçimlik Hakları başlıklı 227.maddesine göre “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Somut olayda; dava konusu araçta bulunması gereken LT 35 tip araçlarda bulunan motor yerine LT40 tip araçlarda bulunan motor bulunduğu davacıya söylenmediğinden aracın gizli ayıplı olduğu, satışa konu araçtaki ayıbın aracın satışı esnasında uzman olmayan davacı tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu aracın TBK'nın 219. maddesi uyarınca gizli ayıplı olarak davacıya satıldığı, davalı satıcının ayıbın varlığını bilmese bile sorumlu olduğu, davacı tarafından Türk Borçlar Kanunun 223.maddesi uyarınca ihtarname ve delil tespiti yoluyla süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğu, davacının TBK'nın 227. maddesi uyarınca seçimlik haklarından ayıp oranında indirim yönünde seçimlik hakkını kullandığı ve genel hükümler çerçevesinde oluşan zararının tazmini bakımından ayrıca satış esnasında gizlenen ayıp sebebiyle yapılan tamir masrafı ile aracın tamirde geçtiği süre zarfında oluşan araç mahrumiyet bedelinin ve ticari kazanç kaybını talep edebileceği, ayrıca motor tescilinden kaynaklı zararını da talep edebileceği değerlendirilmekle 06/04/2025 tarihli rapordaki hesaplamalar ve değerlendirmeler uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.he
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
-20.000,00 TL ayıp oranında indirim bedeli,
-54.500,00 TL araç onarım bedeli,
-11.475,00 TL araç mahrumiyet bedeli,
-1.134,60 TL kazanç kaybı,
-20.000,00 TL motor tescilinden kaynaklı masraf bedeli olmak üzere toplam 107.109,60 TL'nin ihtar tarihi olan 30/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.316,66-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 269,85-TL peşin harç ve 1.811,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.235,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 1.811,00-TL ıslah harcı, 1.912,35TL keşif harcı, 1.809,57-TL posta ve tebligat gideri, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 38,40-TL vekalet harcı ve 1.629,40TL değişik iş dosyasına yapılan masraf olmak üzere toplam 12.240,42-TL'nin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/09/2025
Katip ... Hakim ...