T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : 1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;01.11.2023 tarihinde 22:30 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Konya Caddesi üzerinde seyir halinde iken aniden ... Sokak Kavşağına geldiği esnada şeridinde seyir etmekte olan müvekkilinin aracına, aracının sağ kısımları ile çarpması ve KTK m. 53/1-b-5 kuralını ihlal etmesi sonucu başvuruya konu trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bununla birlikte davacı müvekkilinin dava konusu trafik kazası nedeni ile bakım ihtiyacı ve dolayısıyla bakıcı gideri ihtiyacı da doğduğu gibi nedenlerle davacının dava konusu kazada ağır şekilde yaralanması, iş göremezliğe maruz kalması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talebimizi arttırım hakkımız saklı olmak üzere, şimdilik, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, belgeli ve belgesiz (SGK tarafından karşılanmayan) tedavi giderleri için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan (sigorta teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri poliçe kapsamında olmadığını, davacı ...'nın kaza tarihinde 15 yaşında olup gelir getiren bir işte çalışamayacağından geçici iş göremezlik taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediği gibi nedenlerle davanın usulden reddini, aksi kanaat halinde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 01/11/2023 tarihinde ...'ın sevk ve idaresinde ... plakalı araç ile ...'nın sevk ve idaresinde motosikletin çarpışması nedeniyle meydana gelen kaza nedeniyle maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.
Sigorta şirketine yazılan müzekkereye, Sarayönü İlçe Jandarmaya yazılan müzekkereye, hastanelere yazılan müzekkerelere, SGK'Ya yazılan müzekkereye, CBS'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 17/10/2024 tarihli duruşmasında dosyanın ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 19/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; davacının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre sürekli iş göremezlik oranının %27 olduğu, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine Göre şahsın sürekli iş göremezlik oranının 531 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, şahsın iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, kişinin çocuk olduğu göz önünde bulundurulduğunda iyileşme süresinin tamamında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 18.000,00TL bakıcı giderlerinin 166.626,90TL olarak toplamda 186.626,90TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 26/06/2025 tarihli duruşmasında dosyanın adli trafik bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 02/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sigortalanan, ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...” ın 2918 Sayılı KTK” nun 53/b maddesi ve bentlerinde açıklanan trafik kuralları ile bu kurallara karşılık gelen aynı kanunun Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) trafik kuralını da ihlal ettiği; %75 (Yüzde Yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, tescilsiz motosikletin sürücüsü davacı ...'nın ise; 2918 Sayılı KTK” nun 52/a ve 52/b maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiği ve %25 ( Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, kask takıp takmamanın yaralanma yer ve derecesini, dolayısı ile de kazanın sonucunu etkileyeceği, ancak kazanın oluşmasına etki eden bir kural ihlali olarak değerlendirilmediği, ... 'nın sürücü belgesi bulunmadığı, kullandığı motosikletin tescilsiz olduğu, bu durumlarında kazanın oluşmasına etki eden kural ihlalleri olarak değerlendirilmediği bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 16/10/2025 tarihli duruşmasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 07/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mahkemece PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde davacının; 106.364,61 TL geçici iş göremezlik, 125.134,13 TL bakıcı gideri, 13.500,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 244.998,74 TL tedavi gideri zararı hesaplandığı ve bu zararının kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS tedavi klozu poliçe limiti dâhilinde kaldığı, 2.613.408,14 TL sürekli/kalıcı göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zarardan 1.200.000,00 TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS sakatlık klozu poliçe limiti dâhilinde kaldığı, Mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde ise yine davacının; 32.973,03 TL geçici iş göremezlik, 125.134,13 TL bakıcı gideri, 13.500,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 171.607,15 TL tedavi gideri zararı hesaplandığı ve bu zararının kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS tedavi klozu poliçe limiti dâhilinde kaldığı, 3.574.300,90 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zarardan 1.200.000,00 TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS sakatlık klozu poliçe limiti dâhilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, davacının sürücüsü olduğu tescilsiz motosiklet ile olay tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Mahkememize sunulan 02/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sigortalanan, ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...” ın 2918 Sayılı KTK” nun 53/b maddesi ve bentlerinde açıklanan trafik kuralları ile bu kurallara karşılık gelen aynı kanunun Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) trafik kuralını da ihlal ettiği; %75 (Yüzde Yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, tescilsiz motosikletin sürücüsü davacı ...'nın ise; 2918 Sayılı KTK” nun 52/a ve 52/b maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiği ve %25 ( Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, kask takıp takmamanın yaralanma yer ve derecesini, dolayısı ile de kazanın sonucunu etkileyeceği, ancak kazanın oluşmasına etki eden bir kural ihlali olarak değerlendirilmediği, ... 'nın sürücü belgesi bulunmadığı, kullandığı motosikletin tescilsiz olduğu, bu durumlarında kazanın oluşmasına etki eden kural ihlalleri olarak değerlendirilmediği bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Yapılan belirlemeler ceza dosyasında alınan kusur raporu ile aynı yönde olup rapora itibar edilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
Mahkememize sunulan 19/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; davacının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine Göre şahsın sürekli iş göremezlik oranının %31 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, şahsın iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, kişinin çocuk olduğu göz önünde bulundurulduğunda iyileşme süresinin tamamında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 18.000,00TL bakıcı giderlerinin 166.626,90TL olarak toplamda 186.626,90TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Rapora itibar edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememize sunulan 07/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre davacının; 32.973,03 TL geçici iş göremezlik, 125.134,13 TL bakıcı gideri, 13.500,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 171.607,15 TL tedavi gideri zararı hesaplandığı ve bu zararının kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS tedavi klozu poliçe limiti dâhilinde kaldığı, 3.574.300,90 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zarardan 1.200.000,00 TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS sakatlık klozu poliçe limiti dâhilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Geçici iş göremezlik yönünden %100 maluliyete göre hesaplama yapılması gerektiğinden geçici iş göremezlik tazminatının 106.364,61 TL olduğu değerlendirilmiştir. Bu husus dışında rapor kanuna ve hukuka uygun olduğundan itibar edilmiştir.
Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik
Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... )
Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.
ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Bu halde davalı sigortanın geçici işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, davacı tescilsiz motosikletin ehliyetsiz sürücüsü olup, KTK ve yönetmelik hükümlerine göre koruyucu ekipman olarak kask, dizlik vs. takması zorunludur. Davacının, kazanın akabinde düzenlenen raporunda ve sonradan ATK tarafından düzenlenen raporda yaralanma bölgelerine göre kask koruyucu ekipman olsa bu yaralanmaları etkileyebileceği ve ayrıca ehliyetinin bulunmadığı değerlendirilmekle müterafik kusur indirimi yapılmıştır.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 19/01/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, 2022/901 karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında duraksama bulunmamaktadır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davacının %20 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek;
a)Davacının 85.091,69-TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Sağlık Giderleri Teminatı klozu kişi başı teminat limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartı ile 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Davacının iyileşme süresinde bakıcı gideri olarak 100.107,30 TL maddi tazminatının Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Sağlık Giderleri Teminatı klozu kişi başı teminat limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartı ile 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c)Davacının kaçınılmaz tedavi giderinden doğan 10.800,00 TL maddi tazminatının Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Sağlık Giderleri Teminatı klozu kişi başı teminat limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartı ile 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
d)Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı 1.200.000,00 TL maddi tazminatın Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Sakatlanma ve Ölüm Teminatı Klozu kişi başı teminat limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartı ile 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 95.360,69-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 4.934,02-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 89.999,07-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harcı, 4.934,02-TL tamamlama harcı, 743,00-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri ve 9.455,00TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 24.048,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 213.439,86-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 11/12/2025
Katip Hakim