T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Şirket Yöneticisinin Azli
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 25/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin dört ortaklı bir şirket olduğunu, müvekkilinin şirkette %10 hissesinin olduğunu, diğer ortaklardan müvekkilinin amcası olan davalı ...'ın %60, müvekkilinin babası olan ...'ın %20 ve müvekkilinin kardeşi olan ...'ın %10 hissesinin olduğunu, dört ortağında münferiden şirkette imzaya yetkili müdür olduğunu, davalı ...'ın şirketin menfaatlerini gözetmeksizin müdürlük görevinin gereklerini yerine getiremediğini, yaşlılık ve hastalık nedeniyle de görevini gerektiği gibi ifa edemediğini ve sağlıklı kararlar alamadığını, davalı ...'ın iki çocuğunun bir süre önce şirkette çalışmaya başladıklarını ve kendileriyle sorunlar yaşandığını, bu durumun düzeltilmesinin istendiğini ancak sonuç alınmadığını, davalının kendilerinden habersiz olarak şirketin feshi ve tasfiyesi için Konya . Asliye Ticaret Mahkemisinin ... esas sayıl dosyası ile dava açtığını, davalı ...'ın 75 yaşında olup akıl sağlığının yerinde olup olmadığı hususunda rapor alınması gerektiğini, davalının kendi menfaatlerini şirket menfaatlerinden üstün tuttuğunu, davalının sürekli şirketi kendi eline alacağını veyahut başkaca bir şirket kuracağını çalışanlara ve çevreye söylemesiyle ve fesih davası açmasıyla şirket işlerinde azalmalar olduğunu, siparişlerin azaldığını, müvekkilinin babası ve kardeşi ile birlikte yıllardır özverili bir şekilde çalışarak şirketi bu duruma getirdiklerini, davalı ...'ın şirketteki çoğunluk hisse sahibi olmasını kullanarak müvekkili ve diğer ortakların müdürlük yetkilerini elinden almayı, şirket mallarını tek müdür yetkisiyle satmayı planladığının ortada olduğu ve bu durumu dile getirdiğini beyanla öncelikle tedbiren davalı ...'ın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, bunun mümkün olmaması halinde şirket taşınmazlarının satışının önlenmesi için müdürlük yetkilerinin sınırlandırılmasına, dava sonucunda müdürlük görevinin azli ile yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, aksi kanaat olursa yerine kayyım atanmasına, şirket taşınmazları üzerine tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 16/09/2024 tarihli feragat dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini, karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, feragat nedeniyle gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekil mahkememize vermiş olduğu 09/02/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların tamamen soyut ve gerçek dışı olduğunu, şirketin feshine ilişkin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açmış oldukları davanın halen derdest olduğunu, iş bu davanında bu nedenle açıldığını, müvekkilinin sağlık sorunları olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin akli dengesi ve fiziki olarak herhangi bir sağlık sorununun olmadığını, şirketin aile şirketi olup şirket hissedarları arasında sorunlar olduğunu, müvekkilinin şirketi satacağı yönündeki iddiaların da gerçek dışı olduğunu, davalı tarafın şirketin %60 hissedarı olduğunu, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu şirkette davacı ve ailesi tarafından müvekkilinin fikri sorulmadan usulsüz işlemler yapıldığını bu durumun bazı genel kurul kararlarında da gerçekleştiğini, müvekkilinin şirket ile ilgili ne zaman bilgi almak istese bir bahane ileri sürülerek müvekkilinin bilgi almasının engellendiğini, müvekkilinin amacının hukukun gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirmeksizin kara düzen çalışmaya devam eden şirketin adil bir şeklide faaliyetine devam edebilmesi için tasfiye edilmesi ve ortaklıktan çıkma durumunda diğer ortakların ortaklıktan çıkarılması olduğunu beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 16/09/2024 tarihli feragat dilekçesi ile; davaya konu uyuşmazlığın çözüldüğünü, davacının davadan feragati olursa bu feragati kabul ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, bu hususunda dikkate alınarak feragat nedeniyle işlem yapılmasını talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 13/03/2024 tarihli tensip zaptının (6) numaralı ara kararı uyarınca davalı şirket yönünden dosyanın tefrik edildiği ve mahkememiz 2024/299 esasına kaydedildiği, mahkememiz bu dosyasından verilen 14/03/2024 tarihli karar ile davanın pasif husumet eksikliğinden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İşbu davanın yargılaması sırasında davacı vekilinin 16/09/2024 tarihli dilekçe ile vekâletnamesindeki davadan feragat özel yetkisine dayalı olarak davadan feragat ettiklerini mahkememize bildirmiş, davalı vekili de 16/09/2024 tarihli dilekçesi ile davacının feragat beyanlarını kabul ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
HMK nun 307. maddesi "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir.
HMK nun 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 2/3 oranında karar ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 427,60TL harçtan alınması gereken 285,07TL harcın mahsubu ile fazla alınan 142,53TL'nin harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı lehine talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; mazeretleri kabul edilen taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/10/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır