T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen 19/10/2023 tarih ve ... sayılı kararın, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 09/02/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup mahkememizin yukarıda belirtilen iş bu esasına kaydedilmiş olup, Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulu güneş elektrik santralleri vasıtasıyla elektrik üretimi yapmak ve bu elektriği daha sonra elektrik dağıtım firmaları aracılığıyla devlete satarak enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden devlete sattığını, bu tesislerin kullanması nedeniyle davalıya bir bedel ödediklerini, son dönemlerde davalı şirketin müvekkili şirketten talep ettiği fiyatın fahiş ve haksız olduğunu, bu artışın iyi niyet ilkelerine aykırı olduğunu, üretilip sisteme verdikleri elektriğin aynı olduğunu fakat lisanslı veya lisansız ayrımına gittiklerini ve lisanssız üreticilerden 5 katı aşan miktarda dağıtım bedeli uygulandığını, üretilen elektriğin aynı olduğunu ve elektrik akımı için kullanılan tesislerinde aynı olduğunu, bu artışın hakkın kötüye kullanma olduğunu, davanın konusunun bir miktar para olmadığından arabuluculuğa gidilmediğini, bu nedenlerle fazlaya dair her türlü yasal hak saklı kaymak kaydıyla; davalının müvekkili şirketten talep ettiği şimdilik 1.000,00-TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının, davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığı, günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiği ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğu, yapılacak bu tespite kadar davacının fazla ödeme yapmasının ve hak kaybı yaşamasının engellenmesi amacıyla davacının yapacağı ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Lisanslı üreticilere uygulanan tarife ile lisanssız üreticilere uygulanan tarifenin farklı olmasının üstün kamu idaresi tarafından herkes için bağlayıcı nitelikte EPDK tarafından belirlendiğini, şirketlerin tarifeleri uygulamama yönünde bir takdir yetkisinin olmadığını, davacının fazla ödediği iddia edilen katkı paylarının miktarının tespiti ile istirdadını amaçladığını, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğine göre davacının yapılan iş ve işlemlere, işlemlerin kendilerine bildirim tarihinden itibaren üç işgünü içerisinde itiraz edebileceğini, fakat doğrudan dava açıldığını, davanın EPDK tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı olduğundan husumetin EPDK'ya yöneltilmesini, üreticinin ne miktarda üretim yaptığını ve buna isabet eden dağıtım bedelini bilebileceğini, davacının faturalara sekiz günlük kanuni süre içerisinde itirazda bulunmadığını, lisanssız santraller lisans almak ve lisans almanın yanında getirdiği pek çok ek yükümlülüğünden muaf tutulduğunu, lisanssız elektrik üreten tesisler ürettikleri enerji daha yüksek bir bedelle satarak fiyat avantajına sahip olduklarını, 6446 sayılı Kanunun Tarifeler ve Tüketicilerin Desteklenmesi başlıklı 17. Maddesine göre, kurulca belirlenen usul ve esaslara göre tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerinin içerecek şekilde hazırlanıp onaylandığını, ilgili tüzel kişilerin kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğunu, sistem kullanım bedelleri üzerinden şirketlerin fazla gelir elde etmesinin ve bu gelirin kâr olarak şirketlere kalmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen bedelden tüzel kişi olarak bir yararının olmadığını, dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer aldığını ve tüketicilere yansıtıldığını, dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların bölgelere göre farklılık gösterebileceğini, dağıtım tarifelerinin sadece birim fiyat karşılığı elektrik bedeli olmadığını, esasen dağıtım faaliyetlerinin ne şekilde finanse edileceğinin kimin ne şekilde destekleneceği yada sübvanse edileceği bir devlet politikası olarak EPDK tarafından planlandığını, belli bir tesisat ya da abone grubunun durumu değil sistemin bütünün nazara alınarak tarifelerin belirlendiğini, EPDK'nın tarife üzerinden uygulanan fiyatlarındaki indirim oranını değiştirmeye ya da indirimi tümüyle kaldırmaya yetkili olduğunu, davacının öngörülmezlik iddiasının haksız olduğunu, EPDK'nın elektrik piyasasında bir üst kuruluş olduğunu, müvekkilinin EPDK kararlarını yada tarifelerini görmezden gelme veya yerine getirmeme gibi bir durumunun olmadığını 6446 sayılı Kanunun 16. Maddesi uyarınca yüksek para cezaları ve lisans iptali dahil pek çok yaptırımının olduğunu, davacının tarifelere dayalı bir hak iddiası var ise bunu idari yargıda söz konusu idari düzenlemeyi yapan kuruma karşı dava açması gerektiğini, davacının asıl maksadının istirdat olduğunu bunun da arabuluculuğu gerektirdiğini, müvekkilinin EPDK kararlarını uyguladığından tavan gelir modeli kapsamında müvekkilinin idari düzenleyici işlemi uygulaması sebebiyle fazladan maddi yararının olmadığını, iddia edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, davanın belirsiz alacağı ilişkin olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna ve ... yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 01/09/2022 tarihli duruşma zaptı gereğince dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın 2016/6 ile 2022/2 döneminde davalı tarafa KDV hariç 123.848,80TL dağıtım bedeli ödendiği, lisanslı elektrik santrallerine uygulanan dağıtım tarifesinin uygulanması durumunda KDV hariç 52.801,73 TL ödeyeceği, bu durumda davacı tarafın davalı tarafa KDV hariç 71.047,07TL fazla ödeme yaptığı, KDV dahil 146.141,58TL dağıtım bedeli ödendiği, lisanslı elektrik santrallerine uygulanan dağıtım tarifesinin uygulanması durumunda KDV dahil 83.835,54TL ödeyeceği, bu durumda davacı tarafın davalı tarafa KDV dahil 62.306,04TL fazla ödeme yaptığı, lisanssız elektrik üreticisi olan davacıya uygulan elektrik dağıtım tarifesinin uygun olduğu mahkeme tarafından takdir edilmesi durumunda davacının davalıya fazla ödeme yaptığı görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 19/10/2023 tarihli kararıyla davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın istinaf etmesi ile dosya Konya BAM . Hukuk Dairesine gönderilmiş ve Konya BAM . Hukuk Dairesinin 09/02/2024 tarih ... Esas ... sayılı karar ilamıyla mahkememizce verilen karar kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 26/02/2024 tarihli tensip zaptı ile dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafın tarife belirleme yetkisi olmadığı, EPDK kararlarının uygulayıcısı olduğu, dağıtım bedeli hesaplaması ile ilgili açıklamalarda sayısal verilere dayalı detaylı analizlere yer verilmediği, dolayısıyla lisanssız üreticilerin OG ticarethane abone grubu içerisinde yer alması gerektiği yorumunun yapılamayacağı, EPDK tarafından aynı üretim teknolojisini kullanan lisanslı ve lisanssız üreticiler arasındaki dağıtım bedeli farkının kaynağı olarak lisanssız ve lisanslı üreticiler arasındaki dağıtım bedeli farkının nedeni olarak gösterilen ek maliyetlerin (dengesizlik, gerilim, frekans kontrolü, güç kapasitesi sorunları) ne kadar olduğu ve dağıtım bedeline etkisi ile ilgili EPDK tarafından sayısal, somut veri ve analizlere dayalı bir açıklama yapılmadığı, dolayısıyla lisanssız ve lisanslı üreticiler arasında dağıtım bedelinin farklılaştırılabilmesine ilişkin mevzuattaki şart olan ek maliyetler oluşmadığından davacının dağıtım tarifesinin lisanslı üreticilerden farklı olamayacağı, davacının lisanssız üretici (31/12/2017 tarihinden önce geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler) olarak üretimine karşılık gelen dağıtım bedelin 145.362,20TL davacının lisanssız üretici olma durumuna göre üretimine karşılık gelen dağıtım bedelinin 61.984,32TL aradaki farkın ise 83.377,88TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, muarazanın önlenmesi talebine ilişkindir.
YARGI YOLU VE PASİF HUSUMET DAVA ŞARTI YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Her ne kadar davalı vekili tarafından eldeki davada idari yargı merciilerinin görevli olduğu ve davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından bahisle yargı yolu ve husumet ehliyeti dava şartı itirazında bulunulmuş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/11/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere dava konusu uyuşmazlığın tacir olan taraflar arasında imzalanmış olan "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasından" kaynaklanmakta olduğu, TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, somut uyuşmazlıkla ilgili İdari Yargının görevli olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme olmadığı gözetilerek davalının bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre taraflar arasında imzalanan "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması" sözleşmesinde dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, anlaşma ile mevzuat ve mevzuat değişikliklerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu, EPDK'nın ilgili kararları gereği Lisanslı ve Lisanssız GES'lerin ürettiği enerji bedellerinin birim fiyatlarının farklı olduğu, davacının da aralarında bulunduğu lisansız üreticiler tarafından lisansız üreticilerden alınacak dağıtım katkı bedelinin dayanağını oluşturan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10699 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla değiştirilen Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 16. maddesinin 2. Fıkrasının iptali talebi ile açılan davanın Danıştay . Dairesinin 28/12/2022 Tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararıyla reddedildiği, sözkonusu karara karşı yapılan temyiz başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile Danıştay . Hukuk Dairesi kararının onanmasına karar verildiği, EPDK kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalının yapmış olduğu faturalandırma işlemlerinde fazladan yapılmış tahakkukun bulunmadığı, genel işlem koşuluna aykırılığın bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ileri sürdüğü iddia ve itirazların yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir (Emsal karar: Konya . HD. ... E. ... K.).
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı tarafından yapılan 11,50- TL vekalet harcı ve 20,50TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 32,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AATÜ uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 11/09/2025
Katip Hakim