T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Türkiye çapında başta nakliye işleri yapan, sektöründe tanınan ve bünyesinde bir çok araç ve insan çalıştıran oldukça prestij sahibi bir şirket olduğunu, 02/02/2016 gününde müvekkiline ait olan dava dışı araç şoförü ... kontrolündeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin beyaz eşya taşımak üzere yola çıktığını, aracın seyir halinde iken Çerkezköy civarında motorunda bir alev meydana geldiğini ve alevin kontrol altına alınamayarak araçların ve üzerindeki beyaz eşya yükünün tamamen yandığını, itfaiye ekiplerince tutulan yangın tutanağına göre de yangının aracın motor kısmındaki bir sorundan dolayı çıktığını, sorunun motordan kaynaklı bir elektrik arızasından kaynaklandığının belirtildiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta tarafından sigortalandığını, davacı şirketin aracın yanması halinde poliçe limitleri dahilinde hasarın ödenmesi amacıyla davalı sigorta şirketine başvurduğunu, bir hasar dosyası oluşturulduğunu, ancak dav alı şirketçe verilen 30/06/2017 tarihli cevabi yazıya göre hasarın teminat kapsamı dışında olduğu belirtilerek bir ödeme yapılmayacağının belirtildiğini, dava konusu aracın şoförünün ve taşımaya ilişkin tüm belge bilgi ve ruhsat tarzı tüm belgelerinin tam olduğunu, buna rağmen bir ödemenin yapılmadığını, davalarının sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olduğunu, aracın yanması, çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucunda oluşan maddi zararların sigorta teminatı kapsamında olduğunu, davalı sigorta şirketinin somut olayda hukuki sorumluluğunun tam olduğunu, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, kazaya karışan araçlarda, dorsede ve araç üzerindeki beyaz eşyada yangın nedeniyle ağır bir hasarın meydana geldiğini, araçların ve malların piyasa rayiç bedellerinin ne olduğunun taraflarınca önceden bilinmesinin imkansız olduğunu, tüm bu hususların belirlendikten sonra talebin açıklık kazanacağını, davada her iki tarafın da tacir sıfatına sahip olduğunu, somut uyuşmazlıkta en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesi gerektiğini, sigorta aleyhine açmış oldukları davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL nin kazanın meydana geldiği 02/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı yana hükmedilmesini talep ve dava ettikleri görülmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 30.06.2017 tarihli vermiş olduğu cevaba göre meydana gelen hasarın Kasko Sigortası Genel Şartları,TTK ve genel hükümler gereğince teminat kapsamı dışında kaldığını, davanın reddinin gerektiğini, dava konusu sigortalı aracın yanması sonucu ortaya çıkan hasarın teminat dışında kalma nedeni, araçda yakıt olarak mazot yerine 10 numara yağ ile tinerin karıştırılarak kullanılmasından dolayı meydana gelen aşırı ısınma ile turbo kısmında patlama sonucunda yanması olduğunu, yanan çekicinin şoförü ...'nin sigorta şirketini arayarak mazot yerine yağ ve tiner kullanıldığı, motor arıza vermiş olmasına rağmen şoförün yoluna devam etmesini şirket yetkilisinin söylemiş olduğu , aracın bakımlarını yapan servisin ‘enjektörlere yağ koyuyorsunuz size bakım evrakı veremem’ dediğini, davacı firmanın sahibi ...’ın ... plakalı çekicinin deposuna 870 litre 10 numara yağ koydurduğu , kış mevsimi olması nedeniyle yakıtın incelmesi için 80 litre tiner depoya konulduğu ve bu şekilde Konya’dan Çerkezköy’e yük almaya gidildiği, aracın boş vaziyette dahi gitmekte zorlandığı Çerkezköy’den yük aldıktan sonra Tem otoyolu üzerinde seyir halindeyken çekicinin duman çıkartmaya başladığı ,bunun üzerine şoför ...’nin metro tesislerine girdiğinde işveren ...’ı telefonla arayarak çekicinin aşırı duman çıkartmaya başladığını ve çekişten düştüğünü , bu şekilde yola devam edemeyeceğini bildirmesine rağmen yola devam etmek zorunda kalması sonucu aracın motor kısmındaki patlama ile birlikte yandığı, daha sonra ...’ın şoför ...’ye parasını vermediğini ve yangında sorumlu tutması nedeniyle tehdit etmesi sonucu ...’nin Yunak Cumhuriyet Savcılığı’na yangının gerçek nedenini de bildirir şekilde şikayette bulunduğu , Cumhuriyet Savcısının bu durumu aracın kaskolu olduğu sigorta şirketine bildirmesi gerektiğini söylediği bunun üzerine ... Sigorta şirketini telefonla arayarak ihbar ettiği, bu nedenlerle açılan davayı reddettikleri, davaya konu zararın teminat dışı kaldığını, açılan davanın reddi ile yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı yana hükmedilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davalı yanın cevap dilekçesine itiraz ettiklerini ve cevap dilekçesinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, araca depo edilen yağla ve yakıla ilgili sorundan dolayı yangının çıktığının bahsedildiğini ancak bu iddianın gerçek olmadığını, davalı yanın iddiasının ispat yükünün kendinde olduğunu, araç şoförü ile davacı yan arasında husumet bulunduğunu, bu iddiaların bu sebepten dolayı gündeme geldiğini, yangının nasıl çıktığının teknik bir mesele olduğunu ve araştırma gerektirdiğini açılan davanın kabulünü talep ettikleri görülmektedir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava ve cevaba cevap dilekçesini kabul etmediklerini beyan ettikleri görülmektedir.
Mahkememizce verilen 20/03/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05/03/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereğince İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak ... Talimat sayılı sırasına kaydı yapıldığı, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile düzenlenen rapordan özetle; Oluşan zararın motor kısmından çıkan yangın sebebiyle meydana geldiği, Araçlarda mazot yerine tinerle inceltilmiş 10 numara yağ kullanılması zaman zaman başvurulan yanlış ve güvensiz bir uygulamadır. Bu uygulama yangına da sebep olabilir. Ancak incelediğimiz dosyaya konu olan çekicide tinerle inceltilmiş 10 numara yağ kullanıldığına dair kesin ve somut deliller tespit edilemediğinden bu yönde kesin kanaatimiz oluşmamıştır. Bu nedenle oluşan zararın poliçe limitlerinde kalmak üzere kasko kapsamında olduğu, Dosya muhteviyatında yer alan 01/02/2017 tarih ve ... , ... ve ... no'lu ... Lojistik Firmasına ait toplu taşıma irsaliyelerinde mal adedi 342 olarak belirtilmiştir, ancak mal dökümü değil alıcı listesi verildiğinden yanan eşyanın dökümü yoktur. Bu nedenle oluşan zararın mevcut evrakla tespitinin mümkün olmadığını bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiler Makine Mühendisi ... ve Av. ... tevdii ile düzenlenen müşterek rapordan özetle; Dava konusu rizikonun aracın 10 numara yağ ve tiner kullanımı sonucu gerçekleştiği kabul edildiği taktirde davalı sigorta şirketinin tazmin yükümlülüğü doğmayacağı, Dava konusu araçta rizikonun gerçekleşmesinin 10 numara yağ ve tiner kullanımı sonucu gerçekleştiğinin sübutunun sağlanamadığı kanaati oluştuğunda davalı sigorta şirketinin tazmin yükümlülüğünün, 83.000 TL olarak hesaplanmakta olduğunu bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereğince Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak ... Talimat sırasına kaydının yapıldığı, dosyanın Karayolları Fen Heyetinden bilirkişi Makine Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... ve Sigorta Eksperi Muharrem Karakaya tarafından düzenlenen müşterek rapordan özetle; Yapılan incelemede aracın hasarının ... Sigorta Şirketince ödenmesi gerektiği, ödenmesi gereken tutarın 83.000,00 TL. Olduğunu bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Davacı vekilinin dava değer artırım dilekçesi sunduğu, tamamlama harcını Mahkememiz veznesine yatırdığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Dava; Tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalılar aleyhine Tazminat davası açmıştır.
Konunun 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.............İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde(6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına Karayolları Fen Heyetinden bilirkişi Makine Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... ve Sigorta Eksperi Muharrem Karakaya tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan müşterek raporda; Yapılan incelemede aracın hasarının ... Sigorta Şirketince ödenmesi gerektiği, ödenmesi gereken tutarın 83.000,00 TL. Olduğunu bildirir rapor da dikkate alındığında,
Kazanın tarihi konusunda tereddütler oluşmuşsa da (İlgili İtfaiye Başkanlığı'na ve Silivri Jandarma Komutanlığı'na yazılan müzekkere cevaplarında olay tarihinin 02/02/2017 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesinde 02/02/2016, olay yeri inceleme tutanağında 02/02/2017 meydana geldiği bildirildiği ) müzekkere cevapları ve dosyadaki kazanın oluşumuna ilişkin resmi belgeler iyice irdelendiğinde mantıksal olarak da kaza tarihinin 02/02/2017 tarihi olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle bir kısım belgelerdeki 02/02/2016 tarihine itibar edilmemiştir. Dolayısıyla olay tarihi 02/02/2017 tarihine göre riziko, poliçe geçerlilik süresi içinde kalmaktadır.
Davacı vekili 07/02/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; "sigorta eksperi ... düzenlediği 07.02.2017 sigorta ekspertiz rapor tarihi başvuru tarihi olarak kabul edilerek buna göre temerrüt tarihinin belirlenmesini ve belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep ederiz." şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur.
Mahkememizin 05/03/2025 tarihli duruşmasında davacı vekili; "Biz yazılı beyanda ifade ettiğimiz gibi eksper raporunun düzenlenme tarihinin sigorta şirketine başvuru tarihi olarak kabul edilmesini talep ediyoruz, aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarımızı tekrarla, davanın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davalı aleyhine açtığı Tazminat davasının kabulü ile; 83.000,00 TL'nin 20/02/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davalı aleyhine açtığı Tazminat davasının KABULÜ İLE; 83.000,00 TL'nin 20/02/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 5.669,73-TL harçtan dava başında ödenen 170,78TL peşin harç ile 1.246,67TL tamamlama harcı toplamı olan 1.417,45-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 4.252,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan İstinaf öncesi ve sonrasında sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 206,78TL, İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı olan 121,30TL ile 1.246,67-TL Tamamlama Harcı, 16.079,25-TL bilirkişi ücretleri, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.654,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2025
Katip Hakim