T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : RED
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı, ... Mahallesinde bulunan ... Ada, ... Parseldeki arsaya tahıl ambarı inşaatı yaptırmak amacıyla anlaşmış olduklarını, davalı ile imzalanan sözleşmede inşaat yapım işini 30.11.2022 tarihinde bitirmesi hususunda anlaşılmış olunduğunu, ancak davalı söz konusu yapım işinin bir kısmını yapmış kalan kısmını yapmayarak işi terk etmiş olduğunu, aralarındaki anlaşmaya aykırı davranması neticesiyle ilgili sözleşmesinin feshi Karapınar Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirilmiş olduğunu davalı, sözleşmede öngörülen sürede inşaatı tamamlanmadığını, inşaatın yapımına da devam etmediğini ve bu konuda herhangi bir iradesi de olmadığını, söz konusu inşaat halen tamamlanmamış vaziyette olduğunu, bu durum dinletilecek tanıklar ve mahalde yapılacak keşif ile ispat edilebilecek olduğunu, inşaatın biten kısmını ilişkin 30.09.2022 ve 30.11.2022 vade tarihli senetler ile davalıya toplam 400.000,00-TL (dörtyüzbinlira) ödeme yapılmış olduğunu, inşaatın tamamlanmayan kısmı için; Vade tarihi 30.12.2022, Lehtarı ... Tic. Ltd. Şti , Keşidecisi ... olan bir adet 200.000,00-TL (ikiyüzbinlira) bedelli bono ve Vade tarihi 30.12.2022, Lehtarı ... Tic. Ltd. Şti , Keşidecisi ... olan iki adet 100.000,00-TL (ikiyüzbinlira) bedelli bonolar düzenlenmiş olduğunu, 30.12.2022 vade tarihli 200.000,00-TL bedelli senet ilgili sözleşmede yazmakta olduğunu, 30.12.2022 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli iki bono ise bu sözleşmeye dayanılarak verilmiş olduğunu, söz konusu bonolar teminat seneti olup 30.08.2022 tarihli sözleşmeye istinaden verildiğini, davalı taraf işini tamamlamadığı için söz konusu teminat senetleri borç doğurmamakta olduğunu, dolayısıyla tamamlanmayan edim sebebiyle müvekkilinin davalılara herhangi bir borcu olmadığını, açıklanan nedenlerle bedelsiz kalmış olan bonoların, karşı tarafça takibe konması konusunda haklı endişelerinin var olduğunu, bu nedenle hakkımızda herhangi bir icra takibi açılmadan önce, menfi tespit davasını açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitini ve söz konusu senetlerin iptali ile taraflarına iadesine karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Davalı vekili tarafından 02/03/2023 tarihli Cevap Dilekçesinden özetle: Dava konusu edinilen her biri 200.000,00 TL tutarında olan 3 adet bono ile her biri 100.000,00 TL tutarında olan 2 adet bono dava dilekçesinde ifade edildiği gibi tahıl ambarı inşasının yapımına ilişkin teminat senetleri olmayıp her biri nakden kayıtlı bonolar olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasındaki farklı bir alacak-verecek ilişkisine istinaden düzenlenen bu bonoların şayet anlaşmaya teminat amacıyla verildiği iddia olunuyorsa bu iddianın davacı tarafça kesin ve yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini, kesinlikle kabul etmemekle birlikte, davacının iddialarının doğru olduğunu bir an için farz etsek bile bononun illetten mücerret olması ve bono üzerindeki nakden kaydının soyut borç ikrarı içermesi nedeniyle davanın yine reddine karar verilmesi gerektiğini, kayıtlı senetlerin teminat amacıyla verildiği iddia ediliyorsa davacı tarafın bu iddiasını yazılı ve kesin deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf, vadesi gelmiş bonolara bağlı borçlarından kurtulmak amacıyla müvekkili şirketle aralarındaki tahıl ambarının yapımına ilişkin anlaşmayı kullanarak bonoların aslında bu anlaşma kapsamında teminat olarak verildiğini iddia ettiğini, ancak bonoların teminat senedi olduğuna dair herhangi kesin ve yazılı bir delil dosyaya sunmadığını, böylelikle davacının iddiaları herhangi bir hukuki delile dayanmayan iddialar olup soyut iddialara istinaden ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru olmadığını, müvekkilinin şirketi tarafından dava konusu bonolara istinaden başlatın bir icra takibi henüz mevcut olmadğını, ihtiyati tedbir talebi konusuz kalmakta olduğunu, bu nedenle davacının haksız ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce verilen 05/07/2023 tarih ... Esas - ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24/11/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz ara kararı gereğince 18/07/2024 tarihinde keşif icra edilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi İnşaat Mühendisi ... , Mali bilirkişi ... ve Sözleşmeler Hukukunda uzman bilirkişi Av. ... tarafından düzenlenen müşterek bilirkişi raporundan özetle; 30.11.2022 bitmesi hususunda anlaşılan sözleşmesinin eser sözleşmesi olduğu, Davalının İşi yarım bırakma sebebiyle Karapınar Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı keşide edildiği. İnşaatın biten kısmı için 30.09.2022 tarihli 200.00-TL 30.11.2022 tarihinde 100.000-TL ödeme yapıldığını. İnşaatın tamamlanmayan kısmı için 30.12.2022 tarihli 200.000-TL 30.12.2022 tarihli 100.000-TL 30.12.2022 tarihli 100.000-TL lik bonolar düzenlendiğini, 30.12.2022 tarihli 200.000-TL bononun sözleşmede yazılı bulunduğunu. 30.12.2022 tarihli 100.00-TL ki toplam 200.000-TL lik bononun 30.08.2022 tarihli özleşemeye dayalı olarak teminat senedi olarak verildiğini, Bu nedenle tamamlanmayan işler için verilen bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespit talep ve dava ettikleri, Davalı şirketin davaya konu edilen bonoların teminat senedi olmadığını. Nakten kaydını içerdiğini, Davalı şirket işle davacı arasında farklı bir alacak verecek ilişkisine istinaden düzenlenen bonolar olduğunu, Teminat senedi olduğuna dair iddianın yazılı delille ispatı gerektiğini, tarafların tahıl ambarı inşası için 600.000-TL ye anlaştıklarını Tahıl ambarı olarak tarafların tahıl ambarı inşası için 600,000-TL ye anlaştıklarını ancak bir ödeme yapılmadığını. Müvekkilinin tahıl ambarının inşasından dolayı alacaklı olduğunu, Davacı tarafından ödeme yapılmaması üzerine müvekkilinin inşaata devam ettiremez hale geldiğini, Tahıl ambarından doğan alacaklarına ilişkin talep haklarını saklı tutularını beyan ile tahıl ambarı yapım anlaşmasının feshine ilişkin ihtarında davalı tarafa tebliğ edilmediğini. Bu sebeple açılan davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 14.03.2013 tari kçesinde, 30.12.2022 tarihli 200.000-TL bono ve 30.12.2022 tarihli bonolardan 100.000-TL bono ki toplam 300.000-TL ödendiğini bu ödemenin cebri icra baskısıyla yapıldığını bu sebeple istirdadını talep ettikleri, Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde, Sipariş proje teklif formu başlı; 30.08.2022 tarihli sözleşmenin mevcut olduğu. İşin bedeli 600.000-TL olarak gösterildi aylık 30.000-TL sıralı senetler 1 adedinin vadesi gecikmesi halinde tüm senetlerin icra yolu ile tahsili yapılacaktır. Hükmü mevcut olduğu, Davaya konu senetlerde (bonolar) üzerinde TEMİNAT senedi olduğuna dair bir ibarenin mevcut olmadığı aksine nakden verildiğinin yazıldığı. proje teklifi formunda davaya konu senetlerle ilgili bir belirlemenin de mevcut olmadığı, Davacı tarafından sunulan banka dekontları incelendiğinde, 04.10.2022 tarih ve 30.11.2022 tarihli dekontlarda alıcı isim ve iban numaraları bulunmadığı belirlenmiştir. Davacının banka hesabından başka bir hesaba para aktardığı görülmüştür. Bu dekontlarda davacı vekilinin 31.08.2022 tarihli dilekçesi ile, 31.12.2022 vadeli 100.000-TL borcunun Konya . İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğu ve 18.07.2023 tarihinde davacı ... tarafından bono alacaklısı ... 118.067,23-TL olarak icraya ödendiğini belirtmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde, Davaya konu bonoların teminat olarak verildiğine ilişkin sözleşmede ve ayrıca bir belgenin dosya içinde mevcut olmadığı, Teminat senedi iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerekeceği, senedin teminat senedi olduğunu davacı borçlunun ispat etmek zorunda olduğu, Davacı davaya konu senetlerin teminat senedi olduğunu ileri sürerek bunların iptalini talep etmiş olmakla söz konusu senetteki nakden kaydını talil etmiş bulunduğu, davalı tarafın ise bu senetlerin teminat senedi olmadığını nakden verildiği yönündeki savunmasının da kendi aleyhine kullanılamayacağı ve söz konusu senetlerin yapılan iş karşılığı verildiğine dair de herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içinde mevcut olmaması sebebiyle senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin ispat külfeti davacı tarafa ait olduğu hususunu bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır.
Mahkememizin 23/10/2024 tarihli duruşmasında davacı vekili son beyanında: "davanın kabulüne karar verilsin teminat senedi olduğu kanaatindeyiz sayın mahkeme aksi kanaatte ise de ödeme olarak senetlerin değerlendirilmesini talep ediyoruz " şeklinde beyanda bulunduğu, aynı duruşmada davalı vekili beyanında; "Daha önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, dava konusu senetler teminat senetleri değildir. Davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Özü: Davacı senetlerin teminat amacıyla verildiği olundaki iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Başka bir ifade ile ispat külfeti davacıdadır.
Davacı, dava konusu bono ve çekin teminat amacıyla verildiğini iddia etmektedir. Davalı ise, bunların teminat amacıyla verilmediğini savunmuştur. Bu durumda davacının senetlerin teminat amacıyla verildiği yolundaki iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Başka bir ifade ile ispat külfeti davacıdadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (. HD. 2.10.2007 T. ... )
Somut olayda davacı yan, bonoların teminat senedi olduğunu yazılı delil ile ispat edememiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 6.831,00TL'nin mahsubu ile 6.403,40-TL'nin yatıran tarafa İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 64.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ... Hakim ...