T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : HASIMSIZ -
ASLİ MÜDAHİLLER : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLLERİ :
: 3-
VEKİLİ :
: 4-
VEKİLİ :
: 5-
VEKİLİ :
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ :
KONKORDATO
KOMİSERİ :
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 29/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin %100 hissesinin Kuduret Bulur'a ait olduğunu, şirketin 11/10/2021 tarihinde kurulmuş olup ticari faaliyetine devam ettiğini, müvekkilinin sıvı ya da gaz depolama tankları ile bunların transfer teçhizatlarının yapımı işi ile uğraştığını, sektöründe öncü bir şirket olup imza projeler yaptığını, hali hazırda Çumra Şeker fabrikasının pancar depolama tesisi ve Antalya havalimanının yakıt depolama tanklarının imalatı işiyle uğraştığını, müvekkili şirketin 14 asıl işveren, 44 alt işvereni olduğu, 58 personel istihdam ettiğini, müvekkilinin 2022 yılının sonuna kadar hem mali durumunun hemde işlerinin çok iyi durumda olduğunu, 2023 yılından itibaren özel sektör ve kamuda yatırımların durma noktasına gelmesi, artan maliyet giderleri, kur değerinin artması nedeniyle elinde devam eden ve sözleşmesi önceden yapılan işlerin maliyetlerinin öngörülemez şekilde artması, iş sahiplerinin müvekkili şirketin makine ve teçhizatlarına el koyması nedeniyle müvekkilinin iş yapamaz hale gelmesi, nakit akışlarının bozulması nedenleriyle müvekkilinin mali durumunun ve faaliyetinin bozulduğunu, müvekkilinin Ağustos ayı içinde 12 adet çekinin karşılıksız kalması ile icra takipleri açıldığını, müvekkili şirketin cebri icra işlemine maruz kaldığını, müvekkili şirket yetkilisi hakkında açılan çek kanununa muhalefet davası nedeniyle de müvekkili şirketin iş yapamaz hale geldiğini, müvekkili şirketin işlerini devam edebilmesi için makine ve teçhizatlarına sahip olması gerektiğini, bunlara cebri icra yoluyla el konulması ile müvekkilinin iş yapamadığını, mevcut durumda müvekkilinin iflası halinde tüm malvarlığına cebri icra yoluyla el konulabileceğini, icra yoluyla satılması halinde de düşük bedelle satılabileceğini, bu durumda alacaklıların tamamının alacaklarına ulaşamayabileceğini, müvekkilinin hazırlanan konkordato projesi kapsamında ticari faaliyetine devam etmesi halinde borçlarını ödeyebileceğini, bu durumun alacaklıların da menfaatine olacağını, 30/06/2024 verileri esas alınarak hazırlanan finansal tablolar dikkate alınarak Konkordato Ön Projesinin hazırlandığını beyanla öncelikle geçici mühlet kararı verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkil şirketin mallarının muhafazası için gerekli tedbir kararlarının alınmasına, davacı lehine tedbirlere hükmedilmesine, sonrasında geçici mühlet kararının uzatılmasına veya kesin mühlet kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememiz 03/09/2024 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 03/09/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 07/10/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu ibraz edilmiş, geçici konkordato komiseri tarafından makine mühendisi bilirkişisinden 25/09/2024 tarihli, gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişisinden 13/09/2024 tarihli raporlar alınmış, müdahiller ... Tic. A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ve ... Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
Müdahil talebinde bulunan ... Tic. Ltd. Şti.'nin başvuru ve peşin harcı yatırmaması nedeniyle müdahillik talebinin reddine, diğer müdahil talebinde bulunanların müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Geçici konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 07/10/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporunda özetle;
"...1-Davacı şirkete 03.09.2024 tarihi itibariyle geçici mühlet süresi verildiği ve gerekli tedbirlerin alındığı, geçici mühlet kararının basın ilan kurumu sitesinden ve Türkiye ticaret sicili gazetesinden ilanlarının yapıldığı,
2-159 hesap bakiyesinin 03.09.2024 tarihinde 45.154.916,06 TL ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ancak mahkemeye sunulan rayiç değer bilançosunda sıfır olduğu tespit edilmiştir. Bilanço kayıtları ile rayiç değer bilançosundaki tutarsızlık nedeniyle, davacı şirketten beyan talep edildiği, davacı şirketin komiserliğimize sunduğu beyanda, 45.154.916,06 TL'nin gerçek bir alacak olmadığı beyan edilmiştir.
3-Davacı şirketin 30.06.2024 tarihinde ticari defterlerinde 80 adet Tesis, Makine ve Cihazları, 24 adet Taşıtlar hesabında kayıtlı varlığı, 64 adet demirbaş, özel maliyetler ve maddi olmayan durun varlıklar olmak üzere toplam 181 adet taşınır varlığı kayıtlı olduğu, konkordato projesi ekinde sunulan bilirkişi ... tarafından sunulan mütalaa raporunda ise 169 adet taşınır mal varlığı olduğu tespit edilmiştir.
Komiserliğimizce yaptırılan bilirkişi incemesin de ise 39 adet taşınır varlık tespit edilmiştir. Ticari defter kayıtları ile komiserliğimizce aldırılan bilirkişi raporu arasındaki uyumsuzluk üzerine davacı şirketten beyan talep edilmiştir.
-Komiserliğimiz talebi üzerine davacı şirket yetkilisi tarafından sunulan beyanda,
-Vinçlerin imalatçısına (... ) verildiğini, banka rehini kaldırılmasına müteakip resmi satış işlemlerinin yapılacağını, satış ve teslimine ilişkin belge bulunmadığını,
-... kaynak makinelerinin ... Ltd. Şti.'ne verildiğini, kaynak makinalarında rehin olmadığını, resmi satış işleminin gerçekleşmediğini, satış ve teslimine ilişkin belge bulunmadığını,
-... hesap numarasında belirtilen tesis makine ve cihazlar, taşıtlar ile demirbaşların tamamının komiserliğimizce görevlendirilen bilirkişiye gösterildiğini, ancak bilirkişi tarafından tespit edilmediğini bu sebeple yeniden bilirkişi incelemesi talep ettiklerini beyan ettiği,
-Tesis makine ve cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlar ile ilgili ticari defter kayıtlarının devam edildiği, ilgili kayıtların davacı şirketin aktifinden düşüldüğüne dair herhangi bir muhasebe kaydı yapılmadığı, ayrıca herhangi davacı şirketin ticari defterlerinde satışına ilişkin ödeme kaydı olmadığı, sadece 2 adet Vinç'in konkordato projesi ekinde sunulan rayiç değer bilançosunda varlık olarak gösterilmediği, tespiti yapılamayan diğer makine, taşıtlar ve demirbaşların projede varlık olarak değerlendirildiği, 2 adet Vinç'in gösterilmemesine rağmen komiserliğimize sunulan 30.06.2024-03.09.2024 (Geçici Mühlet tarihi) ve 30.09.2024 tarihli davacı şirketin mizanlarında ve bilançolarında şirketin aktifinde kayıtlı olduğu, takdirin başkanlığınızda olduğu,
4-Komiserliğimizin beyan talebi üzerine, Davacı şirket vekilinin komiserliğimize sunmuş olduğu 16.09.2024 tarihli beyanda, tamamlanmış ve faturalanacak mal veya hizmetin olmadığı, hazırda Konya/Çumra Şeker difüzyon ve haşlama teknesi imalatı devam ettiğini, güncel olarak Irak'ta yapılması planlanan bir tank işi, Konya Şeker'e teklif verildiğini ve görüşmelerinin devam ettiğini, İlaveten 5 adet tank işi vs çeşitli teklif verildiğini görüşmelerinin devam ettiğini beyan ettiği,
S-Davacı şirketin, komiserliğimize sunmuş olduğu 30.09.2024 tarihli ara bilançodaki bilgiler ile dava dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları doğrultusunda hazırlanmış rayiç değer bilançosunda varlıklar toplamının 56.033.260,91 TL olduğu, borçlarının ise 134.862.999.11 TL olduğu tespit edilmekle birlikte davacı şirketin 56.033.260,91-134.862.999,11=78.829.738,20 varlık fazlası borcu olduğu, borç alacak teyitleri devam ettiği, borca batıklık durumu, ticari defter kayıtlarından oluşturulmuş ve başkanlığınızın takdirine sunulmuştur.
-Davacı şirketin dava dosyasına kazandırılan konkordato projesi ekindeki 30.06.2024 tarihli rayiç değer bilançosunda davacı şirketin 79.030.470,47 TL varlık fazlası borcu olduğu ve borca batık olduğu, davacı şirket tarafından komiserliğimize sunulan 30.09.2024 tarihli ara bilançodaki bilgiler doğrultusunda komiserliğimizce hazırlanan 30.09.2024 tarihli rayiç değer bilançosunda 78.981.675,61 TL varlık fazlası borcu olduğu ve borca batık olduğu, 30.06.2024 tarihinden 30.09.2024 tarihine kadar geçen sürede varlık fazlası borcu 79.030.470,47-78.829.738,20=200.732,27 TL azaldığı tespit edilmiştir.
-Davacı şirketin konkordato ön projesinde davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağının sahibi olduğu, Konya ili Meram İlçesi Karahüyük Mah. 23641 Ada 9 Parsel B.Blok Zemin | numaralı bağımsız bölüm ile A. Blok Zemin | bağımsız bölümün paraya çevrilerek imtiyazlı/ rehinli borçları için kullanacağını beyan ettiği, Komiserliğimizce 2 taşınmaz için uzman bilirkişiler tarafından bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu doğrultusunda 2 taşınmazın toplam değerinin 32.000.00,00 TL olduğu tespit edildiği,
-Davacı şirketin ortağının taşınmazlarının davacı şirket borçlarına ipotekli olduğu, komiserliğimizce ipotekli olması nedeniyle varlık olarak kabul edildiği, davacı şirketin ortağının taşınmazları varlıklara eklendiğinde, davacı şirketin 30.09.2024 tarihi itibariyle 78.829.738,20-32.000.000,00=46.829.738,20 TL varlık fazlası borcu olduğu ve borca batık olduğu tespit edilmiştir.
-Davacı şirket yetkilisinin komiserliğimize sunmuş olduğu 06.09.2024 tarihli beyanda, 340.004 (Ordinat İnşaat) numaralı hesapta görülen 39.596.656,79 TL hesabın ihtilaflı olduğu, İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2024/8011 Esas sayılı ve Konya Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/325896 numaralı dosyalarında hukuki sürecin devam ettiği beyan edildiği, şayet başkanlığınızca, uyuşmazlık konusu 39.596.656,79 TL'yi borç kalemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine hükmedilmesi durumunda davacı şirketin 46.829.738,20-39.596.656,79=7.233.081,41TL varlık fazlası borcu ve bu durumda da, davacı şirketin borca batık olduğu,
6-Komiserliğimizin beyan talebi üzerine, Davacı şirket vekilinin komiserliğimize sunmuş olduğu 16.09.2024 tarihli beyanda, tamamlanmış ve faturalanacak mal veya hizmetin olmadığı, hali hazırda Konya/Çumra Şeker difüzyon ve haşlama teknesi imalatı devam ettiğini, güncel olarak Irak'ta yapılması planlanan bir tank işi, Konya Şeker'e teklif verildiğini ve görüşmelerinin devam ettiğini, İlaveten 5 adet tank işi vs çeşitli teklif verildiğini görüşmelerinin devam ettiğini beyan ettiği,
7-30.09.2024 tarihi itibariyle şirketin stoklarında satılabilecek herhangi bir hammadde, yarı mamul ve mamul olmadığı,
S-Alacak ve borç teyit çalışmalarına devam edildiğinden, mali tablolar ve konkordato ön projesi makul ve uygulanabilir olup olmadığı hakkında görüş bildirmeye rapor tarihi itibariyle imkan bulunmadığı, ikinci raporda yer verileceği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 24/10/2024 tarihli son duruşmasında geçici konkordato komiseri ... beyanında; "Davacı vekilinin BMW X6 olarak belirtmiş olduğu araç BMW X9 markası olarak makine mühendisi bilirkişinin raporunda tespit edilmiştir, araç plakası ile tespit edilen aracın marka ve modeli uygundur, aracın markası BMW X6 dır, zannediyorum bilirkişi araç markası konusunda bir maddi hata yapmıştır, diğer demirbaş ve makinelerle ilgili davacı şirket yetkilisinin göstermiş olduğu adrese Konya bilirkişilik bölge kurulu listesinde ismi bulunan Cengiz Karademir tarafından bizzat gidilerek gösterilen makinelerin tek tek tespit edildiği ve rapora işlendiği bunun haricinde bir makine ve ekipman bulunmadığı adı geçen bilirkişi tarafından tarafıma bildirilmiştir, davacı şirketin şuan itibariyle aktif bir faaliyeti yoktur ancak iş bağlama anlaşmaları görüşme aşamasındadır, olumlu neticelenmesine ilişkin olarak tarafıma bir bilgilendirme yapılmamıştır, davacı firmanın avans hesabında bulunan yaklaşık değeri 45 milyon TL olan tutarla ilgili olarak alacağın dayanak ve belgeleri konusunda davacı firmadan izahat istemiştim, kendileri ise dosyaya sunduğu ek rapor ekinde yer alan 16/09/2024 tarihli izahat beyanıyla verilen hesaplara istinaden bir alacaklarının olmadığını, avans hesabının fiktif hesap olduğunu izahat olarak bildirmiştir, ancak çok düşük miktarlı olarak bu avanslara ilişkin yaklaşık 1 milyon TL tutarında bir fatura daha sonra tarafıma ibraz edilmiştir, davacı şirket hakkında borç alacak teyitleri yapılmaya devam etmektedir, şuan itibariyle projenin başarıya uğraması durumuna ilişkin net bir tespitin yapılabilmesi mümkün değildir, demirbaş ve avans hesaplarıyla ilgili durumu raporumda izah etmiştim, bu durumun lehe veya aleyhe değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin takdiri mahkemenindir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 24/10/2024 tarihli son duruşmasında davacı vekili beyanlarında; "...makine mühendisi bilirkişinin raporunda şirkete ait bir takım demirbaş ve araç gereçlerin yerinde tespit edilemediğini ve bunu raporuna işlemediğini gözlemledik, rapor bu yönüyle hatalıdır, şirketin demirbaşları dağınık vaziyette olup bir kısmı Antalya'daki iş yapılan havaalanı yerleşkesinde bir kısmı da Çumra ilçesinde bulunan şantiye alanındadır, hatta şirkete ait BMW X6 marka araç dahi bilirkişinin raporunda yer almamaktadır, makine mühendisi şirketin tüm demirbaşlarını ve araçlarını yerinde tespit etmemiştir, geçici mühlet sürecinde müvekkil alacaklılarına borcunu ödeme maksadıyla yeterli çaba ve gayreti göstermiştir, müvekkilin alacaklılarının büyük bir kısmını bankalar oluşturmaktadır, banka kredilerinden kaynaklı borçlar müvekkile ait taşınmazların varlık takası yoluyla kapatılma aşamasındadır, ancak geçici mühlet öncesinde uygulanan ihtiyati hacizler sebebiyle bu işlemler tamamlanamamıştır, dosyadaki tedbirlerin devamına karar verilmesini talep ederiz...
...biz öncelikle şirkete ait demirbaşların yerinde değer tespitinin yapılabilmesi için hali hazırda görevli bulunan konkordato komiserine refaket edecek makine mühendisi ehil bir konkordato komiserinin dosya için görevlendirilmesini talep ediyoruz, Antalya havaalanında bulunan şirkete ait makine ve ekipmanlar ile ilgili talebimizi konkardato komiserine iletmiştik, hatta bununla ilgili masraflara onay verilmesi için mahkemenize de müracaatta bulunuldu, şirkete ait makineler Antalya havalimanında atıl vaziyette bulunmaktadır, şirketin bu makinaları muhafaza edebileceği kapalı bir alanı olmasa da gerekli güvenlik önlemlerinin alınacağı kiralanacak bir araziye bu ekipmanlar nakledilebilir, bu konunun karara bağlanmasını talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 24/10/2024 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında; "Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacının davasının reddine veya iflasına karar verilsin, " şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLME GEREKÇE :
Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato; vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. (Yargıtay . Hukuk Dairesi 06.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar)
Konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar)
Konkordato davalarında, yasada belirtilen koşulların sağlanması halinde borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamak amacıyla geçici ve kesin mühlet kararları verilmektedir. Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacının değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.
Borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. ( ... / ... , ... , ... , ... , Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 )
Davacı şirket vekilinin dilekçe ve beyanları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato geçici komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yukarıda yer verilen yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirketin, limited şirket ünvanıyla ağırlı olarak endüstriyel yakıt tankları imalatı alanında iştigal eden tek ortağı ve yetkilisi bulunan bir sermaye şirketi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hazırladığı konkordato ön projesi, bir vade konkordatosu olup, projede herhangi bir tenzilat öngörülmemiş, borcun anaparasının 30/07/2025 tarihinden itibaren otuz altı aylık vade ile her ay eşit taksitler halinde ödeneceği şeklinde teklifte bulunulmuştur.
Az önce de ifade edildiği gibi, konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, gerek geçici mühlet öncesinde gerekse de geçici mühlet içerisinde iyi niyetinden şüphe duyulacak hal ve hareketlerden ve alacaklılarını zarara uğratacak eylemlerden kaçınması gerekmektedir.
Davacı şirket tarafından hazırlanan ve dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 30/06/2024 tarihli rayiç değer bilançosunda 159 (verilen sipariş avansı) hesap bakiyesi sıfır (bakiyesiz) olmasına rağmen, davacı şirkete ait 30.06.2024 tarihli detay mizanda 47.901.616,14 TL verilen sipariş avansı bakiyesinin olduğu görülmüştür. Bilahare düzenlenen 30/09/2024 tarihli davacı şirkete ait detay mizanda bu kez 44.444.854,64 TL sipariş avansı bakiyesinin olduğu görülmektedir. 159 Verilen Sipariş Avansları Hesabı, mal veya hizmet alımı için verilen siparişler için önceden ödenen avansların izlendiği, avans ödemesi yapıldığında borçlandırmanın, sipariş teslim alındığında ise alacaklandırmanın yapıldığı bir hesaptır. Netice itibariyle, ticari defter kayıtlarına göre avans ödemesi yapıldığı halde henüz mal veya hizmet teslimi yapılmamış siparişlerden kaynaklı olarak 40 Milyon TL'nin üzerinde alacaklı görünülmesine rağmen, dosyaya sunulan konkordato projesine ekli rayiç değer bilançosunda davacı şirketin böyle bir alacağına ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Durum bu şekilde olunca konkordato komiserliğince davacı şirketten izahat istenilmiştir. Davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenen ve konkordato komiserliğine sunulan 16/09/2024 tarihli dilekçede, ticari defterlerdeki ilgili alacak kaydının fiktif (sanal, gerçek dışı) olduğu şeklinde bir izahat yapılması ile yetinilmiştir. Böylelikle davacı şirketin mali tablolarının ve ticari defter kayıtlarının gerçeğe aykırı düzenlendiği bizzat davacı şirket yetkilisince ikrar edilmiştir. Söz konusu tutarsızlıklar ve de bunun üzerine yapılan dayanaksız izahat karşısında, davacının hazırladığı ön proje ve bu projeye ekli mali tablolara güven duyulamayacağı, bu uyumsuzluğun sonraki süreçlerde de davacının kayıt ve belgelerine şüphe ile yaklaşılması sonucunu doğuracağı, davacının, en başta bulunması gereken dürüst davranma ilkesine aykırı tutum sergilemesi sebebiyle iyiniyetinin sorgulanır hale geldiği anlaşılmıştır.
Öte yandan davacı şirketin 30.06.2024 tarihli ticari defterlerinde Makine ve Cihazlar hesabında 80 adet, taşıtlar hesabında 24 adet, demirbaş, özel maliyetler ve maddi olmayan duran varlıklar hesabında 64 adet olmak üzere toplam 181 adet taşınır varlığı kayıtlı olduğu ve dava dilekçesi ekinde sunulan makine mühendisi ...'ın mütalaa raporunda da 169 adet davacı şirkete ait taşınır mal varlığı olduğu tespit edildiği halde, konkordato komiserliğince yaptırılan rayiç değer çalışması kapsamında dosyaya sunulan ve makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 28/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda sadece 39 adet taşınır varlık tespit edilmiştir. Söz konusu uyumsuzluk üzerine konkordato komiserliğince davacı şirketten izahat istenilmiştir. Davacı şirket yetkilisi tarafından sunulan bila tarihli izahat dilekçesinde; vinçlerin imalatçısına verildiği ve üzerlerindeki banka rehninin kaldırılmasına müteakip resmi satış işlemlerinin yapılacağı, ... kaynak makinelerinin ... Ltd. Şti. Ünvanlı şirkete verildiği, kaynak makinalarında rehin olmadığı, resmi satış işleminin gerçekleşmediği, ... hesap numarasında belirtilen tesis makine, cihaz, taşıtlar ile demirbaşların tamamının komiserlikçe görevlendirilen bilirkişiye gösterildiği, ancak bilirkişi tarafından tespit edilmediği, şeklinde beyanda bulunulmuştur. Makine mühendisi bilirkişinin 28/09/2024 tarihli raporundan ve konkordato komiserinin gerek duruşma sırasındaki beyanlarından ve gerekse de raporundaki tespitlerden anlaşıldığı üzere, davacının taşınır varlıklarıyla ilgili rayiç değer tespiti Konya Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinde ismi yer alan tek bir makine mühendisi bilirkişi eliyle davacı şirket yetkilisinin ve/veya avukatının gösterdiği yerlerde yaptırılmış olup, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişinin tespit ettiklerinden başka davacı şirkete ait bir taşınır varlığın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisi tarafından bir kısım taşınırların devredildiği veya iade edildiği savunulmuş ise de devir ve teslimlere dair ikna edici bir belge dosyaya veya konkordato komiserliğine sunulmamıştır. Ayrıca devredilen varlıkların davacı şirketin aktifinden düşüldüğüne dair herhangi bir muhasebe kaydı yapılmadığı gibi davacı şirketin ticari defterlerinde mal satımına ilişkin ödeme kaydı bulunmamaktadır. Netice itibariyle, söz konusu işlemlerin davacının aktifinde azalma yaratarak aktif pasif dengesizliği oluşturduğu, davacının komiser talimatlarına ve geçici mühlet kararına aykırı hareket ederek alacaklılarının zararına bir tutum izlediği, fiili duruma uymayan mali tabloların muhasebesel hata ile açıklanamayacağı, davacının izahatlarının hakkında olumlu kanaat oluşmasına yeterli gelmediği, anlaşılmıştır.
Hal böyle olmakla, kötü niyetle baştan sakatlanmış konkordatonun tasdik edilemeyeceği ve bununla ilgili işlemlerin sürdürülemeyeceği, kesin mühlet aşamasına geçilmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği, böylece İİK'nun 292/1, b-c maddesinde belirtilen konkordatonun reddi sebeplerinin oluştuğu sonuç ve kanaatine varılarak; konkordato davasının reddine, geçici mühlet kararının ve mahkememizce verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına, geçici konkordato komiserinin görevine son verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davanın reddi karşısında iflas kararının da verilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde ise ;
İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Her ne kadar Mahkememizce, hem davacı şirketin bizatihi yetkilisine hem de vekiline duruşmaya katılım sağlanması yönünde ihtarlı tebligat yapılmış ise de davacı şirket yetkilisi duruşmaya katılmaktan imtina etmiştir.
2004 Sayılı İİK'nun 292/1-d maddesindeki şartların oluşması halinde davacı borca batık ise iflas kararı verileceği düzenlenmiş ancak, aynı maddenin a, b ve c maddeleri için açıkça borca batıklık şartı aranmamıştır.
2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi yönünden de kural olarak davacı şirketin borca batık olması aranmamalı ise de; iyiniyetli borçluların ya davanın kabulü ya da iflas seçeneklerinden birisi ile karşı karşıya bırakılması, mahkemeler önünde hak arama özgürlüğünü kısıtlayacağı gibi, iyiniyetli ancak projesi gerçekleşmeyebilecek borçluları cezalandırıcı bir uygulamaya dönüşebileceğinden, yasada açıkça belirtilmemesine rağmen sadece 292/1-b maddesindeki haller yönünden borca batıklık şartını aramak adalet ve hakkaniyet prensiplerinin bir gereği olacaktır.
2004 s. İİK'nın 292/1-a ve 292/1-c maddesindeki hallerin varlığı halinde ise, yasada 292/1-d fıkrasında olduğu gibi açık bir düzenleme veya (292/1-b maddesinde olduğu gibi) hakkaniyet gereği olmadığından, iflas için borca batıklık şartını aramak gerekmeyecek aksine, 292/1-a ve 292/1-c maddesindeki hallerde davacının iflası için borca batıklık şartını da aramak kötüniyetli borçluları ödüllendirici bir uygulamaya dönüşebilecektir.
Bu nedenlerle 2004 s. İİK'nin 292/1-c maddesi gereğince davanın reddine karar verilirken, iflasa tabi borçlu yönünden borca batıklık şartı aranmadan iflas kararının da verilmesi gerekir.
2004 s. İİK'nin 292/1-c maddesine göre iflas kararı verilebilmesi için diğer bir gereklilik de, davacı şirkete atfedilen kötüniyetli davranışın konkordato kesin mühletinin verilmesinden sonra (geçici mühlet de kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından dolayısıyla geçici mühletin verilmesinden sonra) gerçekleşmesidir.
Bu itibarla, yukarıda detayına yer verildiği üzere, davacının mali tablolarının gerçeği yansıtmaması, kötü niyetli davranışta bulunulduğuna dair delil ve emarelerin bulunması, komiser talimatlarına ve geçici mühlet kararına uyulmaması, davacının eylemlerinin alacaklılarını zarara uğratıcı nitelikte olması, davacının aktif bir ticari faaliyetinin olmaması sebebiyle alacaklıların daha fazla zarara uğramaması için mal varlığının korunması gerekmesi hususları gözetildiğinde, davacının iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekliyle hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, (Mersis No : ... - Selçuk VD. ... -Konya Ticaret Sicili No: 61979 kayıtlı davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
2-Mahkememizin 03/09/2024 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
3-Mahkememizin 03/09/2024 tarihli ara kararı ile verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
4-Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı (Mersis No : ... - Selçuk VD. ...) ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin İFLASINA, 24/10/2024 günü saat 10:06 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının (ilk aşamada 100.000 TL. olmak üzere) tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
7-Geçici konkordato komiseri ...'in görevinin bugün (24/10/2024 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine,
8-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'in görevinin 24/10/2024 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına,
9-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
12- Davanın iflas kararı ile neticelenmesi sebebiyle İİK'nun 293/3. Maddesi atfıyla İİK'nun 164/1. Maddesi gereğince, iş bu gerekçeli kararın davacı tarafa ve müdahillere re'sen tebliğine,
Dair; davacı vekili ile konkordato komiseri ve bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahil vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/10/2024
Başkan Üye Üye Katip