T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇE YAZIM TARİHİ :
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ile davalı arasında 27.12.2022 tarihinde yazılım satış sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme gereği davalı taraf ... YÖNETİM PLATFORMU yazılımını davacıya satmış ve bedelini tahsil ettiğini, buna karşın davalı sözleşmesel edimlerini yerine getirmemiş yahut eksik yerine getirdiğini, davalı taraf sözleşmeden kaynaklı söz konusu olan yazılımın kurulumunu sağlamak ve çalışanlara yazılım hakkında eğitim vermek yükümlülüğü altındadır. Ancak satış sözleşmesinin yapılmasından itibaren bahsi geçen eğitimler yapılmamış ve müvekkil şirketin çalışanları yazılımı gerekli eğitimi almadan kullanmaya başlamıştır. Yazılım devamlı ve kullanımı imkansızlaştıran sorunlar nedeniyle müvekkil tarafından asla vadedilen şekilde kullanılamamıştır. Davalı tarafça müvekkile 06.02.2024 tarihli ücret karşılığı “Yıllık Bakım ve Güncelleme Sözleşmesi” gönderilmiş ve bu hizmet satın alınmadığı takdirde programın kullanılamayacağı belirtilmiş ise de müvekkil tarafça programın satın alındığı ve kullanıma kapatılamayacağı savunulmuştur. Hemen ardından müvekkilin programa erişimi, yıllık ek güncelleme hizmeti satın alınmadığı için kapatılmıştır. Müvekkili tarafından süresiz kullanım lisanslı olarak satın alınan yazılım henüz kusurların giderilmemesi sebebi ile beklenene uygun kullanım yapılamamış iken, kusurların yıllık olarak düzeltilmesi ve güncellenmesi için ek ödeme yapmak istemeyen müvekkili, programın neden çalışmadığını davalı teknik servisine bildirmiştir. 24.06.2024 Tarihinde davalı tarafça müvekkiline gönderilen mail gönderisinde görüldüğü üzere yıllık bakım ve güncelleme yapılmadığı durumunda yazılım kullanılırken hata alınacağı işbu nedenle yıllık bakım ve güncelleme yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Yapılan satış sözleşmesinde müvekkile yıllık bakım ve güncelleme yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmemiş ve müvekkil tarafından işbu hususta herhangi bir onay alınmamıştır. Davalı tarafça sözleşmesel edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle doğan işbu uyuşmazlık hakkında Konya Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş olup, anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı taraftan sözleşmeye aykırı davranışları sonucu doğrudan ve dolaylı olarak uğranılan 50.000,00 TL tutarında zararın tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, işbu haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; İşbu davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki talepleri belirsiz olup, taleplerinin açıklatılması gerekmekte olduğunu, davacının talepleri hak düşürücü süre ve zamanaşımı sebebiyle sükut ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki yazılım satış sözleşmesinde aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız üzere ayıplardan sorumluluk 1 sene ile sınırlandığını, taraflar arasında 27.12.2022 tarihinde ERP yazılım lisansı satışını konu edinen bir sözleşme akdedilmiştir. sözleşme uyarınca yazılım destek hizmeti verme yükümlülüğü satış tarihinden itibaren 12 ay olup bu süre bittikten sonra davalının destek ve bakım hizmeti alabilmesi için ayrıca bir bakım destek sözleşmesi akdetmesi gerekmektedir. ancak davalı taraf bu sözleşmeyi akdetmemiştir. bu nedenle müvekkili şirketin bakım ve destek verme yükümlülüğü bulunmamakta olduğunu, taraflar arasında ERP yazılımının kurulumuna ilişkin bir sözleşme imzalandığını, ( Ek-1 27.12.2022 Tarihli İlk Kurulum Sözleşmesi). sektörde açık ve net biçimde bilindiği üzere ERP Yazılımlarına ilişkin sözleşmeler ilk kurulum ve destek hizmetleri için ayrı ayrı akdedilirler. Lisans alan öncelikli olarak ilk kurulum anlaşmasını akdeder ve bu sözleşmeden sonra bakım, destek, güncelleme hizmetleri alabilmesi için senelik olarak ayrıca "Bakım Sözleşmesi" akdederler. Somut olayda davacı müvekkili ile sadece "İlk Kurulum Sözleşmesi" akdetmiştir. Sözleşmede açıkça yazdığı üzere müvekkilin yazılıma ilişkin bakım, destek,güncelleme hizmetleri verme yükümlülüğü sözleşme tarihinden itibaren 1 yıldır. Bu nedenle müvekkili firmanın 27.12.2023 tarihinden sonra herhangi davacı firmaya herhangi bir hizmet verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kaldı ki davacının dosyaya sunduğu e-posta'ya göre davacı 24 Haziran 2024 tarihinde bakım talep etmiş ve kendisine bakım sözleşmesi akdetmesi gerektiği bildirilmiştir. Davacı haksız ve sözleşmeye aykırı biçimde bakım sözleşmesi akdetmeksizin 24 Haziran 2024 tarihinde bakım hizmeti talep etmektedir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti ve dava masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davacı ile davalı arasında akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmayan 27/12/2022 tarihli Yazılım Lisans sözleşmesi kapsamında davalının sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmediği iddiasıyla davacı tarafından uğranıldığı iddia olunan doğrudan ve dolaylı zararların tazmini talepli alacak davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 27/12/2022 tarihli Yazılım Lisans sözleşmesi kapsamında davalının üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediği, yazılımın güncelleme ve bakımlarının sözleşme kapsamında davalı tarafında taahhüt edilip edilmediği, sözleşme süresi sonrasında yazılımın güncelleme ve bakımlarının yapılmadan da kullanıp kullanılamayacağı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı abileceği veya kullanılamayacağı, davacının herhangi bir zararı olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
Taraflar arasındaki ihtilafın temelinde davacı tarafından davalıdan alınan 27/12/2022 tarihli Yazılım Lisans sözleşmesi kapsamında yazılımın ek güncelleme ve bakımlarının ana sözleşme kapsamında yer alıp almadığı veya ek güncelleme için davacının hizmet bedeli ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 25/03/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Bu itibarla, somut olayda lisans sözleşmesinden kaynaklı lisans ücreti olduğu bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı kuşkusuzdur. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... -... E/K, ... -... E/K, sayılı ilamları da aynı yöndendir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Buna göre özel görevli mahkeme olan Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi'nin davaya bakmakla yükümlü olduğundan ve delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağından , mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasanı girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmiştir. (Benzer yönde bkz. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 25/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17/06/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı)
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/06/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Taraflar arasında, davalı tarafından davacıya sipariş verilen bir yazılım oluşturulması (istisna) sözleşmesi olduğu, sözleşmenin niteliği itibariyle, FSEK m. 50 anlamında, ileride meydana getirilecek bir bilgisayar programının (eserin) mali haklarının kullanım yetkisinin, belirli bir bedel karşılığı süresiz olarak davalıya bırakılması (ruhsat / lisans verilmesi) taahhüdünden ibaret olduğu, diğer yandan davacıya mali haklarının sözleşme sonrasında ihlal edilip edilmediği konusunda ..." denilmiştir.
6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesi uyarınca, "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır."
Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 30.05.2018 tarih ve 839 sayılı kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesi göz önünde bulundurularak Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerde bulunan hangi Asliye Hukuk ve Ceza Mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Anılan karar göre; Fikir ve Sınai Haklar Hukuk ile Ceza Mahkemesinin kurulmadığı ve yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere; Bir asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, İki asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin, İkiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin bakmasına karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, emsal mahiyetteki yüksek mahkeme ilamları ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/06/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere Davacı ile davalı arasında akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmayan 27/12/2022 tarihli Yazılım Lisans sözleşmesinin hukuki niteliği itibariyle eser(istisna) sözleşmesine vücut verdiği, eser(istisna) sözleşmesinin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olması sebebiyle davanın mutlak ticari dava olmadığı, her ne kadar davanın tarafları 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir ise de taraflar arasındaki ihtilafın temelinde davacı tarafından davalıdan alınan 27/12/2022 tarihli Yazılım Lisans sözleşmesi kapsamında yazılımın ek güncelleme ve bakımlarının ana sözleşme kapsamında yer alıp almadığı veya ek güncelleme için davacının hizmet bedeli ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 25/03/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere lisans sözleşmesinden kaynaklı ihtilaflardaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin 6769 Sayılı Kanunun 156/1 maddesi ile Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 30.05.2018 tarih ve 839 sayılı kararı gereğince T.C. Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla) olduğunun tespitine karar verilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR MAHKEMESİ SIFATIYLA) OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR MAHKEMESİ SIFATIYLA) GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
5-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026
Katip Hakim