T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; tescili müvekkil ...'e ait ... plakalı araç, kardeşi ... sevk ve idaresindeyken, 28/09/2023 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava dilekçe ekinde sunacakları kaza kaza tespit tutanağında görüleceği üzere müvekkiline ait aracın bir kusuru bulunmadığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı ... %100 kusurlu olduğunu ve kaza sonrası yapılan alkol muayenesinde 1,52 promil alkol tespit edildiğini, kusur durumuna ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin maliki bulunduğu araç onarılmayacak derece ağır hasara uğradığını, nitekim müvekkilinin aracı gerek motor parçalarının bulunduğu ön kısımdan gerek arka kısımdan ağır darbe aldığını ve onarımı tamamıyla mümkün olmayacak şekilde hasara uğradığını, müvekkil tarafından onarım merkezleri, servisler vs. aracın tamirini yapabilecek birçok yer ile görüşülmüşse de, ilgili yerlerde müvekkiline, aracın onarımı yapılsa dahi motor aksamının onarım sonrasında sağlıklı çalışmasının mümkün olmadığı bildirildiğini, bunun yanı sıra davalı sigorta şirketi tarafından da işbu husus açıkça tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile Trafik Sigortasının bulunduğu davalı sigorta şirketine zararın tazmini adına başvuru yapıldığını, müvekkilinin aracının pert olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın çok yüksek olduğunun aşikar olduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, internet üzerinden yapılacak basit bir araştırma ile dahi tespit edilebilecektir. Zira müvekkilin aracının sahip olduğu donanımlara sahip olmayan daha düşük özelliklere sahip araçların satış ilanlarına bakıldığında dahi araçların piyasa değerinin kaza tarihinde 230.000,00 - 250.000,00 TL dolaylarında olduğu görüleceğini, müvekkilinin davalı sürücünün kusuruyla neden olduğu trafik kazası ve diğer davalı sigorta şirketinin kanuna aykırı uygulaması nedeniyle yaşamış olduğu mağduriyet ve uğradığı zararın sabit olduğunu, mahkeme tarafından araç özellikleri dikkate alınarak piyasa rayiç değerinin, sovtaj değerinin, zorunlu giderlerin, araç mahrumiyet tazminatının tespit edileceği bir bilirkişi raporu alınması zaruri olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu tüm bu zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarara uğradığı kazada davalı ... %100 kusurlu olmakla birlikte araç maliki ... ise işleten sıfatı ve kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince borcun tamamından sorumlu olduğunu, 28/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zarardan kazaya sebep olan sürücü ve araç ruhsatı sahibi olan aracı işleten şahıs ve davalı sigorta şirketi müteselsilen sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile ... plakalı aracın aynına ve kaydına ve davalı şahısların malvarlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına, 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL maddi zarar, 500,00 TL ikame araç bedeli tazminat miktarının davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; huzurdaki davanın yetki mahkemede açılmadığını, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasından hukuki yararı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibini yokluğunda tanzim ettirdiği fatura, eksper eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulü mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirildiğini, davacının aracının kaza tarihindeki yaşı 3’ten fazla olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, poliçe sigorta bedeline kdv dahi olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davacaya hasar onarım ödemesi yapıldığını, müvekkil şirket tarafından ekspertiz raporu kapsamında hasar onarıma ilişkin davacıya 14/12/2023 tarihinde 89.069,75 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, yine aynı kazaya ilişkin olarak dava dışı ... plakalı aracın kaskosuna 18/12/2023 tarihinde 30.930,25 TL olduğu, hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle birlikte Sayın mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki araç başına poliçe teminat limiti olan 120.000 TL'den ve kaza başına poliçe teminat limiti 240.000 TL'den mahsup edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacının müvekkillerinin ...'ın sevk ve idaresindeki aracın kendi aracına çarptığını bu nedenle aracın pert olduğu iddiası ile müvekkillerimiz aleyhine işbu davayı ikame ettiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkilinin idaresindeki aracın davacının sol yan tarafından çarptığı ifade edilmiş is ede davacının aracında müvekkilinin idaresindeki aracın boya kalıntılarına rastlanmadığını, bu hususa ilişkin eksper raporu da davacı tarafından sunulmadığını, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyasında bulunan görüntü kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca kesin ve şüpheden uzak herhangi bir teması bulunmadığını, işbu nedenle farazi bir yorum ile davacının aracının kullanılamaz hale gelmesinde müvekkilimizin kusurunun olduğu kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin davacının aracına çarptığı düşünülse dahi çarpmanın gerçekleşmesinden sonra davacının aracı yaklaşık olarak 100 metre daha yol kat ettiğini, davacıya ait aracın durmak için ya da aracın gidiş yönünü değiştirmek için yeterli süresi varken refüjde bulunan ağaca çarpması müvekkiline kusur atfedilemez nitelikte olduğunu, müvekkilinin kendi kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının aracını kullanan sürücünün kusurundan kaynaklanan hasarlar müvekkilimizi isnad edilemeyeceğini, aksi haksız ve sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, davacıya ait aracı kullanan sürücünün kusuru değerlendirilmeksizin tanzim edilen kaza tespit tutanağının kabulünün mümkün olmadığını, davacıya ait aracın hasarında müvekkilinin ...'ın bir kusuru olmadığından araç sahibi müvekkilinin ...'tan da pert farkı talep edilemeyeceğini, aynı şekilde davacının ikame araç bedeli talep etmesi de hakkaniyete aykırı olduğunu, zira kazanın müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, ilaveten davacıya ait aracın kaza tarihinde kasko şirketinin mevcut olup olmadığının kontrolü için Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılmasını talep ettiğini, şayet aracın kasko şirketi var ise davacı kasko şirketi var ise ve davacı ikame araç kullanmışsa davacının talep etmiş olduğu işbu alacak kalemine ilişkin bir ödeme de söz konu olmayacağını, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 28/09/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin ...'e ait ... plakalı araç için pert farkı maddi tazminatı ve ikame araç tazminatı alacağına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 28/09/2023 tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 08/02/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan sigorta uzmanı bilirkişisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 25/01/2025 tarihli raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün kusurunun olmadığı, kusurunun %0 olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasar miktarı dolayısıyla onarımının ekonomik olmadığı, perte/total işlemi görmesinin uygun olduğu, rayiç bedel olarak belirlenen 200.000,00 TL'nin 2.el piyasa fiyatlarına uygun olduğu, 36.750,00 TL'lik sovtaj bedelinin de uygun olduğu, sovtaj mahsubundan sonra 163.250,000 TL kaldığı, sigorta şirketinin ödediği 89.096,75 TL'nin mahsup edilmesi ile de 74.180,25 TL kaldığı, poliçenin kaza başına 240.000,00 TL'LİK limitinin hasar ödemeleri ile tükendiğinin kesinleşmediği ve kazaya karışan ... plakalı aracın bakiye hasarı ve ek ödemesi olup olmadığı ve ... plakalı aracın hasarı ile ilgili ödeme olup olmadığı ile ilgili belge bilgi olmadığından 30.930,25 TL'lik kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağının kesin tespitinin yapılamadığı, limit durumunun kanıtlanması durumunda 30.930,25 TL'den sigorta şirketinin davacıya karşı sorumluluğu olacağı, aksi takdirde sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığı, davalı araç maliki ... ve sürücü ...'ın müştereken ve müteselsilen 74.180,25 TL'den sorumlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın araç mahrumiyeti süresinin 30 gün araç kirasının 600,00 TL olduğu, toplam araç mahrumiyet tutarının 18.000,00 TL olarak tespit edildiği, 3.178,00 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 14.822,00 TL olacağı, bu araç mahrumiyeti zararından sigorta teminatları içerisinde olmadığından davalı araç maliki ... ve sürücü Muhammet Furkan Koçak7ın müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 11/08/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: Bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminat alacağının 73.680,25 TL arttırılması ile toplam 74.180,00 TL maddi tazminat alacakları ile 500,00 TL araç ikame bedeli bedeli alacağının 14.322,00 TL artırılması ile toplam 14.822,00 TL tutarındaki maddi tazminat alacaklarının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsili yönünden karar verilmesini talep etmiş, artırılan arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalı tarafa dava değer artırım dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, maliki ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli de gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Somut olayda, dava konusu trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün kusurunun olmadığı, kusurunun %0 olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasar miktarı dolayısıyla onarımının ekonomik olmadığı, perte/total işlemi görmesinin uygun olduğu, rayiç bedel olarak belirlenen 200.000,00 TL'nin 2.el piyasa fiyatlarına uygun olduğu, 36.750,00 TL'lik sovtaj bedelinin de uygun olduğu, sovtaj mahsubundan sonra 163.250,000 TL kaldığı, sigorta şirketinin ödediği 89.096,75 TL'nin mahsup edilmesi ile de 74.180,25 TL kaldığı, poliçenin kaza başına 240.000,00 TL'LİK limitinin hasar ödemeleri ile tükendiğinin kesinleşmediği ve kazaya karışan ... plakalı aracın bakiye hasarı ve ek ödemesi olup olmadığı ve ... plakalı aracın hasarı ile ilgili ödeme olup olmadığı ile ilgili belge bilgi olmadığından 30.930,25 TL'lik kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağının kesin tespitinin yapılamadığı, limit durumunun kanıtlanması durumunda 30.930,25 TL'den sigorta şirketinin davacıya karşı sorumluluğu olacağı, aksi takdirde sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığı, davalı araç maliki ... ve sürücü ...'ın müştereken ve müteselsilen 74.180,25 TL'den sorumlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın araç mahrumiyeti süresinin 30 gün araç kirasının 600,00 TL olduğu, toplam araç mahrumiyet tutarının 18.000,00 TL olarak tespit edildiği, 3.178,00 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 14.822,00 TL olacağı, bu araç mahrumiyeti zararından sigorta teminatları içerisinde olmadığından davalı araç maliki ... ve sürücü ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, rapordan sonra yapılan yazışmalar sonucunda sigorta şirketinin 30.930,25 TL'den sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Sigorta şirketi yönünden sorumlu olunan kısım 30.930,25 TL olduğundan bu yöndeki talep bakımından kısmen kabul kararı verilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 01/11/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
-Davacının 28/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 74.180,25 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (bakiye limit:30.930,25TL) temerrüt tarihi olan 01/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... VE ...'tan(Kaza tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) TAHSİLİ İLE (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) DAVACIYA VERİLMESİNE, sigorta şirketi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine,
- Davacının 28/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 14.822,00TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALILAR ... VE ...'tan( kaza tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.079,74-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 1.550,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.102,14-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (30.930,25/89.002,25) oranına isabet eden 1.425,59-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 1.550,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.405,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (30.930,25/89.002,25) oranına isabet eden 835,86-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacı tarafından karşılanan 1.000,00-TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 6.060,80-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (30.930,25/89.002,25) oranına isabet eden 2.106,26-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davalı sigorta şirketi tarafından karşılanan 60,80-TL vekalet harcından haklılık oranına göre (43.250/74.180,25) 35,45TL'sinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, bakiye kısmının davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (30.930,25/89.002,25) oranına isabet eden 10.425,66-TL'den diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
8-Davalı sigorta şirketi yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 10.425,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.02/10/2025
Katip Hakim