T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : HASIMSIZ
MÜDAHİLLER : 1-
VEKİLİ :
: 2-
3-
VEKİLİ :
: 4-
VEKİLİ :
: 5-
VEKİLİ :
: 6-
VEKİLİ :
: 7-
VEKİLİ :
: 8-
VEKİLİ :
: 9-
VEKİLİ :
: 10-
VEKİLİ :
: 11-
VEKİLİ :
: 12-
VEKİLİ :
: 13-
VEKİLİ :
: 14-
VEKİLİ :
: 15-
VEKİLİ :
: 16-
VEKİLİ :
: 17-
VEKİLİ :
: 18-
VEKİLİ :
: 19-
VEKİLİ :
: 20-
VEKİLİ :
: 21-
VEKİLİ :
: 22-
VEKİLİ :
: 23-
VEKİLİ :
: 24-
VEKİLİ :
İLGİLİLER : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
: 3-
VEKİLİ :
: 4-
VEKİLİ :
KONKORDATO
KOMİSERİ :
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 01/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yemek fabrikasının olup toplu yemek, yerinde yemek, taşımalı yemek, catering hizmetleri alanında hizmet verdiğini, ayrıca günlük 250.000 adet ekmek üretim kapasitesinin de olduğunu, kendi alanında Konya ilinin en büyük yemek organizasyonu yapan şirketi olduğunu, şirketin 68 çalışanı olduğunu, kamuda ve özel sektörde birçok kurum ve firmalara yemek tedariki verildiğini, şirketin 31/05/2024 tarihi itibariyle sermayesinin 10.000.000,00TL olup tamamının ödendiğini, şirket sahibinin tam hisse ile ... olduğunu, pandemi dönemi ile işlerdeki artış nedeniyle kapasite arttırımı yapıldığını ve yatırım yapılarak şuanki fabrika binası olan 5200 m2 alana sahip fabrika binasına taşındığını, yeni fabrika binası ile fabrikaya ihtiyaç makine ve yeni demirbaşlar alındığını, borçlanmaya gidildiğini ancak kısa sürede banka kredileri kullanılamadığından tedarikçi ve alınan makine ve demirbaş bedellerinin ödenmesinde zorluklar yaşanıldığını, kredi oranlarındaki ani artışlar ile borcun ödenemediğini ve şirketin büyük bir borç yükü altına girdiğini, önlem alınmadığı takdirde verilen çeklerin ve kredi taksitlerinin ödenmesinde güçlükler yaşanılabileceğini, şirketin kısa döneme sıkışan borçlarının önlem alınarak uzun vadeye çevrilmesi halinde şirketin potansiyel işleyişiyle borçlarını uzun vadede ödeyebileceğini, bunun için şirket faaliyetinin devam etmesi gerektiğini, aksi durumda icra takipleri neticesinde haciz tehdidi altına kalacağını ve şirket faaliyetinin devam edememesi durumunun ortaya çıkabileceğini, günlük yemek çıkaran şirket faaliyetini durması durumunda müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kalabileceğini, şirketin anlaşmalarının bulunduğu kamu kurum ve özel şirketlere yemek verememesi durumunda anlaşma sağlanan kurum ve şirketlerin de zarar görebileceğini ve anlaşmalar gereği şirketin zarar göreceğini, mevcut durumda şirket mallarının icra tehdidi ile satılması halinde değerinin çok altında satışlar yapılarak şirket mal varlığının değerini kaybedeceğini ve şirket mal varlığının borçları kapatmaya yetmeyebileceğini, alacaklılarında alacaklarına kavuşmasının zorlaşabileceğini, İİK'nun 285.maddesi uyarınca konkordato şartlarının oluştuğunu, bu kapsamda ön proje hazırlandığını, kanun uyarınca hazırlanan ön proje kapsamında şirket faaliyetine devam ederek içinde bulunduğu durumdan çıkabileceğini beyanla müvekkil şirket hakkında ivedi olarak geçici mühlet kararı verilmesini, müvekkil şirket hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememiz 01/07/2024 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 01/07/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Mahkememiz 25/09/2024 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 01/10/2024 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 31/07/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu ve 13/09/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporu, 25/11/2024 tarihli kesin mühlet dönemi 1. raporu, 03/02/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporu ibraz edilmiş, davacının varlıklarının değerlendirilmesini yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmesi hususunda geçici konkordato komiseri tarafından talepte bulunulmuş, talep doğrultusunda gayrimenkul değerleme uzmanı, endüstri mühendisi, marka panent uzmanı, makine mühendisi ve fen bilirkişi görevlendirmesi yapılarak bilirkişilerden raporlar alınmış, müdahiller ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası T.A.O., ... Bankası A.Ş., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ..., ... Faktoring A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti., ... A.Ş., ... A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti., ... A.Ş.... A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Faktoring A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti., ... San. A.Ş. vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
Müdahil talebinde bulunan ... Tic. A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti., ... San. A.Ş.'nin başvuru ve peşin harcı yatırmaması nedeniyle müdahillik talebinin reddine, diğer müdahil talebinde bulunanların müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Geçici konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 31/07/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporunda özetle;
"...1.Davacı şirkete 01.07.2024 tarihi itibari ile Geçici Mühlet Süresi verildiği ve gerekli tedbirlerin alındığı. Geçici Mühlet Kararının Basın ilan Kurumu sitesinden ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden ilanlarının yapıldığı.(Ek-1)
Uzman bilirkişiler kıymet takdir çalışmaları ve alacak-borç teyit çalışmalarına devam edildiğinden, mali tablolar ve konkordato ön projesi hakkında görüş bildirmeye rapor tarihi itibari ile imkân bulunmadığı, İkinci raporda yer verileceği.
Rapor dönemi içinde Geçici Mühletin kaldırılmasını gerektiren bir uygulama tespit edilmediği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Geçici konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 13/09/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporunda özetle;
"...1.Davacı şirket başvuru dosyasında sunmuş olduğu 31.05.2024 tarihli Rayiç Değer Bilançosunda(Ek-1) borca batıklık miktarının 7.S07.850,25-TL miktarında olduğu, Komiserliğimiz tarafından yapılan 31.08.2024 tarihli Rayiç Değer çalışması sonucunda 6.220.574,57-TL borç fazlası hesaplanmıştır. Davacı rayiç değer çalışması ve komiserlik varlık çalışmaları sonucunda şirketin borca batık olduğu anlaşılmaktadır. Davacı Şirket Borca Batıktır.
Oluşan tutar farklılığı, Başvuru mali tablo tarihinden sonraki faaliyetler, Bilirkişi kıymet takdiri farkları, Başvuru mali tablolarındaki düzeltmeler sonucu ortaya çıkmıştır.
2.Davacı şirket Temmuz/2024 döneminde 96 kişi istihdam etmiştir. 1 Merkez İşyerinde ticari faaliyetlerini sürdürmektedir.
3.Davacı şirket başvuru belgelerinde mutabakat işlemleri sonucu küçük farklar tespit edildiği, Düzeltme kayıtlarının oluşturulmasında davacı şirketin uyumlu davrandığı.
4.Davacı Şirketin Geçici Mühleti kesintiye uğratacak bir faaliyeti tespit edilmemiştir. Mühlet içinde komiserlik ve denetim faaliyetleri ile ilgili gerekli işbirliğini göstermiştir.
5.Davacı şirketin bu aşamaya kadarki tespitlerime göre Konkordato Ön Projesinin gerçekleşmesi hem borçlu, hem alacaklılar yönünden yararlı olacağı düşünülmektedir. Kesin mühlete geçilmesi halinde bu konudaki incelemelerim devam edeceğinden tespitlerim güncellenecektir.
6.Davacı Şirket ticari faaliyetini devam ettirdiğinden, varlıkları ve kâr elde etme imkânı bulunması sebebi ile Konkordato projesindeki ödeme planını gerçekleştirme kabiliyetine sahip olduğu düşünülmektedir. Bu aşamaya kadar ki tespitlerime göre Konkordato Ön Projesi Makul ve Uygulama İmkânı Bulunmaktadır. Kesin mühlete geçilmesi halinde bu konudaki incelemelerim devam edeceğinden tespitlerim güncellenecektir.
7.30/01/2019 tarih ve 30671 sayılı resmi gazetede yayınlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kuruluna dair yönetmeliğe göre davacı şirket için Alacaklılar Kurulu oluşturulmasında zorunlu hal tespit edilmemiştir. Komiserliğimiz tarafından da faydalı olmayacağı düşünülmektedir..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 25/09/2024 tarihli duruşmasında geçici konkordato komiseri ... beyanında;
"...Dosyaya sunmuş olduğum gecici mühlet dönemi 31/07/2024 tarihli 1. raporumu ve 13/09/2024 tarihli 2. raporumu aynen tekrar ederim, yapmış olduğum çalışmalar neticesinde davacının süreci iyi niyetli olarak yönettiğini ve faaliyetlerine devam ettiğini gözlemledim, kesin mühlet kararı verilmesi halinde alacaklıları da zarara uğratmaksızın iyi niyetin devam etmesi halinde sürecin başarıya ulaşabileceğini öngörüyorum, davacının ticari hayatı makul ve dengeli bir şekilde, alacak ve alacaklı üstünlüğü gözetmeksizin sürmektedir. Şu ana kadar dikkat çeken olumsuz bir durum görmedim ve duymadım, takdir mahkemenindir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Geçici konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 25/11/2024 tarihli kesin mühlet dönemi 1. raporunda özetle;
"...1.Davacı şirkete 01.07.2024 tarihi itibari ile Geçici Mühlet Süresi verildiği ve gerekli tedbirlerin alındığı, 25.09.2024 tarihinde Kesin Mühlet Süresi verildiği.
2.Kesin mühlet süresi içerisinde Hak ve görevlerimi bildiren yazılı tebligatın davacı şirket yetkilisine tebliğ edildiği.
3.Davacı şirket bankacılık onay işlem süreçlerinin komiserliğimiz tarafından sürdürüldüğü.
4. 2 aylık kesin mühlet dönemi kapsamında herhangi bilirkişi kıymet takdiri çalışmasına ihtiyaç duyulmadığı.
5.Davacı şirketin hali hazırdaki durumunun ve sunulan ön projenin defter ve kayıtlarla uyumlu olup olmadığı, ön proj ede eksiklik bulunup bulunmadığı, davacının borca batık olup olmadığı, ön projenin uygulanma imkanının olup olmadığı konularında bir önceki raporumdaki tespitlerimde değişiklik göstermediği. Davacının faaliyetlerine Eylül/2024 döneminde 64 kişi istihdamı ile devam ettiği.
6. 2004 s. İİK.nin 299 maddesi uyarınca alacaklıların alacaklarını bildirmesi ilanlarının yapılarak, bildirim yapan alacaklıların bildirimlerinin komiserliğimiz tarafından kabul edildiği.
7. Bir sonraki süreç olan 2004 s. İİK.nin 300. Maddesi uyarınca borçluyu iddia olan alacaklar hakkında açıklamada davet işlemlerinin yürütüleceği.
8. Alacaklar kurulu kurulması hakkında, ilgili yönetmelik madde 21 uyarınca, “en geç Kanunun 299 uncu maddesi gereğince alacaklıların alacaklarını bildirmesi ve Kanunun 300 üncü maddesi gereğince borçlunun alacaklılar hakkındaki beyanı alındıktan sonra” uygulamasının dikkate alınarak alacaklı sayısının, alacak miktarlarının ve alacaklı sınıflarının kesinleşmesi sonrası değerlendirilmesinin daha makul ve faydalı olacağı..." kanaatleri bildirilmiştir.
Geçici konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 03/02/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporunda özetle;
"...1.Davacı şirketin 31/12/2024 tarihi itibari ile oluşturduğu ara bilançosu dikkate alınarak, komiserliğimiz tarafından oluşturulan rayiç değer bilançosu sonucunda davacı şirketin borca batık olduğu.
2.Rapor tarihi itibari ile 2004 s. İİK.nin 299. ve 300. Maddeleri işlemlerinin tamamlandığı.
3.Alacaklılar Kurulu oluşturulması zorunlu hallerin bulunmadığı, Komiserliğimiz tarafından da Alacaklılar Kurulu oluşturulmasında fayda görülmediği.
4.Davacı şirket bu aşamaya kadar ki komiserlik denetim, inceleme ve talepleri karşılama hususlarına uyumlu davrandığı.
5.Davacı şirketin 6 aylık mühlet içi nakit giriş öngörüsünün yaklaşık 056 oranında gerçekleştiği, "444 oranında gerçekleşmediği.
6.Davacı şirketin 6 aylık nakit fazlası öngörüsünün yaklaşık ol oranında gerçekleştiği., %99 oranında gerçekleşmediği.
7.Konkordato mühlet dönemlerinde Sosyal Güvenlik Kurumu ve Bağlı bulunduğu vergi dairesine doğan mali yükümlülükleri için hiç ödeme gerçekleştirmediği. Mühlet dönemi olan 07/2024-12/2024 dönemleri arasında tahakkuk etmiş Vergi Dairesi borç bakiyesinin 5.966.013,03-TL miktarında, Sosyal Güvenlik Kurumu borç bakiyesinin 4.356.299,11-TL miktarlarında olduğu.
8.Davacı şirketin 31/12/2024 tarihi itibari ile 6 aylık mühlet süresinde oluşan vadesi geçmemiş mühlet içi oluşan borç miktarı 4.842 .522,92-TL miktarında oluştuğu, vadeli alım ile mühlet içinde kaynak sağlandığı.
9.Sayın mahkeme tarafından davacı şirketin 6 aylık ticari faaliyetleri dikkate alınmasının yeterli görülmesi takdir edilir ise; nakit fazlası imkanı bulamaması, mühlet içi borç bakiyesinin bulunması, kamuya olan mali yükümlülüklerini yerine getirememesi sebepleri ile konkordato ön projesinin uygulama imkanı olmayacağı sonucunun doğacağı.
10.Sayın mahkeme tarafından davacı şirket yazılı beyanlarının dikkate alınarak 25/06/2025 tarihli duruşmasına kadar ki ticari faaliyet sonuçlarının izlenmesinin daha yararlı olacağının takdir edilmesi durumunda; komiserliğimiz tarafından bu aşamaya kadar ki tespitlerim güncellenerek gerekçeli raporumda yer verileceği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 26/02/2025 tarihli son duruşmasında geçici konkordato komiseri ... beyanında;
"...Dosyaya sunmuş olduğum kesin mühlet dönemi 25/11/2024 tarihli ara raporumu ve 03/02/2025 tarihli ara raporumu aynen tekrar ederim, raporumdaki tespitler halen geçerliliğini korumaktadır, hatta geçtiğimiz ay içerisinde yani Ocak 2025 döneminde 1 milyon TL civarında bir SGK ve vergi borcu davacı şirket için taahakkuk etti, bu borçların ödenmesine ilişkin olarak davacı tarafça herhangi bir girişim olmadı, bildiğim kadarıyla vergi borçlarına ilişkin bir yapılandırmaya dair bir mevzuat veya maliye bakanlığı çalışması bulunmamaktadır, kaldı ki yapılandırma olsa dahi peşinat ödemelerinin yapılabilmesi için nakde ihtiyaç vardır, davacı firmada bu peşinatları karşılayacak yeterlilikte nakit bulunmamaktadır, hatta bugün itibariyle davacının banka hesabında 18.302,90TL bir nakit bulunmaktadır, nakit fazlası öngörüsü gerçekleşmemiştir, mühlet içi borçlanmalar Ocak 2025 döneminde makul seviyeye gelmiştir, davacının borca batıklığı devam etmektedir, raporumda tespit ettiğimiz üzere 16 milyon TL civarında davacının borç fazlası vardır, davacıda bulunan yaklaşık 6 milyon TL toplam tutardaki çekler dahi varlık olarak sayıldığında davacının borca batıklığı devam etmektedir, konkordato ön projesinin uygulanma imkanının olmadığıyla ilgili raporumdaki tespit ve kanaatlerim devam etmektedir, bu konudaki takdir mahkemenindir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 26/02/2025 tarihli son duruşmasında davacı vekili beyanlarında; "...Konkordato komiseri tarafından hazırlanan rapor müvekkil şirketin mali durumunu tam manasıyla yansıtmamaktadır, çünkü rapor 31/12/2024 tarihli bilanço verileri dikkate alınarak hazırlanmıştır, müvekkil şirket hazır yemek hizmeti sektöründe faaliyette bulunmaktadır, bu sektörde asgari ücret miktarı müvekkilin ürettiği ürünlerin fiyatlarının belirlenmesinde oldukça önemlidir, yılbaşı ile birlikte müvekkil şirket asgari ücret miktarındaki artışı sunmuş olduğu hizmete yansıtmış olup mali durumu önceki yıl sene sonuna göre olumlu yönde gelişmiştir, ayrıca müvekkil şirketin iş bağlamaları her yılın sene başında veya ortasında yapılmaktadır, rapor tarihi ve müvekkil şirketin yetkilisi tarafından dosyaya sunulan dilekçe tarihi itibariyle iş bağlama anlaşmaları yapılmamış idi, ancak şuanda içinde bulunduğumuz ay içerisinde müvekkilin bir çok şirketle görüşmeleri devam etmekte ve bundan olumlu netice alınacağı muhtemel vaziyettedir, vergi borçlarıyla alakalı olarak ise tüm firmaların beklediği gibi müvekkilde bir vergi affı ve yapılandırması beklentisi içerisindeydi ancak bu gerçekleşmeyince müvekkilin vergi borçları yapılandırılamadı ancak vergi daireleriyle müvekkil yapılandırma görüşmelerini haricen yürütmektedir, müvekkilin nakit fazlası öngörüsü gerçekleşmemiş ise de tahsili mümkün yaklaşık 6 milyon TL değerindeki müşteri çekleri kasasında bulunmaktadır, müvekkil ticari faaliyetine devam etmektedir, günlük 5 bin civarında kişiye yemek hizmeti verilmektedir, kesin mühlet kararının devamını talep ediyoruz, ayrıca müvekkilin iş bağlama anlaşmalarıyla ilgili bilgi ve belgeleri dosyaya sunmak üzere süre talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 26/02/2025 tarihli son duruşmasında davacı şirket yetkilisi beyanlarında;
"...yetkilisi olduğum şirkette ticari faaliyetimiz geçmişte olduğu gibi konkordato sürecinde de olumlu yönde devam etmektedir, hazır yemek sektöründe faaliyetimiz olduğu için iş anlaşmalarımız genelde sene başında veya ortasında yapılır, firmamızın faaliyetinde ve üretim kapasitesinde bir düşüklük olmamıştır, ancak piyasadaki olumsuz durum sebebiyle biz nakit fazlası öngörümüzü gerçekleştiremedik, vergi borçlarımızı ve SGK primlerini ödemeyemedik, ancak iş görüşmelerimiz devam etmektedir, dosyaya sunduğumuz izahat dilekçemizden sonrada iş anlaşmalarını yaptık, kesin mühletin devamına karar verilmesini talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 26/02/2025 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında;
"...Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacının davasının reddine veya iflasına karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLME GEREKÇE:
Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato; vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. (Yargıtay . Hukuk Dairesi 06.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar)
Konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar)
Konkordato davalarında, yasada belirtilen koşulların sağlanması halinde borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamak amacıyla geçici ve kesin mühlet kararları verilmektedir. Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacının değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.
Borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. (... / ... , ... , ... , ... , Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 )
Davacı şirket vekilinin dilekçe ve beyanları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato geçici komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yukarıda yer verilen yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirketin, limited şirket ünvanıyla ağırlı olarak hazır yemek ve unlu mamul üretimi ve pazarlanması alanında iştigal eden tek ortağı ve yetkilisi bulunan bir sermaye şirketi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hazırladığı konkordato ön projesi, bir vade konkordatosu olup, projede herhangi bir tenzilat öngörülmemiş, borcun anaparasının yirmi dört aylık vade ile her ay eşit taksitler halinde ödeneceği şeklinde teklifte bulunulmuştur.
Davacı şirketin konkordato ön projesinde borç ödeme kaynağı olarak ticari faaliyetlerinden elde edeceği kazanç gösterilmiştir. Davacı şirketin 31/12/2024 tarihine kadar ticari faaliyetten elde edeceği hasılat 31.983.332,85-TL miktarında öngörülmesine karşılık, bu tarihe kadar konkordato banka hesabına 17.846.854,18-TL miktarında nakit girişi olmuştur. Bu haliyle davacı şirketin 6 aylık dava sürecinde mühlet içi nakit girişi öngörüsünün ancak %56 oranında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan davacı şirketin ön projesinde 31/12/2024 tarihine kadar 5.280.700,75-TL miktarında nakit fazlası öngörülmesine karşılık, 31/12/2024 tarihi itibari ile konkordato banka hesabında 11.400,79-TL miktarında nakit bakiyesinin olduğu tespit edilmiştir. Buradan da davacı şirketin 6 aylık nakit fazlası öngörüsünün ancak %1 oranında gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Geçici konkordato komiserinin nihai raporunda tespit ettiği hususlar ve nihai rapor ekinde sunulan ilgili Vergi Dairesi ve ilgili SGK İl Müdürlüğü borç döküm listelerinden anlaşıldığı üzere, davacının vergi ve SGK borçlarının her geçen gün arttığı, geçici mühlet döneminde ve sonraki kesin mühlet döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu ve bağlı bulunduğu Vergi Dairesine ödeme yapılamadığı, Ocak 2025 döneminde davacı için yaklaşık 1 milyon TL civarında vergi ve SGK borcu tahakkuk ettirilmesine karşı bu borcun ödenmesiyle ilgili davacının olumlu bir girişiminin olmadığı, her ne kadar davacı tarafından yapılandırma ve vergi affına ilişkin düzenleme getirileceği umuduyla bu konuda vergi dairesi yetkilileriyle haricen görüşme yapıldığı dile getirilmiş ise de olası bir yapılandırma durumunda dahi davacının peşinatları karşılayacak yeterlilikte nakdinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı: "... Konkordato talebinden sonra doğan vergi, kira, işçi alacakları elektrik, su gideri gibi şirketin olağan masraflarını dahi ödemeyen şirketin konkordato müessesinden faydalanması mümkün olmamalıdır..." şeklindedir.
Netice itibariyle; konkordato ön projesinde borç ödeme kaynağı olarak sadece ticari faaliyetlerden elde edilecek kazancın gösterildiği, buna karşılık hedeflenen hasılat ve nakit fazlasının çok gerisinde kalındığı, sadece üretim faaliyetleri sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edeceği kar ile projede belirtilen borçların ödenmesinin mümkün olmadığı, mülk satışı, ortak alma, sermaye arttırımı vb. kaynak girişinin yeterli düzeyde öngörülmediği, geçici mühlet sürecindeki işletme faaliyeti için yapılan masrafların dahi ödenemediği, bu haliyle teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, davacının teklifinin soyut vaatler içerdiği, bu vaadlerin gerçekleşebileceğine dair ileriye dönük somut ve inandırıcı hiç bir verinin dosyaya sunulmadığı, geçici mühletin amacına uygun kullanılamadığı, projenin uygulanabilir olmadığı, kesin mühletin devam etmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği sonuç ve kanaatine varılarak, davacı şirkete verilen geçici ve kesin mühletin ve bütün tedbirlerin kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın reddi karşısında iflas kararının da verilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde ise ;
İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Geçici konkordato komiserinin nihai raporunda tespit ettiği üzere davacının 16.000.214,08TL tutarında borca batıklık durumu söz konusudur. Davacı vekili tarafından sözü edilen yaklaşık 6 milyon TL tutarındaki müşteri çekleri dahi aktif varlık olarak değerlendirilecek olsa bile davacının borca batıklık durumunun devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla davacının borca batık olması ve mal varlığının korunması için gerekmesi dikkate alınarak davacının iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -(Mersis No : ... - Selçuk VD... -Konya Ticaret Sicili No : ... )'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
2-Mahkememizin 01/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLET KARARININ ve 25/09/2024 tarihli KESİN MÜHLET kararının kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
3-Mahkememizin 01/07/2024 tarihli ara kararı ve 25/09/2024 tarihli duruşmada verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
4-Davacı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İFLASINA, 26/02/2025 günü saat 13:30 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının (ilk aşamada 100.000 TL. olmak üzere) tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
7-Konkordato komiseri ...'nın görevinin bugün (26/02/2025 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine,
8-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'nın görevinin 26/02/2025 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına,
9-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
12- Davanın iflas kararı ile neticelenmesi sebebiyle İİK'nun 293/3. Maddesi atfıyla İİK'nun 164/1. Maddesi gereğince, iş bu gerekçeli kararın davacı tarafa, müdahillere ve konkordato komiserliğine re'sen tebliğine,
Dair; davacı vekili ile konkordato komiseri ve bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahil vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/02/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır