T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.05.2022 tarihinde sürücü davacı ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Sokak istikametinden İnanç Sokağı takiben seyir halinde iken, sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin herhangi bir sinyal dahi vermeden yapmış olduğu hatalı eylem ve manevrası nedeniyle kaza meydana geldiğini, davacı ... plakalı aracın altında kaldığını, davacının bu olayda kusurunun bulunmadığını, davalının kusurlu olduğunu, davacının hayati tehlikesinin meydana geldiğini ciddi ameliyatlar geçirdiğini, davacının tedavilerine ilişkin belgeleri sunduklarını, davacının işine ve geleceğine odaklanması, çeşitli hobiler geliştirmesi, gezip, eğlenmesi gerekirken henüz çok genç yaşta davalı ...'in zararlandırıcı eylemi nedeniyle ömür boyu iş gücü kaybına uğradığını, Konya CBS ... Sayılı soruşturma başlatıldığını, savcılık tarafından KYOK verildiğini belirterek, davanın kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan(sigorta şirketi açısından poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin sorumluluğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik sigortası) hadleri ile varsa münferiden alınmış kara taşıtları kasko sigortası veya motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında yer alan, ihtiyari mali sorumluluk teminatı limitlerinin üzerinde kalan kısmında çalışmaya başlayacağını ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olacağını, 07/12/2022 tarihinde davacıya 10.000 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacının manevi tazminat talebinin çok yüksek miktar olduğunu, maluliyete ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün davacı tarafların maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, kusur oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminata hükmolunması durumunda yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ..., diğer davalı ...'a ait ... plaka sayılı aracı ile 13.05.2022 tarihinde saat:13.30 sıralarında ikametgahına yakın olarak park ettiği yerden meskenin önüne götürürken sokak arasında sinyal verip yolun durumuna baktığını ve boş olması üzerine çok yavaş bir şekilde U dönüşü yapmaya başladığını, davalı araç ile U dönüşünü bitirmek üzere iken çok hızlı seyreden ve dikkatsizce yol alan motorsiklet sürücüsü davacı ...'in, araca sol tarafından vurduğunu, kazaya sebep olduğunu, vurmanın etkisi ile davacı aracın altına düştüğünü, karşı tarafın iddia ettiği gibi aracın altına girmediğini, ayrıca davacının kaza esnasında kulağında kulaklık bulunduğunu, davacı aracın altına düştüğünde, davalının aracının hareket ettirmediğini, davalının kaza neticesinde bir gün gözaltında kaldığını, davacının durumunun iyi olduğu anlaşıldığında davalının salındığını, kazadan sonra davalı ... ve oğlu, davacının bulunduğu hastaneye gittiklerini, davacı ve yakınları ile görüştüklerini, iyi dileklerini ilettiklerini, ayrıca herhangi bir ihtiyaçları olması halinde gsm numaralarını vererek kendilerini aramalarını rica ettiklerini, ilk olarak davacı tarafından davalılardan talepte bulunulmadığını fakat sonra yüksek miktarlarda para talep ettiklerini, davacı tarafın tüm hastane masraflarının SGK tarafından karşılandığını, bu yüksek bedellerin neden istendiğinin bilinmediğini, davacı tarafından davalıların bu bedelleri ödemeleri için tehdit edildiğini, davalının bu kazada kusurunun bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya C. Başsavcılığı'na, Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, Konya Şehir Hastanesi Başhekimliği'ne, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nden maluliyete ilişkin rapor ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden raporlar alınarak, taraflara raporların tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat talebine ilişkindir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin düzenlediği 01/08/2024 tarihli raporda sonuç olarak; sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Karayolları Fen Heyetinden oluşan bilirkişilerin düzenlediği 28/02/2025 tarihli raporda sonuç olarak; ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67 ve 84/f maddelerini ihlal ettiğinden bu zararının oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., sola kaçınarak önleyemediği bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı belirtilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın düzenlediği 16/06/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre; sürekli iş göremezlik kalıcı sakatlık oranının %3.3 olduğu, kişinin iyileşme süresinin 6 ayı bulacağı, bu süre içinde gelir getirecek bir işte çalışamayacağı, bu süre zarfında %100 oranında malul olduğu, bu sürenin 2 ayı bir başkasının bakımına muhtaç olacağı, bir takım fatura edilmeyen giderler ile bakıcı giderlerinin toplamının 12.000 TL olacağı belirtilmiştir.
Yine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan 18/12/2023 tarihli rapor alınmış, raporda sonuç olarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının derecesi, kalıcı maluliyet durumunun bulunması ve oranı, paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve istenilen manevi tazminatın miktarı ile manevi tazminatın amacı göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla)21/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'ten 13/05/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 100.000 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 6.831 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile kalan 6.489,45 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 341,55 TL peşin harç gideri, 80,70 TL başvuru harcı gideri, 8.250 TL bilirkişi ücreti gideri, 1.263,35 TL tebligat ve posta gideri, 7.325 TL adli tıp fatura gideri ve 2.167 TL maluliyet raporu gideri olmak üzere toplam 19.427,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 100.000 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.