T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KISMEN KABUL, KISMEN RED
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.11.2016 günü saat 13:40 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ile sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, otomobilde yolcu olarak bulunan müvekkili olan ... ağır şekilde yaralandığı ve malul kaldığı, Kazaya karışan ve ... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan ... plaka sayılı çekici, dava dışı ... Sigorta Şirketi tarafından 22.05.2016-22.05.2017 vadeli ve ... nolu, ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı otomobil, davalı ... Sigorta A.Ş. (Devirden önceki unvan ... Sigorta A.Ş.) tarafından 22.05.2016-22.05.2017 vadeli ve ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, trafik sigorta poliçelerinin Sakatlık Teminatı Klozu'ndan doğan sorumluluğa bağlı olarak Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında müvekkilenin, geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı ile sürekli iş göremezlik devresinde uğradığı maddi zararının tazmini için açılan davada hükme esas alınmış olan; a-)Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenmiş 14.12.2017 tarihli Bilirkişi Raporu'nda; ... plaka sayılı çekici sürücüsü ...'ın 470 oranında, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'in %30 oranında kusurlu olduğu, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi tarafından düzenlenmiş 06.02.2018 tarih ve 2800 sayılı Rapor'da müvekkilinin; Sol kulak önünde ve çene altında oluşan hipertrofik skar izlerine bağlı olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Diğer Deri Hastalıkları (Hafif) tablosuna göre 65 oranında özürlü olduğu, İyileşme süresinin 4 (dört) ayı bulacağı, bu sürede bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı, tespit edilmiştir. Müvekkilinin, geçici iş göremezlikten doğan maddi zararı ile 5 özür oranına göre uğradığı sürekli iş göremezlikten doğan maddi zararı karşılandığını, ancak müvekkilinin, aradan geçen süre zarfında maluliyetinde eklenme ve artış olduğunu, davalı sigortacının, tedavi ve iyileşme süresinde uğranılan bakıcı gideri zararı ile SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararı da tazmin etme sorumluluğu olduğundan müvekkilenin, eklenen ve artan maluliyeti nedeni ile uğradığı sürekli iş göremezliğinden doğan maddi zararı, iyileşme süresinde uğradığı bakıcı giderinden doğan maddi zararı ile SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının tazminini istemek gerektiğini, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; a-)Eklenen ve Artan Maluliyetinden Doğan ; 1,00TL b-)Tedavi ve İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan;1,00 TL, c-)Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan ; 1,00TL maddi tazminatların, kaza tarihinde geçerli kişi başı poliçe limitleri ile sınırlı olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 ve 99/2 maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve 163/1 maddeleri gereğince teselsül hükümlerine göre ilk davanın açıldığı 06.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, zorunlu olması nedeni ile Arabuluculuk faaliyeti için yapılan giderler, sarfına mecbur kalınacak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz ara kararı uyarınca dosyaya Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi hekimlerinden (Doç. Dr. ... , Doç. Dr. ... ve Prof. Dr. ... ) oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 03/11/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Mağdur ... in 06.11.2016 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol humerus fraktürü geliştiği, şu an sol humerusta malunion, 2,5 derecelik angülasyon arızaların bulunduğu, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 23 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 1 (düz işçi) olduğu anlaşılmakla; 1-A-11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Gr1 VII 9Aa 33Ax%37 olduğu, (takdiren 1/3 ü alındığında) %12 olduğu, Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %9,2(dokuzvirgüliki) olduğu, B-03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Gr1 VII 9Aa 33A=%37 olduğu, (takdiren 1/3 ü alındığında) %12 olduğu, Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %9,2(dokuzvirgüliki) olduğu, 2-Mevcut arızasının iyileşme süresinin 4(dört) ayı bulacağını bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, 3-Bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane Muayene farkı gibi vb.) masrafların da olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden ayrı ayrı hesaplanmaktansa kişideki yaralanmanın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat sayısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan uzaklığı, sosyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini genel bir miktar belirlenmesinin daha bilimsel ve objektif olacağı, tüm bu hususlar dikkate alındığında faturalandırılamayan sağlık giderlerinin 2.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, (bu tutarın 500,00TL si ulaşım gideri, 1.500.00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği), bu değerlendirme yapılırken aşağıdaki kriterlerin dikkate alındığını Tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu dolaylı harcamalara ilişkin kaçınılmaz tedavi giderlerinin tespitinde; a) Refakatçi, özel bakıcı ve özel beslenme giderleri. b) Yol giderleri (hastanın ve yakınlarının hastanelere, sağlık kurumlarına, doktor muayenehanelerine, fizik tedavi yerlerine gidip gelme yol giderleri). c) Hastanın başka bir şehirde veya yurt dışında tedavisi gerekiyorsa, kendisinin ve yakınlarının (otomobil, otobüs, tren, uçak gibi) taşıt giderleri. d) Tedavi için gidilen yerde hastanın ve yakınlarının otel, lokanta, ulaşım gibi barınma ve beslenme giderleri. e) Haksız eyleme uğranıldığı veya kaza geçirildiği sırada, hastanın yakınları uzak bir yerleşim yerinde iseler, onların hastanın tedavi gördüğü kente geliş gidiş ulaşım giderleri e geklikleri yerde otel, lokanta gibi barınma ve beslenme giderleri.1) Hastaneden çıktıktan sonra evde bakımı sürdürülen yaralı için eve gelip giden iğneci, pansumancı, fizyoterapist gibi kişilere ödenen ücretler. g) Hekimlerce gerekli görülmesi durumunda kaplıca, ılıca, dağ veya deniz kıyısı gibi hava değişim yerlerine ödenen paralar. h) Tedavisi sonuçlanmasına karşın, bir süre toplu taşıma araçlarına binemeyen veya kendi otomobilini kullanamayan hastanın işe gidiş geliş taksi ücretlerinden, toplu taşıma ücretlerinin veya kendi aracının benzin paralarının indiriminden sonra aradaki farktan oluşan harcamalar. 06.11.2016-30.12.2016 arasında brüt asgari ücret üzerinden (1.647,00/30X55) = 3.019,50 TL, 01.01.2017-05.03.2017 arasında brüt asgari ücret üzerinden (1.777,50/30X65) = 3.851,25 TL TOPLAM BAKICI GİDERİ: 6.870,75 TL olduğu, 5- Kişiye verilecek toplam tedavi masraflarının 8.870,75 TL olduğu ve bu miktara 4(dört) ay boyunca kazanç kaybının da eklenmesinin uygun olacağı tespitleri ile düzenlenen rapor mahkemenin takdirlerine sunulmuştur." şeklinde rapor tanzim ettikleri görüldü.
Mahkememiz ara kararı uyarınca Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'ndan alınan bilirkişi raporundan özetle; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Sürücü ...'ın %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, B)Sürücü ...'in %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde rapor tanzim ettikleri görüldü.
Mahkememiz ara kararı uyarınca resen görevlendirilen bilirkişi heyeti Makine Mühendisi ... , Makine Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "İşbu raporun IV.Bölümü'nde belirtilen hususlar ve dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler, tarafların bütün yazılı beyanların, bilirkişi raporları ve ifadelerinin karşılaştırmalı değerlendirmeleri ile titizlikle yapılan incelememiz doğrultusunda, Kazanın yukarıda ‘’OLAY’’ kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, davacı yolcu ...'in kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının dosya içeriği bilgi ve belgelerde yer almadığı, bu sebeple emniyet kemeri takıp takmama hususunun kusur veya özensiz davranış olarak değerlendirmesi mahkemeniz taktidirlerine bırakılmış ve kaza mahallinin durumu, kazanın oluş şekli, araçların darbeyi aldığı kısımlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmemiz neticesinde takdir ve değerlendirmesi, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; aşağıda belirtilen sonuç ve kanaatlere ulaşılmıştır: Kusur tespitinde “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber ve İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar’a göre kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir.” kuralına göre kusur yüzdelik oranları belirtilmemiştir. A. ... plakalı çekici ve arkasına bağlı römork sürücüsü ...'ın raporumuzun IV. Bölümünün 3 üncü maddesinde belirtilen sebepler ve gerekçeler nedeniyle kazanın meydana gelmesinde; geçiş üstünlüğü olan ... plaka nolu araca durup, yolu kontrol ederek araç trafiğine göre yol vermesi gerekirken, "DUR" levhasına riayet etmeden kavşağa kontrolsüz ve dikkatsiz girmiş olması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmiş olması nedeniyle birinci derece öneme haiz nitelikte kusurlu olduğu, B. ... plakalı otomobilinsürücüsü ...'in raporumuzun IV. Bölümünün 4 üncü maddesinde belirtilen sebepler nedeniyle kazanın meydana gelmesinde; 200 mt geride "DÖNER KAVŞAK" levhası olmasına rağmen, kavşağa seyir hızı ile girerek kazaya sebebiyet verdiği ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmiş olması nedeniyle ikinci derece öneme haiz nitelikte kusurlu olduğu,C. Davaya konu kazanın meydana gelmesinde: ... plakalı çekici ve arkasına bağlı römork sürücüsü ...'ın asli ve % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğuna yer verilen ve 14/12/2017 tarihli Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan bilirkişi raporuna iştirak edildiği, Sürücü ...'ın % 85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu, sürücü ...'in % 15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğuna yer verilen ve 04/12/2022 tarihli Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan ADLİ TIP KURUMU (Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı) raporuna iştirak edilmediği, Başkaca bir kişinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı," şeklinde rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı uyarınca resen görevlendirilen aktüerya bilirkişisi Av. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "1) Hesaplama %100 oranındaki kusura göre yapılmıştır. Davacıya kusur atfedilmediği için kusur indirimi yapılmamıştır. 2) Davacı ...'in 06.11.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanmasından mütevellit eklenen ve artan maluliyeti nedeniyle uğradığı; - Bakıcı gideri maddi zararı 3.713,76TL, Tedavi giderleri maddi zararı 2.000,00 TL, Bakiye Sürekli İş Göremezlik maddi zararı a) PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre — 111.465,35TL, b) TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre 147.61145TLolarak hesaplanmıştır. 3) Hesap edilen tazminatlar 2016 yılı belirlenen ZMMS Poliçesi teminat limitleri dâhilindedir. 4) İşbu blilirkişi raporu takdiri ve gereği mahkemenize ait olmak üzere tarafımdan tanzim edilmiştir." şeklinde rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz ara kararı uyarınca resen görevlendirilen aktüerya bilirkişisi Av. ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi ek raporundan özetle; 1) Hesaplama %100 oranındaki kusura göre yapılmıştır. Davacıya kusur atfedilmediği için kusur indirimi yapılmamıştır. 2) Davacı ...'in 06.11.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanmasından mütevellit eklenen ve artan maluliyeti nedeniyle uğradığı; - Bakıcı gideri maddi zararı 6.871,19TL;, Tedavi giderleri maddi zararı 2.000,00 TL, Bakiye Sürekli İş Göremezlik maddi zararı a) PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre — 364.152,09TL, b) TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre — 486.606,91 TL olarak hesaplanmıştır. 3) İşbu bilirkişi 1.ek raporu takdiri ve gereği mahkemenize ait olmak üzere tarafımdan tanzim edilmiştir." şeklinde rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan dava değer artırım dilekçesinden özetle; "Fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkilenin; a-)Sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararı olarak ; 310.000,00 TL, maddi tazminatın, kaza tarihinde geçerli ZMSS Sakatlanma ve Ölüm Teminatı Klozu kişi başı poliçe limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 06.04.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalıdan alınarak müvekkileye verilmesine, b-)İyileşme süresinde bakıcı gideri zararı ile kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zarar, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 5. maddesinin b fıkrasının 1. cümlesi gereğince Sağlık Giderleri Teminatı kapsamında bulunduğundan ve kişi başı poliçe limiti 310.000,00TL olduğunda İyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı olarak 6.871,19 TL, Kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararı olarak : 2.000,00 TL, olmak üzere toplam 8.871,19 TL maddi tazminatın, kaza tarihinde geçerli Sağlık Giderleri Teminatı kişi başı poliçe limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 06.04.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 3-)Zorunlu olması nedeni ile Arabuluculuk faaliyeti için yapılan giderler ile sarfına mecbur kalınan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini" talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin tamamlama harcını 31/03/2023 tarihinde Mahkememiz dosyasına yatırmış olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen 03/05/2023 tarih ve ... Esas ... Sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 06/12/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldı.
BAM kaldırma kararı sonrasında Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi hekimlerinden oluşan 3 kişilik heyete tevdii ile düzenlenen maluliyet raporundan özetle; Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %9,2(dokuzvirgüliki) olduğu, Trafik kazası sonucu oluşan yaralanmanın emsallerine göre iyileşme süresinin 4 ay olduğu, olay tarihinden itibaren 4 aylık süre sonunda tedavisinin tamamlarımış olduğu ancak net olarak hangi tarihte tamamen sona erdiğinin tespitinin tıbben mümkün olmadığı, bu yaralanmadan dolayı; 30.03.2019 tarih ve 28803 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 lik maluliyet oranı oluştuğu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanı Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre 9.2 lik maluliyet oranı oluştuğu, Kişinin %5 lik ve %9.2'lik maluliyet oranı farklılığının; yönetmelik farklılığından kaynaklandığı, gelişen veya yeni ortaya çıkan bir durumdan kaynaklanmadığı, davacının belirlenen 85 maluliyetine ilişkin raporunda sonra, dava konusu kaza nedeniyle gelişen ve yeni ortaya çıkan ya da artan maluliyet niteliğinde bir durumun olmadığı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 4(dörü) ayı bulacağını bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların da olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden ayrı ayrı hesaplanmaktansa kişideki yaralanmanın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat sayısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan uzaklığı, sosyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini genel bir miktar belirlenmesinin daha bilimsel ve abjektif olacağı, tüm bu hususlar dikkate alındığında faturalandırılamayan sağlık giderlerinin 2.000,00 TL olarak değerlendiritdiğini, (bu tutarın 500,00TL si ulaşım gideri, 1.500,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği), mevcut arızasının iyileşme süresinin 4(dört) ayı bulacağı, bu sürede bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, 06.11.2016-30.12.2016 arasında brüt asgari ücret üzerinden 3.019,50 TL, 01.01.2017-05.03.2017 arasında brüt asgari ücret üzerinden 3.851,25 TL toplam bakıcı gideri: 6.870,75 TL olduğu, Kişiye verilecek toplam tedavi masraflarının 8.870,75 TL olduğu ve bu miktara 4 ay boyunca kazanç kaybının da öklenmesinin uygun olacağını bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Dosyanın yeniden NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi hekimlerinden oluşan 3 kişilik heyete tevdii ile düzenlenen 03/02/2025 tarihli maluliyet raporundan özetle; Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %9,2(dokuzvirgüliki) olduğu, Trafik kazası sonucu oluşan yaralanmanın emsallerine göre iyileşme süresinin 4 ay olduğu, olay tarihinden itibaren 4 aylık süre sonunda tedavisinin tamamlanmış olduğu ancak net olarak hangi tarihte tamamen sona erdiğinin tespitinin tıbben mümkün olmadığı, Bu yaralanmadan dolayı 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkınua Yönetmelik hükümlerine göre %5 lik maluliyet oranı oluştuğu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %9.2 lik maluliyet oranı oluştuğu, Kişinin %5 lik ve %9.2 lik maluliyet oranı farklılığının; yönetmelik farklılığından kaynaklandığı, gelişen veya yeni ortaya çıkan bir durumdan kaynaklanmadığı, Davacının belirlenen %5 maluliyetine ilişkin raporunda sonra, dava konusu kaza nedeniyle gelişen ve yeni ortaya çıkan ya da artan maluliyet niteliğinde bir durumun olmadığı, Kişinin yüz ve çene altı bölgesindeki hipertrofik skar dokusu arızası için oranının % 5(yüzde beş) olduğu, Bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların da olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden ayrı ayrı hesaplanmaktansa kişideki yaralanmanın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat safısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan Uzaklığı, sosyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini genel bir miktar belirlenmesinin daha bilimsel ve objektif. olacağı, tüm bu dikkate alındığında faturalandırılamayan sağlık giderlerinin 2.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, (bu tutarın 500,00TL si ulaşım gideri, 1.500,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği), Mevcut arızasının iyileşme süresinin 4(döri) ayı bulacağı, bu sürede bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, 06.11.2016-30.12.2016 arasında brüt asgari ücret üzerinden 3.019,50 TL,01.01.2017-05.03.2017 arasında brüt asgari ücret üzerinden 3.851,25 TL toplam bakıcı gideri: 6.870,75 TL olduğu, Kişiye verilecek toplam tedavi masraflarının 8.870,75 TL olduğu ve bu miktara 4(dört) ay kazanç kaybının da eklenmesinin uygun olacağı tespitlerini bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan tüm bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava; Tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açmıştır.
Konunun 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde; "Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde;"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. " şeklinde düzenlemeler yapıldığı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür.
Dosyanın yeniden NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi hekimlerinden oluşan 3 kişilik heyete tevdii ile düzenlenen ve hükme esas alınan 03/02/2025 tarihli maluliyet raporunda; Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %9,2(dokuzvirgüliki) olduğu, Trafik kazası sonucu oluşan yaralanmanın emsallerine göre iyileşme süresinin 4 ay olduğu, olay tarihinden itibaren 4 aylık süre sonunda tedavisinin tamamlanmış olduğu ancak net olarak hangi tarihte tamamen sona erdiğinin tespitinin tıbben mümkün olmadığı, Bu yaralanmadan dolayı 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkınua Yönetmelik hükümlerine göre %5 lik maluliyet oranı oluştuğu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %9.2 lik maluliyet oranı oluştuğu, Kişinin %5 lik ve %9.2 lik maluliyet oranı farklılığının; yönetmelik farklılığından kaynaklandığı, gelişen veya yeni ortaya çıkan bir durumdan kaynaklanmadığı, Davacının belirlenen %5 maluliyetine ilişkin raporunda sonra, dava konusu kaza nedeniyle gelişen ve yeni ortaya çıkan ya da artan maluliyet niteliğinde bir durumun olmadığı, Kişinin yüz ve çene altı bölgesindeki hipertrofik skar dokusu arızası için oranının % 5(yüzde beş) olduğu, Bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların da olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden ayrı ayrı hesaplanmaktansa kişideki yaralanmanın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat safısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan Uzaklığı, sosyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini genel bir miktar belirlenmesinin daha bilimsel ve objektif olacağı, tüm bu dikkate alındığında faturalandırılamayan sağlık giderlerinin 2.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, (bu tutarın 500,00TL si ulaşım gideri, 1.500,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği), Mevcut arızasının iyileşme süresinin 4(dört) ayı bulacağı, bu sürede bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, 06.11.2016-30.12.2016 arasında brüt asgari ücret üzerinden 3.019,50TL, 01.01.2017- 05.03.2017 arasında brüt asgari ücret üzerinden 3.851,25 TL toplam bakıcı gideri: 6.870,75 TL olduğu, Kişiye verilecek toplam tedavi masraflarının 8.870,75 TL olduğu ve bu miktara 4(dört) ay kazanç kaybının da eklenmesinin uygun olacağı tespitlerini bildirir rapor da dikkate alınarak,
Güç Kaybında Sonradan Oluşan Artışlar
1-Beden Gücü Kaybında Sonradan Artışlar Yeni Bir Dava Konusudur
Beden gücü kayıp oranındaki her artış yeni bir olgu, önceki iş göremezlik oranından bağımsız bir yeni dava konusudur. Bu yeni durum için artış oranında maddi ve manevi tazminat istenebilir. İlk dava sonuçlandıktan sonra beden gücü kaybının artması nedeniyle açılan yeni davada, önceki davada verilen karar bu yeni dava için kesin hüküm kabul edilmez; yalnızca ilk davadaki olgular kanıt olarak değerlendirilebilir.
Artan beden gücü kaybı için, maddi tazminattan ayrı manevi tazminat istenmesi, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesine de aykırı değildir. Beden gücündeki artış oranında istenecek manevi tazminat, ilk davadaki manevi tazminat isteminden bağımsızdır.
2-Beden Gücü Kaybındaki Her Artış, Yeni Bir Zamanaşımının Başlangıcıdır
Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, beden gücü kaybındaki her artış yeni bir olgu yeni bir hak arama konusu olduğu için her artışta zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Başka bir anlatımla bedensel zararlarda zamanaşımının başlangıcı, beden gücü kaybına ilişkin raporun kesin öğrenildiği tarih olduğundan her artışta yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar, olay tarihinden ve ilk beden gücü kaybının saptandığı tarihten sonra, aradan kaç yıl geçmiş olursa olsun, beden gücündeki sonraki artışlar ile ilk olay ve ilk sakatlık arasında nedensellik bağı kurulabiliyorsa, beden gücü kaybına ilişkin son raporun öğrenildiği ve yeni bir dava hakkının doğduğu tarihten başlayarak yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır.
Karar örnekleri: Maluliyet oranında bir artma olduğu taktirde, bu durum yeni bir olgu olup artan miktar için ayrı bir dava açılabilmesi mümkündür. Artan maluliyet farkı için ayrıca manevi tazminat da istenebilir. (HGK. 12/03/2008, E. 2008/21-245 K. 2008/249)- ilk dava sonuçlandıktan sonra, maluliyet oranında artış olmuşsa, yeni bir dava açılarak maddi ve manevi tazminat istenebilir. ( . HD. 21/02/1994 E. ... K. ... )- beden gücü kayıp oranındaki her artış ayrı bir maddi olgudur. Önceki işgöremezlikten bağımsız olarak tazmini gerekir. Öyle ki, zarar görenin önceki davada hakkını saklı tutmamış olması, gelecekteki gelişmelere dayanarak yeni bir dava ile artan zararını istemesini engelleyen bir kesin hüküm kabul edilemez. ((. HD. 29/06/2000, E. ... -K. ... )- maluliyetin sonradan artması halinde, yeni bir dava ile artan zararı karşılayacak miktarda maddi ve manevi tazminat istenebilir. ( . HD. 15/01/1974, E ... K... )- İş kazası sonucu maluliyet derecesinin artması halinde, artan kısım için yeniden tazminat davası açılabilir (. HD. 30/01/1957... K. ... )
Yargıtay . HD. 21/02/1994, E. ... K. ... sayılı kararında:" Maluliyet artışı nedeniyle, ilk davadan (13) yıl sonra açılan tazminat davasına ilişkin zamanaşımının başlangıcı, maluliyet artışının öğrenildiği tarihtir" denilmiştir. Yargıtay 21. HD. 23/03/1999, E. ... -K. ... sayılı kararında da "sürekli iş göremezlik oranında her artış ayrı bir olgudur. Anılan olguların oluştuğu günden zamanaşımının işlemeye başlayacağı Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir" denmiştir. Başka karar örnekleri; iş göremezlik derecesinde her artış yeni bir zamanaşımının başlangıcıdır. ( HGK. 18/11/1970, E. 1970/9-26- K. 1970/635) Artan işgöremezlik nedeniyle açılan davada 10 yıllık zamanaşımının başlangıcı işgöremezlik artışının hekim raporu ile tespit edildiği tarihtid. ( HD. 30/06/1969, E. ... K. ... ) Maluliyet derecesi sonradan artmış ise artış tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı hesaplanmalı, ancak artıştan önceki kısım olay tarihinden itibaren zamanaşımına tabi tutulmalıdır. (. HD. 28/11/1974 E. ... K. ... )- Meslek hastalığı nedeniyle maluliyet derecesinin her artış kaydedişi, zararların istenmesine ilişkin yeri bir zamanaşımı süresine tabi, yeni bir olgudur. Her maluliyet derecesinin zamanaşımı, bu derecenin kesinleştiği tarihten başlar (HGK 21/09/1977 E, ... K. ... ) (... Bedensel Zararlar, Sürekli İşgöremezlik Zararları, Geçici İş Göremezlik Zararları, Tedavi Giderleri, Yaşam Boyu Bakım Giderleri, Ekonomik Geleceğin Sarsılması )
Mahkememizce verilen 03/05/2023 tarih ve ... Esas ... Sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 06/12/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edildiği görülmüştür.
Somut olayımızda, Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararına uygun, NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Biriminden rapor alınmıştır. Alınan raporda "gelişen veya yeni ortaya çıkan bir durumdan kaynaklanmadığı" açıkça belirtilmiştir. Diğer yandan oran farklılığının, baz alınan yönetmelik farklılığından kaynaklandığı ifade edilmiştir. Bu durumda "gelişen veya yeni ortaya çıkan bir durum" olup olmadığının tespiti gerekir. Mezkur Yargıtay kararında da belirtildiği gibi "YENİ BİR OLGUNUN" varlığı şarttır.
Raporda da belirtildiği gibi ortada yeni bir olgu yoktur. Sadece yönetmelikten kaynaklı oran farlılığı vardır. Başka bir değişle ortada davacıda maddi vakıa olarak bir değişiklik (artış) yoktur. Tüm bu anlatılandan hareketle Mahkememizce gelişen veya yeni ortaya çıkan bir durumun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sigorta poliçelerinde klozlar, teminatları farklı olduğundan bu durum vekalet ücretinin takdirinde dikkate alınmıştır.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, artan maluliyete ilişkin davasının reddine, Konya BAM . HD'nin ... E, ... K, ve aynı dairenin ... Esas, ... K, sayılı 28/01/2021 tarihli ilamları da dikkate alındığında; davacının davalılar aleyhine açtığı 6.870,75-TL Bakıcı gideri, 2.000,00-TL Kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı olmak üzere TOPLAM 8.870,75-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta Anonim Şirketi için kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, artan maluliyete ilişkin davasının reddine,
2-Davacının davalılar aleyhine açtığı 6.870,75-TL Bakıcı gideri, 2.000,00-TL Kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı olmak üzere TOPLAM 8.870,75-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta Anonim Şirketi için kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 605,96-TL harçtan dava başında ödenen 54,40TL peşin harç ile 1.090,00TL tamamlama harcı ile toplamı 1.144,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 538,44-TL harcın davacıya İADESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 8.870,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı 116,60-TL ile 1.090,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 1.206,60TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan 4.432,00-TL bilirkişi ücretleri, tebligat, Posta ve diğer masraflar, ile 738,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyaya sunulan NEÜ Dön. Ser. Say. Dekontları (19/09/2024 Tarihli 1.000,00TL'lik dekont, 1000,00TL'lik dekont, 490,00TL'lik dekont ve 1.250,00TL'lik dekont ile 05/06/2024 Tarihli 1.800,00TL'lik dekont, 750,00TL'lik dekont, 750,00TL'lik dekont ve 1.590,00TL'lik dekontlar ve 13/09/2021 tarihli 500,00-TL'lik dekont, 200,00TL'lik dekont, 200,00TL'lik dekont, 200,00TL'lik dekont ve 334,00TL'lik dekontlar toplamı 10.064,00TL ) toplamı olmak üzere toplam 15.234,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 423,50-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davalı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan 79,45-TL yargılama gideri ve 492,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 571,45-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 555,56-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
10-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan arabuluculuk dosyasında yazılan sarf kararı dikkate alındığında 680,00-TL arabuluculuk ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince 18,90TL'lik kısmının davalıdan, geri kalan kısmının davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2025
Katip Hakim