T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 23.07.2024 tarihinde, davalı araç sürücüsü ... müvekkile ait ... plakalı araca çarparak hasar almasına neden olduğunu, meydana gelen kaza sebebi ile olay yerinde kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, oluşan kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, hasar fotoğrafları ile olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı dilekçe ekinde Mahkemenize sunulduğunu, müvekkili şirket, araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı'ya ait aracın müvekkili şirkete ait kiralama amacıyla kullanılan araca çarpması sonucunda araç onarılmış ve onarım süresi boyunca kiralanamadığını, dolayısıyla bu süre zarfında müvekkilinin, ticari kazanç kaybına uğradığını, TBK madde 49 uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür". Yargıtay'ın da yerleşik içtihadı gereği, aracın makul tamir süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklı ticari kazanç kaybı bedeli talep edilebileceğini, bu doğrultuda ticari kazanç kaybı bedelinin de davalı taraflardan müteselsil sorumluluk gereği tahsilini talep ettiklerini, Yargıtay'ın anılan yerleşik içtihatları doğrultusunda verdiği yakın tarihli bir kararının Yargıtay . Hukuk Dairesi, ... E. ve ... K., 29.09.2022 T. : "Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." davalının kusurlu olarak müvekkilinin aracına hasar verdiği açık olduğunu, bu sebeple müvekkilinin aracına ait araç mahrumiyet bedelinin, hesaplanması için dosyanın alanında uzman bağımsız bir bilirkişiye gönderilmesini ve haklı davalarının kabulünü talep etme zorunlulunun hasıl olduğunu, talepleri doğrultusunda zararlarının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine, haklı davalarının kabulü ile, ticari kazanç kaybı olarak şimdilik 1.000 TL'nin belirsiz alacak davası şeklinde kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı taraf 23.07.2024 tarihinde kendisine ait ... plakalı araca, müvekkili şirkete ait olan ve diğer müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarptığını ve kazada müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü diğer müvekkili ...'ın %100 kusurlu olduğunu ve aracın tamir edildiğine tarihe kadar geçen süre içerisinde aracından mahrum kaldığı süre dikkate alınarak araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen soyut iddialarla ikame edilen işbu davanın reddinin gerektiğini, dava konusu kazada müvekkilinin %100 kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, ilgili kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, aksine kavşak içerisindeki araca yol vermeyen taraf davacıya ait aracın sürücüsü olduğunu, Müvekkili araç ile Dr. ... Caddesi üzerinden Konya Otogarı'na doğru seyir halinde giderken Dr. ... Caddesi ... Caddesi'nin kesiştiği noktaya (... Outlet Alışveriş Merkezinin bulunduğu kavşak) geldiğinde kavşağa girmiş ve kavşaktan düz olarak karşıya geçtiği anda kendisine göre sağ taraftan ... Caddesi üzerinden gelen davacı tarafa ait araç; müvekkilinin kullandığı araç kavşak içerisindeyken ve geçiş üstünlüğü kavşak içerisindeki araçta olmasına rağmen davacıya ait araç sürücüsünün bu kurala uymaması sebebiyle kaza meydana geldiğini, ekte sundukları resimlerden de anlaşılacağı üzere kaza anında kavşak içerisinde olan müvekkilinin kullanımdaki araç olduğunu, davacıya ait araç ise kavşağa girmek üzereyken kaza olduğunu, davacıya ait araç sürücüsü bu kurala aykırı hareket ettiğinden ve kavşağa girerken kavşak içerisindeki müvekkiline ait araca geçiş üstünlüğü sağlamadığından kaza meydana geldiğini, bu sebeple dava konusu kazada davacıya ait araç sürücüsü tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazada herhangi bir kusuru olmadığından araçtan yoksun kalındığı iddia edilen süre ve aracın günlük kira bedeli vs. başkaca hususa bakılmaksızın davanın reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 23/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracının zarar görmesinden kaynaklı ticari kazanç kaybı bedelinin davalılardan tazmini hususunda olduğu anlaşılmıştır.
... Sigorta Genel Müdürlüğüne, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Türkiye Sigorta Birliğine, ... Limited Şirketine ve ... Sigorta Şirketi Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap gelmiş, cevabı yazılar dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 22/09/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 10 gün, günlük araç kirasının 1.100,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 11.000,00 TL olarak tespit edildiğini, 3.403,77 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 7.596,23 TL olacağı, bu tutardan davacı taraf sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle davalı araç Sürücüsü ... ve araç maliki ... Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğunun bulunmadığını bildirir rapor sunmuşlardır.
Karayolları Fen Heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 01/03/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... Plakalı otomobil cinsi aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, ... Caddesinden seyirle gelerek, Dr. ... Caddesi Dönel Kavşağına giriş yapacağı sırada, Dönel kavşak içerisindeki ... plakalı otobüs cinsi araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, aksine hareketle ilk geçiş hakkını vermeden kavşağa giriş yaptığı sırada aracının sol arka kısımlarına, dönel kavşak içerisindeki ... plakalı otobüs cinsi aracın sağ ön kısımları ile çarptığı olayda; 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununun, 57/a-b6 Maddesini ve 84/h Maddesini ihlali nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu, ... Plakalı otobüs cinsi aracın davalı sürücüsü ...'ın, olayda kural ihlali ve kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığını, bu nedenlerle, bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenerek Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan rapordaki görüşlere kurullarınca da iştirak edildiğini, ... Plakalı otomobil cinsi aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, ... Plakalı otobüs cinsi aracın davalı sürücüsü ...'ın, olayda kusursuz olduğunu bildirir rapor sunmuşlardır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa ticari kazanç kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu 49. Maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda davalı sürücünün kusurunun bulunmadığının her iki bilirkişi raporu ile sabit olması karşısında, davalılar yönünden haksız fiil sorumluluğunun şartları oluşmamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan dava açılırken yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davalılar tarafından yapılan 87,50- TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 30/04/2026
Katip Hakim