T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3- ... -
4- ... -
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davacıya ait olan ... Plakalı aracın park halindeyken 26/03/2024 tarihinde sürücü ... idaresinde olan ve ruhsat sahibi ...'a ait ... Plakalı araç ile hem sürücüsü hem ruhsat sahibi ... olan ... Plakalı aracın gerçekleştirmiş olduğu zincirleme kazada davacı dışındaki diğer 2 araçta hatalı ve kusurlu olup mevcut kazada davacının kusurunun bulunmadığını, davacının 26/03/2024 tarihinden itiharen aracını 3 aylık süre boyunca tamir bakım onarım boya işleri yüzünden aracını alamadığını aracın kullanamamasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli oluştuğu gibi nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporundan sonra arttırılmak üzere davacının aracında meydana gelen 100,00TL değer kaybı belirsiz alacak davası olarak tüm davalılardan müteselsil ve müştereken tahsilini, davacı aracını 26/03/2024 tarihinden itibaren 3 aylık süre boyunca tamir bakım onarım boya işleri yüzünden aracını alamamış, aracın kullanamamasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli oluştuğunu, 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli belirsiz alacak davası olarak sigorta şirketi olan ... sigorta hariç tutularak diğer davalılar olan ..., ..., ... müşterek ve müteselsilen tahsilini, davalılardan ...'nun kusur oranının büyük bir bölümünün kendisinde olması ... plakalı aracında sigortasının dahi olmaması bu yüzden mal kaçırma kastının kuvvet muhtemel olması kusurlu bir şekilde kazaya sebebiyet vermelerinden dolayı kazadaki kusur oranının da sabit olması sebebiyle kazaya konu ... plakalı aracı olası devretmesiyle davacının hakkını elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaştıracağı veya imkansız hale getireceğinden mahkememizce teminatsız olarak kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideriyle ücreti vekaletin davalılara müşterek ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediğini, aracın sigortası bulunduğunu bu nedenle davanın doğrudan davalı olarak gösterilen ... sigortaya açılması gerekirken tarafına açılmasının doğru olmadığını, davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmesini ve yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; poliçe kapsamında başvuranın sigorta şirketi olan ... Sigorta A.ş.’ye rücuen 27.06.2024 tarihinde 17.500,00TL maddi hasar ödemesi ve başvurana 01.07.2024 tarihinde 36.090,50-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda, davanın doğrudan reddini aksi halde, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını, davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26/03/2024 tarihinde davacı ... ait ... plakalı araca davalı ... idaresinde olan ve davalı ...'un mülkiyetinde bulunan ... plakalı araç ile maliki ve sürücüsü ... ile ... plakalı aracın çarpışması şeklinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olduğu görülmüştür.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, ... sigortaya yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 10/02/2025 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plaka sayılı otomobilin davalı sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTK'nun 56/c maddesinde açıklanan trafik kurallarını ve bu kurallara karşılık gelen yine aynı kanunun 84/d trafik kuralını da ihlal ettiği sürücü ...'nun %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta tarafından sigortalanan davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı ticari taksinin şoförü davalı ...'un 2918 sayılı KTK'nun 58 maddesinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiği, ticari taksi şoförü ...'un %25 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracı park eden sürücünün de ... kural ihlalinin bulunmadığı, hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti yönünden hasar tutarının 84.000,00TL KDV'li, değer kaybı tutarının 150.000,00TL araç mahrumiyet bedelinin 22.500,00TL ZMM teminat limiti araç başına 200.000,00TL kaza başına 400.000,00TL hususunu bildirir rapor sunulduğu görümüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı araçların zorunlu trafik sigortacısı, maliki ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli de gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, ... plaka sayılı otomobilin davalı sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTK'nun 56/c maddesinde açıklanan trafik kurallarını ve bu kurallara karşılık gelen yine aynı kanunun 84/d trafik kuralını da ihlal ettiği sürücü ...'nun %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta tarafından sigortalanan davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı ticari taksinin şoförü davalı ...'un 2918 sayılı KTK'nun 58 maddesinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiği, ticari taksi şoförü ...'un %25 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracı park eden sürücünün (Nazlı Özkan'ın) kural ihlalinin bulunmadığı, değer kaybı tutarının 150.000,00TL, araç mahrumiyet bedelinin 22.500,00TL olup ZMMS teminat limiti araç başına 200.000,00TL kaza başına 400.000,00TL olduğu hususunu bildirir rapor sunulduğu ve davalıların davacıya karşı müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 23/07/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
a) Davacının 26/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 113.909,50 TL bakiye değer bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden dava tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, dava tarihi olan 23/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ..., ... ve ...'ndan dava tarihi olan 23/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
b)Davacının 26/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 22.500,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ..., ... ve ...'ndan dava tarihi olan 23/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.318,13TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 2.330,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.560,53-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (113.909,50/136.409,50) oranına isabet eden 5.478,41-TL'den diğer davalılar ..., ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ..., ... ve ...'nun tamamından sorumlu olduğuna,)
3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harcı, 2.330,00TL tamamlama harcı, 3.381,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 12.627,00-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (113.909,50/136.409,50) oranına isabet eden 10.544,25-TL'den diğer davalılar ..., ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ..., ... ve ...'nun tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (113.909,50/136.409,50) oranına isabet eden 25.051,66-TL'den diğer davalılar ..., ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ..., ... ve ...'nun tamamından sorumlu olduğuna,)
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/09/2025
Katip Hakim