T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/04/2019 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada motosikletin arka kısmında yolcu olarak bulunan davalının sakat kalacak şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde motosiklet sürücüsü tam kusurlu olup olay nedeniyle Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyasından yürütülen soruşturma dosyasında davacının şikayetçi olmadığından dolayı KYOD kararı verildiğini, davacının elim kaza sonucunda hayati tehlike geçirecek engelli kalacak şekilde yaralandığını, Konya Numune Hastanesi tarafından tanzim edilen 30/05/2022 tarihli sağlık kurulu raporuna göre engel oranı %7 olarak tespit edildiğini, bu engel oranını kabul etmediklerini, ... plakalı motosikletin zorunlu trafik sigortası bulunmadığı için davalı ... Hesabından kalıcı sakatlıktan, geçici iş gücü kaysından, bakıcı giderlerinden ve SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi giderlerinden kaynaklanan tazminatın ödenmesi için 06/11/2020 tarihinde talepte bulunulduğunu, davalı şirket bu kapsamda kendilerine 04/11/2022 tarihinde 110.695 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemeyi az olduğunu davalı kuruma bildirdiklerini fakat davalı kurumun uzlaşmaya gitmediğini, davacı ... için maddi tazminat taleplerini kapsayan belirsiz alacak davası kapsamında; alacağın belirli hale gelmesinden sonra artırılmak üzere tespit edilecek tazminattan davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme mahsup edilerek; geçici iş görememezlikten dolayı uğradığı zarar için 100 TL, kalıcı sakatlık/iş gücü kaybından dolayı uğradığı zarar için 100 TL, bakıcı giderinden dolayı uğradığı zarar için 100 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz zorunlu tedavi giderlerinden dolayı uğradığı zarar için 100 TL olmak üzere 400 TL ile dava aşamasında yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda alacağın belirli hale gelmesi sonucu artırılmak suretiyle yargılama sonucunda belirlenecek miktarın poliçe limitleri dahilinde sigortaya ihbar tarihi olan 06/11/2020 tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini, ... plakalı aracın kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davadan önce davacıya ödeme yapıldığını ve davacının tüm zararlarının karşılandığını, maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor, cenaze ve defin, ulaşım, yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerin teminat dışında olduğunu, müterafik kusur oranının değerlendirilmesi gerektiğini, davalı kurumun temerrüde düşmediğini ayrıca istenilen faizin yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya C. Başsavcılığı'na, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, Güneysınır Vali İhsan Dede İlçe Başhekimliği'ne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na, Konya Numune Hastanesi Başhekimliği'ne, ... Hesabı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Kusur durumunun tayini açısından yapılan değerlendirmede; Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmış, 07/12/2023 tarihli raporunda sonuç olarak; sürücü Mustafa Mert'in %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Maluliyet durumunun tayini açısından yapılan değerlendirmede; Mahkememizce Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nden maluliyete ilişkin rapor alınmış, 15/02/2024 tarihli raporda sonuç olarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre, sürekli iş göremezlik oranının %14.5 olduğu ve kalıcı olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu sürenini 2 ayı bir başkasının bakımına muhtaç olacağı, bu süre zarfında %100 oranında malul olduğu, faturalandırılmayan tedavi giderlerinin 6.000 TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderleri kapsamındaki yaptığı harcamaların 5.116,80 TL olduğu ve toplam 11.116,80 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Aynı kurum 27/08/2024 tarihli raporda özetle; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre; Balthazard Formülüne göre kişinin kalıcı sakatlık oranının %38.9 olduğu, kişinin yaşına göre kalıcı sakatlık oranının %32.3 olduğu, kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararının oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği, kazanç kaydı ve bakıcı giderleri toplamının 11.116,80 TL olduğu belirtilmiştir.
Aktüerya bilirkişinin 20/09/2024 tarihli raporunda sonuç olarak; 21.04.2019 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 6 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 2 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ...'ın 21.04.2019-21.10.2019 tarihleri arası 6 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 10.974,12 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının, 22.10.2019-19.03.2075 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %14,5 engel oranı ve TRH-2010 erkek mortalite tablosuna göre 1.416.253,25 TL, 22.10.2019-11.04.2066 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %32,3 maluliyet oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre 2.730.826,44 TL, 21.04.2019- 21.10.2019 tarihleri arası 6 aylık süre ile sınırlı
iyileşme sürelerinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 5.116,80 TL, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 6.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 10/11/2024 tarihli dava değerinin artırım dilekçesinde sonuç olarak; dava dilekçesinde belirtilen rakamlara ilave olarak 10.874,12 TL geçici iş göremezlik, 359.900 TL kalıcı sakatlık, 5.016 TL bakıcı giderleri, 5.900 TL SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi giderleri tazminat miktarlarının davalı sigorta şirketine ihbar tarihi olana 06/11/2020 tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 07/05/2021tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.
Müterafik kusur açısından yapılan değerlendirmede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Olaya ilişkin trafik tespit tutanağı incelendiğinde, davacının kask takıp takmadığının sabit olmadığı, aksinin ispatının davalı üzerinde olduğu, davalı tarafça, yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Hatır taşıması açısından yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının, "Tazminatın Belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Somut olayda davacının hatır için taşındığı sabit olmadığından hatır taşıması indirimi yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Davalı ... Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiği anlaşılmakla, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motorsiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, davacının yolcu olduğu motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması açısından yapılan değerlendirmede; Türkiye Noterler Birliği'nin 16/06/2023 tarihli cevabi yazı ekinde sundukları araç tescil özet raporunun incelenmesinde, ... plakalı ... marka motosikletin silindir hacminin 149 CC olduğu anlaşılmakla, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olduğu kanaatine varılarak, davalının husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; 21/04/2019 tarihinde ... plakalı motosiklet sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada motosikletin arka kısmında yolcu olarak bulunan davacının meydana gelen kaza nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, , dosya kapsamın aldırılan ve hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 07/12/2023 tarihli raporu, 15/02/2024 tarihli maluliyet raporu, aktüerya raporu ve bedel artırım dilekçesi ile kaza tarihindeki teminat limileri dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı 360.000,00 TL geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 10.974,12 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 5.116,00 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 6.000,00 TL olmak üzere toplam 382.090,12 TL maddi tazminatın, 07/05/2021 temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 382.090,12 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 26.099,89 TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 6.698,23 TL harcın mahsubu ile kalan 19.401,66 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 6.698,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı gideri, 659 TL tebligat ve posta gideri, 2.345 TL adli tıp kurumu fatura gideri, 9.510 TL maluliyet raporu gideri, 2.500 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 15.193,90 TL yargılama giderenin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 382.090,12 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 61.134,42 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip 104348 Hakim 137413
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.