T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KISMEN KABUL, KISMEN RED
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dileikçesinde özetle; müvekkili şirketin 27/04/2017 tarihli iki adet sevkiyatının davalı ... Kargo'nun Konya deposunda yapılan hatalı barkodlama işlemi neticesinde gerçek alıcısına teslim edilemeyerek ...'ye gitmesi gereken sevkiyatının Polonya'ya, Polonya'ya gitmesi gereken sevkiyatının ise ...'ye gittiğini, bu hata neticesinde sipariş edilen paletlerin yerlerine ulaşamadığını, davalı yanın hatalı barkodlama sisteminden dolayı bu sorunun meydana geldiğini, davalı yanın bunu kabul ettiğini, müvekkili şirketin davalının yapmış olduğu hata nedeniyle son derece mağdur olduğunu, ...' ye gönderilen malların hatalı sevkiyat nedeniyle İstanbul Halkalı Gümrüğünde bekletildiğini, Polonya'ya giden hatalı ürünün ise Abu Dha'bi hava alanında halen beklediğini, yapılan yurt içi ve yurt dışı görüşmeler ve araştırmalar neticesinde müvekkili şirketin ve müvekkili şirketin iş yaptığı diğer şirketlerin mağdur olmaması nedeniyle aynı nitelikteki aynı malların bedellerinin ve kargo ücretlerinin karşılanması suretiyle alıcılarına tekrar gönderildiğini, davalı şirket tarafından hatalı barkodlama sonucu ortaya çıkan bu mağduriyetin giderilmesi ve mükerrer sevkiyattan kaynaklanan ekstra masrafları içeren tahsilatlı açıklamaları davalı şirkete 08/03/2018 tarihinde noter kanalı ile ihtarname göndermek suretiyle bildirdiklerini, müvekkili şirketin zararının tazminini talep ettiklerini ancak davalı yanın 21/03/2018 tarihli cevabi ihtarnamesinde davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, netice itibariyle yapılan masrafların da karşılanmadığını ve müvekkili şirketin mağduriyetinin giderilmediğini, maddi olarak zararlarının giderilmesini, mükerrer yapılan gönderim işlemlerine ilişkin oluşan maddi zararın talepleri ile birlikte manevi zararın karşılanmasına ilişkin de taleplerinin bulunduğunu, netice itibariyle toplam 4.542,50 Euro, 12.220,00 Dolar ve 912,83 TL lik maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yapılan tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Davalı vekilinin mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davanın hak düşürücü süre, zamanaşımı, husumet, derdestlik, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri, davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin ise, taşıma şirketine teslim edilecek bir ürünün gönderileceği yerin gönderici tarafından beyan edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin gönderim işlemlerini davacı yan tarafından verilen ve beyan edilen adreslere teslim ettiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen edimi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, aynı zamanda davacı şirketin olaydan neredeyse 1 yıl geiçtikten sonra bu şekilde bir talepte bulunduğunu ve bu talebinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, aynı zamanda davacının manevi tazminat taleplerinin de reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete bir kusur izafe edilemeyeceğini, açılan davanın reddi ile yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı yana hükmedilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanının bilirkişi SMMM ...'e tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Raporumda davacı firmaya ait 2017 yılı Ticari defter ve dosyaya ekli diğer belgeleri inceledim, Her türlü hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu işaret ederek varılan sonuç şu şekildedir. Davacı yan ... San. Ltd. Şti. nin 2017 yılı Ticari defterlerinde yerinde yapılan incelemeler neticesinde Ticari Defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğu, Kapanış onayına tabi olan 2017 yılı Yevmiye defterinin de kapanış onayının süresinde yapılmış olduğu bununla beraber Ticari defterlerin Muhasebe usul ve esaslarına uygun bir şekilde tutulduğu tespit edilmiştir. Tarafların tacir olduğu, karşılıklı hizmet/alım satımından kaynaklanan, bir ticari ilişkinin var olduğu, Davacı yanın Ticari defterlerinde Davalı yan ... Kargo San. Tic. Ltd. Şti. nin 320,192 Satıcılar hesap kodunda işlem görmüş olduğu, Taraflar arasında ilk işlem hareketinin 11.Ocak 2017 tarihinde başlamış olduğu tarafların açık hesap şeklinde çalıştığı, taraflar arasında düzenlenen 27.04.2017 tarihli ... seri no lu 293,94 TL tutarlı faturanın 27.04.2017 tarihli ... seri no lu 218,89 TL tutarlı faturanın Davacı yanın Ticari defterlerinde 156 Madde/Yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu, Bu faturaların İrsaliyeli Fatura olarak düzenlendiği, Ayrıca Bir Teslim belgesinin olmadığı, 31.12.2017 tarihli Muhasebe kapanış fişinde Davacı yanın Davalı tarafa 142,59 TL borçlu olduğunu, taraflar arasında bir başka Ticari bir işlem sonunda oluşmuş muhasebe kaydına ve bilgisine rastlanılmadığına ilişkin rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince talimat yazılarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/89 Talimat sayılı dosyasında bilirkişi Gümrük Müşaviri ... , SMMM ... , Karayolu Taşımacılığı ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; ... Kargo San. Tic. Ltd. Şti.ince, ... Limited Şirketine yönelik 27.04.2017 tarihli ... İrsaliyeli Fatura muhteviyatı (Faturada ... Tic. A.Ş de görülmektedir) (1 Palet); Yine, ... Kargo San. Tic. Ltd. Şti.ince, ... Limited Şirketine yönelik 27.04.2017 tarihli ... sayılı İrsaliyeli Fatura muhteviyatı (Faturada ... . A.Ş de görülmektedir) (2 Palet); Sevkıyatlarda ... Kargo San. Tic. Ltd. Şti.'nin Konya Deposunda yapılan hatalı barkotlama işlemi neticesinde palet muhteviyatı eşyaların gerçek alıcısına teslim edilmediğini; ...'ye Hava Yolu Kargosu ile gitmesi gereken ... İrsaliyeli Fatura kapsamında teslim alınan paletten bir tanesi, kara yolu ile Polonya'ya gitmesi gereken ... İrsaliyeli Fatura kapsamında teslim alınan palet ile karıştığını; Davalı Kargo Şirketi ile yapılan görüşmelerde işbu durumun kabul edildiğinin ifade edildiğini,
Hata neticesinde, ...'ye Hava kargo ile gitmesi gereken ... sayılı İrsaliyeli Fatura kapsamı sevkıyatta bulunan iki paletten bir tanesi, Kara Yolu ile Polonya'ya gitmesi gereken ... İrsaliyeli Fatura kapsamı sevkıyatta bulunan paletin yerine Polonya'ya, Polonya'ya gitmesi gereken palet ise ...'ye gönderildiği hususun dava dosyasının konusunu teşkil ettiğini, Dava dosyasında mevcut ve Sayın Mahkemenize ibraz edilen dilekçelerin tamamında, ...'ye ve Polonya'ya gönderilen/gönderilmek üzere teslim edilen palet içeriğindeki eşyanın cinsi, nevi, miktarı, adet, ve kıymetinin ayrıntılı dökümü ve ticari adının ne olduğu konusunda herhangi bir bilginin mevcut olmadığını özellikle belirtmek isteriz. Öncelikle şu hususu belirtmekte yarar olduğunu, Davacı ... Limited Şirketi adına Muratbey Gümrük Müdürlüğünde işlem gören ve dava dosyasında mevcut 2017 yılı içerisinde Polonya'da yerleşik ithalatçı firma Fabryka Zaciskow Hamulcowtych- Polonya, firmasına muhtelif sayı ve tarihli ihracat beyannameleriyle ihracat işlemi yapıldığını, Söz konusu ihracat beyannameleri kapsamında Gümrük Kanunun ihracat hükümleri çerçevesinde yurt dışı edilip de, herhangi bir sebeple iade edilen ve Mevzuat hükümleri gereğince "geri gelen eşya gümrük rejimi" kapsamında, ihracatçı firma adına 06/09/2017 tarihli ve ... sayılı Antrepo Beyannamesinin işlem gördüğünü, Antrepo beyannamesi kapsamı eşyanın 8708.30 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonundaki 4.750.-Euro kıymetinde, 350 kg. brüt ağırlığında " M. Mekanizma" ticari isimli eşya ve 23.06.2017 tarihli ve EX398928 sayılı ihracat beyannamesi kapsamında ihraç edilen eşyanın bir kısmının geri gelişine ilişkin olarak beyan edildiğini, Dava konusu İrsaliyeli faturalar kapsamı paletler kapsamı eşyanın yanlış barkotlama yapılarak yurt dışı edildiği iddia edilmekte ise de, dava dosyasına sunulan Muratbey ve Atatürk Hava Limanı Kargo Gümrük Müdürlüğünde işlem gören gümrük beyannameleri kapsamında ihracatı gerçekleşen eşyaların İrsaliyeli Faturalar kapsamı eşyalardan bağımsız eşyalar olduğunun anlaşıldığını,Davacı firmasınca davalı firmaya paletleri teslim etmesi esnasında paletlerin usule uygun bir biçimde ve gerekli özen gösterilerek sevk için hazır hale getirildiğini ve üzerilerine gidecek adresleri dahi yazılarak fotoğraflandığını, davalı firmaca da hatalı işlemi kabul etmesine ve hatalı işlemin yapıldığına dair tanık beyanı olduğu hususlarının Sayın Mahkemenizce değerlendirilmesinin yerinde olacağı görüşünde olduğumuzu, Diğer taraftan, dava dosyasına sunulan mail yazışmalarında, "teslim alınan eşyaların yurt dışı muhataplarına teslim edildiği." ifade edilmekte ise de, teslime konu eşyanın taşımacılar tarafından yurt dışı edildiğinin anlaşıldığını, ayrıca nakliyeciler tarafından yurt içinde teslim alınan eşyanın Türkiye'den çıkış şekli, Türk Gümrük İdaresine ve/veya Yurt dışı Gümrük İdarelerine yapmış oldukları gümrük beyanlarına dair belgelerin dava dosyasına sunulmaması durumunda, yanlış yükleme işleminde davalının sorumlu tutulması gerektiği görüşünde olduğumuzu,"Davalı taraf ticari defterlerinin tetkikinde;
Davalının Ticari defterlerinde, Davaya konu emtiaların gönderildiği kargo faturalarından; 27/04/2017 tarihli ... no 'lu 293,94 TL tutarlı faturanın ... yevmiye numarası ile, 27/04/2017 tarihli ... no'lu 218,89 TL tutarlı faturanın ... yevmiye numarası ile ticari defterlerine kaydettiği, Davacı ... Ltd.Şti. 'ye keşide ettiği faturaları bir cari hesapta (açık hesap, 120,340 no'lu hesaplar) izlemediği, nakit giriş çıkışların izlendiği 100 kasa hesabına kaydedildiğinin tespit edildiği, bu nedenle davalının cari hesap yönünden davacıdan bir alacağı bulunmadığının görüldüğü, Bununla beraber Sayın Mahkemece Görevlendirilen Bilirkişi ... tarqfindan dosyaya kazandırılan davacı ticari ticari defierlerinin incelendiği raporda, Tarafların açık hesap şeklinde çalıştığı, davacının ticari defterlerinin davalı yanzn ... kodlu satıcılar hesabznda işlem gördüğü ve 31.12.2017 tarihi itibari ile davacının davalıya cari hesap yönünden 142,59 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu" bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili aleyhine Alacak davası açmıştır.
6102 Sayılı TTK'nın 850. maddesinde; "(1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. (2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. (3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir. Aynı kanunun 855. maddesinde (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (4) Gönderen veya gönderilen, taşıyıcıya karşı olan haklarını, bir yıl içinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrasına uygun şekilde istemiş olmaları şartıyla, def’i olarak her zaman ileri sürebilirler. (5) Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar. (6) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundaki zamanaşımı hükümleri saklıdır.
Yine aynı kanunun 856. maddesinde; (1) Taşıma senedi taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenir. Senet üç özgün nüsha olarak hazırlanır ve gönderen tarafından imzalanır. Gönderen, taşıyıcının da taşıma senedini imzalamasını isteyebilir. El yazısı ile imzalanmış taşıma senetlerinin suretlerindeki imza, damga veya mühür şeklinde ya da basılı olabilir. Bir nüsha gönderene aittir, diğeri eşyaya eşlik eder, üçüncüsü taşıyıcıda kalır. (2) Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir. 857. Maddesinde; (1) Taşıma senedi aşağıdaki kayıtları içerir: a) Düzenlenme yeri ve tarihi. b) Gönderenin adı, soyadı veya ticaret unvanı ve adresi. c) Taşıyıcının adı, soyadı veya ticaret unvanı ve adresi. d) Eşyanın teslim alınacağı yer ve gün ile teslim edileceği yer. e) Gönderilenin adı, soyadı veya ticaret unvanı ile adresi. f) Gerektiğinde bildirim adresi. g) Eşyanın türünün olağan işareti ile ambalajının çeşiti ve tehlikeli mallarda bunlara ilişkin mevzuatta öngörülen, diğer durumlarda ise genellikle tanınan işaretleri. h)Taşınacak paketlerin sayısı, işaretleri ve numaraları. i) Eşyanın net olmayan ağırlığı veya başka şekilde beyan edilen miktarı. j) Taşımanın yapılacağı süre. k) Kararlaştırılan taşıma ücreti ve teslime kadar ortaya çıkacak giderler ile taşıma ücretinin gönderenden başka biri tarafından ödenecek olması hâlinde buna ilişkin kayıt. l) Teslimde ödemeli taşımalarda teslimde ödeme kaydı ve ödenecek tutar. m) Eşyanın gümrük ve diğer resmî işlemlerine ilişkin talimatlar. n) Varsa taşımanın üstü açık ya da örtülmemiş bir araçta veya güvertede yapılabileceğine ilişkin sözleşme. (2) Taşıma senedine tarafların uygun gördüğü diğer kayıtlar da konulabilir. 862. Maddesinde; (1) Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür. 863. Maddesinde; (1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. (2) Yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak, durumun gereklerine göre belirlenecek makul bir süre için, aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca ücret istenemez. (3) Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır. 868. Maddesinde; (1) Gönderen taşıyıcıya, taşımanın yapılması için emir ve talimât verebileceği gibi, taşımanın durdurulması, eşyanın geri getirilmesi, başka bir varma veya teslim yerine götürülmesi ya da başka bir gönderilene teslim edilmesi şeklinde tasarruflarda da bulunabilir. Gönderenin bu tür emir, talimat ve tasarrufları, taşıyıcının işletmesi için sakıncalıysa veya diğer gönderenlerin ve alıcıların gönderileri için bir zarar tehdidini beraberinde getiriyorsa, taşıyıcı bunları yerine getirmekle yükümlü değildir. Taşıyıcı, gönderenden aldığı emir ve talimat ile tasarruflarının yerine getirilmesi için gerekli olan giderleri ve uygun bir ücret isteyebilir. Taşıyıcı emir, talimat ve tasarrufların uygulanmasına başlanmasını bir avansın ödenmesi şartına bağlayabilir. (2) Eşyanın teslim yerine ulaşması ile, gönderenin emir ve talimat verme yetkisi ve tasarrufta bulunmak hakkı sona erer. Bu andan itibaren söz konusu yetki ve haklar gönderilene ait olur. Birinci fıkranın ikinci ilâ dördüncü cümle hükümleri burada da geçerlidir. (3) Gönderilen, tasarruf hakkını kullanarak eşyanın bir üçüncü kişiye teslimini istemişse, bu kişi başka bir gönderilen belirleyemez. (4) Taşıma senedi düzenlenmiş ve her iki tarafça imzalanmışsa, gönderen, taşıma senedinde öngörülmüş olması şartıyla, ancak kendisine ait olan nüshayı ibraz ederek tasarruf hakkını kullanabilir. (5) Taşıyıcı, kendisine verilen emir ve talimatları ve gönderenin tasarruflarını yerine getiremeyecekse, bunu gönderene bildirmelidir. (6) Tasarruf hakkının kullanılması, taşıma senedinin ibrazı şartına bağlanmış ve taşıyıcı herhangi bir talimatı, taşıma senedi ibraz edilmeden yerine getirmişse, bundan doğacak zararlar için hak sahiplerine karşı sorumludur. Taşıyıcının sorumluğunu sınırlayan hükümler geçersizdir. 874. maddesinde; (1) Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür. (2) Hak sahibi, eşyanın zıyaı dolayısıyla tazminat alırsa, bunun ödenmesi sırasında, eşyanın daha sonra bulunması hâlinde, derhâl kendisine haber verilmesini isteyebilir. (3) Hak sahibi, eşyanın bulunduğu haberini aldıktan itibaren otuz gün içinde, gerektiğinde giderler indirilmek suretiyle, tazminatı geri ödeyerek eşyanın kendisine teslimini isteyebilir. Taşıma ücretini ödeme yükümlülüğü ile tazminat hakkı saklıdır. (4) Eşya, tazminatın ödenmesinden sonra bulunmuşsa, hak sahibi bundan haberdar edilmesini istemediği veya bulunma haberinden sonra eşyanın teslimine ilişkin istem hakkını ileri sürmediği durumlarda, taşıyıcı, eşya üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir. 875. Maddesinde; (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. 880. Maddesinde; (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.
886. Maddesinde; (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. 890. Maddesinde; (1) Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir." şeklinde yapılan düzenlemeler ışığında,
"ll. Eşya Taşıma Sözleşmesinden Doğan Haklar ve Borçlar
Taşıyıcının Borçları
A. Taşımayı Yerine Getirme Borcu
B. Eşyayı Teslim Borcu
C. Eşyaya Özen Gösterme Borcu
D. Talimatlara Uyma Borcu
E. Taşıma Belgelerini Taşıma Süresince Bulundurma Borcu
F. Ödemeleri Tahsil ve Tahsil Edileni Verme Borcu
2. Taşıyıcının Hakları
A. Taşıma Ücreti Talep Etme Hakkı
B. Masrafları Talep Etme Hakkı
C. Bekleme Ücreti Talep Etme Hakkı
D. Ek Ücret Talep Etme Hakkı
E. Eşyayı İnceleme Hakkı
F. Eşyayı Tevdi Etme ve Diğer Tedbirler Alma Hakkı
G. Hapis Hakkı
3. Gönderinin Borçları
A. Taşıma Ücreti ve Masrafları Ödeme Borcu
B. Eşyayı Hazır Bulundurma Borcu
C. Taşınan Eşya Hakkında Doğru ve Yeterli Bilgi Verme Borcu
D. Yükleme ve Boşaltma Borcu
E. Eşyaları Ambalajlama ve İşaretleme Borcu
F. Taşıma Belgelerini Düzenleme ve Taşıyıcının Tasarrufuna Bırakma Borcu
G. Bekleme Ücreti Ödeme Borcu
4. Gönderenin Hakları
A. Emir ve Talimat Verme Hakkı
B. Sözleşmeyi Feshetme Hakkı
C. Kısmi Taşımayı Talep Hakkı
D. Tazminat Talep Etme Hakkı
Gönderen, taşıyıcının eşyanın zıya ve hasara uğraması veya gecikmesi söz konusu olduğunda, taşıyıcıya karşı tazminat talep etme hakkına sahip olacaktır. Ancak bu durumda gönderilenin tazminat hakkına sahip olmaması gerekmektedir. Taşınan eşya taşıyıcı tarafından gönderilene teslim edilmiş olduğu taktirde taşıyıcıya karşı tazminat talep etme hakkı gönderilene geçtiği için, bu halde gönderinin tazminat talep etme hakkı ortadan kalkacaktır.
lll. Taşıma Senedi
Genel Olarak
Taşıma Senedinin Düzenlenmesi
Taşıma Senedinin İçeriği
A. Düzenleme Yeri ve Tarihi
B. Gönderenin Adı, Soyadı veya Ticaret Unvanı ve Adresi
C. Taşıyıcının Adı, Soyadı ve Ticaret Unvanı ve Adresi
D. Eşyanın Teslim Alınacağı Yer ve Gün ile Teslim Edileceği Yer
Eşyanın teslim alınacağı yer ve teslim edeceği yerin mümkün olduğu kadar açık olarak taşıma senedinde bulunması gereklidir.
E. Gönderilenin Adı, Soyadı veya Ticaret Unvanı ile Adresi
Gönderilen tarafından açık ve yeterli bir şekilde bildirilen gönderilenin adı, soyadı, ticaret unvanı ve adresi taşıma senedine yazılacaktır. Söz konusu hususlar taşıyıcı açısından yoruma açık olmalıdır. Taşıyıcı eşyaları gönderenden teslim alması ile birlikte, gönderilene adresinde ve onu, adı, soyadı veya ticaret unvanı ile bularak teslim etme yükümlülüğü altındadır203.
F. Bildirim Adresi
Vll. Taşıyıcının Sorumluluğu
Genel Olarak
Gönderen ve taşıyıcı arasında kurulan taşıma sözleşmesinin amacı, taşınmasına karar verilen eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği biçimde, gönderilene ulaştırılmasıdır277. Zıya ve hasar sorumluluğu, taşıyıcı ile gönderen arasında yapılan bu taşıma akdinin taşıyıcı açısından temel borcu olan, eşyayı bir yerden bir yere götürme ve onunla birleşik olan onu koruma (özen) borcunun ihlali neticesinde doğar. Taşıma hukukunun ana konularından birisi de bu borcun ihlali neticesi ortaya çıkan taşıyıcının sorumluluğudur.
Eşyanın taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edilmesi, taşıyıcının bu yükümlülüklerin altına girdiği andır. Bu andan itibaren bahsettiğimiz ihlalin varlığı taşıma konusu eşyada zarar meydana getirdiği taktirde taşıyıcının sorumluluğu doğar.
Buna karşılık gecikme sorumluluğu, taşıyıcının eşyayı zamanında teslim etmemesi halinde ortaya çıkar. Bu sorumluluk için zararın varlığına dahi gerek olmayıp, taşıyıcı açısından gecikme nedeniyle bir sorumluluk doğmaktadır.
Taşıma hukuku kurallarının dağınık yapıda olması, taşıyıcının zıya ve hasar sorumluluğu bakımından farklı düzenlemelerde, farklı hukuki nitelikte ayrı hususları ihtiva eden bir düzen oluşmasına yol açmıştır.
A. Tam Zıya
Taşıma hukukunda zıya, taşıyıcının taşınmak üzere, kendisine verilen eşyayı hak sahibi olan gönderilene teslim edemeyecek bir durumda olmasını ifade etmektedir278. Zıyaın nedenin ne olduğu önemli olmayıp, zıya, fiili ya da hukuki bir imkansızlıktan meydana gelebilir279. Zıya hali genel anlamda, bir şeyden istifade imkanın ortadan kalkması manasına geldiği için, eşyanın çalınması, gaspı, yanması gibi sebeplerle tamamen yok olması veya kırılması, bozulması, donması, paslanması gibi iktisadi yönden değerini sıfırlayan bir hasarın ortaya çıkması halinde olabilir. Değer kaybı, ekonomik değerin tamamen ortadan kalkmasına yol açıyorsa, bu tam zıyadır. Bunun sunucu, tazminat isteyecek hak sahibi, eşyanın tamamı için bir talepte bulunma imkanına kavuşacaktır280.
Bunlar yanında, eşyaya yetkili makamlarca el konulması ve gönderilenden başkasına teslim edilmesi durumlarında da zıya halinin oluştuğunu kabul etmek gereklidir281. Fakat doktrinde bazı görüşlerde, eşyanın bütün değerini kaybedecek şekilde hasara uğradığı halde bile, görünürde gönderilene teslim edilecek bazı parçaların varlığına dayanarak eşyanın yalnızca hasara uğradığı öne sürülmüştür282. Ancak, eşyanın esasına şamil özelliklerindeki değişmeyle, tahsis amacına uygun kullanmanın artık mümkün olmaması, doğal olarak zıya sayılmalıdır.
Taşıyıcının ambalajı da dahil olmak üzere taşınan eşyayı teslim edemediği, yani, gönderilene hiçbir teslimin olmaması durumunda tam zıya halinin varlığından söz edilmektedir283. Uygulamada da, taşıma konusu eşyalar kaybolmuş, fakat nerede olduğu bilindiği durumlarda, yine de zıyadan bahsedebiliniyorsa, eşyanın tam zıyaa uğradığı kabul edilmektedir284.
Taşıyıcının kendisine taşınmak üzere tevdi edilmiş eşyanın nerede olduğunu bulamadığı ve hak sahibine teslim edemediği durumlar, taşıma sözleşmesinin taşıyıcıya yüklediği esas edimi yerine getirememesi anlamına gelmektedir285. Ancak, taşınan eşyanın kaybedilmesinden sonra bulunması ve eşyaya fiilen tasarrufun da bu bulunma sonrası taşıyıcı tarafından sağlanması halinde, eşya zıyaa uğramamış sayılacaktır. Özellikle, doktrinde de kabul edildiği gibi, eşyanın geçici bir süreyle hak sahibine teslim edilemeyecek durumda bulunması, zıyaın var olduğu anlamına gelmez286. Tabi ki; bu halde, normal şartlar altında mutad olarak beklenebilecek süre dikkate alınarak geçici bir kayıptan bahsedebilir. Yoksa makul olarak beklenebilecek süre geçtikten sonra, hala taşıyıcı eşyaya zilyet olmamışsa, eşyanın her halükarda zıyaa uğradığını kabul etmek lazımdır.
D. Eşyaya Özen Borucunun İhlali
Eşyanın taşıma süresince taşıcının bakım ve muhafazası altında bulunması, taşıma sözleşmesinin esaslı bir unsurudur. Taşıma sözleşmesinin taşıyıcıya yüklediği ana edim olan, taşıyıcının borcu olan eşyayı bir yerden bir yere götürme borcu içinde, bu taşıma esnasında eşyaya özen gösterme yükümlülüğü de vardır. Bu yükümlülük sonucu, taşıyıcı, taşıma süresi sırasında hakimiyeti altına girmiş olan eşyaya gerekli özeni göstermez, eşya zıya veya hasara uğrarsa, TTK m.875/1 'e göre, taşıma esnasında eşyaya gerekli özeni gösterme borcu, daha önce de ele aldığımız üzere eşyanın kendisine teslim olunduğu anda başlayacaktır.
Bir teslim almadan söz edilebilmesi için, eşyanın doğrudan veya dolaylı olarak zilyetliği, bizzat taşıyıcının sorumluluğunun başlamasında esastır. Bunun istisnası ise, taşıcı ve gönderenin taşıyıcının sorumluluğunun eşyanını tesliminden önce sözleşmenin yapılması ile başlayacağına kararlaştırmalıdır. Bu özellikle taşınma konusu eşyanın bir depo ya da benzeri bir yere gönderen tarafında bırakılmış ve taşıyıcının oradan eşyayı teslim alacağı hallerde söz konusu olabilir. Parça şeklinde birden fazla eşyanın varlığında ise özen borcu her bir parçanın taşıyıcının zilyetliğine geçtiği anda başlar. Eşyanın taşıyıcıya teslim edilmiş sayılması bakımından taşıyıcının şahsına bağlanıbilecek bazı vakalarda mesela soğutma tertibatı ve buna benzer donanıma sahip aracın geç tedarik edilmesi gibi durumlar eşya eğer taşıyıcıya verilmişse ve taşımaya başlanmamış olan o sürede eşya bir zıyaa ve hasara maruuz kalmışsa taşıyıcının yine eşyayı teslim aldığı ve eşyayı koruma borcunu ihlal etmiş olduğunu kabulü gerekecektir.
Taşıyıcının eşyaya özen borcu taşımanın tamamlanmasına kadar devam eder. Ancak, gönderen, TTK m.868/1'deki yetkisini kullanarak taşıma tamamlanmadan eşyanın kendisine geri teslimini talep ederse, bu talimat sonucu, eşyanın gönderene iadesi ile taşıyıcının özen yükümlülüğü bu anda sona erecektir.
Eşyanın gönderilene teslimi ile taşıyıcının özen borcu sona erer. Gönderilene teslim, yani gönderilenin eşyayı tesellüm etmesi, gönderilen ve taşıyıcının birbirlerine uygun iradeleriyle eşya üzerinde var olan taşıyıcı hakimiyetinin sona erdirilmesi ve eşyanın zilyetliğinin gönderilene geçirilmesidir. Bununla birlikte, zilyetliğin naklinin eşyanın taşıyıcının muhafaza alanından ayrılması, eşya üzerindeki hakimiyeti sağlayan araçların teslim edilmesi veya vasıtalı zilyetliğin teslimi, özen borcunun sona ermesi için yeterli kabul edilebilir.
Bunun yanında, eşyanın teslimini, taşıma aracından ayrılma ile fiilen tevdi edilmeden ayırmak gereklidir. Çünkü tevdi, hukuki bir tasarruf olmaktan çok fiili bir olay durumundadır302. Tevdiinin, TTK ve tasarruf hakkına sahip kişiden uygun zaman içinde talimatların alınamaması nedeniyle, gerekli tedbirlerden biri olarak yapılması halinde, taşıyıcının özen borcu o anda sona erecektir. Bu, 869/3'ün son cümlesinde yer alan "Eşyanın boşaltılmasından sonra taşıma sona ermiş sayılır." ibaresi ile açık şekilde ortaya konulmuştur.
Bunların dışında, taşıyıcı tarafından eşya gönderilene teslime hazır hale getirilmiş, ancak gönderilen TTK m.868'in verdiği yetkiyle, taşıyıcının eşyayı bir ardiye veya depoya bırakmasını istemişse, taşıyıcı tarafından bu işlem kabul edilip, eşya buraya teslim edildiği anda da özen borcu sona erecektir.
TTK m.863/1 hükmü uyarınca, yüklemede olduğu gibi taşıma sözleşmesinin tarafları boşaltmanın kimin üzerinde olduğunu kararlaştırabilecekleri gibi, işin niteliğindeki veya ticari teamülden de boşaltmanın taşıcının yükümlülüğü olmadığı hallerde, taşıyıcı tarafından eşyaların gönderilen tarafından eşyaların gönderilen tarafından boşaltılmasına hazır hale getirmesi, teslim etmesi için yeterli olacaktır. Dolayısıyla boşaltma yapılırken, eşya teslim edilmiş olmakta, taşıycının eşyaya özen borcu boşaltma ile sona ermektedir. Ancak bu durumda da taşıyıcının boşaltmaya nezaret etme yükümlülüğü vardır. Taşıyıcının nezaret yükümlülüğü, yüklemedeki nezaret etme yükümlülüğü ile benzerdir ve taşıma güvenliğini esasa alır303.
E. Eşyayı Koruma Borcunun İhlali İle Zarar arasındaki İlliyet Bağı
Taşıma hukukunda, gönderen ile taşıyıcı arasında yapılan taşıma sözleşmesi gereğince, taşıyıcı, taşınan eşya zilyetliğinde olduğu sürece eşyayı zıya ve hasarlardan korumakla yükümlü olması, eşyanın taşınması söz konusu iken gerçekleşmektedir.
Taşıma işlemi sırasında ortaya çıkan zıya ve hasar bir veya birden çok nedenle oluşabilir. İşte, taşıma sırasında meydana gelen olaylar ile zarar arasında mantıki olarak bir illiyet bulunmalıdır. Zarar ile fiil arasında mantıki bir illiyet bulunmadığı halde, bu zararın tazmininin de istenememesi tabiidir304.
Söz konusu bu mantıki illiyet, her zaman için hukuki bir illiyetin var olduğunu göstermez. Hukuki açıdan illiyet, sebep sonuç ilişkisini ortaya koyar şekilde, uygun illiyet bağı adıyla anılmakta, hayat deneyimlerine göre, bir fiilin, olayların normal akışında meydana getirdiği zararlara bağlanan illiyet olarak tanımlanmaktadır305.
Uygun illiyet bağının var olabilmesi için eylemin sonucu doğurmaya elverişle olması gerekir. Bazen, bu sebep sonuç bağı çok açık olarak görülebilir. Mesela, bir taşımada taşıyıcının eşyayı gönderilene teslim etmeyerek, kendi kullanımına tahsisi veya başkasına satmasında yapılan eylem ile illiyet bağının varlığına şüphe bulunmamaktadır. Ancak, bazen meydana gelen olayın karmaşıklığı, birden fazla sebebin bulunması, illiyetin hangi olaya bağlanacağının kesinkes bilinebilmesine engel olmaktadır. Bu durumlarda illiyeti birden fazla olay meydana getirmekte (ortak illiyet, yarışan illiyet), bunun sonucunda ortaya çıkan zararın nasıl ve hangi olaylar sonucunda ortaya çıktığı ve bunların etkisinin ne olduğu, karmaşık bir hal almaktadır.
Dolayısıyla, eşyaya zarar veren olay veya olayların illiyet bağını oluşturmasıyla, bunların zararın oluşmasındaki etkileri, taşıyıcının sorumluluğunun doğmasında etkendir. Taşıyıcının sorumluluğunda, taşıma sırasında zararı meydana getiren olaylar ile zarar bağlantısı karine olarak var kabul edilir. Bunun aksinin yani illiyet bağının olmadığının ispatı ise taşıyıcıdadır. Bu, aynı zamanda taşımada taşıyıcının sorumluluğunun hukuki niteliği ile de alakalıdır.
4. Zıya Karinesi
TTK m.874, eşyanın zamanında teslim edilmemesine, yani gecikmeye bağlı olarak bir zıya karinesi getirmiştir. Böylelikle taşıyıcı için taşımada var olan süreden sonra geçen belli bir süreye rağmen eşya gönderilene teslim edilmemişse, taşıyıcının eşyayı zıyaa uğrattığı karinesi oluşacak ve tazminat talep edecek hak sahibi, zıya haline bağlı tazminatı taşıyıcıdan isteyebilecektir.
Bu hükme göre eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olunmuş gözüyle bakabilir. Taşıma, yurtdışı bir taşıma ise süre otuz gündür.
Hüküm, eşyanın sözleşme ile belirlenmiş taşıma süresinin sonundan itibaren ya da böyle bir belirleme yoksa TTK m.873 uyarınca taşıyıcıya tanınabilecek makul sürenin son gününden itibaren yirmi gün içinde eşyanın gönderilene tesliminin olmaması halinde eşyanın zıyaa uğradığının kabul edilmesini öngörmüştür. Ancak sözleşme ile belirlenen ya da taşıyıcıya tanınacak makul süre yirmi bir günden az olsa da, karinenin kabulü için yirmi günlük süre uygulanır310.
Yine karinenin uygulanabilmesi için gecikmenin meydana geldiğini sürenin hesaplanmasında, TBK m.93'te belirlenmiş sürenin son gününün tatil gününe rastlaması halinde, tatil olamayan sonraki iş gününe uzaması kuralı uygulanır. Ancak TBK m.93 hükmünde de belirtildiği üzere, taşıyıcı ve gönderen bunun aksine anlaşma yapabilirler.
TTK m.874/1'in son cümlesine göre, sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür. Ancak taşıma için uluslararası bir konvansiyon hükümleri uygulanıyorsa, bu konvansiyon hükümlerinde zıya karinesine ilişkin hüküm ve oradaki süre ne ise o uygulama alanı bulur. Örneğin, CMR'ye tabi bir karayolu taşımasında bu süre otuz gün olarak belirlenmiştir. Eğer uluslararası konvansiyonda zıya karinesi ve buna ilişkin bir süre yoksa bu konudaki boşluk Türkiye'deki bir davada TTK m.874 hükmü ile doldurulabilir. Uluslararası konvansiyon hükümlerine dahil olmayan bir taşımada ise, taşımanın başladığı devletin sınırının ötesinde bir teslim noktası belirlenmişse, yetkili uygulanacak hukukun Türk hukuku olmasına göre, otuz günlük süre zıya karinesi için geçerli olacaktır.
TTK m.874/2'ye göre, eşya üzerinde hak sahibi olan kişi, bu karineden faydalanarak, zıya nedeniyle yapmış olduğu tazminat talebi sonunda tazminat alınırsa, bunun ödenmesi sırasında tazminatı ödeyen taşıyıcıya, eşyanın bulunması halinde derhal kendisine haber verilmesini de isteyebilir. Hükmün lafzından da anlaşıldığı kadarıyla, hak sahibinin eşya ile ilişkisi onun yerine tazminatı aldıktan sonra kesilmesine rağmen, bu taleple beraber devam etmekte, ortadan kalkmamaktadır.
Esasen hak sahibinin haber verilmesini istemesi, eşya üzerindeki haklarını tazminat ödendikten sonra da kullanmak yönünde bir seçimlik hakkını rezerv olarak kendinde tutmasıdır311.
TTK m.874/3, tazminatın tahsilinden sonra eşyanın taşıyıcı tarafından bulunması durumunda, taşıyıcı bu talebe istinaden tazminatı tahsil eden hak sahibine bildirimde bulunabilir.
Vlll. Taşıyıcının Sorumluluğunun Hukuki Niteliği
Sorumluluktan Kurtulmada Genel Sebepler
A. Taşıyıcının Kaçınamayacağı Sonuçlarını Önleyemeyeceği Sebepler
Taşıyıcının sorumluluğuna dair TTK 875. Madde, taşıyıcının eşyada meydana gelen zıya ve hasardan, taşımanın gecikmesinden, taşıma konusu eşyayı gönderenden teslim almasından gönderilen veya hak sahibi kişiye teslim etmesine kadar geçen süre zarfında sorumlu olduğunu belirttikten sonra, TTK 876. Maddede, "Sorumluluktan Kurtulma" üst başlığı altında "Taşıyıcının özeni" alt başlığı ile bir hükme yer vermiştir.
Xlll. Taşıyıcının Tazminat Yükümlülüğü
1.Taşıma Hukukunda Zarar ile Tazminat
Taşıyıcının taşımada ortaya çıkan zıya hasar ile gecikme nedeniyle sorumlu olması ve taşıyıcının sorumluluktan kurtulmada TTK'da öngörülmüş sebepleri ispatlayamaması halinde taşıyıcı, taşıma sırasında oluşan bu zıya, hasar ve gecikmeyi tazmin etmekle yükümlüdür. Tazminat, TTK açısından kural olarak, taşıma sözleşmesinde taşımayı gerçekleştirme ile yükümlü olan taşıyıcının bu taşımayı gerçekleştirme yükümlülüğü bakımından alacaklı olan gönderen veya gönderilenin menfaatinin karşılanamaması yüzünden uğradıkları zararın tazminini içerir. Bu durumda, taşıyıcı taşıma işini gereği gibi yerine getirdiyse, gönderen veya gönderilenin malvarlığındaki ulaşılacak değer ile zarardan sonraki malvarlığı değeri arasındaki farkı, yani, müspet zararı karşılayacaktır423.
TTK için 880 ve 882. Maddeler arasında düzenlenmiş bulunan taşınan eşyada zarar nedeniyle belirlenecek tazminat, objektif bir değer ele alınarak kubl edilmiştir.
Doktrinde de öne sürüldüğü üzere, taşıma hukukunda bu şekilde objektif bir hesaplama yönteminin kabul edilmesi, borçlar hukukunda ifadesini bulan yoksun kalınan kar ve dolayısıyla zararların, zarara uğrayan kişi tarafından istenememesine sebep olacaktır424.
2. Tazminatın Belirlenmesi
A. Zıya Halinde
TTK m.880/1 uyarınca, taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğu taktirde, bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.
C. Eşya Zararı Dışındaki Diğer Giderlerin Tazmini
TTK m.881, taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı halinde, ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlü tutmuştur. Bu çerçevede, tazminat talebinde bulunan hak sahibi, zararın tespiti bakımından mahkeme, ekspertiz, zararı saptama konusunda uzman kuruluş giderleri olarak sayabileceğimiz giderleri tazminat talebiyle isteyebilir. Ayrıca bu giderler için, ödeme tarihten itibaren faiz de isteme hakkına sahip olacaktır.
TTK m.883 uyarınca taşıyıcı, TTK 880. Madde kapsamında zıya ve hasardan dolayı sorumlu olarak tazminat yükümlülüğü doğduğu taktirde, taşıma ücretine de hak kazanamaz. Hükümde taşıyıcının taşıma ücretini geri vereceğinden bahsedilmektedir. Gönderen tarafından taşınan eşyaların taşıyıcıya teslimi sırasında aynı zamanda taşıma ücretinin ödenmesi ilkesine bağlı olarak böyle bir hüküm konulmuş olup, esasen taşıma ücretinin ne zaman ödendiğinin bir önemi yoktur451.
883. Maddede, taşıma ücreti dışında taşıma ile ilgili vergiler, resimler ve taşıma ile ilgili diğer giderleri de taşıyıcının karşılayacağı kabul edilmiştir. Esasen burada kamudan doğan harcamalar ile diğer harcamalar olarak iki kalem vardır. Diğer harcamalar, gönderen ve gönderilen tarafından taşımayla alakalı olarak istenen, TTK m.868/1 c3, 869/4, 870/c.2'de belirtilenler olarak ortaya çıkar452.
B. Zararın Taşıyıcının Kasten veya Pervasızca Bir Davranışından Doğması (Kaynakça: Prof. Dr. ... , Taşıma Hukuku, 5. Baskı,Ankara 2022)
Somut olayımızda; dosya kapsamındaki mail yazışmalarından, tanık beyanlarından (görgüye dayalı olmayan tanık beyanına itibar edilmemşitir.) ihtarname cevabi ihtarname, bilirkişi raporlarından faturalardan davalının dava konusu taşınacak emtiaları teslim aldığı tartışmasızdır. Yine aynı değerlendirme ile davalının yanlış barkotlama yaptığı da anlaşılmaktadır. Buradaki yanlış barkotlamanın hukuki değerlendirmesi önem arz etmektedir. Kanun maddesinde geçen "PERVASIZCA" bir davranışın olup olmadığıdır. Taşıyıcı teslim alırken gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşler farklı olmakla birlikte pervasızca davranış her somut olaya göre değerlendirmek gerekir. Burada yanlış barkotlamasının neticesi ulaştırması gerekenin, gönderilene teslim edilmemesi neticesini doğurmuştur. Yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde ortada TAM ZIYA vardır. Buradan hareketle Mahkememizce davalı yanın pervasızca davranışının olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı yanın hak düşürücü derdestlik ve dava şartı yokluğu itirazı genel ifadelerle yapılmış somut verilere dayanmadığından itibar edilmemiştir.
Husumet itirazı: Taşıma sözleşmesi davalı ile yapıldığından itibar edilmemiştir.
Zamanaşımı defii yönünden; yukarıda belirtilen madde hükümlerine göre; 1 yıllık ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri vardır.
Somut olayımızda; dava öncesi davalı yana ihtarname çekilmiş ve dava açılmıştır. Eldeki dava konusunda zamanaşımı, başlangıcı değerlendirmesi yapıldığından emtianın davalıya teslim tarihi, gönderilen teslim tarihi (kaldı ki teslim edilmesi gereken emtialar hiç teslim edilememiştir.) ihtarname tarihi, dava tarihi dikkate alındığında kısa zamanaşımı dahi dikktate alınsa zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılmaktadır. Oysaki Mahkememizce, yukarıdaki anlatımımıza göre 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Manevi tazminat talepleri yönünden ise; Medeni Kanun'un 24. Maddesinde ( Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.) hükmünün bulunduğu, Anayasanın 12. Maddesi ile TMK'nın 24,25. Maddeleri ve TBK'nın 49, 50, 51, 58. Maddeleri ile FSEK'nin 70. Maddesi ile Düzeltme ve cevap hakkı Radyo ve Televizyonlarının Kuruluşu Hakkında Kanunun 18. Maddesi dikkate alınmış ve başkaca yasal düzenlemelerde de manevi tazminat yönünden yasal düzenlemelerin var olduğu muhakkaktır.
Tüzel kişilerin manevi tazminat hakkı olup olmadığı tartışmalı olmakla birlikte; manevi tazminat konusunda değişik kanunlarda birçok düzenlemeler vardır, ancak davacı yan bu düzenlemelerden hangisine dayandığı konusunda herhangi bir açıklaması yoktur, bu durumda somut olayımızda HMK 33 maddesi de dikkate alındığında) genel hükümlere göre değerlendirmek gerekir. Başka bir ifade ile TMK ve TBK hükümlerine göre değerlendirme yapılıp sonuca gitmek gerekir (TMK 24,25,4 TBK 49,50,51,58)
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas ilamı da dikkate alındığında,
Somut olayımızda; emtiaların tam zıya nedeniyle çevresinde itibarının sarsıldığının ve direkt veya dolaylı zararının meydana geldiğinin kabulü aklın gereğidir. Manevi tazminat değerlendirilmesinin yapılmasında yukarıdaki kanuni düzenlemeler, emsal kararlarla birlikte değerlendirildiğinde yine Yargıtay karar ve uygulamalarına göre olay tarihi ile karar tarihi de dikkate alınacağı kararları da dikkate alınarak kısmen kabul kısmen reddi ile Davacının, davalı aleyhine açtığı manevi tazminatın kısmen kabul, kısmen reddi ile 25.000,00TL'nin dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca maddi tazminata ilişkin hüküm döviz üzerinden kurulduğundan (Y. . HD 20/04/2016 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ve yine aynı dairenin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile maddi tazminat yönünden; Davacının, davalı aleyhine açtığı Tazminat davası nedeniyle; 4.542,50€ (Euro)'nun ve 12.220,00$ (Dolar)'ın dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Devlet Bankalarının bir yıl vadeli Euro ve Dolar cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 912,83TL'nin dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
A-) MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
1-Davacının, davalı aleyhine açtığı Tazminat davası nedeniyle; 4.542,50€ (Euro)'nun ve 12.220,00$ (Dolar)'ın dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Devlet Bankalarının bir yıl vadeli Euro ve Dolar cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 912,83TL'nin dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-)MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
2-Davacının, davalı aleyhine açtığı manevi tazminatın kısmen kabul, kısmen reddi ile 25.000,00TL'nin dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.035,98-TL karar ve ilam harcından peşin alınan harç 36,08-TL (peşin alınan 2.112,88-TL'den maddi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) mahsubu ile bakiye 4.999,90-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Maddi tazminat yönünden; davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 2.153,98-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Maddi tazminat yönünden; davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan bilirkişi ücretleri, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.437,15-TL yargılama gideri ile 121,30TL İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Harcının toplamı olan 21.558,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Maddi tazminat yönünden davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.076,80-TL(maddi tazminatta mahsup edilen peşin harç düşüldükten sonra) harcın mahsubu ile bakiye 369,05-TL harcın davacıya İADESİNE,
9-Davacı tarafından manevi tazminata yönelik yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
10-Davalı ... Kargo Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından manevi tazminata yönelik yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretlarinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
12-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretlarinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
13-Davacı tarafça dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip Hakim