T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 4-
5-
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacılar vekili 11/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 25/05/2023 tarihinde müvekkillerinin murisi olan ...'nin sevk ve idaresindeki ... şirketine ait ... plakalı otobüsün davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı vakumlu yol süpürme aracı olan kamyonla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'nin vefat ettiğini, söz konusu kazada davalı tarafın alması gereken tedbirleri almadan yol temizleme çalışması yaptığını ve bu nedenle kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle Seydişehir C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve halen dosyanın derdest olduğunu, müvekkillerinin kazada ölen murislerinin ölümü nedeniyle derin üzüntü içinde olduklarını, müvekkillerinin babalarının ölümü ile murisin desteğinden de yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketlerinin de kazaya karışan araçları sigortalayan şirketler olup kazada sorumluluklarının bulunduğunu, dava açılmadan önce sigorta şirketlerine yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinden de bir netice alınamadığını beyanla öncelikle davalıların üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla her bir müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere ve ileride arttırılmak üzere 50,00TL'si destekten yoksun kalma, 25,00TL'si cenaze masrafları ve 25,00TL'si de belgelenemeyen yol ve cari giderler olmak üzere 100,00'er TL'den toplam 200,00TL maddi tazminat ile 500.000,00'er TL'den 1.000.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan sigorta şirketleri yönünden sigorta limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 28/09/2023 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan otobüsün uzun süreli olarak kiraya verilmiş olmasının kendilerince önceden bilinmesinin mümkün olmadığını, mahkememizce uygun görülmesi halinde araç işleteni ... Otobüsleri şirketine davanın yöneltilmesini, davalı tarafların cevap dilekçelerindeki beyanlarını kabul etmediklerini, Seydişehir C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesinin uygun olacağını, müvekkillerinin murisi olan babalarını kaybetmeleri nedeniyle derin üzüntü içerisinde olduklarını ve talep edilen manevi tazminat bedelinin makul ve hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bu duruma ilişkin cevap dilekçelerinde geçen beyanları kabul etmediklerini, mahkememizce gerekli incelemelerin yapılarak uzman bilirkişilerden raporlar alınarak davadaki haklılıklarının ortaya çıkacağını, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının olduğunu, SGK tarafından müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, ihbar talepleriyle ilgili kararın takdirinin mahkememizde olduğunu beyanla dava dilekçelerindeki talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 27/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ... şirketin maliki olduğu, diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın ZMSS poliçesi kapsamında sigortalısı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ve kusur durumu ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat talepleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin de fahiş bedeller olduğunu, manevi tazminat kaleminin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olamayacağını, davaya konu kaza nedeniyle kusur durumunun Adli Trafik Kurumunca usulünce tespit edilmesi gerektiğini, davalı araç sürücüsünün oluşan kazada kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna yönelik iddiaları kabul etmediklerini, SGK İl müdürlüğünden davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun da alınacak raporlarda dikkate alınması gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .... Ltd. Şti. vekili 22/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait olduğunu ancak aracın uzun süreli olarak ... Otobüsleri A.Ş.'ne kiraya verildiğini, kaza tarihi itibariyle aracın kiralayan şirketin kullanımında olduğunu bu nedenle öncelikle müvekkili yönünden pasif husumet eksikliğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın aracı kiralayan ... şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin aracın işleteni olmadığından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili araç sahibi şirketin iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerindeki tüm tedbirleri aldığını bu nedenle de tazminattan sorumlu tutulamayacağını, kazada diğer davalı ... şirketinin makili olduğu süpürme aracının kusurlu olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre davacıların üzüntülü olmalarının manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bir gerekçe olamayacağını, tazminat taleplerinin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini bu nedenle de davanın ... Sigorta A.Ş.'ne de ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafların ihtiyati haciz taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 25/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kazaya karışan ... plakalı aracın ZMSS poliçesi kapsamında sigortacısı olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat talebine ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın tazminat taleplerinin tamamının teminat dışı talepler olduğunu bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle kusur durumunun Adli Trafik Kurumunca usulünce tespit edilmesi gerektiğini, davacıların murisinin gelirinin resmi belgelerle ispatlanamaması nedeniyle asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini, SGK İl müdürlüğünden davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun da alınacak aktüerya hesap bilirkisiniden rapor alınması gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... A.Ş. ve ... vekili 25/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; oluşan kazada araç sürücüsü olan müvekkili ...'in bir kusurunun bulunmadığını, karşı taraf araç sürücüsünün virajlı yolda hızını kesmeden yoluna devam etmesi üzerine arkadan çarptığını ve kazada kusurlu tarafın davacı taraf olduğunu, müvekkili tarafın aracında tüm güvenlik önlemlerinin alındığını ve yol temizleme çalışması yapan araçta yapılması gereken tüm tedbirlerin ve mevzuat gereğince uyulması gereken tüm kuralların yerine getirildiğini, kazanın oluşumunda viraja yüksek hızla giren ve virajı alamayarak şeride giren otobüs şoförü davacı tarafın neden olduğunu, kaza nedeniyle başlatılan soruşturma dosyasında kusur yönünden alınmış bir rapor olmadığını, kazadaki kusur durumunun mahkememizce alınacak raporla tespit edilmesini, davacı tarafın yaşları itibariyle murisin desteğine ihtiyaçları olmadıklarının açık olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olan maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin de sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak şekilde yüksek bedeller olduğunu, manevi tazminat taleplerinin belirlenmesinde objektif ölçülere dikkat edilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin günümüz ülke şartlarına, sosyal ekonomik durumlara uygun olmadığını, davacı tarafın ihtiyati haciz taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce, Noterler Birliğinden davaya karışan araçların kayıtları, davalı sigorta şirketlerinden davaya konu kazaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek ilgili bilgi ve belgeler, Seydişehir C. Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, Karayolları Genel Müdürlüğünden dava konusu ... plakalı aracın tescil kayıtları, kira sözleşmesi, sürücü bilgisine ilişkin bilgi ve belgeler, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığından cenaze hizmetlerine ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, SGK İl Müdürlüğünden davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış, davacılar ve davalı gerçek kişinin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, İTÜ Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten kusur raporu, aktüerya hesap uzmanından hesap raporu alınmış, mahkememizce, Seydişehir . Asliye Hukuk Mahkemesi ve Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla dava taraflarının tanıkları dinlenmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 25/05/2023 tarihinde, davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan davalı ... şirketi adına tescilli ... plakalı vakumlu süpürme aracı işlevi gören kamyonet ile davacıların murisi ...'nin sevk ve idaresinde bulunan davalı ... şirketi adına tescilli ... plakalı yolcu otobüsünün karıştığı trafik kazası neticesinde davacıların desteği olan ...'nin vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacıların uğradığı zararın türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği, hususları ihtilaflıdır.
Kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihinde davalı ... şirketi adına tescilli olduğu ve kaza sırasında sürücüsünün davalı ... olduğu ve davalı ... Sigorta şirketinin 29/03/2023/29/03/2024 tarihli ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu,
Davacıların murisi ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın davalı ... şirketi adına tescilli olduğu, otobüsün ... firmasına kiralanarak yolcu otobüsü olarak kullanıldığı ve davalı ... Sigorta şirketinin 08/08/2022-08/08/2023 tarihli ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu,
Kaza tarihinde geçerli sakatlanma/ölüm ve sağlık/tedavi gideri teminat limitlerinin 1.200.000,00'er TL olduğu, dosya kapsamına celp olunan bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Davanın, uzamış ceza zamanaşımı hükümlerine tabi olması ve kaza tarihinde geçerli TCK hükümlerine göre dava tarihi itibariyle 8 yıllık ceza dava zamanaşımı süresinin dolmamış olması karşısında, davalı vekilinin zamanaşımı def'isi yerinde görülmemiştir.
Trafik kazasından kaynakla tazminat davaları davacının yerleşim yerinde de görülebileceğinden ve dava tarihindeki davacının yerleşim yeri Mahkememiz yetki sınırları içerisinde bulunduğundan yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu eylem sonucu oluşan zarar ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olması gerekir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu bir kişinin ölümü sonucunda ölenin yardımından mahrum kalanlara ödenecek bir tazminat türüdür. Bu tazminatın kaynağı olan 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtılması da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Davacılar, davaya konu trafik kazasında vefat edenin çocukları olup, babalarının ölümüyle destekten mahrum kaldıklarını savunarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Davacılar ile müteveffa arasındaki ölüm tarihindeki akrabalık durumu nedeniyle desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden talimat mahkemesi kanalıyla aldırılan 25/09/2024 tarihli kusur raporunda özetle;
"... A-)Dosyada mevcut tüm tespitler, ifadeler, CD kayıtları, fotoğraflar, tutanaklar ve olayın cereyan tarzı ışığında, 90 km/saat gibi yüksek hızla seyre izin verilen, yüksek standartlı devlet yolunda, düşük hızla (10 km/saat) seyrederek yol sulama/temizleme işlemi gerçekleştiren, ... plaka numaralı, arka yüzeyi demir yapılı, vakumlu süpürme aracının, geriden gelen araç sürücüleri tarafından, güvenli mesafeden farkedilmesini sağlayacak güvenlik elemanlarının/teçhizatının (ışıklar, trafik işaretleri), araç üzerinde yeterli düzeyde olmadığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, "Yol Yapım, Bakım ve Onarımlarında Trafik İşaretleme Standartları"'na uygun biçimde gerekli tedbirlerin alınmadığı, çalışma sırasında, yolda, araç arkasında, zaman zaman toz bulutu oluştuğu sonucuna varılmakta, bu durumların, yoldaki temizleme işinden sorumlu kurum/kuruluşlar açısından hizmet eksikliği oluşturduğu ve olayda, alt düzeyde tali derecede ve takdiren % 10 (yüzde on) oranında etkili bulunduğu mütalaa olunmaktadır.
B-)... plaka numaralı otobüsün ölen sürücüsü, olay sırasında, ön ilerisini/seyir alanını sürekli ve etkin biçimde kontrol altında tutması, önünde gidişine açık olduğunu gördüğü en kısa mesafe içinde durabilecek şekilde aracın hızını ayarlaması ve önünde gitmekte olan temizleme aracını güvenli bir mesafeden takibetmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmemiş, yola gereken dikkati vermediği gibi, kontrolsuz bir şekilde seyretmiş ve temizleme aracını yakından takibetmiş, fren yapıp, sağdaki şeritten yoluna devam etmesi mümkün olduğu halde, kazayı önlemek için yeterli çaba sarfetmemiş, aracın arkasına çarpmıştır. Davacıların murisi otobüs sürücüsü ...'nin, tedbirsiz, dikkatsiz, dikkat ve özen yükümlülüklerine, seyir sırasında araçlar arasında yeterli ve güvenli mesafe bırakma zorunluluğuna aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/d maddesindeki "Araç sürücüleri, trafik kazalarında, arkadan çarpma halinde asli kusurlu sayılırlar." hükmü de uyarınca, olayda, birinci (asli) derecede ve takdiren % 90 (yüzde doksan) oranında etkili olduğu kanaatine varılmaktadır.
C-) ... plaka numaralı, Özel Tertibatlı/Amaçlı Vakumlu Süpürme Aracının sürücüsü davalı ...'in, arkadan gelen davalı otobüsünün çarpmasını önlemesi mümkün olmadığı gibi, olayda etkili herhangi bir tedbirsizliğinin, dikkatsizliğinin ve kural ihlalinin bulunmadığı mütalaa olunmakta ve 26/05/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, kendisinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-d maddesindeki kuralı ihlal ettiği yönünde belirtilen görüşün isabetsiz olduğu değerlendirilmektedir.
D-)Adli Tıp Kurumu, Ankara İhtisas Dairesi uzmanlarınca tanzim olunmuş, 31/08/2023 tarihli ve İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca düzenlenmiş, 13/03/2024 tarihli Bilirkişi Raporlarında belirtilen kusur gerekçelerinin ve kusur derecelerinin, heyetimizin görüşü ile örtüştüğü mütalaa olunmaktadır..." kanaatleri bildirilmiştir.
İTÜ öğretim üyelerinin düzenlemiş olduğu 25/09/2024 tarihli raporun dosya içerisindeki tüm raporları irdeler ve çelişkileri giderir mahiyette olması ve aynı zamanda kazanın oluş şeklinde ve dosya kapsamındaki delillere uygun nitelikte olması sebebiyle mahkememizce benimsenerek dava konusu kazada davalı ...'in kusursuz olduğu, davalı ... A.Ş.'nin %10 oranında kusurlu olduğu, davacıların murisi ...'nin %90 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Aktüerya hesap uzmanı bilirkişisince mahkememize sunulan 21/05/2025 tarihli ek raporda özetle;
"...A) Desteğin Yaşı, Bakiye Ömrü ve Destek Olma Süresi:
Destek ... ... doğumludur. ... vefat ettiği 25.05.2023 tarihinde 50 yıl, 11 ay, 16 günlük olup 51 yaşındadır.
Müteveffa/desteğin kaza tarihinde TRH 2010 Erkek Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrü 24,93 (24 yıl 11 ay 05 gün) yıldır. Müteveffa/desteğin (25.05.2023+05.11.0024)=30.04.2048 tarihine kadar yaşayacağı kabul edilmiştir.
B) Destekten Yoksun Kalan Davacılar ve Destek Alma Süreleri:
1) Desteğin kızı ... ; ... doğumlu olup, babasının vefat ettiği 25.05.2023 tarihinde, 27 yaşındadır. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre; kız çocukların, yükseköğrenim görüyorsa 25 yaşın doldurulmasına kadar, yükseköğrenim görmüyorsa 22 yaşına kadar babalarının desteğinden yoksun kaldığı kabul edilmektedir. Mahkemeniz dosyası Mündericatı ile ... Polis Merkezi Amirliğinin 14.09.2023 tarihli SED araştırmasına göre; işçi olarak çalıştığı ve aylık belirtilmediği tespit edilmiştir.
2) Desteğin Oğlu ...: ... doğumludur. Babası vefat ettiği zaman 20 yaşındadır. Yargıtay içtihatlarına göre; erkek çocukların, yükseköğrenim görüyorsa 25 yaşın doldurulmasına kadar, yükseköğrenim görmüyorsa 18 yaşına kadar babalarının desteğinden yoksun kaldığı kabul edilmektedir. Mahkemeniz dosyası mündericatı ile ... Polis Merkezi Amirliğinin 14.09.2023 tarihli SED araştırmasına göre; teknisyen olarak çalıştığı ve aylık gelirinin belirtilmediği tespit edilmiştir.
Netice itibariyle, Davacılar vekilinin, dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil kusura dayanması,
Mahkemeniz dosyasına sunulan kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsüne kusur atfedilmemesi,
... plakalı araç sürücüsü, davacıların desteği müteveffa ...'nin %90 oranında kusurlu olması,
Davacıların müteveffa desteğin destekliğinden çıktıkları nazara alınarak;
Davacılar için destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılmamıştır..." kanaatleri bildirilmiştir.
Davalı ... şirketi yönünden yapılan değerlendirme:
Davalı ... şirketi vekili tarafından müvekkili davalının araç maliki olmasına rağmen aracın uzun süreli olarak ... unvanlı yolcu taşımacılığı yapan firmaya kiralandığını belirterek işleten sıfatlarının bulunmadığı ileri sürmüştür.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre uzun süreli kira ilişkine dayanılarak işleten sıfatının olmadığının ileri sürülmesi halinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın kimde olduğu, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin resmi kurumlara bildirilip bildirilmediği, gerçek bir kira ilişkinin bulunup bulunmadığı ispat edilmelidir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan araç kiralama sözleşmeleri, banka dekontları ve vergi kayıtları dikkate alındığında kazaya karışan ve davalı ... şirketinin maliki olduğu ... plakalı otobüsün işleteninin adı geçen şirket olmadığı netice ve kanaatine varıldığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet eksikliğinden reddi gerekmiştir.
Davalı ... şirketi dışındaki diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirme:
Aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin 21/01/2025 tarihli raporunda tespit ettiği üzere dava konusu trafik kazasında vefat edenin çocukları olan davacıların, kaza tarihinde içinde bulundukları yaş, öğrenim ve çalışma durumları dikkate alındığında davalılardan destek tazminatı talebinde bulunma haklarının olmadığı anlaşıldığından taleplerinin reddi gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;
Davacılar vekili manevi tazminat talebini davalılar ... ... Ltd. Şti., ... ve ... A.Ş.'ne yöneltmiştir.
Davalılardan ... yukarıda yer verilen İTÜ öğretim üyelerinin 25/09/2024 tarihli raporunda tespit edildiği üzere kazada kusursuz olduğundan aleyhine açılan davanın esastan reddi gerekmiştir.
Davalılardan ... şirketi açısından yapılan değerlendirme de ise yukarıda açıklandığı üzere adı geçen davalının maliki olduğu otobüsün uzun süreli olarak kiralanması sebebiyle işleten sıfatının bulunmaması sebebiyle bu davalı için davanın pasif husumet eksikliğinden reddi gerekmiştir.
Davalılardan ... şirketinin ise kazada %10 oranında kusurlu olduğundan davacıların manevi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Somut olayda; davacılar ile davalı ... şirketinin sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu, müteveffa ile davacılar arasındaki yakınlık derecesi, olay sonrasında duyulan manevi acı hususları dikkate alınarak davacıların manevi tazminat isteminin davalı ... şirketi yönünden kısmen kabulü gerekmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, araçta bulunanların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığının "belirsiz" olarak işaretlenmesi, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmaması dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat tutarına müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACILARIN MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN TÜM DAVALILAR YÖNÜNDEN AYRI AYRI REDDİNE,
2-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN DAVALI ... ... LTD. ŞTİ. YÖNÜNDEN PASİF HUSUMET EKSİKLİĞİNDEN REDDİNE,
3-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN DAVALI ... YÖNÜNDEN ESASTAN REDDİNE,
4-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN DAVALI ... A.Ş. YÖNÜNDEN KABÜLÜ İLE;
Davacı ... için 100.000,00TL,
Davacı ... (... ) için 100.000,00TL olmak üzere toplam 200.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/05/2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
5-Hazine tarafından karşılanan 3.200,00TL arabuluculuk giderinin (maddi tazminat talebinin reddi sebebiyle) davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 13.662,00TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 4.098,60TL harcın mahsubu ile bakiye 9.563,40TL harcın davalı ... A.Ş. alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacılar tarafından yapılan 539,70TL başvuru harcı ve 4.098,60TL peşin harç toplamı olan 4.368,45TL harcın davalı ... A.Ş. alınarak tahsili ile davacılara verilmesine,
8-Davacılar tarafından yapılan 76,80TL vekalet suret harçları, 889,20TL tedbir harçları, 19.500,00TL bilirkişi ücretleri ve 1.375,75TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 21.841,75TL yargılama giderinden hakkındaki davalar reddedilen davalılar yönünden yapılan 454,00TL yargılama giderinin mahsup edilerek kalan 21.387,75TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan (200.000,00/1.000.200,00) 4.276,69TL'sinin davalı ... A.Ş. tahsili ile davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerine bırakılmasına,
9-Davacı ... için kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,
10-Davacı ... için kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı ...'ya verilmesine,
11-Davacı ...'nin reddedilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak red sebebi ortak olan davalılar ... Sigorta A.Ş. , ... Sigorta A.Ş., ... ve ... İnşaat şirketine verilmesine,
-Davacı ...'nin reddedilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak red sebebi ayrı olan davalı ... şirketine verilmesine,
12-Davacı ...'nun reddedilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak red sebebi ortak olan davalılar ... Sigorta A.Ş. , ... Sigorta A.Ş., ... ve ... İnşaat şirketine verilmesine,
-Davacı ...'nun reddedilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak red sebebi ayrı olan davalı ... şirketine verilmesine,
13-Davalı ... ... Ltd. Şti. için reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... ... Ltd. Şti.'ne verilmesine,
14-Davalı ... ... Ltd. Şti. için reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ... Ltd. Şti.'ne verilmesine,
15-Davalı ... için reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'e verilmesine,
16-Davalı ... için reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine,
17-Davalı ... A.Ş. için reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... A.Ş. 'ne verilmesine,
18-Davalı ... A.Ş. için reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... A.Ş. 'ne verilmesine,
19-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır