T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 08.01.2024 tarihinde, davacı müvekkil ... maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, söz konusu kaza nedeniyle davacı müvekkilin aracının hasarlandığı ve değer kaybına uğradığı, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığı, dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. (Poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) Müvekkil davacının yargılama konusu trafik kazası sonucu uğramış olduğu değer kaybı zararının tazmininden sorumlu olduğu, dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Poliçesi ile ... Sigorta AŞ'nin teminatı altında olup başvuru konusu kazada müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlarının tazmini için karşı yana başvuruda bulunulduğu, başvuru dilekçesi ve eklerinin 06.06.2024 tarihinde karşı yana tebliğ edildiği, sigorta şirketi tarafından müvekkile kısmi ödeme yapılmış olmakla birlikte, taraflarınca yapılan ödemenin müvekkilin uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ve dava dışı ...'a karşı taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuş olup; ... sayılı arabuluculuk dosyası kapsamında, son tutanakla da sabit olduğu üzere, taraflar arasında anlaşmaya varılamamış olduğu, İşbu davayı açma gereği hasıl olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğindeki haklı davalarının kabulü ile; müvekkil ... maliki olduğu ... plaka sayılı aracın hasarlanması neticesinde doğan değer kaybı zararı nedeniyle, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri talepleri artırım hakları saklı olmak üzere, şimdilik 100,-TL bakiye değer kaybı kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A. Ş.' den (Poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesi; her türlü yargılama harç ve gideriyle vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık başvurusu ile sigorta kuruluşuna yapılmış olan başvurunun aynı konu veya konulardaki tazminat talebine ilişkin olması gerektiğini, Bunun yanında, sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş işgünü tazminat talebine ilişkin yazılı müracaatın teslim/tebliğ tarihini takip eden iş gününden başlayarak hafta sonu ve resmi tatil hariç - 15. iş günü sonuna kadar ki süre içinde yazılı olarak cevap vermemesi de tazminat talebine ilişkin sigorta kuruluşuna gönderilen müracaat yazısı ile birlikte işbu yazının sigorta kuruluşuna hangi tarihte teslim/tebliğ edildiğine ilişkin belgenin de gönderilmesinin gerektiğini, her ne kadar bakiye tazminat olmadığı kanaatinde olsalar da başvuran tarafından yapılan ödeme tutarından daha fazla tazminat talep ettiği veya yapılan ödeme sonrasında müvekkil şirkete ödemenin eksik yapıldığı ile ilgili bir belge ibraz edilmediği, müvekkil şirkete ödemenin kısmi veya eksik olduğu ile ilgili olarak ikinci bir başvuru yapılmamasından kaynaklı olarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30.maddesi 13.fıkrası uyarınca başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, dava dosyasında talep edilen alacaklara karşı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu kazaya ilişkin değer kaybı bedelinin davacı tarafa ödenmiş olduğu, bakiye değer kaybı bulunmadığı, işbu davanın reddi gerektiği, müvekkil sigorta şirketi tarafından ilk değer kaybı başvurusuna müteakip değer kaybı hesabı için dosyanın incelemeye alındığı ve SBM'den atanan değer kaybı eksperinin tanzim etmiş olduğu rapora göre davacıya 22.07.2024 tarihinde 1.751,00-TL değer kaybı ödendiği, ayrıca müvekkil sigorta şirketi tarafından 21.03.2024 tarihinde 9.600,00-TL 22.03.2024 tarihinde 4.153,51-TL araç hasarı ödemesi yapılmış olup, ödeme dekontları ekte sunulduğu, araç rayiç değeri konusunda eksper tarafından yapılan incelemelerde TSB rayiç değer bedeli dikkate alındığı, sadece geçiş üstünlüğüne sahip olmayan araç sürücülerinin değil, geçiş üstünlüğü veya önceliğini sahip sürücülerin de kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorunda olduklarının açık ve net bir şekilde ortaya konulduğu, kavşaklara yaklaşırken hızın azaltılması zorunluluğunun, ilk geçiş hakkına sahip olsun veya olmasın, kavşağa yaklaşan sürücülerden herhangi birisinin kural ihlali neticesi oluşması muhtemel bir trafik kazasını önlemek amacıyla durabilecek ve kazayı önleyebilecek hızda seyretme zorunluluğu olduğunun izahtan vareste olacağı, ayrıca Ceza Genel Kurulu'nun ... E., ... K. sayılı ilamında; “2918 Sayılı KTK hükümlerine aykırı taşıt yolunda seyrederek hızını azaltmaması ve hızını mevcut şartlara uydurmamasının olayın meydana gelmesinde etken olduğu ve kazada kusurunun bulunduğu yani, yasaya uyarak hızını daha düşük tutsaydı kaza önlenebilir, etkili frenle aracı durdurabilir, en azından çarpmanın şiddeti azalacağından hasar derecesi düşük olurdu. Kazanın oluşumu ve sonucu ile araç sürücüsünün eylemi (kural ihlali) arasında illiyet bağı olduğundan ve de 2918 sayılı KTK'nın 52. maddesi kuralına uymayıp etkili frenle aracı durduramayan veya frene basmış olsa dahi çarpmayı önleyemeyen sürücülerin neden oldukları kazalarda kusurlu sayılmaları ilgili yasa gereğidir.” Şeklinde olduğu, bir an için ... plakalı araç sürücüsünün geçiş üstünlüğü olduğu varsayımında dahi, yolun ve hızın gerektirdiği dikkat ve özeni göstermediğinin açık olduğu, gerekli dikkat ve özeni göstermiş olsaydı, kazanın hiç olmayacağı veya oluşan kazanın dereceği daha hafif olacağı, bu nedenle başvuran tarafın kazanın oluşumunda kusuru bulunduğunun açık olacağı, dolayısıyla davacı araç sürücüsünün yeterli önlemleri almadığından çarpmayı önlemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davanın usulden reddi, aksi kanaat halinde davanın esastan reddi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olduğu ve bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 1.751,00 TL 'lik ödeme mahsup edildikten sonra 13.249,00 TL bakiye değer kaybının bulunduğu yönünde görüş bildirildiğini, fazlaya ilişkin başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta 100,00 TL olarak belirttikleri bakiye değer kaybı tazminatı taleplerini 13.249,00 TL olarak arttırdıklarını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 08/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı maddi zararının tahsili talepli tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 08/01/2024 tarihinde meydana gelen kazada davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) YETKİ İLK İTİRAZI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı tarafından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de 6100 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi ve T.C. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı Kararı nazara alındığında söz konusu davanın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının yetkili mahkeme hususunda seçimlik hakkı bulunduğu, kazanın Konya İli Selçuklu İlçesinde meydana geldiği, davada Mahkememizin görevli olması ve dava tarihi karşısında yukarıda zikredilen HSK kararı gereğince Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu görülmekle Mahkememizin yetkili olduğu dolayısıyla davalı vekilinin yapmış olduğu yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
(2) ZAMANAŞAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı tarafından dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığı yönünde defi ileri sürülmüş ise de eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı, kaza tarihinin ise 08/01/2024 tarihi olduğu, 2918 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi nazara alınarak dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımı uğramadığına kanaat edilmekle davalı vekilinin zamanaşımı defi yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
(3)KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır. 26/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
26/10/2024 Tarihli kusur raporunda yer alan tespitlerin kaza tespit tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı tarafından dava öncesinde sigortalısı tam kusurlu kabul edilmek suretiyle kısmi ödeme yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı sigorta vekilinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(4)HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise bakiye değer kaybı maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 26/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihi olan 08/01/2024 tarihinde 2. El piyasa değerinin 550.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 535.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 15.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 1.751,00 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı maddi zararının 13.249,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/03/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere usulüne uygun tebligata rağmen davacının rapora yönelik herhangi bir itirazda bulunmamaları sebebiyle raporda aleyhine olan hususlar yönüyle karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşması, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "ZMMS Genel Şartlarına göre değer kaybı hesaplamasının yapılamayacağı, araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir." şeklinde ifade edildiği üzere davalı sigorta şirketinin hesaplama yöntemi yönüyle yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, UYAP Bilişim Sisteminden yapılan sorgulamada davacının kaza tarihini kapsayan bir KASKO Poliçesi olmadığı, Mahkememizce Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden davacıya ait aracın önceki kayıtlarının dosyamız arasına celp edildiği, davacıya ait aracın dava konusu kaza öncesinde 2 adet daha hasar kaydı olduğu, nitekim bilirkişi raporunda göz önüne alınarak hesaplama/değerlendirmenin yapıldığı, Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin müzekkere cevapları, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar miktarı ve Yüksek Mahkeme içtihatları gereğince araçta meydana gelecek değer kaybının kaza tarihi itibariyle hesaplanmak durumunda olunması, 26/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan emsal nitelikteki ilanlar/görseller de nazara alındığında söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı sigorta şirketinin yeniden/ek rapor aldırılması yönündeki itirazlarının reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, kurum müzekkere cevapları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 08/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 26/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, kaza tarihi olan 08/01/2024 tarihinde 2. El piyasa değerinin 550.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 535.000,00 TL olacağı, davacının hasar bedeli maddi zararının 15.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 1.751,00 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı maddi zararının 13.249,00 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesi nazara alınarak bu tutar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
(6) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından avans faizi talep edilmiş ise de kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde yolcu nakli/hususi olarak kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvurunun 06/06/2024 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 19/06/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davacının 08/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 13.249,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: 151289801/0) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 200.000,00 TL'den dava öncesinde yapılan ödemeleri mahsubu neticesinde BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 184.495,49 TL) temerrüt tarihi olan 19/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 905,04TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 224,56TL ıslah harcı toplamı olan 652,16TL harcın mahsubu ile bakiye 252,88TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından karşılanan 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 224,56TL ıslah harcı, 60,80TL vekalet suret harcı, 126,00TL posta ve tebligat gideri, 5.250,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.516,56TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 13.249,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2025 YILI İÇİN BELİRLENEN 40.000,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip Hakim