T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; 08.01.2024 tarihinde davalı ...'e ait ve davalının sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracı ile kontrolsüz ve kusurlu bir şekilde müvekkile çarptığını, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve savcılık soruşturmasına göre kazanın oluşunda davalının tam ve kusurlu olduğunu, bu nedenle Nevşehir . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile davalının bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 'yargılaması devam ettiğini davalı ...'in trafik kurallarını ihlal ettiğini, tam kusurlu eylemi ile müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, davalıya ait taksiden inen ve yol kenarında bekleyen müvekkiline doğru aracı ile yönelen davalı müvekkiline çarptığını, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin kaza sebebi ile kalıcı hasarlar almış olup hayatını eskisi gibi devam ettiremediğini, mevcut kaza sebebi ile evin geçimini tek başına sağlayan müvekkilinin babası da, kızının yatalak kalması ve kızını götürmesi gereken hastane kontrolleri dolayısıyla uzunca bir süre çalışamadığını, ailesi ile birlikte oldukça zor durumda kaldığını, müvekkilinin kaza tarihinde üniversite öğrencisi olup meydana gelen kaza nedeniyle uzun süre ayağını kullanamadığını, yatalak şekilde kaldığını ve halende tam olarak ayağını kullanamadığını, müvekkilinin sınavlarına girememesi nedeniyle minimum 1 yıl eğitim hayatı uzadığını, genç yaşında meydana gelen bu kaza nedeniyle öğrenim hayatı uzayan müvekkilinin ayrıca ömür boyu ayağının bu şekilde kalması nedeniyle hayatını eskisi gibi devam ettiremeyeceğini, bu durumun müvekkili için bir yıkım olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle psikolojik olarak buhranlı dönemlerden geçtiğini, genç yaşta olduğu için içinde bulunduğu durum onu daha da fazla etkilediğini ve üzmediğini, ayrıca ... Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümünde öğrenci olan müvekkilinin bu durumdan dolayı dönem sınavlarına giremediğini, iyileşme ve tedavi süreci çok uzun sürdüğü için hem müvekkilini kötü etkilendiğini, hem de ona bakmak zorunda olan babası kızına bakmak için çalışmayı bıraktığını ve onunla ilgilenmeye, onu hastane kontrollerine götürmeye başladığını, bu süreçte evin geçimini tek başına sağlayan baba da çalışamadığı için aile çok zor durumda kaldığını, tüm bu nedenlerle adli yardım-ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, haklı davalarının kabulüne, trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca belirlenecek maddi tazminatın (yukarıda açıklaması yapıldığı üzere) şimdilik 500,00 TL sinin ve manevi tazminat olarak ise 200.000,00 TL nin (sigorta şirketi dışındaki davalılardan) temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle;Davacı tarafından müvekkili şirkete başvuruda bulunulmuş ise de eksik evrak ile başvuruda bulunması sebebiyle başvuru şartı gerektiği gibi yerine getirilmediğini, KTK gereği davanın usulden reddini talep ettiklerini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını talep ettiklerini, davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulü mümkün olmadığını, müvekkilinin sigorta şirketi geçici iş göremezlik tazminatından tedavi/bakıcı giderlerinden sorumu olmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nda ve genel şartlara göre yapılan değişikliğin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, tüm bu nedenlerle davacının davasının öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahlimine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya kabul etmediklerini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kaza Nevşehir İlinde meydana gelmiş olup, davalı ...'de Nevşehir İli Avanos İlçesinde ikamet ettiğini, dava dilekçesinin de iddia edildiği gibi davalı İsmail, davacının yaralanmasına tam ve asli kusurlu değil- dir. Olaya ilişkin olarak düzenlenen 08.01.2024 tarihli kaza tespit tutanağının sonuç bölümünde tarafla- rın çelişkili beyan verdikleri, olay yerindeki KGSY kayıtlarının incelenmesinde şahısların beyanlarına istinaden anlattıkları olaylar ile görüntülerin tutarsız olması sebebi ile bir kusur dağılımının yapılamadığı belirtilmektedir. Olay günü davacı ve yanında bulunan iki arkadaşı ( ... ve ... ) sabaha karşı saat 04.03 sularında müvekkilin kullandığı ticari aracın seyir istikametinde el kaldırmış- lar ve araca binerek, gitmek istedikleri yere kadar gitmişlerdir. Araç içinde yolcu olarak bulunan bu kişi- lerden ... taksi ücretini ödemek istememiş, otostop çektiklerini, ücretsiz olarak taşındıklarını beyan ettiğini, müvekkilinin ise, kullandığı aracın taksi olduğunu, ücretsiz taşıma gibi bir anlaşmanın olmadığını beyan ederek ücretini istediğini, tartışmanın ilerlemesi üzerine, ... tarafından müvekkiline ait 70 TL ödenerek üstüne küfür edildiğini, akabinde araçtan inen ... aracı yumruklayarak, tekmelemeye başladığını, aracın önüne geçmeye çalıştığını, davacının ise olayın daha fazla büyümemesi için araçtan inmediğini, olay yerinden ayrılmak için direksiyon kırarak hareket ettiğinde ...'i aracın önünden çekmek için araç önüne hareket eden davacı yaralandığını, olaydan sonra yapılan alkol muaynesinde davacının 171 promil, ... ise 244 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, davacının da kaza günü alınan ifadesinde ... davalı İsmaile küfürlü bir cümle kurduğunu da beyan ettiğini, olay tarihinde davacının meydana gelen kaza sebebi ile kusurlu olduklarını bildiği için şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, olaydan iki gün sonra verdiği ek ifadede ise şikayetçi olduğunu belirttiğini, özetle davacının yaralanmasının meydana geldiği olayda davalının bir kusuru bulunmadığını, davacı tarafın geçici ve daimi maluliyet/işgöremezlik tazminat talebinde bulunmakta isede, bu talep yönünden dosyaya sunulmuş geçici/kalıcı işgöremezliği ispatladığını, mevzuata uygun olarak alınmış bir rapor dosyaya sunulmadığını, bu iddianın ispatı yönünde davacının tedavi evraklarının ilgili sağlık kurumlarından celp edilerek Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması talebinde bulunduğunu, dava dilekçesinde davacının eğitim gördüğü üniversiteye devam edemeyerek yıl kaybına neden olduğu iddiası bulunduğunu, bu iddianın açıklığa kavuşturulması yönünde Hacıbektaş Üniversitesi Rektörlüğüne müzekkere yazılarak davacının geçmiş dönemlerini de içine alır şekilde eğitim safahatının belirlenmesini ve bu kaza tarihi itibari ile yıl kaybı olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini, davacı tarafça talep edilen manevi tazminatın kabul edilebilir tarafı bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde davacı ve arkadaşı tam ve asli kusurlu olduğunu, yaralanmaya kendileri sebep olduğunu, davacının yüksek oranda alkol alarak davranış melekelerini kaybettiğini, arkadaşları ile bindikleri ticari aracın ücretini ödemek istemediklerini, aracı yumrukladıklarını, hareket haline geçen aracın önünü kesmek istediklerinde ise kaza meydana geldiğini, davalı İsmail'in haksız ve hukuka aykırı bir davranışı bulunmadığını, tazminat sorumluluğu da olmadığını, olaya ilişkin olarak yürütülen hazırlık soruşturması sonucu Nevşehir . Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, iş bu dosyada belirlenecek fiili olgu ve tespitler huzurda görülen tazminat davasını etkiler nitelikte bulunduğundan ceza davasının neticesinin beklenilmesini talep ettiklerini, davacının yaralanması bir trafik kazasına bağlı bulunduğundan tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığını, SGK ise ise bu tedavileri araçların ZMS sigortasından aldığı pay ile karşıladığını, tüm bu nedenlerle yetki itirazlarının nedeni ile yetkisizlik kararı verilerek talep halinde dosyanın yetkili Nevşehir-Avanos Mahkemelerine gönderilmesine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin izah ettiğimiz gerekçelerle reddine, yargı giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davanın 08/01/2024 tarihinde davalıya ait olup yine davalının sevk ve idaresindeki araç ile davacıya çarpılması şeklinde meydana gelen olay kapsamında davacının; 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TLgeçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL tedavi gideri, 200.000,00 TL manevi tazminat, olmak üzere Toplam: 200.500,00 TL tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Nevşehir . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 06/01/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 29/03/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıya ait sosyal ekonomik durum araştırılması istenilmiş, araştırma tutanağı dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Polis Merkezi Amirliğine müzekkere yazılarak davalıya ait sosyal ekonomik durum araştırılması istenilmiş, araştırma tutanağı dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dava konusu kazada yaralanan davacının bulunduğu yerdeki Sosyal Güvenlik İl Merkezine yazı yazılarak ve yazıya ölenin/yaralananın açık kimlik bilgileri ve varsa sigorta sicil numarası belirtilerek; a)Yaralanma olayı varsa dava konusu kazada/olayda yaralanması nedeniyle yaralanan sigortalıya sağlık yardımı yapılıp yapılmadığının, geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilip verilmediğinin, sürekli iş göremezlik hali varsa gelir bağlanıp bağlanmadığının, takılması, değiştirilmesi, onarılması için protez, araç ve gereç sağlanıp sağlanmadığının veya bu amaçlarla başka yerlere gönderilip gönderilmediğinin ayrı ayrı bildirilmesi, özellikle bunlardan hangilerinin kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilerden rücu yoluyla Kurumca istenebileceğinin ve rücu edilebilecek kalemlerin peşin sermaye değerlerinin kaçar TL olduklarının ayrı ayrı bildirilmesi ve tüm bu hususlarla ilgili rapor, gelir ve yardım bağlama kararı, ödeme belgesi vs. gibi belgelerin örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine. b)Ölüm olayı varsa dava konusu kazada/olayda ölmesi nedeniyle ölen sigortalının yakınlarına ve hak sahiplerine (mirasçılarına vs.) herhangi bir gelir veya yardım bağlanıp bağlanmadığının, bağlanmışsa kimlere ne miktar bağlandığının, bunlardan Kurumca kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilere rücu edebileceği gelir ve yardımların peşin sermaye değerlerinin her bir gelir veya yardım bağlanan kişi yönünden ayrı ayrı kaçar TL olduklarının bildirilmesi ve buna ilişkin gelir bağlanmasına veya yardım yapılmasına ve bunların peşin sermaye değerlerine ilişkin belge örneklerinin gönderilmesinin istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisinin 30/12/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Meydana Gelen Maddi Hasarlı Trafik Kazasının oluşmasında: yaya ...' nın; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/d ( Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.
) trafik kuralını ihlal ettiği, kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı davacı ...’nın %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu; ... plaka sayılı ticari oto şoförü davalı ...'in; kazanın oluşmasına etki edecek bir kural ihlalinin- kusurunun tespit edilmediği, bulunmadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 30/12/2024 tarihli kusur raporu ile Nevşehir . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası arasında çelişki olduğu olduğundan çelişkinin giderilmesi için mahkememiz 3 kişiden teşekkül ettirilecek Karayolları Fen Heyetine tevdi ile dosyanın tüm ekleri ile birlikte dava konusu trafik kazasındaki kusur durumunun tespitine yönelik oran da belirtilmek suretiyle rapor hazırlanmak üzere talimat yazılmış, bilirkişi heyetinin 16/06/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı yaya ... olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in olayda kusurunun bulunmadığı, mahkemece alınan 30.12.2024 tarihli ve bilirkişi ... imzalı rapordaki kusur oranları heyetimizce de benimsenmiştir." denilmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının yaralandığı olayda, davalının kusurlu olup olmadığı, olayın bir trafik kazası mı yoksa bir kasten yaralama eylemi mi olduğu ve buna göre ayrıca sigortacının sorumluluğunun tartışılması ile ceza mahkemesi yargılaması da gözetilerek tarafların kusur durumunun belirlenmesine ilişkindir.
Dava konusu olay, davalının aracını silah olarak kullanarak davacıyı kasten yaralaması şeklinde mi meydana geldiği noktasında düğümlenmektedir. Bu haliyle kabul edilecek ise davalının yaralama eylemi, "bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazası" niteliğinde bulunmayacak ve davalının aracının işletilme kavramından bağımsız ve silah olarak kullandığı kasıtlı bir eylem vasfını taşımakta olduğu kabul edilecektir.
Davaya konu olaya ilişkin yapılan ceza yargılaması sonucunda; Sanığın olay tarihinde taksi şöforu olarak çalıştığı, sanığın çalıştığı araca mağdur ... ve müşteki ... yolcu olarak bindikleri, sanığın mağdur ve müştekiyi gidecekleri yere götürmesinden sonra inecekleri sırada sanığın taksi ücretini istediği, mağdur ve müştekinin otostop çektiklerini söyleyerek sanığın taksi ücretini ödemekten kaçındıkları, taksi ücreti konusunda tartışma çıkması neticesinde sanığın kullanmış olduğu aracı mağdur ve müştekinin üzerine sürerek çarptığı, Müşteki ... hakkında Nevşehir Devlet Hastanesince düzenlenen rapora göre; müştekinin anılan olayda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, mağdur ... ise vücudunda 4. dereceden kemik kırığı oluşturacak nitelikte yaralandığı, her ne kadar sanık üzerine atılı eylemi inkar etmiş ise de müşteki ve katılan hakkında alınan hastane raporunun müşteki ve mağdur beyanı ile uyumlu olması karşısında sanık üzerine atılan eylemin sabit olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle eldeki dava davalısı hakkında davacıya karşı yaralama eylemini işlediği sabit olduğundan bahisle 10 ay hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, işbu dosyadaki karar tarihi itibariyle ceza dosyasının istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, ... esas, ... karar). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin müstekar içtihatlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder nitelikte bir hüküm olmadığından hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de, bu durum ceza mahkemesi dosyasının delil olma niteliğini değiştirmemektedir.
Ceza mahkemesince yapılan yargılama ele alındığında olayın yaralama eylemi olduğu kanaatiyle -trafik kazası olmadığından bahisle teknik bir rapor alınmaksızın- sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.
2918 sayılı KTK'nin "Amaç" başlıklı 1.maddesinde;
"Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
"Kapsam" başlıklı 2.maddesinde;
"Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar."
"Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde ise;
"İşleten : Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."
"Trafik kazası : Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır." şeklinde tanımlanmıştır.
Trafik kazasının tanımında kasten çarpmanın ayrık tutulmadığı izahtan varestedir.
Her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ceza mahkemesi kararı, hukuk mahkemesi hakimini bağlamaz ise de bu dosyada toplanan deliller, dinlenen tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı açısından, davacının yaralanması ile neticelenen söz konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti açısından rapor alınması gerekmektedir ve elzemdir.
Mahkememizce aldırılan her iki raporda yapılan değerlendirmelerin olayın oluş şekline ve gerçekliğe uygun düştüğü, hem alınan raporlardaki teknik belirlemeler hem de ceza mahkemesince toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; olayın trafik kazası niteliğinde olduğu, olay sırasında aşırı alkollü olan yayaların alkolün etkisindeki tutum ve davranışları ile taksiden indikten sonra kaldırımdan inerek yoluna devam etmeye çalışan taksinin önünü kesecek şekilde yol kaplamasının üzerinde kontrolsüz hareketler yaptıkları, taksinin seyir şeridine girerek bedenlerini tehlikeye attıkları ve bu davranışları nedeniyle olayın meydana gelmesine sebep oldukları, yaya ...' nın; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/d ( Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.) trafik kuralını ihlal ettiği, kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı davacı ...’nın %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu; taksi hizmeti vermek üzere aracına aldığı yolcuları nizami olarak yol kenarına indiren, taşıma ücretini aldıktan sonra yoluna devam ederken aracına saldıran yayadan korunmak için seyrine devam etmeye çalışırken aracının önüne çıkan yayalara çarpan, aşırı hızlı olduğu yönünde bir kanıt bulunmayan davalı sürücünün olayda bir kusurunun bulunmadığı değerlendirilmekle yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Maddi vakıalarla ilgili yapılan belirlemeler ile teknik anlamda alınan (biri karayolları fen heyetinden olmak üzere) iki ayrı bilirkişi raporunda da davalı sürücünün olayda kusurunun bulunmadığı tespitleri nedeniyle ve ayrıca ceza mahkemesince verilen HAGB kararının mahkememizce bağlayıcı olmadığı değerlendirilerek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeksizin karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 684,81-TL harçtan alınması gereken 615,40-TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 69,41-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 10.500,00-TL bilirkişi ücreti masrafının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı Sigorta şirketi tarafından yapılan 60,80-TL vekalet harcı masrafının davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan 60,80-TL vekalet harcı masrafının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
8-Maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
10-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 02/10/2025
Katip Hakim