T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının ... plaka sayılı aracı ile çevre yolu Cad. ... Mah. Adresinde bulunan ... Caddesi Köprülü Kavşağı yan yolunda seyir halinde iken önünde seyreden aracın yavaşlaması ve duraklaması sonucu kontrollü bir şekilde yavaşlayıp durakladığını ancak davacının hemen arkasında gelen ... plakalı ...'un sevk ve idaresindeki aracın hızını ve takip mesafesini korumaması sebebiyle davacının aracının arkasına hızla çarptığını, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini kusur oranın belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini, taraflarınca sigorta şirketine başvurulduğunu, meydana gelen hasar onarım bedelinin ödeneceğini, değer kaybı tazminatı içinse ihtiyati arabulucuk ile sulh olma teklifinde bulunulduğunu ancak kabul etmediklerini, davacının araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ve davacının kendi imkanlarıyla tamir ettirmek zorunda kaldığını, aracını kullanamadığı için mahrum kaldığı gibi nedenlerle davanın kabulü ile şimdilik 100,00TL hasar onarım bedeli alacağının ve 100,00TL değer kaybı alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, şimdilik 100,00TL araç mahrumiyet bedeli alacağından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; İlgili poliçede maddi tazminat için araç başına 200.000 TL teminat limiti belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının sorumluluğunu her halükarda bu limitle sınırlı olduğunu, davacının kazaya sebep olan aracın tespit edilemediğinden sanki kaza sigortalı araç sebebiyle meydana gelmiş gibi işbu davayı sigortalı araç maliki, sürücüsü ve sigortacısı davalı şirkete yönelttiğini, davacı sigortalı aracın arkadan çarpma sebebiyle kusurlu olduğunu iddia etmekteyse de her durumda arkadan çarpan aracın kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, nitekim somut olayda plakası belirlenemeyen ve olay yerini terk eden 3. Araç trafik güvenliğini tehlikeye atarak hem davacı aracının, hem de sigortalı aracın normal seyir düzenini bozmuş, davacı da ani fren yapmak suretiyle sigortalı aracın kendi aracına çarpmasına sebep olduğunu, davacının aracının 15 yaşında olduğu dikkate alındığından artık hurda araç olarak kabulünün gerektiğini, dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı aracın hiçbir kusurunun bulunmadığından reddini, davacı aracının daha önce yaptığı kaza nedeniyle değer kaybına uğramış olduğu ve aracın yaşı dikkate alınarak davanın reddini, faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; davalılara yönelik açılan davayı öncelikle dava şartı arabuluculuğun davalılar yönünden getirilmemesinden reddine karar verilmesini, dava konusu kazanın tutanak altına alındığını ve kusur oranının yapılamadığını, Davacı, davalının aracının arkadan çarpma sebebiyle kusurlu olduğunu iddia etmekteyse de her durumda arkadan çarpan aracın kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda plakası belirlenemeyen ve olay yerini terk eden 3. Araç trafik güvenliğini tehlikeye atarak hem davacı aracının, hem de davalının aracının normal seyir düzenini bozduğunu, davacı da ani fren yapmak suretiyle davacının aracının kendi aracına çarpmasına sebep olduğu gibi nedenlerle dava konusu olayda davalıların hiçbir kusuru bulunmadığından reddini, davacı aracının daha önce yaptığı kaza nedeniyle değer kaybına uğramış olduğu ve aracın yaşı dikkate alınarak davanın reddini, faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 09/03/2024 tarihinde ... plaka sayılı aracın araç takip mesafesini korumaması sebebiyle davacının ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı, hasar onarım bedeli ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 09/01/2025 tarihli duruşma zaptı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalı ...'un sahibi olduğu ... plaka sayılı kamyonetin sürücüsü davalı ...'un duramayarak aracının ön kısmı ile ... plaka sayılı otomobile arkadan çarpması ile arkadan çarptığı ... plaka sayılı otomobilin arka kısmında oluşan hasardan dolayı 2918 sayılı KTK'nun 56/c maddesinde açıklanan trafik kuralını ve bu kurala karşılık gelen aynı kanunu trafik kazalarında sürücü asli kusurlarından sayılan 84/d kuralını da ihlal ettiği sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'in sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin ön kısmı ile aracının arka kısmından çarpılmasıyla ilgili olarak ... plaka sayılı aracının arka kısmında oluşan hasardan dolayı kural ihlalinin bulunmadığı, ... plaka sayılı otomobilin sol ön kısmındaki hasardan dolayı sürücü ...'in %100 kusurlu, ... plaka sayılı kamyonetin sürücüsü ...'un ise kusursuz olduğu, ... plakalı araçta KDV dahil 84.707,72TL hasar tazminat tutarının oluştuğu, 09/03/2024 tarihi itibariyle reel değer kaybı tutarının 35.000,00TL olduğu, araç onarımının ise 7 gün sürece görüş ve kanaat bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 20/03/2025 tarihli duruşmasında dosyanın sigorta bilirkişisi yönünden ek rapor için tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 27/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Dosya içeriği itibariyle yapılan değerlendirmeler neticesinde kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 27/03/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın tekrardan sigorta bilirkişisine tevdi edilerek araç mahrumiyet bedeli yönünden objektif olarak aracın kaç günde tamir edileceği, günlük kiralama bedeli amortisman, yakıt vb giderler düşürülerek varsa araç mahrumiyet zararının kaza tarihi itibariyle hesaplanması için ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 04/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında; aracın onarımının “7'' gün süreceği, bu süreye göre kiralama bedelinin KDV dahil 9.975.-TL olduğu, dosya içeriği itibariyle; başvuran vekilinin itirazlarına ilişkin yapılan değerlendirmeler neticesinde kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (hasar bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu olduğu açıktır.
Somut olayda, ... plakalı araçta KDV dahil 84.707,72TL hasar tazminat tutarının oluştuğu, 09/03/2024 tarihi itibariyle reel değer kaybı tutarının 35.000,00TL olduğu, Davacı araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında; aracın onarımının “7'' gün süreceği, bu süreye göre kiralama bedelinin KDV dahil 9.975.-TL olduğu kanaatini bildirir rapor sunulduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 30/04/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
(a) Davacının 09/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle oluşan 84.707,72TL hasar bedeli maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... VE ...'DAN (Kaza tarihi olan 09/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) Davacının 09/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 35.000,00TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... VE ...'DAN (Kaza tarihi olan 09/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(c) Davacının 09/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 9.975,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALILAR ... VE ...'DAN kaza tarihi olan 09/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.858,63TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 2.210,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.221,03-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (119.707,72/129.682,72) oranına isabet eden 5.742,51-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna,)
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harcı, 2.210,00TL tamamlama harcı, 588,50-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.714,50-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (119.707,72/129.682,72) oranına isabet eden 8.967,28-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (119.707,72/129.682,72) oranına isabet eden 27.692,45-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna,)
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı İsmail ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.02/10/2025
Katip Hakim