T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Karşı tarafça icra takibine konu edilen dosyada mezkûr çek üzerindeki yazı ve imzalar müvekkile ait olmadığını, Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... Es. sayılı dosya içinde yer alan imza sirküleri sonucunda çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle, imza müvekkiline ait olmadığından daha önce yatırmış olduğumuz mevcut teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ve davamızın kabulü ile Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas no.lu dosyasının işlemden kaldırılmasına, dava masrafları ve ücreti vekâletin ve kötü niyet tazminatının karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının mesnetsiz somut davasının reddine, davacı tarafın mesnetsiz kötü niyet tazminatı talebinin de reddine, haksız ve kötü niyetli somut dava nedeniyle davacı aleyhine asgari olarak müddeabihin %20'si oranında icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememiz dosyası 30/05/2018 tarihli celsede başvuruya bırakılmış olup davacı vekilince 13/08/2018 tarihli dilekçe ile yenilenerek davanın kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın imza incelemesi için İstanbul ATK'ya tevdii ile düzenlenen rapordan özetle; Fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılması gerekli olmakla birlikte Mahkeme müzekkeresinde belge aslının bulunmadığının bildirildiği ve fotokopi belge üzerinde inceleme yapılması istendiği cihetle, üzerinde "Fizik İhtisas Dairesi İnceleme Konusu" kaşesi basılı fotokopi belgede, söz konusu belgenin orijinal belgeden elde edilmiş olduğunun kabulü ile yapılan değerlendirmede; inceleme konusu çek fotokopisinde bulunan basit tersimli keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu ve seyir bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çek fotokopisinde keşide tarihi üzerinde bulunan düzeltme imzasının dar alana sıkıştırılarak atılmış ve yeterli karakteristik tanı unsuru içermeyen bir imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir rapor tanzim ettikleri görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.(1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.(1) Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
"
Mahkememiz dosyasına kazandırılan İstanbul ATK raporunda; Fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılması gerekli olmakla birlikte Mahkeme müzekkeresinde belge aslının bulunmadığının bildirildiği ve fotokopi belge üzerinde inceleme yapılması istendiği cihetle, üzerinde "Fizik İhtisas Dairesi İnceleme Konusu" kaşesi basılı fotokopi belgede, söz konusu belgenin orijinal belgeden elde edilmiş olduğunun kabulü ile yapılan değerlendirmede; inceleme konusu çek fotokopisinde bulunan basit tersimli keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu ve seyir bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çek fotokopisinde keşide tarihi üzerinde bulunan düzeltme imzasının dar alana sıkıştırılarak atılmış ve yeterli karakteristik tanı unsuru içermeyen bir imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir rapor da dikkate alındığında,
Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28/05/2021 Tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının 05/06/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesi gereğince "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.(2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükümlerinin geçerli olduğunu,
Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşulları
a)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez.
b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir.
c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir.
Menfi Tespit Davasında Borçlunun (davalı - alacaklının lehine) Tazminata Mahkum Edilmesinin Şartları
a-İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
b-Alacaklının bir talebi olmasa bile Mahkeme, durdurulan icra takibi konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkum etmekle yükümlüdür.
c-Alacaklı lehine hükmedilen tazminatı borçlunun ihtiyati tedbir kararı alırken yatırdığı teminattan alabilir.
(... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında,
Davacı vekilinin 05/10/2021 tarihli beyan dilekçesinde; Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinde 3 kişilik bilirkişi tarafından hazırlanan rapor kapsamına göre çek üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmaması gerçeği karşısında davanın kabulü ile ödenen çek tutatrının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, masraf ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görülmüştür.
Mahkememiz ara kararında da belirtildiği gibi kural olarak fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz ise de zaruret karşısında (çek aslının çalındığı ceza dosyası ile sabittir.) imza incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı yanın 05/10/2021 tarihli beyanı "çek tutarını" talep ettiğinden (HMK 26) çek tutarı kadarına karar verilmiştir.
Davacı yan kötüniyet tazminat talebinde bulunmuşsa da ciro silsilesi incelendiğinde davalı iyi niyetli 3. Kişi konumundadır. Davacı yan haksız ve kötüniyetli olduğunu da ispat edememiştir. Dolayısıyla davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından (sadece borçlu - davacı) borçlu olmadığının tespitine, davacı yan yargılama sırasında borcu ödediği anlaşılmakla, İ.İ.K. 72/6 maddesi gereği, çek tutarı olan 70.000,00TL'nin (HMK 26 gereği taleple bağlı kalınarak) dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair vicdani kanaatle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davasının KABULÜ İLE; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından (sadece borçlu - davacı) borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacı yan yargılama sırasında borcu ödediği anlaşılmakla, İ.İ.K. 72/6 maddesi gereği, çek tutarı olan 70.000,00TL'nin (HMK 26 gereği taleple bağlı kalınarak) dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı yanın İ.İ.K. 72/5 maddesi gereği talep ettiği tazminatın şartları oluşmadığından REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.781,70-TL harçtan dava başında yatırılan 26/08/2016 tarihli 29,20TL peşin harç ile 13/08/2018 tarihinde yatırılan 1.195,45TL peşin harç ve 1.195,42TL tamamlama harcının toplamı olan 2.420,07-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.361,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 62,70-TL ile 13/08/2018 tarihinde yatırılan 1.195,45-TL peşin harç, 13/08/2018 tarihinde yatırılan 35,90-TL başvuru Harcı, 1.195,42-TL Tamamlama Harcı, 727,38-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 3.216,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
8-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2025
Katip ... Hakim ...