T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket ... Tic. Ltd. Şti. Davalı borçluya gübre satışı gerçekleştirdiğini ve gübreleri davalı borçluya tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, bu gübre satışı ile ilgili 23.02.2023 tarih ve ... fatura numaralı fatura ile ... " isimli üründen 1.000 kg miktarını 9.000,00 TL karşılığında teslimi gerçekleştiğini, bu satıştan sonra davalı borçlu ilk fatura bedelini ödemeden ikinci kez müvekkil şirkete geldiğini ve bir kez daha gübre satın almak istediğini beyan ettiğini, bu iki satışın ücretinin hepsini tek seferde ödeyeceğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkil şirket 03.04.2023 tarihinde ... fatura numaralı fatura ile "... " isimli gübreden 5.000 kg miktarını 45.000 TL karşlığında satışı ve teslimi gerçekleştiğini, müvekkili şirketin davalı borçludan kendisine teslim ettikleri fatura içeriğinde yer alan ürünler karşılığında toplam 54.000,00 TL bedelin kendisine ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı borçlu kötüniyetli olarak bugün ödüyorum yarın ödüyorum gibi çeşitli bahaneler ile borcu ifadan kaçındığını, davalı borçlunun kendisine tam ve eksiksiz olarak teslim edilen faturaya konu ürünlerin kendi tarlalarında kullandığını ve bu malzemelerden elde etmeyi umduğu yararı elde ettiğini, buna karşın müvekkili şirketin ürün satışından kaynaklı alacağını tahsil edemediğini, dava konusu ürün satışlarının 23.02.2023 ve 03.04.2023 tarihlerinde gerçekleştiğini, aradan geçen süre içerisinde davalı borçlunun faturaya ve fatura içeriğine karşı herhangi bir itirazı bulunmadığını, bu sebeple davalı borçlunun fatura içeriklerini ve faturadan kaynaklı borcu kabul etmiş sayıldığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, başlatılan icra takibinde itirazın iptali ile kaldırılmasına, kötü niyetli olarak borçtan kurtulma çabasında olan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı davalıya cevap vermemiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptalinin gerekip gerekmediği, davacının takipteki kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına alınmıştır.
Davalının yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığı sorulmuş, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabı yazısında davalının tacir kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliğine müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığı sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına alınmıştır.
Konya Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması ve ayrıca davalının 2023 yılında vermiş olduğu gelir beyannamesi suretinin ve eklerinin gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların bağlı olduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak tarafların 2023 yılına ait BA BS formlarının gönderilmesi istenilmiş, Mevlana Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında davalının 2023 yılına ait BA ve BS formlarının bulunmadığı bildirilmiş, Sarayönü Mal Müdürlüğünden davacı şirkete ait 2023 yılına ait BA ve BS formları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların ticari defterleri incelenmek üzere dosya SMMM bilirkişisine tevdii edilmiş, SMMM bilirkişinin Mahkememize sunmuş olduğu 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; 213 sayılı V.U.K 177.ınci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin davalı Rasim Eser tarafından aşılmadığından ve dava takip tarihi itibariyle işletme hesabı esasına göre defter tuttuğundan dolayı tacir vasfına haiz olmadığı, davacının ticari defterlerinde takibe konu edilen faturaların 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu edilen faturaların bedelinin ödenmesine ilişkin hesap bakiyesine davalı tarafından senet düzenlendiğine dair muhasebe yevmiye kaydına istinaden bakiye tutarının tamamına ödeme yapıldığı, bunun neticesinde davacı tarafın davalı taraftan herhangi bir alacak bakiyesinin kalamadığının ticari defterlerinden tespit edildiği, takibe konu edilen faturaların 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, herhangi bir muhasebe, yevmiye kaydının olmadığı, takibe konu edilen faturaların ödenmesine ait herhangi bir ödeme bilgisinin mevcut olmadığı ve herhangi bir muhasebe yevmiye kaydının olmadığı, bunun neticesinde taraflar arasında cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir ticari ilişkinin oluşmadığı, dolayısıyla taraflar arasında herhangi bir borç alacak bakiyesinin mevcut olmadığı rapor edilmiştir.
TTK'nın 12/1.maddesinde "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği şeklinde belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, davalının ticaret siciline kaydının bulunmadığı, 213 sayılı V.U.K 177'inci maddesinin birinci fıkrasının 1,2,3 numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin davalı tarafından aşılmadığı ve dava tarihi itibariyle işletme hesabı esasına göre defter tuttuğundan tacir olmadığı, tüm bu hususların bilirkişi incelemesi ile ve gelen yazı cevapları ile sabit olduğu, uyuşmazlık konusu sözleşmenin de TTK'da düzenlenmediği, dolayısıyla eldeki davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, bu nedenlerle davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 18/09/2025
Katip Hakim