T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : RED
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili, müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini, ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, müvekkilinin, davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya bedel ödediğini, davalı şirketin son dönemde yaptığı uygulamalarla 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin (GES) dağıtım bedeli katkı payını haber vermeksizin fahiş oranda yükselttiğini, bu nedenle müvekkilinin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklar yaşadığını, davalı şirketin piyasadaki hakim durumunu kötüye kullandığını ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının müvekkili şirketten talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının, davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının, günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin ve bu kapsamda davacının davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından Cevap Dilekçesinden özetle: davacının dayanak idari düzenleyici işlemin iptalini istemeden idari işlemin uygulamasına karşı talepte bulunmasının mümkün olmaması, davaya konu uyuşmazlıkta idari yargının görevli olması, aksi değerlendirildiğinde davadan asıl maksadın istirdat olması karşısında arabuluculuğa ve şirkete ön başvuruya ilişkin dava şartlarının yerine getirilmemiş olması, müvekkilimizin sadece EPDK kararlarını uygulamış olması, tavan gelir modeli kapsamında müvekkilimizin bu idari düzenleyici işlemi uygulaması sebebiyle fazladan bir maddi yarar elde etmemiş olması, iddia edilen alacağın zaman aşımına uğramış olması, müvekkilimize husumet düşmemesi, davanın belirsiz bir alacağa ilişkin olmaması ve davacının taleplerinin esası itibariyle haksız bulunması karşısında davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 14/09/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 13/09/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapılıp incelendi:
Mahkememizin 14/09/2022 tarih ve ... E, ... K sayılı dosyasında " dava konusu olayın özünde idarenin yaptığı işlemlere (yönetmelik ve kararlara) yönelik bir nevi idari işlemin yerindelik denetimi talep edilmektedir. Böyle bir durumun, yargılamasının yapılmasının mümkün olmadığından başka bir ifade ile idarenin işlem yapmadaki takdir hakkını kısıtlayıcı karar verilemeyeceğinden (zira dava konusuna yönelik yönetmelik ve kararlara ilişkin bir iptal kararı da olmadığından bu durumda karine olarak idari işlem hukuka uygundur. Velev ki hukuka aykırı olsa bile iptal edilmediğinden hukuka uygun olduğunun kabulü karşısında) davacı yan iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından ( davacı vekilinin idari işleme karşı Danıştay'da dava açtıklarını ve halen derdest olduğunu bilgisi de değerlendirilerek) mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre Davacının, davalı aleyhine açtığı davanın HMK 114/1-h maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle reddine," KARARI VERİLDİĞİ ANLAŞILMIŞTIR.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 13/09/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında " Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, davacının taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, meydana gelen muarazanın giderilmesini istemekte ve bu itibarla, işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu nazara alınarak, işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2022 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına," KARARI VERİLDİĞİ ANLAŞILMIŞTIR.
Mahkememizin dosyasının ara kararı gereğince dosyanın Mali Müşavir ... ve Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi ... bilirkişi heyeti raporundan özetle; "Davacı şirketin T.T.K"na göre usulüne uygun tutulduğu açılış ve kapanış tasdikleri süresi içerisinde yapıldığı kendisi lehine delil teşkil ettiği HMK 222 Davacının ticari defter kayıtları kendi içerisinde birbirini doğruladığı, Davacının ( e fatura (elektronik fatura ) düzenlediği faturanın üstte ve ortasında kaşe ve imza bulunmadığı açık ve kapalı fatura olduğu belli olmadığı, Takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak Ba ve BS forumların bağlı bulundukları vergi dairesinden talep edilmesi uygun olacağı. Taraflar arasında iade faturası bulunmadığı. Taraflar arasında faturadan kaynaklı cari ilişkisin bulunduğu. Davacının 2022 Yılı ticari Defter kayıtları sabit olmak üzere: 2021 yılından 2022 Yılına 156.290,67 TL alacağı devir ettiği 2022 Yılında 12 Fatura 2.402.817,57 TL olmak üzere Toplam ( 156.290,67+2.402.817,57)=2.559.108,24 TL faturalı alacağına karşılık davalının 2.265.347,98 TL ödemesi olduğu ( 2.559.108,24-2.265.347,98) = 293.760,26 TL davalıdan alacaklı göründüğü. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca fiyatlandırma esaslarını tespit etmek Kurumun sorumluluğundadır. EPDK; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin dava konusu uyuşmazlığın esası için emsal nitelikli olan ... Esas, ... Karar sayılı 23.01.2024 tarihli kararında; "...Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu, " ifade edilmiştir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 5. Maddesine göre dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini incelemek ve onaylamak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun görev alanına girmektedir. Yine aynı Kanunun 9. Maddesiyle Tarifeler Dairesi Başkanlığı Bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen tarife belirleme, elektrik ve doğal gaz tarifelerine esas yatırım planlarının onaylanması, yatırım tavanlarının belirlenmesi ve talep tahminlerinin onaylanması ile ilgili işleri yapar. İdare bu belirlemeleri yaparken Enerji Piyasasının tüm bileşenlerini ve kamusal öncelikleri takdir ederek işlem yapmaktadır. Enerji maliyetlerinin durumuna göre zaman zaman indirim veya ilave bedel koymak Kurumun yetkisindedir. Elektrik Dağıtım şirketleri bunları uygulamakla mesuldür. Hiçbir dağıtım şirketinin bedelleri değiştirmek gibi bir yetkisi yoktur." Kanaat bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Aynı bilirkişiler EK rapordan özetle; "Davacı şirketin T.T.K"na göre usulüne uygun tutulduğu açılış ve kapanış tasdikleri süresi içerisinde yapıldığı kendisi lehine delil teşkil ettiği HMK 222 Davacının ticari defter kayıtları kendi içerisinde birbirini doğruladığı, Davacının ( e fatura (elektronik fatura ) düzenlediği faturanın üstte ve ortasında kaşe ve imza bulunmadığı açık ve kapalı fatura olduğu belli olmadığı, Takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak Ba ve BS forumların bağlı bulundukları vergi dairesinden talep edilmesi uygun olacağı. Taraflar arasında iade faturası bulunmadığı. Taraflar arasında faturadan kaynaklı cari ilişkisin bulunduğu. Davacının 2022 Yılı ticari Defter kayıtları sabit olmak üzere: 2021 yılından 2022 Yılına 156.290,67 TL alacağı devir ettiği 2022 Yılında 12 Fatura 2.402.817,57 TL olmak üzere Toplam ( 156.290,67+2.402.817,57)=2.559.108,24 TL faturalı alacağına karşılık davalının 2.265.347,98 TL ödemesi olduğu ( 2.559.108,24-2.265.347,98) = 293.760,26 TL davalıdan alacaklı göründüğü. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca fiyatlandırma esaslarını tespit etmek Kurumun sorumluluğundadır. EPDK; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin dava konusu uyuşmazlığın esası için emsal nitelikli olan ... Esas, ... Karar sayılı 23.01.2024 tarihli kararında; "...Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu,.... " ifade edilmiştir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 5. Maddesine göre dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini incelemek ve onaylamak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun görev alanına girmektedir. Yine aynı Kanunun 9. Maddesiyle Tarifeler Dairesi Başkanlığı Bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen tarife belirleme, elektrik ve doğal gaz tarifelerine esas yatırım planlarının onaylanması, yatırım tavanlarının belirlenmesi ve talep tahminlerinin onaylanması ile ilgili işleri yapar. İdare bu belirlemeleri yaparken Enerji Piyasasının tüm bileşenlerini ve kamusal öncelikleri takdir ederek işlem yapmaktadır. Tarifeler, üstün kamu iradesi tarafından herkes için bağlayıcı nitelikte olmak üzere mevzuat gereği EPDK tarafından belirlenmekte olup idari birer işlem niteliğindedir. ŞİRKETLERİN TARİFELERİ UYGULAMAMA YÖNÜNDE BİR TAKDİR YETKİSİ YOKTUR. Dağıtım şirketlerinin faaliyetlerinin neler olduğu 6446 sayılı Kanunun 9. Maddesinde gösterilmiş olup buna göre; Enerji Piyasası Kurulu tarafından onaylanan talep tahminleri doğrultusunda yatırım planlarının hazırlanması ve Kurul onayına sunulması, onaylanan yatırım planı uyarınca yatırım programına alınan dağıtım tesislerinin projelerinin hazırlanması ile gerekli iyileştirme ve kapasite artırımı yatırımlarının yapılması ve/veya yeni dağıtım tesislerinin inşa edilmesi, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi dağıtım şirketinin sorumluluğundadır. EPDK dağıtım faaliyetlerini yönlendirmekte izlemekte ve denetlemektedir. Yine Kurul tarafından onaylanmış yatırımlar, belirlenen sürede ve nitelikte gerçekleştirilmediği takdirde dağıtım şirketi 6446 Ssayılı Kanunun 16 ncı madde hükümleri çerçevesinde cezalandırılabilmektedir. Dağıtım Şirketlerinin tüm faaliyetlerinin finansmanı EPDK tarafından onaylanan tarifeler yoluyla olmaktadır. Bu noktada tarifeden anlaşılması sadece gereken birim enerjiye karşılık gelen birim fiyat değildir. 6446 sayılı Kanunun 3/1/ff maddesinde “Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler” olarak tanımlanmıştır. Esasen tarifelerle enerji piyasası için aynı zamanda bir yatırım finansman modeli ortaya konulmakta, hangi bileşenin sonuçta kamuya ait olan bu sisteme ne katkıda bulunacağı idari işlem niteliğindeki tarifelerle belirlenmektedir. 6446 Sayılı Kanunun Tarifeler ve Tüketicilerin Desteklenmesi başlıklı 17. Maddesine göre; Tarifeler, Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür ve tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Buna karşılık dağıtım tarifesi; 22.08.2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmeliğin 9. Maddesinde; “(1) Dağıtım tarifesi; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur. (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınır. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasında 19/12/2015 tarihli ve 29567 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ve ilgili diğer mevzuat hükümleri esas alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklılaştırılabilir. (3) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir.” denilmektedir. 19.06.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak 01.01.2021 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmeliğin 9. Maddesinde; (1) Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. (4) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesi, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan tebliğ ile düzenlenir. (5) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. (6) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir. Yukarıda da izah ettiğimiz gibi dağıtım tarifeleri sadece birim fiyat karşılığı elektrik bedeli değil, esasen dağıtım faaliyetlerinin ne şekilde finanse edileceğinin Devlet (EPDK) tarafından planlanması niteliğindedir. Bu noktada tarifeler belli bir tesisat yada abone grubunun durumu değil sistemin bütünü nazara alınarak tarifeler belirlenmektedir. Enerji üreten şahıs ve şirketlerin “ lisanslının şebekeye maliyeti, lisanssızınkinden farklı değildir o zaman neden dağıtım bedeli farklıdır” şeklindeki düşünceleri anlamsızdır. Yeni teknolojilerin gelişmesi ile ENERJİ ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. (Elektrikli araçların vb.) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaliteli, düzenli ve (7/24 gün/saat ) sürekli bir enerjiyi sağlayıp, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak adına planlar yapmaktadır. lisanslı ve lisanssız elektrik enerjisi üretimi için piyasaya şartları belli bazen ihale ile Lisanslı (YEKA vb.) veya Lisanssız (ÖZTÜKETİM vb) internet üzerinden tüm halka ilan ediyor. Şirketler ve ya şahıslar istedikleri şekilde üretim şeklini belirleme hakkına sahiptir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun Lisans Esasları Başlıklı 5. Maddesinin 2. Fıkrasının e bendine göre; "Tüzel kişiler lisans almanın yanı sıra faaliyet alanlarına göre mevzuatın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür." 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun Lisans Esasları Başlıklı 5. Maddesinin 4. Fıkrasının (ç ) bendine göre; "Lisans sahibinin Kuruma tam ve doğru bilgi vermesini ve tüketicilere yapılan satışlar açısından, elektrik enerjisi veya kapasite alımlarını basiretli bir tacir olarak yapmasını sağlayacak hükümler" ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun Lisans Esasları Başlıklı 5. Maddesinin 4.Fıkrasının (e) bendine göre; "Lisans sahibinin Kurum tarafından verilen tüm talimatlara uyma yükümlülüğüne ilişkin hükümler" kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alır. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin Lisans sahiplerinin genel hak ve yükümlülükleri başlıklı 29. Maddesinin 3. Fıkrası (d) bendine göre Dağıtım Şirketleri ‘Kurum tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde verilen tüm talimatlara uymak zorundadır. 22.08.2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmeliğin 9. Maddesine göre ek maliyet dışında "Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklılaştırılabilir." olması, Dağıtım Şirketlerinin tarifeyi uygulamama yönünde herhangi bir yetkisinin yoktur. Lisanslı ile lisanssız GES'lerin uygulamaları farklı yönetmelikler ile yönetilmektedir. Enerji maliyetlerinin durumuna göre zaman zaman indirim veya ilave bedel koymak Kurumun yetkisindedir. Elektrik Dağıtım şirketleri bunları uygulamakla mesuldür. Hiçbir dağıtım şirketinin bedelleri değiştirmek gibi bir yetkisi yoktur. Yapılan itirazları değerlendirdiğimizde, 27.05.2024 tarihinde verilen KÖK raporumuzda değişikliği gerektirecek bir hususun olmadığı görülmektedir." Kanaat bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır.
Davalı yanın yasal düzenleme, yönetmelik, kurul kararlarının uygulanması neticesinde fazla bir ödemenin alacağının olmadığı anlaşılmakla tespite yönelik taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davalı aleyhine açtığı; Dağıtım bedeline yönelik borçlu olmadığı yönündeki talebin reddine, davacının, davalı aleyhine talep etmiş olduğu tespite yönelik taleplerinin de ayrı ayrı reddine, dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
Davacının, davalı aleyhine açtığı;
1-Dağıtım bedeline yönelik borçlu olmadığı yönündeki talebin REDDİNE,
2-Davacının, davalı aleyhine talep etmiş olduğu TESPİTE yönelik TALEPLERİNİN DE AYRI AYRI REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan dava başında yatırılan 80,70TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından yapılan İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı olan 220,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip Hakim