T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında uzun yıllardan beri ticari alım satım ilişkisi olduğunu, davalı şirketin 115.440,00TL'lik cari hesaptan kaynaklanan ve muhtelif faturalara dayanan borcunu ödemediğini, borcun ödenmesi için ihtar çekildiğini, borcunu ödemeyen davalıya karşı Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını, ancak davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığı gibi nedenlerle belirlenecek teminat karşılığında davalı şirketin menkul ve gayrimenkul mallarına ihtiyati haciz/tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda da davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptalini, icra takibinin devamını ve reeskont faizi uygulanmasını, %20'den aşağı olmamak üzere haksız icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının davasını kabul manasına gelmemek kaydıyla, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının, itirazın iptali davasını hak düşürücü süre içerisinde açmadığı bu nedenle davacının davasının reddinin gerektiğini, icra takibine konu edilen faturalar nedeniyle davalı şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket tarafından bir kısım faturaların davalıya düzenlenerek gönderildiğini, bu faturalardaki eksikliklerin ve yanlışların müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini , davacı şirket ile bu hususun görüşüldüğünü, her iki tarafın da mutabık kalması ile davacı tarafından teslim edilmeyen ürünlere dair iade faturası (... Nolu), yanlış fiyatlandırılan ürünlere ilişkin de fiyat farkı faturası (... nolu) kesildiğini ayrıca dava konusu faturalarda yazılı olan malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacının takibi kötüniyetle başlattığını, davalıyla arasında bulunan ticari ilişkideki güveni sarstığını, davacının kötüniyetli olduğunu, bu sebeple %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gibi nedenlerle davacının davasının reddini, davacının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Konya . İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasında itirazın iptali, icra takibinin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 31/12/2024 tarihli duruşması ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 07/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinde davacının davalıdan takibe konu edilen faturalar neticesinde 2024 yılı sonu itibariyle 115.312,67Tl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinde davacı tarafça düzenlenen davaya ve takibe konu edilen faturaların davacı tarafa noter kanalıyla ihtarname çekilerek faturaların kabul edilmediğini, ticari defter kayıtlarına alınmadığı, tüm bunların sonucunda davacının davalıdan 2024 yılı sonu itibariyle 0,52TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, iddiaya göre faturalara konu malların teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
Mahkememize sunulan 07/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinde davacının davalıdan takibe konu edilen faturalar neticesinde 2024 yılı sonu itibariyle 115.312,67Tl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinde davacı tarafça düzenlenen davaya ve takibe konu edilen faturaların davacı tarafa noter kanalıyla ihtarname çekilerek faturaların kabul edilmediğini, ticari defter kayıtlarına alınmadığı, tüm bunların sonucunda davacının davalıdan 2024 yılı sonu itibariyle 0,52TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacı taraf, faturaya konu malların teslim edildiğini bildirmiş olduğu delillerle usulünce ispatlayamamış olup, Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olmakla eğer bu delile başvurulacak ise yemin metnini hazırlayıp sunmak ve davalı şirket yetkilisine tebligat çıkartmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince yemin metni sunulmuştur.
Davalı şirketi yetkilisi, davaya konu ve faturalar içeriğindeki malların teslim alınmadığına ilişkin yemin etmiştir.
Tüm bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine ve davacının takip başlatmakta kötüniyet olgusu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davanın REDDİNE,
2-)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-)Peşin alınan 1.971,43-TL harçtan alınması gereken 615,40 TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 1.356,03-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-)Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-)Davalı tarafından yapılan 60,80- TL vekalet harcı masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/10/2025
Katip Hakim