T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ :
DAVALI : ...
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ..., İstanbul'da Vinç işi yaptığını, bu sebeple vinç üreticisi davalı ...'dan (şahıs firması olan ... ... San.) 20.04 2016 tarihinde "Sözleşmedir" başlıklı Vinç Satış Sözleşmesi ile 437.000 TL bedelle ... tipli 65 Tonluk dingil üstü çift kırma hiyap tipi hidrolik vinç satın aldığını, bu sözleşmeyle davacının 437.000 TL satış bedelini ödediğini, söz konusu vincin 21.09.2017 tarihinde ... seri numaralı faturayla davacıya tesliminin sağlandığını, satın alınan vincin 65 tonluk olduğunu zanneden davacının, makineyi teslim aldıktan sonra 16.11.2017 tarihinde ...- ...- Kanyon konsorsiyumuna ait işte satın aldığı vinci kullandırmaya başladığını, davalı yandan satın alınan vinç, işteyken 06.12.2017 tarihinde makine göbek dişlisi diye tabir edilen yerden kırıldığını, aynı gün davacı kendi uhdesinden karşıladığı masrafla imalatçı firma davalıya vinci götürdüğünü, vincin bu şekilde 4 kez kırıldığını, davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde davalının sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek, hileli ve ağır kusurlu davranışını aylara hatta yıllara sari şekilde devam ettiren davalının ayıplı maldan dolayı sorumluğunun olduğunu, davacının manevi zarara uğradığını, 110 gün vinci çalıştıramadığını, vincin ciddi manada değer kaybına uğradığını, tüm tamirler için vincin taşınması esnasında akaryakıt masrafının davacı tarafından yapıldığını, davalı yanın hileli, ağır kusurlu ve ayıplı olarak 20.04.2016 tarihli sözleşme ile davacıya sattığı ... tipli 65 tonluk dingil üstü çift kırma hiyap tipi hidrolik vinç'in ayıplı maldan dolayı, vinci kiralayamadığı 110 günün günlük asgari bedeli olan 928,571 TL'den (K.D.V. HARİÇ) toplam 102.142 TL'nin ve tamirler için yapılan ulaşım masrafi olan 3.351,3 TL'nin ihtarnameyle temerrüde düşüldüğü tarih olan 01.01.2019 tarihi itibariyle işletilecek avans faiziyle birlikte davacıdan alınarak davacıya verilmesine, ayrıca yaşanan arızalar sebebiyle defalarca kırılıp tamir görmesi sebebiyle ve halen daha üzerindeki dişlinin sözleşmedeki özelliklere haiz olmaması sebebiyle vinçte meydana gelen değer kaybının tespit edilerek, (Şimdilik 4.506,7 TL belirsiz alacak şeklinde fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla) bu değer kaybının davalıdan 01.01.2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, bu taleplerinin kabul görmemesi durumunda vincin ağır hileli satışından dolayı satış bedelinden bilirkişi marifetiyle belirlenecek olan indirimin (Şimdilik 4.506,7 TL belirsiz alacak şeklinde fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya satış tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle kabul görmediği takdirde 01.01.2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının malı teslim almasından itibaren 8 gün içinde ayıplı olup olmadığı hususunda inceleme yapması ve ayıplı olması halinde bu durumu davalıya bildirmesi gerektiğini, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının hatalı kullanımından dolayı belirlenen tonajdan fazla yük kaldırmaya çalışarak arızaya sebebiyet verdiğini, bu hususta davalının kusurunun bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının yapmış olduğu vincin tüm kontrollerinin davacı ve operatörü tarafından yapıldığını, çalışır vaziyette vincin tesliminin sağlandığını, davalının edimini tam olarak yerine getirdiğini, davacı vincin 4 kez arızalandığını iddia etmiş ise de; vinçte üretim hatası olmadığını, her defasında davacının hatalı kullanımından dolayı vincin arızalandığını, davaya konu vinç 65 tonluk olup, 65 tonluk vincin tüm özelliklerini ve teknik aksamına sahip olup eksiksiz bir şekilde tüm testleri yapıldıktan sonra çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini, ayrıca vinç teslim edildiğinde kabin içerisine taşınacak yük ağırlıklarına ilişkin yük diyagramı etiketleri yapıştırıldığını, davacının bu yük diyagramına aykırı hareket ettiğinden aracın arızalanmasına sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Kartal İstanbul . Noterliği'ne, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'na, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'na, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ayıplı olduğu iddia edilen üründen dolayı uğranıldığı iddia edilen zararların ve ürün bedelinin tazmini amacıyla açılan alacak davasına ilişkindir.
Davacı vekilinin 10.06.2019 tarihli dava dilekçesinin ekinde sunduğu 20.04.2016 tarihli Sözleşme'de dava konusu olan Vinç ile ilgili olarak; 65 tonluk dingil üstü, 74542 çift kırma makine 6 ayaklı olacaktır. Ana bomlara 2 adet mekanik bom çift kırmaya 2 adet mekanik bom yapılacaktır. Halat tamburu 3.5 tonluk olacaktır. Kabin yana açılmalı ve geriye yatar hidrolik olacaktır. Dönüş redüktörü 2 olacaktır. Palanga 4'lü yapılacaktır. Moment Kontrol Sistemi yapılacaktır şeklinde özellikleri tanımlandığı, ayrıca ticari faturalama ile ilgili olarak; toplam makine bedeli 410.000,00 TL olup, 150.000,00 TL'lik fatura düzenlenecektir, şeklinde anlaşıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı tanıkları talimat yolu ile dinlenmiş, davacı tanığı ... beyanında; " Ben 2017-2019 yılları arasında ...-... firmasında ambar şefi olarak görev çalışıyordum, aynı zamanda sevkıyat ve lojistik işine bakıyordum, ... isimli kişi bizim taşeronumuzdu bu kişiden vinç kiralıyorduk, Metro İnşaatında kullandığımız betonarme taşların kaldırılması için normalde 35 ton vinç yeterliyken biz bu kişiden 65 ton ağırlığında vinç kiraladık, ancak 1-2 ay içerisinde bu vinç kullanıldıktan sonra arıza vermeye başladı, vincin göbeği çatladı, bu arızalar süreklilik arz etti ve 4 kere vinç arıza yaptı, 4 sefer de servise gittiği halde aynı arıza devam etti, Murat'ın vinci satın aldığı firma 3-4 kez tamir ettiyse de arızalar tekrarladı, bu arızlar nedeniyle de vinç kullanılamadığından bizden para alamamaya, peşin aldıysa hakkedişinden kesinti yapılmaya başlandı, bu vinç arızası nedeniyle biz de Murat da zarar ettik," şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ... beyanında; ben davalıyı tanımam davacıyı tanırım. Ben davacının makinalarının bakımını yaparım. Ben davacının vinç yaptırdığını, vincin birkaç ay sonra göbekten kırıldığını biliyorum. Ben makinayı kaldırıp gerekli tamiratları yapmak için aldım. Maliyet fazla çıkınca imalatçı firma tamiri kendisinin yapacağını söyledi. Çember dişli ufak olmasından dolayı arkadaki civatalar takılmamış, ondan dolayı ilk seferde bu makina koptu. İkinci sefer ise makina yapılıp geldikten sonra dikmenin arkasını civata takmak için imalatçı tarafından kesilmiş, fakat bu civatalar takıldığı yerin içinde kırılmıştı. Biz bu sefer makine devrilmeden müdehale etmiştik. Tekrar makine aynı imalatçıya geri gönderildi. Sonra imalatçı tarafından çember dişi değiştirilmiş ve bağlantı civataları büyütülmüş vaziyette vinç geri geldi. Bu defa ise dişler kendi bağlantı yerinden koptu. 4. Defa ise dişliyi büyüttüler olması gereken çapa getirdiler." şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ... beyanında; "davacı davalıdan vinç satın aldı, 3 ay sonra vinç kırıldı. Konyaya tamire götürüldü, geri geldi, bir iki ay içinde tekrar kırıldı, bu defa biz Ankaraya dişçi imalatçasının yanına gittik, dişlinin 40 tonluk olduğu, 65 tonluk olmadığı, dişlinin imalatçısı tarafından da söylendi. Vinci imal eden davalının kendisinden 40 tonluk dişli sipariş ettiğini söyledi. Fakat biz konuyu kendisine anlattıktan sonra 40 tonluk dişlinin bizim vince uygun olmadığını bizzat dişliyi imal eden ... adlı firmanın yetkilisi söyledi. Can kaybı yaşanması an meselesiydi. Fakat bu vinçten hiçbir şekilde verim alınamadı. Konyaya en az 3 kere vincin imalatçasına gidildi." şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ... beyanında; "Davacı benim amcamın oğlu olur, ayrıca kenidisinin yanında çalışırım dava konusu makinanın da operatörüyüm. Makine 2 kere kırılarak yere düştü. Diğer ikisinde ise civataların kırıldığını önceden farkettim. Bu makinada küçük dişli kullanmışlar. Bundan dolayı defalarca makina imalatçısına gidildi. Makina tamir edilerek geri gönderildi. Her seferinde makina arıza verdi. Dişçilerin ve diğer kişilerin zarar görmesi an meselesiydi. Makina şuanda kullanılıyor, fakat makinanın tekrardan arıza yapmayacağının bir garantisi bulunmamaktadır. Bu makina Dudullu-Bostancı metro hattında kullanılıyordu. Kesinlikle vince haddinden fazla yük yüklemedik. Zaten buna ilişkin iş yeri güvenliği ile ilgili sürekli olarak denetim yapılmaktadır. " şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ... beyanında; "ben davacıyı tanırım, kendisi ile uzun yıllar aynı firmada çalıştık. Şuanda sadece dostluğumuz vardır. Birlikte çalışmamaktayız. Vincin yapılma aşamasından beri davacı ile davalı arasındaki sürece şahidim. Kendisi ile Konyaya beraber gittik. Makina ilk seferde kırıldı. Daha sonra karşı firmadan ... makinayı tamir etti, fakat makinadaki arızalar 2-3 kere daha tekerrür etti. Akabinde Konyaya gidip görüştük, mağduriyetin giderileceği söylendi. Talep olması halinde kendilerine bir makina daha uygun fiyata satabileceklerini söylediler. Fakat daha sonra söylediklerinin hepsinden caydılar. Konyaya gittiğimizde imalatçı firma arızanın montaj hatasından kaynaklanabileceğini, bunun yeni makinalarda mümkün olduğunu, hatanın kendilerinden kaynaklandıığını söylediler. Fakat bu arızalar sürekli tekrar edince davacı bundan büyük sıkıntı yaşamaktadır. En son makina tamir edildikten sonra karşı taraf davacı ile görüşmek istemediğini söyledi. Makinanın arıza yapmayacağının garantisi bulunmamaktadır. Davacı mağdur oldu" şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ... beyanında " Hem davacı hem davalıyı tanırım. ... zaten işyeri komşum olur. Kendim de yedieminlik görevi yaparım. ...'da benim arkadaşımdır. Kendisinin Konyada fabrikası vardır. Vinç imalatı işi yapar. Davacı vinç almak istediğini söyledi, tanıdığın biri var mı diye bana sordu, ben de Konyada bildiğim Acar Vinç var, oradan alabiliriz dedim. Davalı İstanbul'a benim ofisime geldi. Davacı ile davalı benim ofisimde pazarlıklarını yaptılar. Daha sonra davaya konu edilen vincin satışı yapıldı. Vinç davacı tarafından teslim alındı. Bu ... inşaatında çalışırken 4 defa kırıldı. Ben bu alışverişe aracılık ettiğim için kendimi sorumlu hissederek Konya'da kendi fabrikasına yani davacının işyerine gittik ancak her seferinde aynı arızalı mal takıldı. Daha sonra dişliyi imal eden firmaya gidip sorduğumuzda makinaya uymayan küçük dişlinin takıldığını söyledi. Davacı tarafa bu hususu söyledik. Kendisi bunu düzelteceğini söylemesine rağmen bugüne kadar herhangi bir düzeltme yapmadı. Davacı bu durumdan mağdur oldu. Bu işler dolayısıyla Konya'ya çok gidip gelindi, davacı çok masraf yaptı, ayrıca başka bir vinç kiralamak zorunda kaldı, ondan da masrafları oldu. Ben bu durumun içinde olduğum için tümünden bilgim ve görgüm vardır." şeklinde beyanda bulunduğu,
Mahkememizce davalı tanıkları talimat kanalı ile dinlenmiş, davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı ...'ı kendisine makine yaptırdığım için tanırım. Kendisine vinç yaptırdık. Benim taraflar arasındaki ihtilafa yönelik herhangi bir malumatım yoktur. Yalnızca şunu söylemek isterim ki ben davalı ...'dan 6 adet vinç aldım. Hiçbiri ayıplı değildir. Ürünlerden memnunuz. Bu vinçlerle yük sınırının aşılması durumunda her vinçte olacağı gibi arıza meydana gelecektir. Başka bir diyeceğim yoktur. Tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... beyanında; Tarafların her ikisini de tanırım, herhangi bir akrabalığım yoktur, ben davalı tarafın şirketinde yaklaşık 30 yıldır vinç imalat bölümünde çalışırım, davacı taraf bizden makine almıştır, davalı taraf makineyi işyerine gelerek incelemiştir ve anlaşma sağlanmıştır, makine teslim edildikten yaklaşık 2-3 ay sonra makinede arıza olduğunu bildirerek geri getirmiştir, biz bunun tamirini yaparak geri iade ettik, ancak bu tamir esnasında yapmış olduğumuz makinenin tonajını kaydeden sistemin fişinin çekilmiş olduğunu gördük, bunu sorduk onlarda tonajın üzerinde kullandıklarını kabul ettiler, biz yinede makineyi tamir ederek teslim ettik, daha sonra aynı makinenin bakımı için tekrar firmamıza başvurdular, biz bu bakımı da ücretsiz olarak yerine getirdik, davacı taraf üçüncü kez makinenin başka yerden tedarik ettikleri dişlisinin değiştirilmesini istediler biz bunu da ücretsiz olarak yine de yaptık. Daha sonra bizden satın oldukları makinenin aynısından satın almak için davacı bizi İstanbul a davet etti, elinde bulunan iki tane eski vince karşılık üzerine de belirli bir bedel ödeyerek yeni bir vinç daha yapmamızı istediler, ancak biz bu teklifi kabul etmedik, taraflarla belirli bir görüşmeden sonra bir sözleşme yapılmadığı için bu davanın açıldığını düşünüyorum, biz lüzum üzerine sorulan soruya bize gelen araçları 1-2 gün içerisinde tamir ederek teslim ettik, ancak üçüncü kez bize geldiklerinde dişliyi dışarıdan tedarik ettikleri için söz konusu tamirat bir haftayı buldu. Biz her seferinde makineyi teslim ederken müşteri mutlaka kendisi kontrol ederek teslim alırdı." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... beyanında; " Ben davalı şirketin mekanik kaynak bölümünde yaklaşık 20 yıldır çalışırım, tarafları tanırım, ben taraflar arasında satılan bir vincin kullanımı sırasında dişlisinin bozulması nedeniyle taraflar arasında ihtilaf olduğunu biliyorum, davacı taraf söz konusu makinenin arızalı olduğunu davalı tarafta bu satılan malın yanlış kullanılması nedeniyle bozulduğunu iddia etmektedir, ben tarafların altmış beş bin tonluk bir makine konusunda anlaştığını biliyorum, teknik eleman olduğu için soruldu:kesinlikle arızaların çıkmasının sebebi aşırı yük kullanımı nedeniyle meydana gelmektedir, bu makineler kullanılırken daha rahat çalışmak için momenti kapatarak kullanırlar, bunu piyasadaki herkes bilir, söz konusu makine bize 3 kez geldi, ilk iki tamir 2 gün sürdü son tamir ise bir hafta sürmüştür." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... beyanında "Ben davalı firmada çalışırım, halende aynı firmada çalışmaya devam etmekteyim, mahkemenizde görülen uyuşmazlık hakkında bilgim vardır, zamanı tam hatırlamamakla davacı taraf bizden 3-4 söne önce makine satın aldı, biz malı satıp teslim ettik, ancak satmış olduğumuz bu makine karşı tarafın arızalı olduğu iddiasıyla birkaç sefer bize geri gönderildi, biz her seferinde bu makineyi tamir ettik, ancak arızanın nedenini araştırdığımızda moment diye bir bilgisayar sistemini incelemeye aldık, bu yapmış olduğumuz incelemede satmış olduğumuz makinenin kapasitesinin üstünde defalarca yükleme yapıldığı ve bu yükleme neticesinde makinenin bazı parçalarının kırıldığını tespit ettik, ancak biz bu arızaları yinede giderdik, uyarılarımızı yaptık. Davalı daha sonra satmış olduğumuz makinenin bir benzerini daha satın almak istediğini (aynısını) bildirdi, ancak söz konusu alım karşılığında tam karşılığına gelen ücreti değil söz konusu satışa karşılık elinde bulunan ikinci el 2 veya 3 tane eski makineyi davalı firmaya üzerine de belli bir miktar parada ekleyerek şuan tam hatırlamamakla birlikte bu miktar yirmi bin TL (20.000,00 TL) yi ödemek koşuluyla yeni makinenin kendilerine satılmasını talep ettiler. Ancak davalı firmanın sahibi ... söz konusu ticaretten zarar edeceğini maliyetlerinin artmış olduğunu bu nedenle böyle bir satım işlemi yapmak istemediklerini, ancak şuan tam miktarını bilmediğim bedeli ödemeleri halinde peşin para ile makineyi satacağını bildirdi, benim kanaatimce huzurunuzda görülen davada bu satış işleminin gerçekleşmemesinden sonra ortaya çıkmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
İstanbul Anadolu . Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile keşif icra edilerek makine yüksek mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 16/01/2022 tarihli raporda sonuç olarak; " Mobil Vinç göbek dişli saplamalarında ilk kopma ve devamında aynı yerden olan kopma ve çatlamalar ile oluşan zararda; asıl olarak üretimin ve montajın en kötü duruma göre koruma sağlayacak kapasitede ve durumda yapılmamış olmasının etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Sonradan yapılan tamir ve onarımların da bütünüyle iyileşme sağlayacak şekilde yapılmamış olduğundan, kullanımı sırasında devam eden kopma ve kırılmalar meydana gelmiştir. İlk kullanıma alındıktan sonrada göbek dişli kısmında kopmalar oluşmayacak şekilde planlı kontrol ve bakımların(yağlama gibi) yapılmamış olması da, zararda az da olsa etkili olabilir." şeklinde kanaatini bildirir rapor düzenlendiği görülmüştür. Aynı bilirkişi 27/03/2022 tarihli ek raporunda ise "Mobil Vinç göbek dişli saplamalarında ilk kopma ve devamında aynı yerden olan kopma ve çatlamalar ile oluşan zararda; asıl olarak üretimin ve montajın en kötü duruma göre koruma sağlayacak kapasitede ve durumda yapılmamış olmasının etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Sonradan yapılan tamir ve onarımların da bütünüyle iyileşme sağlayacak şekilde yapılmamış olduğundan, kullanımı sırasında devam eden kopma ve kırılmalar meydana gelmiştir. İlk kullanıma alındıktan sonrada göbek dişli kısmında kopmalar oluşmayacak şekilde planlı kontrol ve bakımların(yağlama gibi) yapılmamış olması da, zararda az da olsa etkili olabilir. Yapılan tespitlere göre; Davalı firmanın bu olayda %90-Y.Doksan oranında kusurlu olacağı ve davacının bu olayda %10-Y.On oranında kusurlu olacağı" şeklinde kanaatini açıklamıştır.
Mahkememizce yeni bir makine mühendisi bilirkişi görevlendirilerek dava konusu vince ilişkin olarak rapor alınmış, bilirkişi 10/01/2023 tarihli raporda sonuç olarak ; "Davaya konu ... plakalı ... - 7+5+2 tipli 65 ton'luk dingil üstü çift kırma 6 ayaklı (halat tamburu 3,5 tonluk) araç üstü Mobil Vincin 4 defa aynı kısımlarından kırıma uğramış olduğu, ( dosya içeriği madde 6,7,8 ve 9) kırılmaların bir çok sebebinin olabileceği, dosya kapsamında mobil vince ait imalat resimleri ile mobil vincin birebir aynı olduğunun tespit edilmediği dikkate alındığında imalatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunun dosya kapsamından anlaşılamadığı, dosya kapsamında imalat ile ilgili uygunsuz dişli çaplarından, uygunsuz imalattan, uygunsuz montajdan bahsedildiği, bu konuda sebep sonuç ilişkisi kurulmuş olduğu, ( uygunsuz dişli, imalat, montaj vs. uygun olmayan malzeme kullanılmasından dolayı kırılmaların olduğundan bahsedildiği), dosyada somut bir delilin olmadığı, TSE belgeli Vinçte deneme yanılma yöntemi ile ( 1500 yerine 1700 kullanılmalı vs. ) tespit yapılmasının doğru olmayacağı, davaya konu vinç ... Yük Kaldırma Grafiğinde maksimum değerin 33.110 kg olarak görüldüğü, 33110 kg ağırlığın bom merkezine 4 metre mesafeli olduğu, aracı bizzat gören bilirkişi tarafından kontrol yapılmadığından vincin 4 metre mesafeden daha düşük mesafede 65.000 kg ağırlığı emniyetle kaldırıp kaldıramayacağının bilinemeyeceği, başka bir tabirle vincin gerçekte 65 tonluk olup olmadığının belirli olmadığı, bom mesafesi uzadıkça kaldırma ağırlığının düştüğü bilinen bir gerçek olup, davaya konu vincin 12 tonluk bir ağırlığı kaldırırken kırılmış olmasının limitler dahilinde olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, ( diyagrama göre bom açıklığı merkezden 13 metre mesafeden daha yüksek ise limit aşılır) ilk ve periyodik bakımların zamanında yapılmaması durumunda kırılmanın gerçekleşebileceği, dosya kapsamında mobil vincin moment kontrol sisteminin mevcut olduğu, sistemin mühürlü olup olmadığı, devrede olup olmadığı tespitinin dosyada mevcut olmadığı, mobil vincin 06.09.2017 - 28.07.2018 tarihleri arasında toplam 3489:39:59 saat, çalışma süresinin ise 1438:21:22 saat olduğu, dosya kapsamında 4 arızanında ( kırılmanın) bu tarih aralığında olduğu, sürekli aşırı yüklenen vinçlerin kırıma uğramasının kaçınılmaz olduğu, dosya kapsamında bulunan Moment Diyagramında çok sayıda % 10 limit aşıldığına dair kayıt olduğu, aksi ispatlanıncaya kadar davaya konu mobil vincin aşırı yükleme neticesinde kırılmış olabileceği, (Kullanıcı Hatası)" şeklinde raporunu düzenlemiştir. Aynı bilirkişiden 11/09/2023 tarihli ek rapor alınmış, ek raporda sonuç olarak; davacının davaya konu ... plakalı ... - 7+5+2 tipli 65 ton'luk dingil üstü çift kırma 6 ayaklı (halat tamburu 3,5 tonluk) araç üstü Mobil Vincin 4 defa aynı kısımlarından kırıma uğramış olmasından dolayı 110 gün kullanamaması sebebiyle, dosyada mevcut bilirkişi Lütfi ALPSOY tarafından düzenlenmiş bilirkişi raporu kusur oranına göre 58.692,85 ₺ bedeli davalıdan talep edebileceği hesaplandığını belirtir ek rapor düzenlenmiştir. Aynı bilirkişiden 20/03/2024 tarihli ek rapor alınmış, ek raporda sonuç olarak; Davacının davaya konu ... plakalı ... tipli 65 ton'luk dingil üstü çift kırma 6 ayaklı (halat tamburu 3,5 tonluk) araç üstü Mobil Vincin 4 defa aynı kısımlarından kırıma uğramış olmasından dolayı 110 gün kullanamaması sebebiyle, dosyada mevcut bilirkişi ... tarafından düzenlenmiş bilirkişi raporu kusur oranına göre 58.692,85 ₺ bedeli davalıdan talep edebileceği hesaplandığı, ... plakalı ... - 7+5+2 tipli 65 ton'luk dingil üstü çift kırma 6 ayaklı (halat tamburu 3,5 tonluk) araç üstü Mobil Vinçte değer kaybı olmayacağı belirtilmiştir.
Mahkememizce iki makine mühendisi bilirkişi ile bir SMMM bilirkişiden oluşan heyetten dava konusu vince ilişkin olarak 10/01/2025 tarihli rapor alınmış, raporda sonuç olarak; " dava konusu olan 65 ton beyanlı vincin dosyaya sunulan teknik Proje detayları incelendiğinde,
davalı tarafından yapılan tasarıma uyulmadığı, tasarımda da 1750 olması gerektiği belirtildiği, 1750
Göbek Dişlinin (davalı tarafından ANA DİŞLİ olarak adlandırılmıştır) çevresinde bulunan 45 adet
saplamanın kaldırılan 65 ton yükü daha mukavemetli taşıyacağı, tasarımda belirtilen 1750 Göbek
Dişlinin imalat aşamasında kullanmadığı, 1500 dişlinin bu tonaj için uygun olmadığı, davacıya satılan malın ayıplı olduğu,
tasarımın ve imalatın davalı tarafından yapılması sebebi ile makinenin istenilen teknik özellikte
olmasının sağlama zorunluluğunun davalı üzerinde olduğu, davalının kullanmış olduğu küçük kapasiteli
dişli sebebi ile makinenin/vincin emniyetli çalışma şartlarını riske attığı, makinenin belirtilen şartlarda
beklenecek faydaları sağlama kapasitesini engellediği, davalı ...’ın Davacı ...’ü yanılttığı, davacının makinenin tonajına uygun olduğu kanaati ile vinci almasının ve çalıştırması sebebi ile bir kusurunun olmadığı ve davacının makineyi beyan edilen yüklerde kullanması esnasında iş sağlığı ve güvenliği açısından riske düştüğü ve
makinenin emniyetli çalışma şartlarının ortadan kaldırdığı, davacı ...’ün çalışamadığı günler için kazanç kaybının 120.528,57 TL olacağı" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin 10.06.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı ...'dan20.04.2016 tarihinde yapmış olduğu Sözleşme kapsamında, ... Çift Kırma Bomlu ve Altı (6) ayaklı, çift redüktörlü, 3,5 Ton kapasiteli halat tamburu, 4'lü Palangalı ve Kabin Yana ve Geriye doğru hareketli, Dingil Üstü Üst yapı olacak şekilde 65 Ton'lukHi-Up (Hiyap) Vinç imali ve satışı hususunda 410.000,00 bedel ve 150.000,00 TL Fatura düzenlenmesi şartı ile anlaştığı, dava konusu olan vincin davalı tarafından 21.09.2017 tarihli Fatura ile teslim edildiği, vincin 16.11.2017 tarihli Sözleşme ile ...-... İş Ortaklığına Dudullu-Bostancı Metro hattı yapımında kullanılmak üzere kiralandığı, vincin bu işyerinde kullanımı esnasında, 06.12.2017, 06.01.2018, 01.02.2018 ve 27.07.2018 tarihlerinde dört kez Göbek Saplamalarının kesilmesi şeklinde hasarlandığı, davalının hatalı, gizli ayıplı, eksik ve ağır kusurlu araç imali ve satışından dolayı uğranılan zararların ve yapılan masrafların 11.12.2018 tarihli 38077 yevmiye numaralı ihtarname ve temerrüdün oluştuğu 01.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, araçtaki ayıp ve hileli satış nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının ve bedel indirim miktarının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi talep ettiği,
Mahkememizce hükme esas alınan 10.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olan 65 ton beyanlı vincin ayıplı olduğu, tasarımın ve imalatın davalı tarafından yapılması sebebi ile makinenin istenilen teknik özellikte olmasının sağlama zorunluluğunun davalı üzerinde olduğu, davalının kullanmış olduğu küçük kapasiteli dişli sebebi ile makinenin/vincin emniyetli çalışma şartlarını riske attığı, makinenin belirtilen şartlarda beklenecek faydaları sağlama kapasitesini engellediği, davalı ...'ın davacı ...'ü yanılttığı, davacının makinenin tonajına uygun olduğu kanaati ile vinci almasının ve çalıştırması sebebi ile bir kusurunun olmadığı Ve davacının Makineyi beyan edilen yüklerde kullanması esnasında iş sağlığı ve güvenliği açısından riske düştüğü ve makinenin emniyetli çalışma şartlarının ortadan kaldırdığı, davacı ...'ün çalışamadığı günler için kazanç kaybının 120.528,57 TL olacağının belirtildiği anlaşılmakla, davacının vinci kiralayamadığı gün bedeli maddi tazminat ve tamir için yapılan ulaşım masrafından kaynaklanan maddi tazminat talebinin kabulüne, davacının terditli olarak talep ettiği değer kaybı talebinin 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde yapılan tadilatlar sebebi ile araçta bir değer kaybının oluşmayacağının belirtilmesi dikkate aşınarak değer kaybı talebinin reddine, davacı tarafından ağır hileli satışın ispatlanamaması nedeniyle satış bedelinden indirim talebinin de reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
-Davacının vinci kiralayamadığı gün bedeli olarak 102.142,00 TL maddi tazminatın, davalıdan 01/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
-Tamir için yapılan ulaşım masrafından kaynaklanan 3.351,30 TL maddi tazminatın, davalıdan 01/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının terditli olarak talep ettiği değer kaybı ve ağır hileli satıştan dolayı satış bedelinden indirim talebinin ayrı ayrı reddine,
2-Karar tarihi itibariyle (ve kabul edilen dava değerinin 105.493,30 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 7.206,24 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.878,53 TL harcın mahsubu ile kalan 5.327,71 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin harç 1.878,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı gideri, 419,90 TL keşif harcı gideri, 10.550 TL bilirkişi ücreti gideri, 521,75 TL tebligat ve posta gideri, 396,75 TL talimat gideri olmak üzere toplam 11.932,80 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 11.443,91 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 88,65 TL posta gideri, 114,75 TL talimat gideri olmak üzere toplam 203,40 TL yargılama giderinin reddolunan miktara oranla hesaplanan 8,33 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul olunan dava değerinin 105.493,30 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 4.506,70 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 4.506,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL yargılama giderinin, 1.265,91 TL'sinin davalıdan, 54,09 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.