T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2
VEKİLLERİ :
DAVALI : 3-
VEKİLİ :
DAVALI : 4-
VEKİLİ :
DAVALI : 5-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;04/08/2022 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalandığını, ... plakalı aracın; Konya ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Sokağı takiben seyredip ... Caddeye giriş yaparak ... Sokak istikametine doğru geçiş yapmak istediği esnada, ... Caddeyi takiben seyredip kavşağa giren davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından işletilen ... plakalı işçi servisinde, dava dışı ... Tic. A.Ş. işçisi olarak yolcu konumunda bulunan davacının mezkur kaza neticesinde burnunda kemik kırığı olacak şekilde yaralandığını, işçi servisinde yolcu konumunda olan davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, mezkur kaza neticesinde ağır şekilde yaralanan davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığı gibi bakıcı ihtiyacı da doğduğu gibi nedenlerle HMK Md. 107 uyarınca (külli tespit kısmi eda davası olarak); 10,00 TL geçici iş göremezlik bedeli, 10,00 TL kalıcı iş göremezlik bedeli, 10,00 TL bakıcı gideri, kısmi dava olarak; 10,00 TL Tedavi masrafı olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahsın tazminat talebi söz konusu olduğundan proporsiyon uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, kusura ilişkin itirazlar doğrultusunda dosyanın ATK'ya sevkedilmesini, eğer esas incelemesi yapılacak ise başvuru sahibinin güncel maluliyet durumunun tespiti için; ikamet ettiği yerdeki Üniversite hastanesine sevki sağlanarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik mülga:20/02/2019) hükümleri uygun olarak heyet raporunun alınmasını, esas inceleme yapılacak ise müterafik kusur araştırılması yapılmasını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri talebi ZMMS sigortası kapsamında olmadığından talebin reddini, TRH Mortalite tablosu ve %1,8 Teknik Faiz ile hesaplama yapılmasına, aksi kanaatte PMF hükümlerinin uygulanmasını, iş kazası olduğundan SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, kazada birden çok yaralı bulunduğundan garameten paylaşım yapılmasını, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, haksız davanın reddini, aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 21/09/2021-21/09/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti kişi başına 430.000,00-TL olup müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın adli tıp kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep ettikleri gibi nedenlerle müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .. Şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait araç ... plakalı araç olup, araç ... idaresinde olduğunu, her ne kadar kaza tespit tutanağını tanzim eden polis memurlarınca, ...'ın tali kusurlu olduğu ifade edildiğini, ... plakalı araç sürücüsü dur levhası bulunmasına ve geçiş önceliği kendisinde olmamasına rağmen hızını azaltmadan, müvekkili şirkete ait araca çarptığını, ilgili kazaya ilişkin ... Sigorta A.Ş. nezdinde hasar dosyası açıldığını, poliçe kapsamında ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, davacının maluliyetinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, mahkemenizce yapılacak inceleme sonucunda tespit edilecek zarardan poliçe kapsamında, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağını, davacının SGK kayıtlarının celbi ile tedavi giderlerin karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının özel olarak harcama yaptığını gösterir herhangi bir fatura sunulmadığı gibi nedenlerle davanın reddini, yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğini, davalının davanın dayanağı olan trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusur ya da ihmalinin olmadığını, bu sebeple davalıdan herhangi bir talepte bulunmanın mümkün olmadığını, zira davalıda iş bu kazada ciddi derecede yaralandığını, kendisi de bu kazanın maddi ve manevi olarak mağduru olduğunu, kusur durumu belirlenirken davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da tespiti zorunlu olduğunu, davacının herhangi bir maluliyeti söz konusu olmadığı gibi nedenlerle haksız, hukuksuz ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine, Konya Numune Hastanesine, Allians Sigortaya, SGK'ya, ve Konya CBS'ye yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 23/05/2024 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememizin 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod:8'e denk gelen Madde 57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şeklide yavaşlamamak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) asli kural ihlali olup %75 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı servis otobüsü ...'ın ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) tali kural ihlali olup %25 oranında kural ihlalinin olduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli duruşmasında dosyanın ATK'ya sevkine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 19/11/2024 tarihli ATK raporunda özetle; şahsın kalıcı sakatlık niteliğinde arızası olmadığı, kişinin arızasının 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre şahsın kalıcı sakatlık niteliğinde arızası olmadığı, iyileşme süresinin 1 ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağını, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının 17.989,10TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 10/04/2025 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 25/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 04/08/2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 1 ayda iyileşen bu süre zarfında bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı ... 04/08/2022 - 04/09/2022 tarihleri arasındaki 1 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 6.765,43TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın 05/09/2022 - 09/07/2057 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı TRH 2010 Erkek Mortalite tablosuna göre bulunmadığı, 05/09/2022 - 30/04/2052 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı PMF 1931 yaşama tablosuna göre bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararın bulunmadığı, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 17.898,10TL olduğu sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı kaza sırasında araçta yolcu olup kazaya karışan araçların sürücü, işleten ve sigortacılarına davayı yöneltmiştir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememizin 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod:8'e denk gelen Madde 57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şeklide yavaşlamamak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) asli kural ihlali olup %75 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı servis otobüsü ...'ın ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) tali kural ihlali olup %25 oranında kural ihlalinin olduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Raporun olayın oluş şekline ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya
Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
Mahkememize sunulan 19/11/2024 tarihli ATK raporunda özetle; şahsın kalıcı sakatlık niteliğinde arızası olmadığı, kişinin arızasının 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre şahsın kalıcı sakatlık niteliğinde arızası olmadığı, iyileşme süresinin 1 ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının 17.989,10TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememize sunulan 25/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 04/08/2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 1 ayda iyileşen bu süre zarfında bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı ... 04/08/2022 - 04/09/2022 tarihleri arasındaki 1 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 6.765,43TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın 05/09/2022 - 09/07/2057 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı TRH 2010 Erkek Mortalite tablosuna göre bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararın bulunmadığı, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 17.898,10TL olduğu sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin davacının kazancına ilişkin itirazı, gelen bilgi ve belgeler doğrultusunda ve çalışma kayıtlarına göre haksız bulunmuştur. Bu rapora itibar edilmiştir.
Davalı vekilinin, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki itirazının değerlendirilmesinde;
6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak koruyucu ekipman takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceği bilinmektedir.
Somut olayda, emniyet kemerinin takılı olmadığına yönelik dosyada bir delil olmadığından bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir.
Hatır taşıması itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacının işçi olarak araçta yolcu konumunda olduğu anlaşılmakla hatır taşıması itirazı yersizdir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 26/01/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
a- 6.765,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
b- 17.898,10TL tedavi gideri tazminatı,
olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 24.663,53 TL'nin DAVALILAR ..., ..., ..... LTD ŞTİ, ... SİGORTA A.Ş. Ve ... SİGORTA A.Ş .'den sigorta şirketlerinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, DAVALILAR ..., ..., ..... LTD ŞTİ'den kaza tarihi olan 04/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN tahsili ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) DAVACIYA verilmesine,
-Sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.684,77-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 269,85-TL peşin harcın ve 84,11-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.330,81-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 84,11 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 623,81 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 1.960,50-TL posta ve tebligat gideri, 6.200,00 -TL bilirkişi ücreti gideri, 6.370,00TL ATK masrafı, 38,40-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 14.568,90TL'nin haklılık oranına göre (24.663,53/24.683,53) 14.557,10TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 38,40 TL vekalet ücretinin haklılık oranına göre (20,00/24.683,53) 0,03 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, bakiye kısmının davalı ... Sigorta A.Ş üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80 TL vekalet ücretinin haklılık oranına göre (20,00/24.683,53) 0,05 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, bakiye kısmının davalı ... Sigorta A.Ş üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ..... Ltd Şti tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 38,40 TL vekalet ücretinin haklılık oranına göre (20,00/24.683,53) 0,03 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ..... Ltd Şti'ye verilmesine, bakiye kısmının davalı ..... Ltd Şti üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80 TL vekalet ücretinin haklılık oranına göre (20,00/24.683,53) 0,05 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmının davalı ... üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80 TL vekalet ücretinin haklılık oranına göre (20,00/24.683,53) 0,05 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiye kısmının davalı ... üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 24.663,53TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Davalılar vekilleri yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 20,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
13-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekili, bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/10/2025
Katip Hakim