T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 07.04.2024 tarihinde 11:50 sıralarında dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... caddesi istikametinden İsmail Ketenci caddesini sol şeridi takiben ... caddesi ışıklı kavşağına geldiğinde kendisine yanan kırmızı ışığa uymayıp kavşağa giriş yaptığı esnada aracının yan kısımlarıyla, ... istikametinden ... caddesini takiben seyir halinde olan müvekkilİ ... idaresindeki ... plakalı motosikletiyle ... ile ... caddesi ışıklı kavşağını kendisine yanan yeşil ışık sonrası hareket ettiği esnada motosikletinin ön kısımlarıyla çarpışması sonucu meydana gelen yaralanmalı trafik kazıasında müvekkinin ağır şekilde yaralanarak sürekli malül hale geldiği gibi nedenlerle 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca toplanacak deliller neticesinde müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici bakıcı gideri ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından müvekkili şirkete başvuruda bulunulmuşsa da eksik evrak ile başvuruda bulunulması sebebiyle başvuru şartı gerektiği gibi yerine getirilmediğini, kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınmasını talep ettiklerini, davacının mütefarik kusurunun varlığı araştırılmalı ve %20 oranında indirim uygulanması gerektiği gibi nedenlerle davacının davasının öncelikle usulden reddini, aksi halde esastan reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zararın (sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi masrafı) tazmini hususunda olduğu görülmüştür.
SGK'ya, Konya Şehir Hastanesine ve ... sigortaya yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 17/04/2025 tarihli duruşmasında dosyanın adli trafik bilirkişiye ve ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 07/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda asli kusurlardan 2918 sayılı KTK'nun madde 47/1-B (kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek) asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in ise bu kazada herhangi bir kural ihlali yapmadığı %0 olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan 05/05/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre kişinin sürekli iş göremezlik oranının %4 olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaçınılmaz giderlerin 18.000,00TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderinden doğan zararın 60.007,50TL olarak değerlendirildiği, toplamda 78.007,50TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 18/09/2025 tarihli duruşmasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 02/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mahkemece PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaba itibar edilmesi halinde davacının 154.039,60TL geçici iş göremezlik, 60.007,50TL bakıcı gideri ve 18.000,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 232.047,10TL tedaevi gideri ile 561.962,61TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinde geçerli tedavi ve sakatlık klozu teminat limiti dahilinde kaldığı, mahkemece TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaba itibar edilmesi halinde davacının 154.039,60TL geçici iş göremezlik, 60.007,50TL bakıcı gideri ve 18.000,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 232.047,10TL tedaevi gideri ile 514.508,29TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinde geçerli tedavi ve sakatlık klozu teminat limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile ZMM sigortacısısına karşı açılan tazminat istemine ilişkindir.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Mahkememize sunulan 07/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda asli kusurlardan 2918 sayılı KTK'nun madde 47/1-B (kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek) asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in ise bu kazada herhangi bir kural ihlali yapmadığı %0 olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Rapora itibar edilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
Mahkememize sunulan 05/05/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre kişinin sürekli iş göremezlik oranının %4 olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaçınılmaz giderlerin 18.000,00TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderinden doğan zararın 60.007,50TL olarak değerlendirildiği, toplamda 78.007,50TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Rapora itibar edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememize sunulan 02/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mahkemece TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaba itibar edilmesi halinde davacının 154.039,60TL geçici iş göremezlik, 60.007,50TL bakıcı gideri ve 18.000,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 232.047,10TL tedaevi gideri ile 514.508,29TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinde geçerli tedavi ve sakatlık klozu teminat limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik
Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... )
Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.
ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Bu halde davalı tarafın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, davacının yaralanma bölgesi de gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılacak bir durum ispatlanamadığından ve bulunmadığından indirim yapılmamıştır.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 27/09/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ İLE,
a- 154.039,60TL geçici iş göremezlik tazminatı,
b-514.508,29TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
c- 60.007,50TL bakıcı gideri tazminatı,
d-18.000,00TL tedavi gideri tazminatı,
olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 746.555,39TL'nin DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 27/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 50.997,20-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harç ve 2.548,50TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 48.021,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 2.548,50TL icra harcı, 742,00-TL posta ve tebligat gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 6.353,70-TL NEÜ fatura gideri ve 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 18.060,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 117.983,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025
Katip Hakim