T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...No:... ...
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-... - ...No:..., ...
2-
3-
4-
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizce verilen 26.10.2021 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.05.2023 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamıyla kaldırılarak dosyanın mahkememize iade edilmekle, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapılmakla, davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 17/09/2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalılardan ..., ... ve dava dışı Hasan Yeni'nin 06.08.2007 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşemeye göre ...nde ... adına olan hisselerden 80 paya (8.000,00 TL'ye) tekabül eden miktarının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin ilgili şirkete %16 hisse ile diğer ortaklarla eşit şartlarda ortak olduğunu, müvekkilinin bu hisseleri dilediği şekilde tasarruf etme hakkına sahip olduğunu, ancak hisse satışında tüm ortakların öncelikli olarak diğer ortaklara teklifte bulunmalarının gerektiğini, ...'ın müvekkilinin hisselerinin karşılığında gerekli garantiyi sağlayacağını, ilerde hastane için kurulacak şirkette müvekkilinin resmi ortak olarak yer alacağını, bu ortaklık oluşumunda da mevcut ortaklıktaki oranların korunacağını, ortaklardan ... ile ... yaptıkları işler karşılığında hak ediş olarak cironun %30'unu alacaklarını, kalan karın ortaklar arasında pay edileceğini, müvekkilinin çalışması karşılığında aylık 2.500,00 TL ödeneceğini, cironun artması ile bu maaşın da tedricen artırılacağını, yeni ortak alınacağı zaman müvekkilinin hissesinin sabit kalacağını ve diğer ortakların hisselerinden devir yapılacağını, ortakların hisse miktarınca kar ve zarara ortak olacakları hususunda sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmenin kurulması sırasında tıp merkezi kurucularının / ortaklarının doktor olması zorunluluğu bulunduğunu, bu sebeple müvekkilinin resmi ortak olamadığını ve taraflar arasında (bir nev'i inanç sözleşmesi niteliğindeki) adi yazılı sözleşme yapıldığını, tıp merkezi kurucularının / ortaklarının doktor olma zorunluluğu ortadan kalktıktan sonra müvekkilinin kendi hisselerini emaneten elinde tutan ... ve diğer davalılardan bu hisselerinin kendisine iade edilmesini talep ettiğini ancak müvekkilinin ısrarlı taleplerine rağmen davalıların müvekkilini sürekli oyaladıklarını, sözleşme gereklerini yerine getirmediklerini ve müvekkilini resmi ortak yapmaya yanaşmadıklarını, nitekim 16.08.2007 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin ... sayfalarında yapılan ilana göre adı geçen şirketin Konya . Noterliği 06.08.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı ana sözleşmesi ile kurulduğunu ve aynı Noterlik ... yevmiye numaralı ortaklar kurulu kararı ile tescil ve ilanının istenildiğinin yazılı olduğunu, yapılan ilana göre şirket sermayesinin 50.000 YTL olduğunu ve 500 adet paya ayrıldığını, bu payların 280 payının ..., 10 payının ... ve 210 payının Hasan Yeni adına olduğunun ilan edildiğini, sözleşmede belirtildiği üzere resmi kayıtta ... adına olan 280 payın 80 payı gayri resmi olarak müvekkilinin payı olduğunu, 80 payın aynı zamanda toplam 500 payın (sözleşmede yazılı olduğu üzere) %16'sına tekabül ettiğini, 14.09.2012 tarihli ticaret sicil gazetesine göre resmi hissedarlardan Hasan Yeni'nin hisseleri resmi olarak diğer ortaklara devredildiğini, şirketin (... Medikal) resmi olarak iki ortağı kalmış olup onların da sözleşmenin tarafı olduklarını, sözleşmenin 2. maddesi gereğince sonradan hastane için kurulacak şirkete de müvekkilinin aynı oranda hissedar olacağı yazıldığından müvekkilinin sonradan kurulan ... Ticaret Ltd. Şti.'nin de işbu sözleşme gereğince (%16 oranında) adi ortağı konumunda olduğunu, ... Ticaret Ltd.Şti.'nin 22/06/2017 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanına göre sermayesinin 3.500.000,00-TL'ye yükseltildiğini ve 3.500 adet payın 3.150'sinin ...'a 350'sinin ise ...'a ait olduğunun ilan edildiğini, bu arada 02.12.2013 tarihinde Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın hastane için ... tarafından satın alındığını, hastane inşaatının tamamlanmasını müteakip Ankara . Noterliği'nin 29/04/2014 tarih ve ... yevmiye numarası ile Sağlık Bakanlığı'nın 08/04/2014 tarih ve 6912 sayılı Özel Hastane Açılış Ruhsatı düzenlediğini, ... Ticaret Ltd.Şti.'nin sözleşmede belirtildiği şekilde hastane kurulması için aynı ortaklar tarafından kurulduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği her iki şirkette de %16 oranında adi ortaklık sahibi olduğu gibi devretme ve devralma sebebiyle dahi sonradan sözleşme gereğince kurulan ... Ticaret Ltd. Şti.'nin de %16 oranında hissesinin adi ortağı konumunda olduğunu, davalıların sözleşme gereği edimlerini yerine getirmedikleri gibi müvekkilini sözleşmenin ikinci maddesi gereği hastane için kurulan şirkete de resmi olarak ortak yapmadıklarını, bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL tasfiye payının (davalı ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... İnşaat Ltd. şirketlerinin değerlerinin tespit edilerek, her iki şirkette ayrı ayrı müvekkilinin payı olan %16 pay miktarının (tasfiye paylarının) ilerde artırılmak üzere, müvekkilinin arabulucuya başvuru tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini, şimdilik 1.000,00-TL'nin ödenmemiş hak ediş alacağının, sözleşmenin 4. maddesi gereğince (müvekkilinin hak edişlerinin belirlenerek ödenmemiş hak ediş alacaklarının belirlenerek) ilerde artırılmak suretiyle, hak ediş tarihlerinden itibaren ticari faizleriyle birlikte ... Ltd.Şti dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili 02.11.2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının hem asılsız hem de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ... Tic. Ltd. Şti.'nin Konya . Noterliği'nden tasdikli 06.08.2007 tarihli ... sayılı ana sözleşme ile 07.08.2007 tarihinde tescil edildiğini, 16.08.2007 tarihinde de Ticaret Sicil Gazetesi' nde ilan edildiğini, işbu şirketin faaliyetlerine Tıp Merkezi/ ... Göz Merkezi olarak başladığını ve hiçbir zaman hastaneye dönüşmediğini, ... Göz Merkezi'nin "... Mah. ... Sk. No:... Selçuklu/ Konya" adresinde 09.10.2007 tarihinde faaliyete başladığını, ... Göz Merkezi'nin halen aktif faaliyet gösteren bir merkez olduğunu, ...Ltd. Şti ne ait hastane ruhsatının 11.01.2013 tarihinde ... Tic. Ltd. Şti. tarafından devralındığını, 2014 yılında "... Mah. ... Sk. No:... Selçuklu/Konya" adresinde "... Göz Hastanesi" olarak faaliyette bulunmaya başladığını, daha sonra 2017 yılında ... Göz Hastanesi; "... Mah. ... Sk. No:... Selçuklu/Konya" adresine taşındığını ve faaliyetine burada devam etmekte olduğunu, 2019 yılında ... Tic. Ltd. Şti.'nde kısmi bölünme olduğunu, ... Tic. Ltd. Şti.'nin Tıp Merkezi olarak faaliyetine devam etmekte olduğunu, ortak olduğunu iddia eden davacının kısmı bölünmede üç aylık askı süresince hiçbir itirazda bulunmadığını, hiçbir hukuki yola başvurmadığını, şu anda ... Göz Hastanesi'nin, davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. tarafından işletilmek olduğunu, davacının sözleşmenin kurulması sırasında tıp merkezi kurucularının / ortaklarının doktor olması zorunluluğunun bulunduğunu, bu nedenle davacının resmi ortak olamadığını beyan ettiğini, ortak bir amacın mümkün olmayıp; amacın gerçekleşmesinin imkansız olduğunu, sözleşmenin kesin olarak hükümsüz olduğunu ayrıca ortaklardan Hasan Yeni'nin yıllar önce devlet kadrosunda doktor olarak çalışmaya başladığını, davacının iddia ettiğinin aksine hastane için bir şirket kurulmadığını, ... Ticaret Ltd. Şti.'nin Konya . Noterliği'nden tasdikli 04.01.2007 tarihli ve ... sayılı ana sözleşme ile 04.01.2008 tarihinde tescil olduğunu, 10.01.2008 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacının ... Ticaret Ltd. Şti. ile uzaktan yakından hiçbir ilgisinin bulunamayacağını, ... Ltd. Şti' nin ana sözleşme tarihi 04.01.2007 olduğunu, ... Ltd.Şti.'nin ana sözleşme tarihinden bile önce olduğunu, davacının bu şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığı aşikar olduğunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesinin son fıkrası gereği; payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmemekte olduğunu, dolayısıyla "yok" hükmünde olan bir belgeye dayanılarak talepte bulunulmasının mümkün olmayacağını, davanın reddine karar verilmesini, 6762 sayılı türk ticaret kanunu'nun 520. maddesi gereği şirkete bildirilmiş ve pay defterine kaydedilmiş bir pay devri bulunmadığından, davacının şirketten de herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, iddia edilenin aksine davacının şirkete ortak olmak için sözlü ya da yazılı herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, mahkemelerin adi ortaklığın tasfiyesini yapma gibi bir görevinin bulunmadığını, davacının hakediş alacağının da bulunmadığını, davacının sebebiyet verdiği zararları ödeme zorunluluğunun bulunduğunu ayrıca davacının haksız alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline tehdit ve şantaj içeren mail gönderdiğini bu konuda davacı aleyhinde Savcılığa ayrıca suç duyurusunda bulunulacaklarını, bu nedenlerden dolayı, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ilgili yerlerden, tarafların vergi kayıtları, ticari kayıtları, esnaf kayıtları, davacı ve davalı asillerin sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, Ankara .Noterlik Makamı'nın 29.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı belgenin onaylı sureti, Konya .Noterlik Makamı'nın 06.08.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı, ... yevmiye numaralı, 04.01.2007 tarih ve ... sayılı noterlik evraklarının fotokopileri, davalı şirketlere ait tapu kayıtları, davacının SGK kayıtları ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır
Mahkememizce verilen 26.10.2021 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile; Davacı tarafından davalılardan ... ile ... Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı tarafından davalılardan ... ve ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, dair verilen karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.05.2023 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile; Mahkememiz kararının kaldırılarak, dosyanın mahkememize iade edildiği ve davanın Mahkememizin ... Es. sırasına kaydedilerek, duruşma açılmış ve yargılamaya devam edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının taraflar arasına yapılan 06.08.2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle adi ortaklığın tasfiye edilerek davacının tasfiye payı ve hak ediş alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ettiği, davalıların taraflar arasındaki sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davacı ve davalılardan ... ve ... ile dava dışı ... arasında 06.08.2007 tarihli "SÖZLEŞMEDİR" başlıklı yazılı bir sözleşme düzenlendiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin varlığı ve sözleşmedeki imzalar konusunda taraflar arasında her hangi bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmenin geçerli bir sözleşme olup olmadığı ve bu sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
TMK.6. maddesine göre taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, HMK'nun 24., 25., 26. Maddelerine göre davanın dayanağı olan sebeplerin ve bunların delillerinin taraflarca mahkemeye bildirileceğinin ve hakimin de bu sebeplerle bağlı olduğunun ancak hakimin tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmadığının düzenlenmiştir. (Yargıtay .HD'nin 19.02.2020 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamı benzer doğrultuda)
Mahkememizce verilen 26.10.2021 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile;Taraflar arasında düzenlenen 06.08.2007 tarihli sözleşme davacının iddiasının aksine limited şirket hisse (pay) devir vaadi sözleşmesi olarak değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 520. Maddesi, 818 sayılı BK'nun 61. Maddesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda; Davacı tarafından davalılardan ... ile ... Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı tarafından davalılardan ... ve ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.05.2023 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile; "davacının alınan vergi kaydına göre muhasebe ve defter tutma faaliyetleriyle uğraştığından davacının davalıların muhasebe işlemlerini yapıp yapmadığı, yapmış ise bu işi iş sözleşmesine dayalı olarak mı yaptığı, yoksa hizmet sözleşmesine dayalı olarak mı yaptığının tespit edilmesi, buna göre görev hususunun da değerlendirilmesi gerekirken bu hususta olumlu ve olumsuz bir karar verilmediğinden usule uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunmadığı (Yargıtay .Hukuk Dairesinin 28/03/2019 tarih ... Esas ... Karar ve 07/11/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamları) bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu istinaf sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın kaldırılması gerektiği, kabule göre de davalı şirketlerin defterleri incelenerek davacı ile davalılar ... ve ... arasında imzalanan sözleşmenin Yargıtay .Hukuk Dairesinin 21/01/2020 tarih ... Esas ... Karar ve .Hukuk Dairesi'nin 14/09/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamları doğrultusunda niteliği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılarak, dosyanın mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasının mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi ... tevdi edilerek; Davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinde uyuşmazlık konuları ile sınırlı olmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 17.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ile davalı şirketler arasında resmi ortaklığı işaret eden Ticaret Sicil kaydı/noterden düzenlenmiş pay devri/ortaklar pay defteri kaydı bulunmaması, defter kayıtlarında davacıya ilişkin sermaye kaydı bulunmaması, davacıya ilişkin SGK bildirimi, bordro ve ticari defterlerinde ücret kaydı olmaması, taraflar arasında alınmış ve verilmiş kar payı/ücret/emaneti sermaye taahhüdü gibi açıklamalar içeren tahsilat/tediye dekontların bulunması, davalı şirketten davacıya mail ile gönderildiği beyan edilen cari ekstre belgelerinde 2008 ile 2012 yıllarını kapsayan sermaye taahhüt ve ödeme kayıtları bulunması, taahhüt tutarlarının dava konusu sözleşmede açıklanan ortaklık yapısına uygun olması hususları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında bir ortaklık ve hizmet ilişkisinin oluştuğu, bu ilişkinin de 06.08.2007 tarihli sözleşme çerçevesinde gerçekleştiğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının SGK kayıtları, vergi kayıtları, esnaf kayıtları ve ticaret sicil kayıtları celbedilmiş ve davacı tarafça bir kısım sözleşmeler ve makbuzlar dosyaya sunulmuştur.
Davalı şirketlerin Ticari defterlerinde Davacı ve davalılardan ... ve ... ile dava dışı Hasan Yeni arasında 06.08.2007 tarihli "SÖZLEŞMEDİR" başlıklı yazılı sözleşme ile ve davacı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacı tarafça sunulan ve mahkememizce de celbedilen kayıtlarda mahkememizin BAM kaldırma kararı öncesi yapılan yargılama dışında yeni bir durumun oluşmadığı, taraflar arasında düzenlenen 06.08.2007 tarihli sözleşmenin niteliğinin limited şirket hisse (pay) devir vaadi sözleşmesi olarak mahkememizin 26.10.2021 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile yapılan değerlendirme Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22.05.2023 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile kaldırıldığından artık Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 14/09/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtilen "ADİ ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ OLARAK" değerlendirilmiştir.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 43.maddesinde;"Meslek mensupları, Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunmazlar. Meslek mensupları kendi mesleki faaliyetleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunamazlar. Ticari mümessillik, ticari vekillik ve acentelik yapamazlar. Adi ve kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak olamazlar. Limited ve anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevinde bulunamazlar." şeklinde, ... 44.maddesinde; "serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar." şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı şirketler arasında mali müşavirlik sözleşmeleri yapılmış olup davacı; taraflar arasındaki sözleşme ve sonrasında serbest muhasebeci olarak çalışmış olup taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi işveren ilişkisi anlamında iş sözleşmesi ilişkisi bulunmamaktadır. Aynı zamanda davacı tacir de değildir.
Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, uyuşmazlığın davacı ve davalılardan ... ve ... ile dava dışı ... arasında düzenlenen 06.08.2007 tarihli Adi ortaklık sözleşmesinden ve davacının ücret alacağı talebi de mali müşavirlik hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, her iki talep yönünden de taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı, davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, (Adi ortaklık yönünden Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 06/10/2015 tarih ve ... ... Es. Sayılı ilamı, mali müşavirlik sözleşmesi yönünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 07/04/2023 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamı benzer olduğu) anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde re'sen davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.