T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ..., ... 'e velayeten (...) ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;27/09/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, trafik kazası sebebiyle başvuran davacının ağır şekilde yaralandığını, dava konusu olay sonrasında önce Çumra Devlet Hastanesi'ne daha sonra ise Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldığını, vücudunun muhtelif yerlerinde kemik kırığı meydana geldiğini, hayati tehlike atlatmış, tedavisi tamamlanıncaya kadar yatağa mahkum olduğu gibi nedenlerle maddi tazminat talepleri yönünden HMK madde 107/2 uyarınca talep arttırım hakkı saklı kalmak üzere, HMK m.107 uyarınca maddi tazminat talepleri yönünden belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile: öncelikle İhtiyati Haciz talebinin kabulü ... plakalı araç ile davalı ... ve ... adlarına kayıtlı UYAP kanalıyla tespit edilecek tüm taşınmaz, araç, bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu vb. tüm hak ve alacakların, hak edişlerin dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürede 3. kişilere devrinin engellenmesi amacıyla davacının uğramış olduğu zararın yoğunluğu ve kazada kusursuz olması ile davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olması gözetilerek takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesini ve kayıtlarına şerh edilmesini, davacının uğramış olduğu kalıcı iş göremezlik oranının tespiti ile; a-Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, b-Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, c-Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, d-Belgeli ve belgesiz tedavi giderleri için şimdilik 100,00 TL olmak şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine; 100.0000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılar davalılar Ramazan ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın zamanaşımı sebebiyle esastan reddinin gerektiğini, dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yaptığını, başvuru neticesinde ... sayılı hasar dosyası açıldığını ancak müvekkili şirket tarafından istenilen belgeler iletilmeden huzurda görülen davanın açıldığı gibi nedenlerle maluliyet yokluğu nedeniyle davanın reddini, tüm delillerin toplanması ve “Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması ve sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi durumunda; yine “Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile “sürekli sakatlık” tazminatının hesaplanmasını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri, sürekli - geçici bakıcı gideri ve manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olması sebebiyle talebin reddine, davacı tarafça talep edilmemesi halinde taleple bağlılık ilkesi gözetilerek müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasını, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağını, davaya konu kaza sebebi ile başlatılan ceza yargılaması dosyasının ilgili mahkemeden istenilerek dosya içerisine alınmasını, ceza yargılaması sonuçlanmamış ise bekletici mesele yapılmasını, SGK’ya müzekkere yazılarak davacıya kaza sebebi ile rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, ödeme yapılması halinde yapılacak hesaplamadan tenzil edilmesini, tazminat hesaplanması halinde yapılacak hesaplamadan ayrıca müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, kazaya karışan aracın kaza tarihindeki malikinin ve aracın satış sebebiyle poliçesinin geçerlilik durumunun tespiti yönünden Noterler Birliğine müzekkere yazılarak aracın satış tarihlerinin sorulmasını, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle, işbu dava yetkisiz mahkemede açıldığı için yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu kazanın ve davalıların ikametgahının Çumra'da olduğundan davanın Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, arabuluculuk süreci usule uygun bir şekilde gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin davaya konu yapılan trafik kazasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının dur levhasının bulunduğu sokaktan (tali yoldan) müvekkilinin seyir halinde olduğu caddeye / ana yola kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde çıkarak kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, davaya konu trafik kazasında kusurun tamamının davacıda olduğu gibi nedenlerle öncelikle yetki itirazının kabulünü, davaya cevap ve itirazlarının kabulünü, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 27/09/2023 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki davalılardan .... Tarafından sigortalanmış olan ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması şeklinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının uğradığını belirttiği sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım giderlerine ilişkin maddi tazminat talebi ile manevi tazminat talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 05/12/2024 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye ve ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Tescilsiz motosikletin sürücüsü ...' in; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/A (Kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar) ve 109/B-8 ( Dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlara, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar.) trafik kuralları ile bu kurallara karşılık gelen aynı kanunun trafik kazalarında sürücü asli kusurlarından sayılan 84/ h (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) trafik kuralını da ihlal ettiği, sürücü ...' in %100 (Yüzde Yüz ) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...' ın kazanın oluşmasına etki edecek herhangi bir trafik kuralı ihlalinin tespit edilmediği görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan 20/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; 11/10/2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre kişinin yaşına göre sürekli iş göremezlik oranının %7,2 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kişinin sol diz eklem hareket kısıtlılığı arızası için sürekli iş göremezlik oranının %5 oranının olduğu, kişinin sağ bacakta 1,2 cm kısalık arızası için hali hazırda iş göremezlik oranının %3 olduğu, kişinin özür oranları Balthazard Formülüne göre hesaplandığında sürekli iş göremezlik oranının 7.8 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bu sürenin ilk 3 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararın 40.243,50 TL olarak değerlendirildiği, dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen masrafların olacağı bunlar dikkate alındığında 18.000,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 22/05/2025 tarihli duruşma zaptında dosyanın Karayolları Fen Heyetine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 23/07/2025 tarihli heyet raporunda özetle; Tescilsiz motosikletin davacı sürücüsü ...'in, olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... Plakalı aracın davalı sürücüsü ...'ın, olayda kusuru bulunmadığı görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle davacının yaralandığı kazada, tarafların kusur durumlarının tespiti gerekmektedir.
Ceza mahkemesince yapılan yargılamada aldırılan ATK raporunda davacının asli kusurlu, davalı ...'ın ise tali kusurlu olduğu yönünde düzenlenen rapora itibar edilerek davalı/sanık hakkında hapis cezasına hükmedilmiş, HAGB kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, ... esas, ... karar). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin müstekar içtihatlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder nitelikte bir hüküm olmadığından hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de, bu durum ceza mahkemesi dosyasının delil olma niteliğini değiştirmemektedir.
Mahkememizce kusur durumuna ilişkin aldırılan her iki raporda yapılan açık tespitlere göre; kaza tespit tutanağında çizilen krokinin hatalı olduğu, kavşağın dört yönlü bir kavşak olmadığı, zaten dosyada bulunan resimlerden dahi açıkça görüleceği üzere sokağın T kavşak olarak nitelendirilmesi gerektiği, kaldı ki bu hususta hem mahkememizce aldırılan her iki raporda hem de ceza mahkemesince aldırılan ATK raporunda olay yerinin T Kavşak olduğunun kabul edildiği, davacı sürücü için mutlak dönüşlerin söz konusu olduğu, bu anlamda dönüşe başlamadan önce davacının, girdiği yolda seyreden araçların geçişini beklemek zorunda olduğu, davalı sürücünün düz ilerlediği yolda mutlak geçiş hakkına sahip olduğu, sağdan gelen araca öncelikli olarak yol vermesi gerekmediği, araçların çarpışma yerleri de gözetildiğinde kısa mesafede yolda düz ilerleyen davalı sürücünün seyir hızı ile izlediği yola giren motosikletle çarpışmayı önlemeye yönelik alabileceği bir tedbir bulunmadığı, davacı sürücünün arkasında yolcu olan ve ceza dosyasında bilgisi alınan kişinin de beyanı gözetildiğinde olayın bu anlatıldığı şekilde gerçekleştiğine mahkememizce de kanaat getirildiği, ceza dosyasında aldırılan raporda davalı sürücüye neden tali kusur verildiğinin mahkememizce anlaşılamadığı değerlendirilmekle davacının meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Maddi vakıalarla ilgili yapılan belirlemeler ile teknik anlamda alınan (biri karayolları fen heyetinden olmak üzere) iki ayrı bilirkişi raporunda da davalı sürücünün olayda kusurunun bulunmadığı tespitleri nedeniyle ve ayrıca ceza mahkemesince verilen HAGB kararının mahkememizce bağlayıcı olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının REDDİNE,
2-)Alınması gereken 615,40TL harçtan mahkememize yatırılan 427,60TL'nin mahsubu ile 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalılar ... ve ... vekili tarafından karşılanan 60,80TL vekalet suret harcının davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
6-)Davalı ... vekili tarafından karşılanan 60,80TL vekalet suret harcının davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,
7-)Maddi tazminat talebi yönünden; Davalılar vekilleri yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 400,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-)Manevi tazminat talebi yönünden; Davalılar ... ve ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a verilmesine,
9-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... ... yüzüne karşı, davalı ... şirketinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/10/2025
Katip ... Hakim ...