T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 14/07/2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 29/05/2020 tarihli ve 02/06/2020 tarihli millileştirilmiş soya fasulyesinin borsalı satışı konusunda mal satış sözleşmesi düzenlediğini, sözleşmeye konu emtianın davalıya teslim edildiğini, sözleşme gereğince ürünün fatura bedeli üzerinden ödemelerinin yapılacağını, borsa bağlandığı andaki fiyat üzerinden de artı-eksi hesaplaşılacağını, Temmuz ayı itibariyle fiyat artışı bahane edilerek davalı şirket tarafından roll erteleme talebinde bulunulduğunu, müvekkili tarafında da bir defaya mahsus olmak üzere 15.794,89USD teminat bedeli karşılığı talebin kabul edildiğini, emtianın borsa fiyatının yükselmesi nedeniyle davalı tarafından aradan geçen beş aylık süre sonunda emtianın borsa satışının yapılmadığını, müvekkilinin bu durumdan zarar gördüğünü, davalı tarafça teminat açığının kapatılacağının söylenmesine rağmen buna ilişkin de bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin Konya . Noterliğinin 19/11/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi iledavalıya ihtar çekildiğini, ihtara rağmen ödeme ve satış yapmayan davalıya ihtarname gereği sonucu bildirilen 30/12/2020 tarihli borsa fiyat farkı konulu 82.902,23USD bedelle e-fatura tanzim edildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının takibe itirazının haksız olup kaldırılması gerektiğini beyanla öncelikle İİK'nun 257.maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilerek davalı şirketin borca yetecek miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 24/08/2021 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; sözleşmelerde temmuz ayına ilişkin fiyat pirim ödemelerinin açıkça yazdığını, bu ifadenin borsa bağlama tarihinin ve vadesinin temmuz ayı olduğunun göstergesi olduğunu, davalı tarafın buna rağmen sözleşmede tarih yazmadığı ve tarih belirleme yetkisinin kendilerinde olduğu iddialarının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin bir defaya mahsus roll erteleme talebini kabul etmesinin davalının istediği kadar uzatma yapabileceği anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki borsa işlemlerinde borsada çıkacak fiyat artışından dolayı çıkabilecek teminat açığının davalı tarafça karşılanacağının açık olduğunu, bu durumun dünyadaki tüm vadeli işlem borsalarında kabul edilmiş ve en ufak tereddüt dahi olmayan bir konu olduğunu, sözleşmeye aykırı davranan davalının noter ihtarı ile temerrüde düştüğünü, taraflar arasındaki sözleşme konusunun ve dava konusunun emtia olduğunu, davalının 6098 Sayılı Kanunun 604.maddeside geçen kumar ve bahis niteliğindeki hususlara ilişkin maddenin iş bu dava ve sözleşme konusu olamayacağını, davalı tarafın cevap dilekçesinde, icra takibi alacağının teminat açığından kaynaklı alacak olduğunu açıkça ikrar ettiğini beyanla talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 09/08/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşmeler gereğince alınan mallara ilişkin borcunu ödediğini, sözleşmelerde borsaya bağlama yetkisinin hangi tarafta olduğu ve borsa bağlama ile ilgili herhangi bir tarih bulunmadığını, icra takibine konu edilen alacağın müvekkil şirketin almış olduğu emtialarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, emtiaların karşılığının ödendiğini, icra takibine konu edilen alacağın davacı tarafın borsada teminat açıklarının artması sebebiyle borsayı tek tarafla olarak belirlemesinden kaynaklı bir alacak olduğunu, borsa bağlama tarihi belirleme yetkisinin müvekkilde olduğunu, aksi durumun sözleşmeye, dürüstlük kuralına ve borsacılık faaliyetlerine aykırı olduğunu, davacı tarafın noter ihtarına Kahramanmaraş . Noteliğinin 25/1/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı ile cevap verildiğini, cevabi ihtar ile sözleşmede tarih olmadığı ve tarih belirleme yetkisinin kendilerinde olduğunun bildirildiğini, ayrıca davacı tarafın noter ihtarı ile borsanın bağlanarak borcun muaccel hale gelemeyeceğini, noter ihtarı ile müvekkilinin temerrüte düşürülmesinin mümkün olmadığını bu durumun hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tamamen iyi niyetli bir şekilde sözleşmede dahi olmamasına rağmen davacıyı zor duruma düşürmemek için roll erteleme teminatı ödediğini beyanla açılan davanın reddine, davacı tarafın alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 06/09/2021 havale tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; sözleşme gereğince temmuz ayında yapılması gereken yükümlülüklerin müvekkili tarafından yapıldığını, davacı tarafın bu husustaki beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın roll erteleme bedeli hakkındaki beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını, roll erteleme bedelinin aynı zamanda teminat açığının kapatılmasına yönelik olduğunu, icra takibine konu borcun emtia satışından kaynaklı olmayıp borsada işlem gören malların satışı sonrası borsada oluşan teminat açığına ilişkin olduğunu, dolayısıyla 6098 Sayılı Kanunun 604.maddeside geçen kumar ve bahis niteliğindeki hususlara ilişkin bir işlem olduğunu, bu kanun maddesi gereğince de alacağın davaya konu edilemeyeceğini ve icra takibi yapılamayacağını, iddia edildiği gibi alacaklının vade tarihi belirlemesinin hukuken kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekilince, davalı şirket aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 82.081,42 USD asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı tarafça 01/02/2021 tarihinde asıl borç ve ferilerine itiraz edildiği ve icra müdürlüğünce 01/02/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekilinin yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde söz konusu icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz 24/05/2023 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile;
"...davacının aralarındaki yazılı anlaşma uyarınca davalıya dönem dönem borsa üzerinden soya fasülyesi satımı yaptığı, ancak Temmuz 2020 vadeli işlemlerin davalı tarafından kapatılmadığı ve kısmi ödeme yapılarak vade uzatımı yapıldığı, bu vade uzatımından kaynaklı olarak 19/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda hesap edildiği üzere 67.062,281 USD tutarında bir açık oluştuğu, günlük bazda fiyatların değiştiği borsa işlemlerinde oluşan açığın veya bir başka ifadeyle zararın, davalı tarafça ödenmesi gerektiği vicdani kanaatine varılmakla söz konusu miktar üzerinden icra takibinin devamı yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Borsalı satışlarda ürün bedelleri günlük olarak yayınlandığından borç miktarının davalı tarafça da tespit edilebilir nitelikte olması sebebiyle hüküm altına alınan alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki icra inkar tazminatının da davalıdan tahsilinin gerektiği anlaşılmıştır. Ne var ki hükmün açıklandığı son duruşma zaptında %20 oranındaki 99.414,46TL icra inkar tazminatı denecek yerde, alacağın takip tarihindeki TL karşılığının tamamı olan 497.072,32TL icra inkar tazminatı dendiği görülmüştür. Sehven yapılan bu açık hesap hatasının HMK'nun 304. Maddesi uyarınca gerekçeli kararının onaylanmasını müteakip yazılacak bir tashih şerhiyle düzeltilebileceği, bu aşamada hükümle gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulamayacağı anlaşılmakla hüküm aşağıda aynen korunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalının Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibe 67.062,28USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulayacağı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte devam olunmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiş olup Konya BAM . Hukuk Dairesinin 29/04/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;
"...dava konusu somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelerden taraflar arasındaki sözleşmelere konu satışın hangi tarihte borsaya tescil edildiği anlaşılamamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmelere konu satışın hangi tarihte borsaya tescil edildiği hususu araştırılarak hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi kurulundan satışın borsaya tescil edildiği tarih itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği fiyat farkının ne olabileceği hususunda, taraf vekillerinin 23/03/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti raporlarına itirazlarının da değerlendirildiği ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; Davacının dava dilekçesinde dava değerini 67.107,34 USD olarak gösterdiği ve bu miktar yönünden itirazın iptalini talep ettiği, dava harcını bu değerin icra takip tarihindeki kur karşılığı olan 1,00 USD = 7,4121 TL üzerinden 497.406,35 TL hesaplayarak bu miktar üzerinden harç yatırdığı, mahkemece 16/07/2021 tarihli tensip zaptı ile davacının dava konusu ettiği 67.107.34 USD'nin TL karşılığı dava tarihindeki kur olan 1,00 USD = 8,6408 üzerinden hesaplanarak dava değerinin 579.861,10 TL olarak belirlendiği ve davacıya bu miktar üzerinden eksik harcı tamamlamak üzere süre verildiği, davacının verilen sürede eksik harcı yatırdığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının talebinin 67.062,28 USD'lik kısmının kabulüne 45,06 USD'lik kısmının reddine karar verildiği görülmektedir. Buna göre davanın reddedilen kısmı 45,06 USD * 8,6408=389,35 TL olup davacı aleyhine hükmedilecek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin bu miktar üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin icra takibinde talep edilen miktar üzerinden belirlenmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre davacı tarafın istinaf taleplerinin incelenmesine gerek bulunmadığına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA..." şeklinde karar verilmiştir.
İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı gereğince dosya mahkememize gönderilmiş olup 06/05/2024 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı yeni esasına kaydedilmiştir.
İstinaf kaldırma kararı sonrasında mahkememizce; Konya Ticaret Borsasına ve Kahramanmaraş Ticaret Borsasına müzekkere yazılarak, dava konusu ürünlerin borsaya hangi tarihte tescil edildiği, borsaya tescile ilişkin tarafların yükümlülüklerinin ne olduğu hususlarına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş ve bu konuda bilgi ve belge sunmak üzere süre verilmiş, Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 03/06/2025 tarihli ek raporda özetle;
"...Davalı şirket sözleşmeyi istedikleri zaman bağlayabileceklerini ifade etmekle beraber, taraflar arasında oluşacak teminat açığına ilişkin 17/09/2020 tarihi ve sonrasında fiyatın yükselmesine rağmen borsanın bağlanmaması için davacı şirkete teminat tamamlamak adına yazılı bir talep ya da havale vs. Bilgi belge dosya kapsamında olmadığı, Uygulamada da teminat açığı oluşacağı fiyat hareketlerinin yaşanması durumunda pozisyonunu devam ettirmek isteyen tarafın teminat yatırarak pozisyonun devamını sağladığı dikkate alınmıştır.
Davacı tarafın iddiaları arasında bir borsa hesabında teminat açığı olduğuna ilişkin ifadeler olsa da, dosyaya hangi yatırım kurumunda bu işlemlerin gerçekleştirildiği ve işlemin ne zaman açıldığı, hangi vadelerde taşıma yapıldığı ya da pozisyon büyüklüklerine dair bilgi belge sunmadıkları tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyeti olarak 17/09/2020 tarihinde ''roll erteleme teminatı'' olarak yapılan ödemeye istinaden 17/09/2020 tarihinde davalı tarafça oluşan teminat açığını kapatmaya yönelik bir irade açıklaması olarak değerlendirilmiştir ve 17/09/2020 tarihinin sözleşmenin bağlanması için makul bir tarih olarak seçileceği değerlendirilmiştir. 17/09/2020 itibariyle sözleşmenin bağlandığı durumda:
Davacının 19/11/2020 tarihli gönderdiği noter ihtarnamesinde de beyan ettiği şekilde:
Kontrat 1:Chicago Borsa Primli 29/05/2020 tarihli Temmuz 180 prim+nakliye+KDV (provizyonel fiyat 385,00USD+nakliyat+KDV) fiyatlı 283,940 MT millileştirilmiş brezilya soya fasulyesi satış sözleşmesi. 283,940 Metrik ton büyüklüğü emtianın tesliminin yapıldığı,
Kontrat 2 :Chicago Borsa Primli 02/06/2020 tarihli Temmuz 170 prim+nakliye+KDV (provizyonel fiyat sevk öncesi güncel kur+10 USD) 404,87 USD olarak provizyonel fiyat hesaplanmıştır. 277,020 MT millileştirilmiş brezilya soya fasulyesi satış sözleşmesi: 277,020 Metrik ton büyüklüğü emtianın tesliminin yapıldığı,
Kontrat 1 yönünden: 17/09/2020 tarihinde ve 29/05/2020 tarihinde emtianın fiyat farkı:
330,40-283,20=47,20USD olmak üzere (Metrik Ton başına fiyat farkı)
47,20*283,94=13.401,968USD
Kontrat 2 yönünden : 17/09/2020 tarihinde ve 02/06/2020 tarihinde emtianın fiyat farkı:
330,40-283,70=46,70 USD olmak üzere (MT başına fiyat farkı)
46,70*277,020=12.936,834USD
17/09/2020 tarihi itibariyle Kontrat 1 büyüklüğü 283,940 MT =13.401,968USD
17/09/2020 tarihi itibariyle Kontrat 2 büyüklüğü 277,020 MT =12.936,834USD
TOPLAM =26.338,802 USD
Davalı tarafından gönderilen roll erteleme teminatı 17/09/2020 tarihi itibariyle 15.794,89USD olduğu dosya kapsamında hesaplandığında ;
26.338,802USD-15.794,89USD=10.543,912USD davalı tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 03/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında dava konusu ürünün borsaya tescil edildiği tarih itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği fiyat farkının ne olabileceği konusunda rapor aldırılması gerektiği belirtilmiştir. Kaldırma kararından sonra Mahkememizce yapılan ihtarat ve verilen süreler üzerine taraf vekillerinin dosyaya sundukları dilekçeler ve ekleri ile ticaret borsalarından gelen yazı cevaplardan, ürünlerin borsaya tescil ettirilmediği tespit edilmiştir. Hal böyle olmakla tescil edilen tarihe göre davacının davalıdan talep edebileceği fiyat farkı hesaplattırılamamıştır. İlgili tarihlerde bir tescil işlemi yapılmadığı için o tarihteki fiyat bilgisine ulaşmak da mümkün olmamıştır. Taraflar arasındaki yazılı sözleşmede, temmuz ayı için fiyat bağlaması yapılması öngörülmüş ise de tarafların bu tarihi şifahi görüşmeleri neticesinde ileri bir tarihe erteledikleri ve fakat ne davacı ne de davalı tarafın, hangi tarihin bağlama tarihi olarak kabul edileceği veya zarar durumunda hangi miktara kadar sorumluluk üstlenileceği hususlarında somut bir belgeyi dosyaya sunamadıkları anlaşılmıştır. Davalı tarafça 02/09/2020 tarihinde 4.590,52USD ve 17/09/2020 tarihinde 11.504,37USD olmak üzere toplam 15.794,89USD roll erteleme teminat bedeli davacıya ödenmiştir. Bu husus her iki tarafın kabulündedir. Bu sebeple bilirkişi heyetinden Mahkememizce, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve dosyaya sunulan bilgi ve beyanlarına göre ürünlerin borsaya tescili için makul süre ve tarihin ne olması gerektiği ve bu tarihe göre davacının iddia ettiği zararın oluşup oluşmadığının tetkik edilerek rapor edilmesi istenilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde en son 17/09/2020 tarihinde ''roll erteleme teminatı'' olarak yapılan ödemeye istinaden 17/09/2020 tarihinde davalı tarafça oluşan teminat açığını kapatmaya yönelik bir irade açıklaması yapıldığı değerlendirilerek bu tarihin makul borsaya bağlama tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. 17/09/2020 tarihi itibariyle sözleşmenin bağlandığı durumda daha önce yapılan 15.794,89USD'lik ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağı 10.543,91USD olarak bilirkişi heyetince hesap edilmiştir. Mahkememizce de benimsenen bilirkişi heyeti raporu uyarınca 10.543,91USD için davanın kabulü, fazlaya ilişkin istem yönünden ise davanın reddi gerektiği kanaatine ulaşılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalının Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibe 10.543,91USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulayacağı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte devam olunmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-)Asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 15.630,51TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
4-)Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (91.107,82/579.861,10) 1.112,60TL'sinin davacıdan, 207,40TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-)Dava açılırken alınan 5.452,48TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 1.408,12TL tamamlama harcı toplamı olan 6.860,60TL harçtan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.223,58TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla alınan 637,02TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
6-)Davacı tarafından yapılan 59,30TL başvuru harcı ve 6.223,58TL karar ilam harcı toplamı olan 6.282,88TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından sarfedilen 5.000,00TL bilirkişi ücretleri, 1.280,00TL posta ve tebligat gideri ve 8,50TL vekalet suret harcı toplamı olan 6.288,50TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (91.107,82/579.861,10) 988,05TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Davalı tarafından sarfedilen 5.500,00TL bilirkişi ücretleri, 500,00TL posta ve tebligat gideri, 492,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 8,50TL vekalet suret harcı toplamı olan 6.500,50TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (488.753,28/579.861,10) 5.479,14TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-)AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-)AAÜT'ye göre hesaplanan 77.312,99TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
11-)Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2025
Başkan Üye Üye Katip