T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 09/07/2022 tarihinde, müvekkilİ ...'ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığı gibi nedenlerle davanın kabulü ile; 09/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'ın uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talep artırım hakkı saklı olmak üzere şimdilik, Sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 50.000,-TL, geçici işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,-TL, geçici bakıcı tazminatı olarak şimdilik 100,-TL olmak üzere toplam şimdilik 50.200,-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınmasını talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketi geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, davacının kaza anında hatır için taşınıp taşınmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, dava dilekçesinde bu hususun ikrar edildiği gibi nedenlerle davacının davasının esastan reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın 09/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı, davacının mahrum kaldığı iddia edilen cismani zararlarının (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) tazmini istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise 09/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının iddia ettiği bir zararının olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görülmüştür.
Konya Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılan müzekkereye, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye, Konya Şehir Hastanesi Başhekimliği'ne yazılan müzekkereye, davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 19/10/2023 tarihli duruşmasında dosyanın kusur bilirkişisine ve maluliyet raporu alınmak için dosyanın tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 16/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda asli kusurlardan 2918 sayılı KTK'nun madde 52/1-b(sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu, bu kazada başkaca yolcu ya da herhangi bir kimsenin kusurunun olmadığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan 17/01/2024 tarihli ATK raporunda özetle; davacının yaşına göre sürekli iş göremezlik oranının %5,1 olduğu, kişinin arızasının 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre özürlülük oranının %5 olduğu, şahsın emsallerine göre iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaçınılmaz tedavi giderlerinin 18.000,00TL olarak değerlendirildiğini ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği bu sürenin ilk 3 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/02/2024 tarihli duruşmasında dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere dosyanın İstanbul ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 03/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; davacının maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/05/2025 tarihli duruşmasında dosyanın yeniden ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 14/07/2025 tarihli ATK raporunda özetle; Sorulduğu üzere 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 23/10/2025 tarihli duruşmasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 17/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 59.324,22TL geçici iş göremezlik, 6.471,00TL bakıcı gideri ve 18.000,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 83.795,22TL tedavi gideri zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarların kaza tarihinde geçerli kişi başı tedavi klozu teminat limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, tek trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının cismani zarar sebebi ile ZMMS'na karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.
Her ne kadar Kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün davacı olduğu yazılmış ise de; soruşturma dosyasındaki araç içerisinde bulunduğu anlaşılan 3 kişinin beyanlarının da birbiri ile tutarlı olduğu, çelişkili olmadığı ve davalı tarafça da bu hususta bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmakla davacının aracın ön tarafında oturan yolcu konumunda olduğu değerlendirilmiştir.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Mahkememize sunulan 16/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda asli kusurlardan 2918 sayılı KTK'nun madde 52/1-b(sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu, bu kazada başkaca yolcu ya da herhangi bir kimsenin kusurunun olmadığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Yapılan tespitler kaza tespit tutanağı ile uyumlu olup rapora itibar edilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
İlk olarak alınan ve Mahkememize sunulan 17/01/2024 tarihli ATK raporunda özetle; davacının yaşına göre sürekli iş göremezlik oranının %5,1 olduğu, kişinin arızasının 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre özürlülük oranının %5 olduğu, şahsın emsallerine göre iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaçınılmaz tedavi giderlerinin 18.000,00TL olarak değerlendirildiğini ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği bu sürenin ilk 3 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/02/2024 tarihli duruşmasında dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere dosyanın İstanbul ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 03/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; davacının maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/05/2025 tarihli duruşmasında dosyanın yeniden ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 14/07/2025 tarihli ATK ÜST KURUL raporunda özetle; Sorulduğu üzere 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği, üst kurul raporunun davacının da talebi ve itirazları gözetilerek çelişkiyi gidermek amacıyla aldırıldığı anlaşılmakla bu rapora itibar edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememize sunulan 17/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 59.324,22TL geçici iş göremezlik, 6.471,00TL bakıcı gideri ve 18.000,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 83.795,22TL tedavi gideri zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarların kaza tarihinde geçerli kişi başı tedavi klozu teminat limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Rapor kanuna ve hukuka uygun olduğundan itibar edilmiştir.
Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik
Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.
ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Bu halde davalı sigortanın geçici işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.
Somut olayda, müterafik kusur indirimi yapılması gereken bir hal bulunmadığı değerlendirilmiştir.
-Davalı sigortanın hatır taşımasına dair itirazında;
Dava 6100 sayılı HMK döneminde açılmış olup davalı cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasında bulunmuştur. Tarafların arkadaş olduğu ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 02/11/2022 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
Hatır taşıması indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilen kısım yönünden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile ve %20 hatır taşıması indirimi yapılarak;
a-47.459,38-TL geçici iş göremezlik tazminatı,
b-5.176,80-TL bakıcı masrafı,
olmak üzere hesaplanan toplam 52.636,18-TL maddi tazminatın DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 02/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
c-Davacının sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.595,58TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın ve 225,00TL tamamlama harcının mahsubu ile 3.190,68TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 179,90TL başvuru harcı, 179,90TL peşin harcı ve 225,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 584,80TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan 1.031,75TL posta ve tebligat gideri, 25,60TL vekalet harcı, 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 3.213,00TL Neü ATK fatura gideri, 5.850,00TL ve 7.500,00TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 23.620,35TL'den davanın hakkaniyet indirimi öncesindeki haklılık oranına göre (65.795,22/115.795,22) hesaplanan 13.421,16TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından karşılanan 25,60 TL vekalet harcının davanın haklılık oranına göre (50.000,00/115.795,22) hesaplanan 11,05TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, fazlasının davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 11/12/2025
Katip Hakim