T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
VEKİLİ :
DAVALI : 4-
VEKİLİ :
DAVALI : 5-
VEKİLİ :
DAVALI : 6-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇE YAZIM TARİHİ :
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı ... adına kayıtlı olan aracın sürücüsü olan davalı ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile ... caddesini takiben ... caddesi istikametine sol şeritten seyir halindeyken ... caddesi Hicran sokak kesişimine geldiği esnada aracının sağ tarafını kontrol etmeden sağa doğru manevra yaptığı esnada aracının sağ ön yan kısımlarıyla sağından kendisini geçmek üzere sağ şeritten seyreden davalı ... adına kayıtlı olan sürücüsü davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... Plakalı otomobil ile çarpışması sonucunda, davalı ...'in aracın kontrolünü kaybederek ... Caddesi no:3 ... Sitesi otoparkına doğru savrularak ... Sitesi otoparkında park halinde bulunan müvekkile ait ... plaka sayılı aracın ön kısımlarına çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... adına kayıtlı sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı aracı ile 2918 Sayılı KTK'nun 46/2-B ; (Aksine bir işaret bulunmadıkça şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklememek " kuralını ihlal ettiği, davalı ... adına kayıtlı sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile 2918 sayılı KTK'nın 54/1-A; (Araçların Sağından veya Banketlerden Yararlanmak Suretiyle Geçmek)' maddesini ihlal ettiği, park halinde bulunan müvekkile ait ... Plaka sayılı araçın ise herhangi bir hata ve kural ihlalinin bulunmadığı kaza raporunda tespit edildiğini, müvekkilinin aracının kazadan önceki durumu itibariyle ... 2016 Model (trafiğe çıkış tarihi 2017) orijinal ve bakımlı bir araç olduğunu, aracın kazadan sonra onarıma girdiğini, aracın kazadan sonra birden çok parçasının değiştiğini ve yine bir çok parçasının işlem gördüğünü, kabul edileceği üzere aracın değerini belirleyen önemli kriterler; aracın marka, tipi, modeli, 2. el araç piyasasındaki tutunurluğu, herhangi bir kazasının bulunup bulunmadığı ve tramer kayıtlarında herhangi bir kaydının bulunup bulunmadığının olduğu, müvekkiline ait araçta kaza nedeniyle bir çok parça değiştiğni, müvekkilinin kaza sonrasında tamir edilene kadar geçen süreçte arabasını kullanamadığını, trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybından dolayı doğan zararlarının tam ve eksiksiz tespitinden sonra dava değeri artırılmak kaydı ile şimdilik 100 TL değer kaybının davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aracını kullanamadığı döneme ilişkin araç kullanamama bedeli olarak şimdilik 100 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; HMK madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” olduğunu, müvekkilinin davalının muamele merkezi “... Cad. No: ... Beyoğlu/ Salıpazarı, İstanbul” adresinde bulunduğundan, müvekkil şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkeme İstanbul Mahkemelerinin olduğunu, mahkememizin yetkisine itiraz ettiğini, davacının HMK madde 194 gereğince; dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesi zorunlu olduğunu, bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delilleri somutlaştırmasını talep ettiğini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı ve 09/11/2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza 19.11.2023 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya ilişkin yapılan inceleme ve kontrollerde, davacının aracında 14.999,00 TL değer kaybı hesaplandığını ve bu tutarın 26.02.2024 tarihinde; işbu davadan önce, davacı vekili Av. ...'a ödendiğini, müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirdiğinden değer kaybına dair taleplerin reddini talep müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasının ve başvuru sahibi lehine sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek adına başvuranın kasko sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını; şayet bu husus mümkün değil ise başvuru sahibine kesin süre verilerek ilgili bilgi ve belgelerin kendisi tarafından kasko sigorta şirketinden istenerek dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, ayrıca dava kapsamında değerlendirilecek bir başka husus ise başvuranın aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddinin gerekeceğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, nitekim davacı eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.06.2015 tarih ... E. - ... K. sayılı kararında da yer verildiği üzere, davanın hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava dilekçesinde yer alan kusur durumuna ilişkin davacı iddialarını kabul etmediklerini, kusurun varlığı, var ise oranlarının trafik uzmanları ile uzman hukukçudan oluşacak bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle tespit ettirilmesini talep ettiklerini, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkil tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece müvekkil şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde sigorta poliçesi teminat limiti dışında sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, KTK'nın 109/1-a maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünin amir olduğunu, araç mahrumiyet bedeli, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararlardan müvekkillerinin sorumlu olmadığını, davacının talepleri yargılamayı gerektirmekte olup hasar bedeli, ikame araç bedeli ve değer kaybı bedelinin kabulünün mümkün olmadığın, zira kazanın oluşumunda asli kusurlu taraf müvekkillerinin olmadığını, kazanın oluşumu seyir halindeki müvekkilimize çarpan araçtan kaynaklandığını, davaya konu aracın piyasa rayiç değerinin araştırılarak yapımının ekonomik olup, olmadığı, ekonomik değil ise değer kaybının tespit edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini, Mahkememizce yapılacak incelemede iş bu hususunda irdelenmesinin talep ettiklerini, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİ ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle mevcut kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere kazada ... adına kayıtlı olan aracın sürücüsü olan davalı ...'ın kusuru mevcut olduğunu, ... adına kayıtlı olan aracın sürücüsü olan davalı ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile ... caddesini takiben ... caddesi istikametine sol şeritten seyir halindeyken ... caddesi ... sokak kesişimine geldiği esnada sağ şeritten seyreden davalı ... adına kayıtlı olan sürücüsü davalı ...'in sevk ve idaresindeki müvekkil şirket sigortalı ... Plakalı otomobil ile çarpışması sonucunda, davalı ...'in aracın kontrolünü kaybederek ... Caddesi no:3 ... Sitesi otoparkına doğru savrularak ... Sitesi otoparkında park halinde bulunan davacıya ait ... plaka sayılı aracın ön kısımlarına çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mevcut kazada müvekkil şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığını, diğer davalı ... adına kayıtlı olan aracın sürücüsü olan davalı ...'ın kusurundan dolayı kaza meydana geldiğini, ... trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halindeyken ... plakalı araç sürücüsünün müvekkil şirket nezdinde sigortalı araca çarpması sonucu aracın kontrolünü kaybettiğini, kaza tespit tutanağı dışında kusur durumunun belirli olmadığı bu kazada Bilirkişi marifetince kusur tespiti yapılmadan bu şekilde objektif olmayan bir kusur oranını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, bu sebeple kusur oranının bilirkişi marifetince tespit edilmesinin daha doğru olacağını, hüküm kurmaya elverişli, denetime yetkin bir kusur tayini yapılabilmesi amacı ile dosyanın alanında uzman bilirkişilerce değerlendirilerek tespit edilmesi, hakkaniyetli bir kusur dağılımı yapılabilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına dosyanın bilirkişi tarafından değerlendirilmesini talep ettiklerini, davacı tarafa ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, bu durumda, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, davacıya ait aracın başvuruya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, Aracın ağır hasarlı olması diğer bir ifadeyle pert olması halinde, değer kaybı tazminatı ödenmediğini, dava konusu olay bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanmakta olup, ticari iş olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını, dava konusu araç da trafik sigorta poliçesinde belirtildiği ve ruhsat suretinden de anlaşıldığı üzere hususi araç olduğunu, dava konusu araç özel araç olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhimize hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu md. 99 uyarınca müvekkil şirket kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğu da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, -Müvekkil şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine , esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine , aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; 100,00 TL değer kaybı nedeniyle bakiye tazminatın 24.901,00 TL arttırılarak 25.001,00 TL'ye yükseltilmesine ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile, 100,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatının 14.900,00 TL arttırılarak net 15.000,00 TL'ye yükseltilmesine ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE NETİCE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı ve ikame araç bedeli maddi zararının tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 19/11/2023 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) SİGORTA ŞİRKETİNE BAŞVURU DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı Davalı ... Sigorta vekilinin yasal süre içerisinde 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru dava şartı yönüyle itirazda bulunulmuş ise de davalı ... sigorta tarafından davacı tarafından dava öncesinde yapılan başvuru üzerine 14.999,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin dava şartı yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
(2) YETKİ İLK İTİRAZI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: 6100 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi ve T.C. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı Kararı nazara alındığında söz konusu davanın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının yetkili mahkeme hususunda seçimlik hakkı bulunduğu, kazanın Konya İli Selçuklu İlçesinde meydana geldiği, davada Mahkememizin görevli olması ve dava tarihi karşısında yukarıda zikredilen HSK kararı gereğince Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu görülmekle Mahkememizin yetkili olduğu dolayısıyla davalı vekilinin yapmış olduğu yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
(3) KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır. 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün %50 oranında eşit kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
28/06/2024 Tarihli Kusur raporunda yer alan tespitlerin Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, park halinde bulunan davacıya atfı mümkün bir kusur olmadığı, davalı sigorta şirketleri tarafından dava öncesinde sigortalıları kusurlu kabul edilerek davacıya ödeme yapmış olmaları ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(4) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile ... Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise değer kaybı ve ikame araç bedeli maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
(a) 24/10/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihi olan 19/11/2023 tarihinde 2. El piyasa değerinin 1.200.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 1.150.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 50.000,00 TL olacağı, ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı davalı ... Sigorta tarafından davacı vekiline 26/02/2024 tarihinde 14.999,00 TL ödeme ile ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacı vekiline 10.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı maddi zararının 25.001,00 TL olduğu, aracı makul tamir süresinin 10 gün olduğu, makul günlük kiralama bedelinin 1.500,00 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında ikame araç bedeli maddi zararının 12.820,00 TL olacağı rapor edilmiştir. (Rapordaki maddi hesap hatası ödeme belgelerindeki miktarlar nazara alınarak Mahkeme hakimi tarafından düzeltilmiş ve aynı zamanda her ne kadar bilirkişi tarafından tarafların kusur oranı nazara alınarak hesaplama yapılmış ise de eldeki davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 61 ve devamı maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen davacıya karşı sorumlu oldukları için kusur Mahkememizce değerlendirme yapılırken kusur dağılımı dikkate alınmamıştır)
(b) 31/01/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihi olan 19/11/2023 tarihinde 2. El piyasa değerinin 1.250.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 1.200.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 50.000,00 TL olacağı, ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı davalı ... Sigorta tarafından davacı vekiline 26/02/2024 tarihinde 14.999,00 TL ödeme ile ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacı vekiline 10.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı maddi zararının 25.001,00 TL olduğu, aracı makul tamir süresinin 10 gün olduğu, makul günlük kiralama bedelinin 1.500,00 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmeden yapılan hesaplamada ikame araç bedeli maddi zararının 15.000,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
(c) Değerlendirme: Mahkememizce aldırılan 24/10/2024 Tarihli bilirkişi raporunda değer kaybının 50.000,00 TL olarak hesaplandığı(Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmeden) yine ikame araç bedelinin 15.000,00 TL(Zorunlu giderler mahsup edilmeden) hesaplandığı, yine Mahkememizce aldırılan 31/01/2025 Tarihli bilirkişi raporunda değer kaybının 50.000,00 TL olarak hesaplandığı(Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmeden) yine ikame araç bedelinin 15.000,00 TL(Zorunlu giderler mahsup edilmeden) hesaplandığı, bu haliyle raporlar arasında bir çelişki bulunmadığı ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden/ek rapor aldırılması yönündeki itirazların (Zarardan sorumluluk hükümleri ve düşülmesi gereken zorunlu masraflar ile sigorta şirketleri tarafından dava öncesinde yapılan ödemelerin mahsubu hususunda takdir Mahkememiz hakiminde olmak kaydıyla) reddine karar verilmiştir.
(5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün %50 oranında eşit kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, Mahkememizce aldırılan 24/10/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu ile 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, davacının değer kaybı maddi zararının 50.000,00 TL olacağı, ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı davalı ... Sigorta tarafından davacı vekiline 26/02/2024 tarihinde 14.999,00 TL ödeme ile ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacı vekiline 10.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı maddi zararının 25.001,00 TL olduğu, aracı makul tamir süresinin 10 gün olduğu, makul günlük kiralama bedelinin 1.500,00 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında ikame araç bedeli maddi zararının 12.820,00 TL olacağı anlaşılmakla eldeki davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 61 ve devamı maddeleri gereğince kazaya sebebiyle veren işleten, sürücü ve sigorta şirketlerinin müştereken ve müteselsilen davacıya karşı sorumlu oldukları anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile;
(a) Davacının 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 25.001,00 TL değer kaybı maddi zararının davalı ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ile davalılar ..., ..., ..., ...'den tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
(b) Davacının 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 12.820,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalılar ..., ..., ..., ...'den tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi hususunda vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(6) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de (Emsal T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 03/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde ifade edildiği üzere eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(7) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç ile ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde yolcu nakli/hususi olarak kullanıldığı anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, haksız fiil sorumluları açısından ise kaza tarihi itibariyle başlayacağı lakin davacı tarafından faiz başlangıcının dava tarihi olarak talep edilmesi karşısında talebiyle bağlı kalınarak hükmolunan tazminatlara 29/04/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacıcının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
(a) Davacının 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 25.001,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ...) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 120.000,00 TL'den dava öncesinde yapılan 14.999,00 TL Ödemenin Mahsubu Neticesinde BAKİYE: 105.001,00 TL ) temerrüt tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ...) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 120.000,00 TL'den dava öncesinde yapılan 20.500,00 TL Ödemenin Mahsubu Neticesinde BAKİYE: 99.500,00 TL ) temerrüt tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ..., ..., ..., ...'DEN (Dava tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) Davacının 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 12.820,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALILAR ..., ..., ..., ...'DEN (Dava tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.583,55TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60TL peşin harç ve 680,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan 1.475,95TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta şirketinin (25.001,00/37.821,00) oranında 975,66TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Yargılama giderinden ayrı olarak davacının peşinen karşıladığı 427,60TL başvuru harcı ve 427,60TL peşin karar ve ilam harcı ve 680,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.535,20TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta şirketinin (25.001,00/37.821,00) oranında 1.014,82TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacının yaptığı 8.500,00TL bilirkişi ücreti, 2.600,00TL posta tebligat ücreti ve 60,80TL vekalet suret harcı olmak üzere toplam 11.160,80TL yargılama giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (37.821,00/40.001,00 oranında) 10.552,55TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta şirketinin (25.001,00/37.821,00) oranında 6.975,60TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davalı ... sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
7-Davalı ... sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (2.180,00/40.001,00 oranında) 3,31TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (2.180,00/40.001,00 oranında) 3,31TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10- Davalı ... tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (2.180,00/40.001,00 oranında) 3,31TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta şirketinin (25.001,00/37.821,00) oranında 19.831,04TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
12-Davalılar ..., ... ve ... vekilleri yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... ve ...'e verilmesine,
13-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2025 YILI İÇİN BELİRLENEN 40.000,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip Hakim