T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : HASIMSIZ -
MÜDAHİLLER : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
: 3-
: 4-
VEKİLİ :
: 5-
VEKİLİ :
: 6-
VEKİLİ :
: 7-
VEKİLİ :
: 8-
VEKİLİ :
: 9-
VEKİLİ :
: 10-
: 11-
VEKİLİ :
: 12-
VEKİLİ :
: 13-
: 14-
VEKİLİ :
: 15-
VEKİLİ :
: 16-
VEKİLİ :
: 17-
VEKİLİ :
MÜDAHİLLİK TALEBİ REDDEDİLEN
İLGİLİLER : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
: 3-
VEKİLİ :
: 4-
KONKORDATO
KOMİSERİ :
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 13/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin minibüs ve dolmuş ile yapılan şehir içi taşımacılık işini yaptığını, 2000 yılından bu yana faaliyetine devam ettiğini, araç filosunun olduğunu, Ereğli ilçesinde okullara öğrenci taşımacılığı yaptığını ancak covid1-19 dönemi ile okulların tatil olmasıyla bir dönem iş yapılamadığını, araç filosu için alınan araç bedellerine ilişkin taksitlerin ödenemediğini, 2020 yılında ... Turizm isimli şirketi kurduğunu, Ereğli ilçesinde büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, süt üreticiliği işleri yaptığını, bir müvekkilinin bir dönem şarküteri dükkanı açtığını daha sonra aynı adreste yangın tüpü ve ilk yardım çantası satış işlerini yaptığını, gelinen aşamada müvekkilinin Kemal Karakut şahıs işletmesi üzerinden halen öğrenci ve memur taşımacılığı yaptığını, kurmuş olduğu şirket üzerinden de hayvancılık işinin devam ettiğini, müvekkilinin covid-19 döneminde taşımacılık yapamaması, döviz kurundaki sürekli artışlar, global ekonomik koşullar nedeniyle krediye ulaşmakta zorluklar yaşanması, hayvan ve süt satışlarında zararına satışlar yapıldığını bu nedenlerle oluşan durum nedeniyle müvekkili şirketin mali olarak zor durumda kaldığını, alacaklarını alamadığını, ödemelerini yapmakta zorlandığını, verilen çekleri ödemekte zorlandığını, kısa süre içerisinde önlem alınmadığı takdirde müvekkilinin ticari ve zirai hayatının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, müvekkilinin ticari hayatının bitmesi halinde borçlarını ödeyemeyeceğini, alacaklıların alacaklarına kavuşamayacağını, bu durumun alacaklılar içinde olumsuz bir durum olduğunu, müvekkilinin ticari hayatına devam etmesi halinde borçlarını ödeyebileceğini, İİK'nuna uygun olanak hazırlanan ön proje kapsamında müvekkilinin 36 ay içerisinde tüm borçlarını ödeyebilir konuma geleceğinin öngörüldüğünü, mevcut durumda müvekkilinin borçları nedeniyle haciz ve hukuksal tacizlerle karşı karşıya kalabileceğini, olası hacizler nedeniyle müvekkili şirketin faaliyetlerinin zarar görebileceğini, mevcut sermaye ve malvarlıklarıyla işletme faaliyetlerinin devam edebileceğini beyanla müvekkili hakkında konkordato projesinin tasdik kararı verilmesine kadar geçici mühlet kararı verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkil şirketin mallarının muhafazası için gerekli tedbir kararlarının alınmasına, davacı lehine tedbirlere hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 21/07/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; müvekkili için verilen kesin mühlet dönemi içinde iş bu davanın müvekkiline bir fayda sağlamayacağının anlaşıldığını, davadan feragat ettiklerini, feragat talepleri gibi davanın karara çıkarılmasını, dosyada bulunan avans ve harçların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememiz 14/06/2024 tarihli ara kararı ile; davacı lehine 14/06/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Mahkememiz 11/09/2024 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile; davacı lehine 14/09/2024 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 30/07/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu, 27/08/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporu, 30/01/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 1. raporu, 14/04/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 2. raporu, 29/05/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporu, 20/06/2025 tarihli kesin mühlet dönemi yenilenmiş nihai raporu, 19/08/2025 tarihli kesin mühlet dönemi borca batıklık raporu dosyaya ibraz edilmiş, davacının varlıklarının değerlendirilmesini yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmesi hususunda geçici konkordato komiseri tarafından talepte bulunulmuş, talep doğrultusunda gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, ... A.Ş., ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... A.Ş., ... , ... Ticaret Limited Şirketi, ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası T.A.O., ... , ... Bankası A.Ş. ... , ... , ... ve ... vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
Müdahil talebinde bulunan ... A.Ş., ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... A.Ş., ... , ... Ticaret Limited Şirketi, ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası T.A.O., ... , ... Bankası A.Ş.'nin müdahillik taleplerinin kabulüne, ... ... ... ... ... ve ... başvuru ve peşin harç yatırılmaması nedeniyle müdahillik taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 27/08/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporda özetle;
"...1)Davacı'ya 14/06/2024 tarihinde, geçici mühlet dönemindeki hak ve görevleri hem sözlü olarak anlatılmış hem yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
2)Geçici mühlet sürecinde borçlunun, komiserliğimiz nezareti altında işlerine devam etmesi sağlanmış, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis etmemesi, kefil olmaması ve ivazsız tasarruflarda bulunmaması; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmemesi ve takyit etmemesi başta olmak üzere lazım gelen hususlarda gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır.
3)Davacı ile 14.06.2023 tarihinde alınmış karar üzerine ... Bankası ... Şubesinde “Konkordato Hesabı” açılmış olup mühlet sürecinde kullanılmaktadır. Borçluya yapılacak ödemelerin, açılmış olunan konkordato hesaplarına yapılması, borçlunun diğer hesaplardaki paralarının bu hesaplara aktarılması, borçlu tarafından yapılacak ödemelerin Geçici Konkordato Komiserliğimizin onayı hesaplardan yapılması, banka şubesinden ödemelerde Geçici Konkordato Komiserli onayını zorunlu kılan gerekli sistemsel işlemlerin yapılması, borçluya ödeme yapacak ki kurumların borçlu/borçlu temsilcisi aracılığıyla bu hesaplardan haberdar edilmesi sağlanmıştır.
4)Davacıya ait varlıkların ve borçlarının gerçek değerlerinin tespiti çalışmaları, mizan verileri ve değerleme raporları doğrultusunda varlık ve borç mevcudu çalışmaları aşağıda sunulduğu şekilde devam etmektedir.
a.İİK'nin 286. maddesinin “b” bendi gereği; Davacıya ait ticari defterlerin zamanında tasdik edilmiş olunduğu görülmüştür.
b.İİK. m. 286/1-b maddesinde tanımlı olan ayrıntılı bilanço verilerine göre 30.06.2024 tarihi itibariyle; Varlıklar toplamının 39.000.328,98 TL, Borçlar toplamının 29.876.560,32 TL olduğu, varlıklar ile borçların mukayese edilmesi neticesinde davacının, 9.123.768,66 TL olumlu farka sahip olduğu ve borca batık durumda olmadığı,
5)Davacının ticari defterleri, bu defterlerdeki kayıtları ve dosyaya sunmuş olduğu mali verileri üzerinde inceleme, teyit ve hesaplama çalışmaları devam etmekte olup, işbu rapor zamanına kadar, sunulan ön projenin, ticari defter kayıtları ile uyumlu olmadığı ve eksiklik bulunduğu yönünde bir durum ile karşılaşılmamıştır.
6)Takdirin Sayın Mahkemede olduğu esası ile İİK. m. 289 uyarınca, davacının dosyasında mevcut olan verilerin yanı sıra, geçici mühlet süresi içinde yapmış olduğu çalışmalar, faaliyet göstermiş olduğu sektör, hizmet ve kazanç potansiyeli, mevcut borçları, alacakları, azmi, yaklaşık ispat ölçüsüne göre değerlendirilmekte olup, işbu rapor tarihine Davacının, geçici mühlet kararının kaldırılmasını gerektiren bir uygulaması görülmemiştir.
7)Davacının geçici mühlet dönemindeki ticareti dikkate alındığında ön projenin olduğu yaklaşık ispat ölçüsüne göre değerlendirilmiş olup, rapor lanan gerekçelerden dolayı, DAVACININ, KESİN MÜHLET SÜRECİ VERİLMESİ İLE BORÇLARINI TASFİYE EDEBİLECEĞİ, KONKORDATONUN BAŞARIYA ULAŞMASININ KUVVETLE MUHTEMEL OLABİLECEĞİ yönünde Geçici Konkordato Komiserliği kanaatimin olduğu hususlarını..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 14/04/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 2. raporda özetle;
"...1)Davacı kesin mühlet dönemindeki hak ve görevleri doğrultusunda, komiserliğimiz nezareti altında işlerine devam etmiştir.
2)Davacıya ait varlıkların ve borçlarının gerçek değerlerinin tespiti çalışmaları, mizan verileri ve değerleme raporları doğrultusunda varlık ve borç mevcudu çalışmaları gerçekleştirilmiş, İİK'nin 286. maddesinin, “b” bendi gereği; Davacıya ait ticari defterlerin zamanında tasdik edilmiş olunduğu görülmüş olup, Kanunun 286/1-b maddesinde tanımlı olan ayrıntılı bilanço verilerine göre de 31.12.2024 tarihi itibariyle; varlıklar toplamının 18.062.036,29TL, borçlar toplamının 30.285.802,35TL olduğu, varlıklar ile borçların mukayese edilmesi neticesinde davacının (12.223.766,06TL) olumsuz farka sahip olduğu ve borca batık durumda olduğu, ödeme aczinin devam ettiği anlaşılmıştır.
3)Komiserliğimizce devam eden çalışmalar sürecinde, Davacının, kesin mühlet kararının kaldırılmasını gerektiren bir uygulaması görülmemiştir.
4)Davacı, Sayın Mahkemenize sunmuş olduğu ön projeden farklı olarak, faiz ve vade açısından alacaklıların lehine yaklaşımda bulunmak suretiyle, konkordato kapsamındaki alacaklılarına toplamda *430 faiz ödemeyi, alacaklıların kayıplarını mümkün olduğunca azaltmayı hedeflemiş ve değişken 24 ay taksitli bir proje teklifi ile alacaklılar toplantısına hazırlığını yapmıştır. Komiserlik kanaatimizde kayda değer bir olumsuzluk oluşmamış, projenin ne denli uygulanabilir. olduğu hususu alacaklılar toplantısında ayrıntılı değerlendirilecektir.
5)Borçluya ait varlıklardan; ... plakalı ticari servis aracının plaka değeri, ... Esnaf Odası” tarafından 1.000.000,00 TL olarak ve 03.06.2024 tarihli plaka bedeli belgesi düzenlenmiştir. Borçlu işletmenin bünyesinde faydası olmayan bu plakanın satılması ve elde edilecek fon ile katma değer üretebilecek Antalya bölgesi servis ağına yatırım yapılması borçlu tarafından komiserliğimizden talep edilmiştir. Talep varlık artırıcı unsur taşıdığından dolayı Sayın Mahkemenizce kabul edilmesi halinde plaka ve ona bağlı olan ekonomik faydasını yitirmiş aracın müşterisi halihazırda varken elden çıkarılması, elde edilecek fonun Antalya bölgesi servis ağına yatırım yapılması proje için faydalı olacaktır.
6)Borçlu işletme yaz sezonuna başlamış, araçlarının önemli bölümünü Antalya bölgesine aktarmıştır. Yukarıda bahsedilmiş olan servis ağına destek işleminin de yapılmasından sonra Komiserliğimiz sırasıyla; Alacaklılar Toplantısı ilan yazısının sunulması (16 Nisan 2025), Alacaklılar Toplantısının gerçekleştirilmesi (11 Mayıs 2025), Gerekçeli Nihai Raporun Sayın Mahkemeye sunulması (26 Mayıs 2025), çalışmalarını gerçekleştirecektir..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 20/06/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporda özetle;
"...22.1 Davacının BORCA BATIK HALDE olduğu,
22.2 Konkordato projesi ile davacı tarafından alacaklılarına teklif edilen tutarn BORÇLUNUN İFLASI HALİNDE ALACAKLILARIN ELİNE GEÇEBİLECEK MUHTEMEL MİKTARDAN FAZLA OLACAĞI,
22.3.Alacaklılara teklif edilmiş projesi kapsamındaki ödeme tutarlarınn DAVACININ KAYNAKLARI İLE ORANTILI olduğu,
22.4. Toplantıya katılım oranının 12 kişi ile 960,00 olduğu,
22.5. Projeye “EVET” oyu verenlerin; “Alacak Tutarı” yönünden 18.648.168,30-TL olduğu ve alacak toplamı arasında 069,11 oranına tekabül ettiği,
22.6. Projeye “EVET” oyu verenlerin; “Alacaklı Sayısı” yönünden 10 olduğu ve alacaklılar arasında 050,00 oranına tekabül ettiği,
221.KONKORDATO PROJESİNİN 302. MADDEDE ÖNGÖRÜLEN ÇOĞUNLUKLA KABUL EDİLMİŞ olduğu görülmüştür.
23.Komiserlik kanaatim; iflasın yıkıcı etkilerine karşın, Davacının, yolcu taşımacılığı faaliyetini ağırlıklı olarak sözleşmeli gelirler ile gerçekleştirmekte olduğu, alacaklılar toplantısında taşımacılık mesleğinin içinde olan kişilerce davacının sunmuş olduğu projenin uygulanabilir olduğu görüşünün de etkisiyle- hasılat yönünden ekonomideki konjonktürel dalgalanmalardan yüksek seviyede etkilenmeden yıllara sari plan yapıp sözler verebilecek düzenli ve artan oranlı bir gelir kapısına sahip olabileceği değerlendirildiğinde projenin uygulanabilir olduğu yönündedir..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 19/08/2025 tarihli kesin mühlet dönemi borca batıklık raporda özetle;
"... 1.Sayın Mahkemenin 23.07.2025 tarihli ara kararında yazılı olan Borçlunun kaydi ve rayiç değerler üzerinden borca batık olup olmadığının kesin tespiti için konkordato komiserinden rapor alınmasına, bu hususta konkordato komiserine ihtarlı davetiye çıkarılmasına” hükmü gereği yukarıda gerekçesi sunulan rapor hazırlanmış,
2.Rayiç Değer Bilançosunda, varlıklar toplamının 14.106.893,47 TL, borçlar toplamının 28.716.703,54 TL olduğu, borçlunun öz varlığının tamamını yitirdiği, borca batıklık oranının 0,49 olduğu, netice itibariyle Davacının BORCA BATIK DURUMDA OLDUĞU görülmüştür..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 10/09/2025 tarihli duruşmasında konkordato komiseri beyanlarında;
"...dosyaya en son sunmuş olduğum 19/08/2025 tarihli raporumu aynen tekrar ederim, davacının şahıs işletmesi güncel durum itibariyle borca batık vaziyettedir, bir önceki duruşmada gerek tarafımca gerekse de davacı tarafça sözünü ettiğimiz davacının servis ağının Antalya iline aktarılmasından dolayı buradan elde edilen gelirlerle ilgili konkordato hesabına hiçbir şekilde para girişi olmamıştır, bununla birlikte rayiç değer tespiti için şahsi işletme adına kayıtlı motorlu araçların yerini davacıya sorduğumda kendisinden net bir bilgi alamadım, hakkında karşılıksız çek suçundan dolayı yakalama kararının bulunduğunu dün kendisiyle yapmış olduğum telefon görüşmesiyle öğrendim..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 10/09/2025 tarihli son duruşmasında konkordato komiseri beyanlarında;
"...davacının şimdi duruşmada bahsetmiş olduğu adli para cezası ödemelerinden dolayı tarafıma hiçbir şekilde bilgi verilmemiş ve icazet alınmamıştır, takdir mahkemenindir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 10/09/2025 tarihli son duruşmasında davacı vekili beyanlarında; "...konkordato komiserinin dosyaya en son sunmuş olduğu rapordaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, feragatimiz doğrultusunda davanın reddini talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 10/092025 tarihli son duruşmasında davacı beyanında;
"...Avukatım aracılığıyla açmış olduğumuz davadan feragat ediyoruz, ben şuanda karşılıksız çek keşide etmek suçundan kesinleşen mahkumiyetim sebebiyle cezaevinde bulunmaktayım, konkordato komiseri tarafından dosyaya sunulan 19/08/2025 tarihli rapordaki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, borçlarımı ödeyecek mali güce sahip değilim, yeterli para birikimi gerçekleştiremedim, karşılıksız kalan çekler sebebiyle yaptığım ödemelerden kaynaklı olarak borçları kapatma imkanım kalmadı, ben şuanda karşılıksız kalan toplam bedeli 4.5 milyon TL olan 5 adet çekin karşılıksız çıkması ve bundan dolayı hakkımda verilen adli para cezalarının ödenmemesinden kaynaklı olarak cezaevinde bulunmaktayım, bu çeklerin vadeleri geçici mühlet tarihinden önceydi, adli para cezası 20 eşit taksit olarak hükmedilmişti, Temmuz 2025 tarihine kadar olan taksitleri ödedim, aylık taksit tutarı 215.000,00TL idi, sadece 4 taksidi ödeyebildim, geri kalan taksitler ödenmeyince almış olduğum adli para cezası hapis cezasına çevrildi, bir önceki celsede bahsetmiş olduğum Antalya ilindeki servis işletmeciliğinden elde etmiş olduğum gelirleri bahsettiğim adli para cezasının ödenmesinde kullandım, bundan dolayı da konkordato hesabına para girişi olmadı, normalde yaptığım hesaba göre adli para cezalarını ödedikten sonra bir miktar paranın artacağını düşünmüştüm ve bu sebeple de bundan önceki yazılı ve sözlü beyanlarımızda adli para cezası ödemelerinden bahsetmedim..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 10/09/2025 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında;
"..Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve kesin mühlet kararları ile dosya kapsamında verilen tüm ihtiyati tedbirler kaldırılsın ve davacının davasının reddine ve/veya iflasına karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN NİTELİĞİ, YARGISAL İÇTİHATLAR, DOKTRİN GÖRÜŞLERİ:
Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
İşbu davanın yargılaması sırasında davacı vekilinin 08/08/2025 havale tarihli dilekçe ile vekâletnamesindeki davadan feragat özel yetkisine dayalı olarak davadan feragat ettiklerini mahkememize bildirmiştir.
HMK nun 307. maddesi: "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir.
HMK nun 309. maddesi: "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun 310. maddesi: "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 311. maddesi: "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 312. maddesi: "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
DAVANIN REDDİ KARŞISINDA İFLAS KARARI VERİLMESİNİN GEREKİP GEREKMEDİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE;
2004 sayılı İİK'nun 292/1.maddesi:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir." hükmünü,
2004 sayılı İİK'nun 308.maddesi:
"Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.
Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır."
hükmünü içermektedir.
2004 sayılı İİK'nun Doğrudan Doğruya İflas Halleri
başlıklı 177. Maddesi:
"Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.
1 – Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2 – Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;
3 – 308 inci maddedeki hal varsa;
4 – İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.
Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da uygulanır." hükmünü içermektedir.
Davacı asılın 10/09/2025 tarihli son duruşmadaki beyanından anlaşıldığı üzere, geçici mühlet kararından önce doğan çek borcuna ilişkin ödeme yapmak suretiyle davacı şahıs işletmesinin süreci kötüye kullandığı ve alacaklıların zararına tutum izlediği, ayrıca 02/07/2025 tarihli duruşmada yine davacı asılın işleticisi olduğu servis ağının Antalya iline nakledilmesinden sonra elde edilen hasılatın konkordato hesabına aktarılacağı belirtilmesine rağmen konkordato hesabına para yatırtılmadığı ve buradan elde edilen hasılatın da geçici mühletten önce doğan çek borçlarının ödenmesinde kullanıldığı anlaşılmakla, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunması sebebiyle İİK'nin 177. Maddesinde düzenlenen doğrudan doğruya iflas koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak davacı hakkında iflas kararı da verilmesi gerekmiştir.
Her ne kadar hükmün açıklandığı duruşma tutanağında zühule dayalı maddi hata sonucunda, kısa kararının 2. ve 3. bentlerindeki geçici mühlet tarihleri 2024 yılı yerine 2025 olarak yanlış yazılmış ise de, bu yanlışlık gerekçeli kararda düzeltilmek suretiyle aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Mahkememizin 14/06/2024 tarihli geçici mühlet ara kararı ve 11/09/2024 tarihli kesin mühlet ara kararı ile verilen GEÇİCİ VE KESİN MÜHLETİN, kararlarının kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
3-Mahkememizin 14/06/2024 tarihli geçici mühlet ara kararı ve 11/09/2024 tarihli kesin mühlet ara kararı ile verilen İHTİYATİ TEDBİRE İLİŞKİN TÜM KARARLARIN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
4-2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, davacı ... (T.C.KN: ... )'un İFLASINA, 10/09/2025 günü saat 14:30 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
7-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'ın görevinin son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına,
8-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 2/3 oranında karar ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 427,60TL harçtan alınması gereken 410,33TL harcın mahsubu ile fazla alınan 17,33TL harcın iflas kararının kesinleşmesi halinde ilgili iflas dosyasına gönderilmesi için maliye veznesine yazı yazılmasına, iflas kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ve bu hükmün kesinleşmesi halinde ise talebi halinde davacıya iadesine,
9-Dosyaya yatırılan 50.000,00TL iflas avansının ilgili iflas dosyasına gönderilmesine,
10-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi aşamasına kadar tebligat ve posta için gerekli reddiyatlar yapıldıktan sonra iflas kararının kesinleşmesi halinde ilgili iflas dosyasına gönderilmesine, iflas kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ve bu hükmün kesinleşmesi halinde ise davacıya iadesine,
11-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12- Davanın iflas kararı ile neticelenmesi sebebiyle İİK'nun 293/3. Maddesi atfıyla İİK'nun 164/1. Maddesi gereğince, gerekçeli kararın davacı tarafa, müdahillere ve konkordato komiserine re'sen tebliğine,
Dair; davacı vekili ve bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahil vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/09/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır