T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 20.06.2022 günü ... caddesi ... caddesi ışıklı kontrollü kavşakta meydana gelen trafik kazasında, otomobil sürücüsü davacı müvekkil ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... caddesi istikametinden gelip,... caddesini takiben ... Caddesi yönüne seyir halinde iken, ... istikametine seyir halinde olan,kamera görüntülerine göre kendisine sarı fasılalı trafik ışığı yanar iken ... Caddesi kavşağına seyir hızı ile giren ... yönetimindeki ... plakalı minibüsle ... Caddesi ışıklı kavşak içerisinde sol ön çamurluk ve yan kısmına çarpması ile ... plakalı minibüsün kontrolünü kaybederek ilerleme istikametine göre yolun sağında üçgen orta refüj üzerine savrularak durması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını ve Konya .Asliye Ceza mahkemesinin ... E.sayılı dosyası ile kamu davası açılarak davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, söz konusu kazaya karışan ... plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortasını 30.09.2021-30.09.2022 tarihleri arasında ... Sigorta A.Ş. Tarafından poliçe düzenlendiği tespit edildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenmiş Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi, kişi başına sakatlık halinde 1.000.000,00-TL bedeni teminat sağlamadığını, davalı şirketin kusuru ve tüm diğer unsurlar birlikte değerlendirildiğinde limit dahilinde maddi zarardan sorumlu olacağı aktüerya bilirkişisi hesaplaması sonucu anlaşılacağını, müvekkilinin söz konusu kazada yaralandığını aynı tarihte Konya Şehir Hastanesine kaldırıldığını, hastaneden alınan Genel adli muayane raporunda müvekkilinin bu kazadan dolayı sol kol bilek kısmında kırık meydana geldiği,sol kolu alçıya alınıp,kafa kısmındaki yaralanmadan dolayı kafasına dikiş atıldığını, kullandığı araçta ise maddi hasar meydana geldiğini, ayrıca sözkonusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ticari araç olması nedeniyle; müvekkilinin zararından kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle davacı müvekkilinin maddi zararı için davalı sigorta şirketine her ne kadar 28.07.2022 tarihinde başvurulmuş olsa da ; şirket tarafından taraflarına bir dönüş yapılmadığını, akabinde 10.04.2023 tarihinde Arabuluculuk Alternatif Çözüm Yollarına başvuruda bulunulduğunu, gerekli olan evraklar tamamlandığı halde davalı şirket taraflarına bir teklif sunmadan toplantıya son verildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, dava konusu kaza öncesinde her türlü işte çalışabilen müvekkilinin kaza sonrasında çalışması mümkün olmadığını, müvekkilinin kazada meydana gelen yarlanmaları sebebi ile malul hale geldiğini, vücudundaki ileriye dönük gelişen kalıcı hasarlar sebebi ile hayat kalitesi düştüğünü, işbu ağır yaralanma sebebi ile müvekkilinin hayatının çekilmez hale geldiğini, müvekkilinin hayatına normal edemez olduğunu, kendi gündelik kişisel ihtiyaçları için dahi ek olarak efor sarf etmek zorunda kalan müvekkili açısından yaşam şartları zorlaştığını, hali hazırda mevcut olan malul durumu sebebi ile de iş bulmakta, çalıştığını, evine ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere bakmakta zorlanan müvekkilin psikolojisi de oldukça kötü etkilendiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ait ve munzam zarardan kaynaklanan alacakları saklı kalmak kaydıyla ; müvekikil için şimdilik 500,00-TL daimi sakatlık, 500,00-TL. geçici İş Göremezlik, 500,00-TL. Tedavi Giderleri ve 500,00-TL. bakıcı giderleri olmak üzere toplam 2.000,00-TL. maddi tazminatın davalı şirkete 28.07.2022 müracaat tarihinden itibaren diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkil lehine hükmedilmesine, müvekkilinin yaşamış olduğu elem ve keder nedeniyle 100.000,00-TL.manevi tazminatın diğer davalı ...'den kaza tarihi olan 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkil lehine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle: Müvekkili yönünden zorunlu arabuluculuk şartı gerçekleştirilmediğini, açılan davanın öncelikli olarak müvekkil yönünden dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf Ticaret Mahkemesinde dava açmadan önce müvekkili yönünden arabulucuya başvurmadığını ve arabuluculuk son tutanağını sunmadığını, bu sebeple öncelikli olarak açılan davanın müvekkili yönünden tefrik edilerek arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği için dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf olayla birebir örtüşen "hem suçlu, hem güçlü" deyimindeki gibi hareket ederek işbu haksız davayı ikame ettiğini, kazanın oluşumunda ve zararın meydana gelmesinde asıl kusurlu olan taraf davacı olduğunu, ceza mahkemesince aldırılan bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere, davacı taraf tali yoldan gelen ve kendisine fasılalı yanan kırmızı ışıkta ve hızını azaltmadan ana yola çıkarak müvekkilinin kullandığı araca çarpmak suretiyle işbu kazarının gerçekleşmesine sebebiyet veren asli kusurlu olduğunu, bunun yanında ceza dosyasındaki kamera görüntülerine göre de müvekkilinin kullandığı araca çarpan kişinin davacı olduğunu, davacı taraf asli kusurlu olduğu gibi muhtemelen kemer takmamak suretiyle kendi zararını da artıran taraf olduğunu, müvekkilinin ana yolda ilerlemekte olduğu, kendisine fasılalı sarı ışıkta yanmakta iken kaza meydana geldiğinini, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, kazada davacının yaralanması ancak müvekkilinin kemerli olması sebebiyle yaralanmaması sebebiyle sadece müvekkiline karşı ceza davası açıldığını, davacı tarafın müvekkilimin kullandığı ve müvekkilinin çalıştığı şirkete ait olan araca çarpmak suretiyle bu kaza meydana geldiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararları oldukça fazla olduğunu, kaza sebebiyle ciddi bir üzüntü yaşadığını, işyerinde de fevkalade hırpalandığını, bu sebeple müvekkili yönünden maddi ve manevi tazmitanat davası açma haklarımızı saklı tuttuklarını, tüm bu nedenlerle açılan davanın öncelikli olarak müvekkili yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemece esasa girilmesi halinde açılan davanın esastan reddine, HMK 329 gereğince davacının müvekkili vekalet ücreti de ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı yanca eksik evrak ile başvuruda bulunulması KTK 97. Maddesindeki dava şartının yerine getirilmeden huzurdaki davanın açılmış olduğu anlamına gelir ki bu da davanın dava şartı sebebi ile reddini gerektirdiğini, devam ile mezkur kazanın oluşumunda müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu hususun bir yansıması olarak müvekkili şirketin davacı yanca iddia ve talep olunan tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, davacının iddia edilen mezkur kazada motosiklet sürücüsü olup kanunen kullanılması zorunlu kılınmış koruyucu tertibatları kullanıp kullanmadığı mahkemece irdelenmesi gerektiğini, şayet koruyucu tertibat kullanmadığı ve/veya yetersiz kullandığı tespit edilir ise davacı yanın kendisini korumak için gerekli tedbir ve özeni göstermemiş olduğundan hem neticenin meydana gelmesinde hem de uğradığı iddia olunan zararın artmasında müterafik kusuru bulunmakla birlikte ola ki mahkemece bir tazminat hesabı yapılacak ise de işbu hesapta söz konusu indirimler nazara alınması gerektiğini, işbu sebeple davacı yanın talep ettiği tazminat tutarından %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle birlikte hesap raporu esas alınarak tazminatın kabulü yönünde bir hüküm kurulacak olması halinde %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının iddia olunan sürekli iş gücü/gelir kaybının tespiti aşamasında, 20 Şubat 2019 tarihli ve 30692 S. Resmi Gazete'de yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik gereğince davacı yanın uğradığı iddia olunan engel oranının dikkate alınması gerektiğini, davacının kaza tarihinden bu yana dek gelişen iyileşme durumunun gözetilmesi gerektiğini, davada mezkur kaza ile illiyet olarak meydana gelen bir kalıcı araz bulunmadığını, işbu sebeple müvekkil şirketin dav a konusu taleplerden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddine, davanın esastan dahi reddine, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve vekalet ücretinin dahi davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 20.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının maliki olduğu ve aynı zamanda sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sigortanın ZMMS ile sigortalısı olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması nedeni ile davacının maddi zarara (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri ) ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu ve tarafların kusur durumuna göre davacının davalılardan maddi ve manevi zararlarını isteyip isteyemeyeceği hususlarına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dosya aslı dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Uyap üzerinden 20/06/2022 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları istenilmiş, araca ilişkin kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre davacının muayene ve tedavi gördüğü Konya Şehir Hastanesi Başhekimliğinden, davacıya ait hasta takip dosyasının, hasta tabela kâğıtlarının, röntgenlerin, filmlerin, grafilerin, yaralanan ve/veya ölenin yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin ve diğer tüm hastane evrakları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğünden davacıya ve davalı ... ait hazırlanan sosyal ekonomik durum araştırma tutanağı dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 28/12/2023 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıya herhangi bir gelir veya yardım bağlanıp bağlanmadığı araştırılmış, davacının ekonomik ve sosyal durumu kolluk birimleri vasıtası ile araştırılmış, davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak poliçe ve bu poliçe kapsamında müracaat ve ödeme olup olmadığı sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisinin 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın bu kazanın oluşumunda asli kusurlu olup, %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı minibüs sürücüsü ...'in ise bu kazada yine talip kural ihlali olup, %25 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 28/03/2025 tarihli maluliyet raporundan özetle; Davacının 30/03/2013 tarih 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık kurulu raporları hakkında Yönetmelik hükümlerine sürekli iş göremezlik niteliğinde olmadığı, 20/02/2019 tarih ve 306692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre şahsın yaralanmasının katılıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, mevcut arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 3 ayı bulacağını bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışmayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilmeyen masrafların olacağını, yaralanmanın ağırlık ölüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 3.000,00 TL olarak değerlendirildiği, şahsa verilmesi gereken tedavi, bakıcı ve kaçınılmaz giderlerin toplamının 8.933,10 TL olduğu rapor edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir.
Davacı vekili 14/05/2025 tarihinde davalı sigorta ile yapılan sulh protokolünü dosyaya sunmuştur. Sulh prokolü uyarınca davacının maddi tazminat davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden;
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, tarafların olaydaki kusur durumları, davacının yaralanma derecesi, olay nedeniyle yaşayacağı psikolojik zorluklar, haksız fiil niteliğindeki eylemin gerçekleştiği yer ve zaman ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında paranın alım gücü de düşünüldüğünde davacı yararına aşağıdaki şekilde manevi tazminat miktarı takdir edilmiştir.
Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği (davadaki haklılık oranına göre) değerlendirilmiştir. Şöyle ki;
Dava sırasında sunulan sulh protokolüne ve toplanan delillere göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Maddi tazminat talebi yönünden dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-)Manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 20/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.049,30 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 348.39-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.700,91-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından karşılanan 269,85-TL başvuru harcı, 348,39-TL peşin harç olmak üzere toplamda 748,39 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 611,75-TL posta tebligat gideri, 2.220,00 TL bilirkişi ücreti, 3.140,00-TL ATK ücreti, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplamda 5.990,15-TL'den sulh protokolü ile ödendiği bildirilen 3.000,00 TL yargılama giderinin mahsubu ile bakiye kalan 2.990,15 TL yargılama giderinden haklılık oranına göre (30.000,00/100.000,00) 897,05-TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Davalı tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80 TL vekalet harcının haklılık oranına göre (70.000,00/100.000,00) 42,56-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiye kısmının davalı ... üzerinde bırakılmasına,
8-)Manevi tazminat talebi yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
9-)Manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
10)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 15/05/2025
Katip Hakim