T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3- ... -
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Davacılar vekilinin davalılar aleyhine açtığı mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen tefrik kararı ile mahkememizin ... Esasa kaydı yapılan dosyada eksik harç ikmalinin tamamlanması ile mahkememizin ... Esası ile birleştirilerek Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerin ... plakalı aracın 12 oranında yarı yarıya maliki oldukları, 13.09.2023 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki diğer davalı ... 'e ait ... plakalı aracın, kazaya sebebiyet verdiği ve müvekkillere ait ... plakalı araca çarparak söz konusu araçta maddi hasar meydana getirdiği, kazanın oluşumunda dosyada mevcut kaza tespit tutanağından da anlaşıldığı üzere davalı ...'in kusurlu, davacı müvekkilin ise kusursuz olduğu, davalı ...'e ait ... plakalı aracın, ... poliçe numarası ile davalı ... Sigortadan sigortalı olduğu, kaza sonrası davalı tarafın ZMMS kapsamındaki sigorta şirketi diğer davalı ... SİGORTA A.Ş. tarafından müvekkilin aracı onarılarak maddi zararın karşılandığı, ancak araçta bu kaza nedeni ile değer kaybı oluştuğu, zira işbu kaza nedeniyle Müvekkilin aracının tamir gördüğü için tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağının kaçınılmaz bir gerçek olduğu, yüksek mahkeme kararlarına göre araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için aracın hasarsız haldeki rayiç değerleriyle kazadan sonraki rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiği, davacılara ait ... plakalı aracın 2011 model ... marka 1.4 TSI 122 model araç olduğu, kaza tarihinde aracın kilometresinin 101.555 olduğunun eksper raporundan anlaşıldığı, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ve sonrasında yapılan arabuluculuk görüşmesinden bir sonuç alınamadığı, ancak arabuluculuk sürecinden sonra 14.02.2024 tarihinde) davalı sigorta şirketi tarafından araç değer kaybı bedeli olarak 31.000,00 TL ödeme yapıldığı, ancak müvekkillere ait aracın söz konusu kaza nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin çok daha fazla olduğu, bu nedenle bilirkişi marifetiyle tespit edilecek gerçek değer kaybı bedelinden sonra aradaki değer kaybı bedeli farkının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği, sigorta şirketine yapılan başvurudan da netice alınamayınca, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğundan dava şartı arabuluculuğa müracaat edildiği; ancak dilekçe ekinde sunulan Konya Arabuluculuk Bürosu ... dosya numaralı ve taraflar arasında e-imza ile imzalanan barkodlu arabuluculuk son tutanağından da anlaşıldığı üzere taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, müvekkillerin aracını bakım, onarım, tamir, parça bekleme gibi nedenlerle kullanamadığı, aracın kullanılamadığı gün için iş hayatı ve sosyal hayatı için herhangi bir ikame araç da verilmediği, müvekkilin aracının kilometre bakımından düşük bir orana da sahip olduğu, Yargıtay'a göre ikame araç için; araç tamir edilebiliyor ise 'tamirden çıkış süresi', aracın tamiri mümkün olmayıp pert olması durumunda mağdurun tekrar 'araç alabilme süresi' tespit edilerek araç mahrumiyet bedelinin hesaplandığını, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 29.09.2022 tarihli ve ... E. ... K. sayılı kararı uyarınca araç kazalarında tamir sürecinde araç kiralanmasa ve kiralama faturası sunulmasa bile kusurlu taraf aleyhine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yine başka bir Yargıtay kararının: "Bu durumda mahkemece, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda da rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklinde olduğu, bahsedilen nedenlerle müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi için davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan araç mahrumiyet bedeli talepleri bulunduğu, yukarıda bahsedilen tüm nedenlerle davacı müvekkilin bahsetmiş oldukları maddi zararlarının giderilmesi için mahkemeye müracaat etme zaruriyeti doğduğu, yukarıda arz olunan nedenlerle belirsiz alacak davalarının kabulü ile; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla (bilirkişi raporu sonrası gerçek dava değerinin ortaya çıkması sonrası talep artırım dilekçesi ile dava değerini artırma hakları saklı kalmak kaydıyla) ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun kabulü ile; 1-200,00 TL araç değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayn /4 oranında ödenmesi, 300,00 TL araçtan mahrum kalma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı 2 oranında ödenmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından 13/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle 500 TL talepli maddi tazminat davası açıldığı, öncelikle açılan bu davayı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı, araç sürücüsü müvekkil ...'in tam kusurlu olduğunun tespit edildiği ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda da müvekkilin tam kusurlu olduğu belirtilmişse de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, ceza dosyası halen devam etmekte olup bahse konu olaya dair ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni bir bilirkişi raporu alınması için talepte bulundukları ve yeni rapordan çıkacak sonuçları beklediklerini, kazanın, 13/09/2023 tarihi 19:15 sıralarında müvekkil ..., ... plakalı aracı ile Kerbela Sokak üzerinde seyir halindeyken bir anda önüne araç çıkmış olması sebebiyle kazadan kaçınmak için kullandığı aracı sola kırarak manevra yapması üzerine müvekkilin aracının ön kısmı ile ... plakalı aracın sol kısımlarının çarpıştığı, daha sonra araç savrulmaya devam ederek park halinde bulunan ve kapıları tamamen açık halde durarak yoldaki geçişi engelleyen diğer araca ve aracın yanında bulunan yayaya çarptığı, illiyet bağının sorumluluğun temel öğesi olduğu, zararla eylem arasında illiyet bağının mevcut olması, zararın eylemin bir neticesi olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın meydana gelmeyeceğinin kesin olarak bilinmesi olduğu, hiçbir hukuk düzeninin mantık yasalarına göre mevcut olmayan illiyetti yaratamayacağı, mantık bakımından bu illete sonsuz zincir halinde neticeler bağlanabileceği, kusurun belirlenmesinde, üç halde illiyet bağının kesilebileceği, bunların, mücbir neden ile zarar görenin veya 3. Kişinin ağır kusuru olduğu, bahse konu olayın müvekkil ...'in, önüne aniden çıkan araç ile kaza yapmaktan kaçınmak amacıyla kullandığı aracı sola kırarak manevra yapması sonucu davalının aracına çarpması şeklinde gerçekleştiği, bu durumda işbu kazanın gerçekleşmesine sebep olan, müvekkilin aracının önüne aniden çıkan bir başka araç olup 3.kişinin ağır kusuru sebebi ile illiyet bağının kesildiği, bu itibarla huzurdaki olayın vuku bulmasında 3. aracın sürücüsünün illiyet çağını kesecek nitelikte ağır kusurunun bulunduğu hususunun açık olduğu, müvekkilin fili ile gerçekleşen netice arasında uygun illiyet bağından söz edilemeyeceği, tüm bu sebeplerden dolayı davacının, sigorta şirketine başvurduğu, maddi tazminatın sigorta şirketi tarafından karşılandığı, ayrıca davacının iddiasının aksine kazaya karışan ... plakalı araçta herhangi bir değer kaybı oluşmadığı gibi kaza nedeniyle herhangi bir mahrum kalma süresi de söz konusu olmadığı, dolayısıyla davacının daha fazla alacak hakkı bulunmadığı, yukarıda ayrıntılı şekilde izah edilen nedenlerle ve mahkemece gözetilecek sair hususlar neticesinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yukarıda belirtmiş oldukları ve re'sen takdir edilecek tüm sebeplerle; maddi ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddi, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, 13.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ... plakalı aracın kusuruna istinaden, müvekkil sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200 TL değer kaybı isteminde bulunduğu, müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtmiş olunan gerekçelere istinaden reddi gerektiği, ... plakalı aracın Müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 30/12/2022 - 30/12/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığı, davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının taraflarına tebliğ edilmesi gerektiği ve taraflarınca talep olunduğu, bilindiği üzere 6100 Sayılı HMK'nın 121. maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini taraflarına tebliğ etmesinin zorunlu olduğu, ilgili delil belgelerinin taraflarına tebliği üzerine her türlü beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını peşinen belirttiklerini, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığı, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiği, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, zira Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler şu şekilde tahdidi olarak belirtildiği, “Maddi Zararlar: Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Hak sahibi tüzel kişiler için: imza sirküleri ve sirkülerde yer alan yetkililerin nüfus cüzdan fotokopileri, hak sahibi gerçek kişiler için: T.C Kimlik No, Hak sahibine ait banka hesap bilgileri” ancak davacının bu belgeleri tam ve eksiksiz olarak müvekkil şirkete ibraz etmeksizin huzurdaki davayı ikame ettiği, hal böyle iken, somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden, usulden ret kararı verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğu, davacının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceği, “Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.a. “Değer kaybı talep edilmesi halinde tespiti, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nde kurulacak sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır" maddesi gereği; davacının SBM üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ayrıca Genel Şartlar Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtilen evraklar müvekkil şirkete ulaştırılmadan yapılan başvurunun kanuna aykırı ve usulen geçersiz olduğu, yine davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği; şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğu, aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkil şirketin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacağı, bu nedenle, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu, Zorunlu Trafik Sigortasının bir tür sorumluluk sigortası olduğu, Zorunlu Trafik Sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiği, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 15/03/2001 Tarih ve ... E.-... K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından araç işleteninde sürücünün kusurunun şart olduğu, aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinin zaruri olduğu, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığı, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmanın, Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet verdiği, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, davacının, mahkeme nezdinde ikame ettiği işbu davada “fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak, şimdilik belirsiz alacak davası olarak 200,00 TL değer kaybı tutarının davalı sigorta şirketinden tahsilini” talep ettiği, ancak işbu davanın “belirsiz alacak davası” olarak ikame edilmesi HMK'nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiği, zira, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107/1. maddesinde belirsiz alacak davasının tanımı ve koşullarını: “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası açabilir.” şeklinde belirttiği, madde metninden de anlaşılacağı üzere, belirsiz alacak davasının açılabilmesi, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olmakta olduğu, işbu dava konusu miktar davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, davacıya rayiç değer kaybı ve hasar onarım ödemesi yapıldığı, müvekkil şirket tarafından ekspertiz raporu kapsamında reel(rayiç) değer kaybı belirlendiği, hesaplama kapsamında değer kaybına ilişkin davacıya 14/02/2024 tarihinde 31.000 TL ödendiği, yine hasar onarıma ilişkin 23.123,97 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığı, hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle birlikte Sayın mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki araç başına poliçe teminat limiti olan 120.000 TL'den mahsup edilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiği, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceği, somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinalikazaya Uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığı, değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağı bir karine olarak kabul edilmesi gerektiği, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiği, ancak bilindiği üzere, aracı hasara uğrayan kişilerin, hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yoluna gitmek yolunu seçmekte oldukları, hal böyle olunca, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak dava konusu kaza dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararlarında işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerektiği, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat tarihinden öncesinde şirketlerinin temerrütü söz konusu olmadığı, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumlulukları da bulunmadığı, davacının davasının reddi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 13/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı ve ikame araç bedeli maddi zararının tahsili amacıyla açılan tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise 23/11/2022 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilinin talep edip edilemeyeceği hususlarında olduğu görüldü.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Somut olayda, zarar veren araç hususi nitelikte olduğundan, hükmedilen tazminata yasal faizi uygulanması gerekmekte olup, avans faiz uygulanması doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi delaletiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir.
(2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilmiştir.
(3) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın, kaza tarihinden sonra 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre hesaplandığı anlaşılmıştır. Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında araçtaki değer kaybının tespiti hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren genel şartlara göre belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmiştir.(Benzer yönde bkz. T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı)
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) HARÇ İKMALİ VE BİRLEŞEN DOSYA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizin 28/02/2024 tarihli tensip tutanağının 12.maddesi ile davacı ... yönünden ayrı 427,60TL başvuru harcının yatırılması için davacı vekiline iki hafta kesin süre verildiği, tensip zaptının davacılar vekiline 01/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen ... yönünden başvuru harcının yatırılmadığı anlaşılmakla davacı ... yönünden davanın tefrik edilerek Mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı, HMK 150.maddesi gereğince tefrik edilen davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından harç ikmalinin yapılarak yenileme dilekçesi verildiği, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
(2) KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır. 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 24/11/2024 Tarihli Kusur raporunda yer alan tespitlerin kaza tespit tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde sigortalısı tam kusurlu kabul edilmek suretiyle kısmi ödeme yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(3) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise değer kaybı ve ikame araç bedeli maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihi olan 23/11/2022 tarihinde 2. El piyasa değerinin 670.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 630.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 40.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 31.000,00 TL'lik öde/me mahsup edildiğinde bakiye zararının 9.000,00 TL olacağı, kaza tarihi itibariyle aracın makul tamir süresinin 10 gün olacağı, davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında aynı marka model bir aracın 10 günlük kiralama bedelinin 6.776,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası, Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin müzekkere cevapları, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar miktarı ve Yüksek Mahkeme içtihatları gereğince araçta meydana gelecek değer kaybının kaza tarihi itibariyle hesaplanmak durumunda olunması, 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan emsal nitelikteki ilanlar/görseller de nazara alındığında söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacılara ait aracın 23/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihi olan 23/11/2022 tarihinde 2. El piyasa değerinin 670.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 630.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 40.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 31.000,00 TL'lik öde/me mahsup edildiğinde bakiye zararının 9.000,00 TL olacağı, kaza tarihi itibariyle aracın makul tamir süresinin 10 gün olacağı, davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında aynı marka model bir aracın 10 günlük kiralama bedelinin 6.776,00 TL olacağı anlaşılmakla davacıların davalarının bu tutarlar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
(5) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de (Emsal T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 03/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde ifade edildiği üzere eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(6) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde otomobil olarak hususi mahiyette kullanıldığı ve davacıların faiz türü olarak yasal faiz talep etmesi sebebiyle hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacılar tarafından yapılan başvurunun 20/12/2022 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği lakin davacıların dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz istemesi sebebiyle hükmolunan tazminatlara 20/02/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
(7) MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar kısa kararda davacının davasının kabulü denilmiş ise de, davacıların ... plakalı araçta 1/2 oranında eşit hisse sahibi olduğu anlaşılmakla maddi hatanın davacılar şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş ve hükmolunan tazminatların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara araçtaki hisseleri oranında verilmesine dair Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacıların davasının KABULÜ İLE;
(a) Davacıların 23/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 9.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ...) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Zarar Limiti: 120.000,00 TL'den Sigorta Şirketi Tarafından Dava Öncesinde Yapılan 54.123,97 TL'nin Mahsubu Neticesinde BAKİYE: 65.876,03 TL) dava tarihi olan 20/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... VE ...'DEN(Dava tarihi olan 20/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACILARA ARAÇTAKİ HİSSELERİ ORANINDA VERİLMESİNE,
(b) Davacıların 23/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 6.676,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALILAR ... VE ...'DEN Dava tarihi olan 20/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACILARA ARAÇTAKİ HİSSELERİ ORANINDA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.070,83TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 260,88TL ıslah harcı toplamı olan 688,48TL harcın mahsubu ile bakiye 382,35TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin (9.000,00/15.676,00) oranında 219,52TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların harcın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna,)
3-Hazine tarafından karşılanan 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından karşılanan 855,22TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 260,88TL ıslah harcı, 60,80TL vekalet suret harcı, 781,00TL posta ve tebligat gideri, 5.500,00TL bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 7.885,48TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (9.000,00/15.676,00) oranında 4.527,26TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna,)
5-Davacılar vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 15.676,00TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (9.000,00/15.676,00) oranında 9.000,00TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna,)
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2025 YILI İÇİN BELİRLENEN 40.000,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025
Katip Hakim