T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 16.11.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihinde meydana Kahramanmaraş merkezli depremde Hatay ilinin de etkilendiğini, müvekkili firmanın faaliyet gösterdiği Hatay ilinde çok büyük yıkım olması nedeniyle müvekkili firmanın 19 adet konteyner alımına karar verdiğini, müvekkili firma ile davalı tarafın, 19 adet konteyner alım satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkili firmanın 19 adet konteyner parası olarak toplam 1.273,000,00 TL gönderdiğini fakat davalı tarafın konteynerleri teslim etmediğini,
davalı tarafın, 16.03.2023 tarih ve ... numaralı faturayı keşide ederek müvekkili firmaya gönderdiğini, müvekkili firmanın da 17.03.2023 tarihinde 1.273.000,00 TL'yi davalı tarafa banka kanalıyla gönderdiğini, müvekkili firmanın, 1.273,000,00 TL'yi havale yaparken açıklama kısmına da davalı tarafın keşide ettiği faturanın numarasını açık bir şekilde yazdığını, müvekkili firmanın üstüne düşen bütün yükümlülüklerini iyi niyetli bir şekilde yerine getirirken davalı tarafın, konteynerleri teslim etmediği gibi gönderilen parayı da iade etmediğini, davalı tarafın, müvekkili firma tarafından gönderilen parayı iade edeceğini defalarca söylemesine rağmen göndermediğini, davalı tarafın, parayı göndermemesi üzerine davalı taraf aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... E sayılı sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğundan bahisle; Borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu faiziyle birlikte ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememiz dosyasına UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu 16.01.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İtirazda ileri sürdükleri aynı hususları tekrarladıklarını, aynı babta olmak üzere tekrarla davanın reddini talep ettiklerini, davalı müvekkiline yaptırdığı konteylerin ihale alıcısı kurum tarafından yeni kriterler getirilmesi sebebi ile kabul etmediğini bildirdiğini, müvekkilinin, davacının talebi ve isteği doğrultusunda konteyleri imal ettiğini ve sevkiyatına başladığını, sonrasında ise konteynerlerde değişiklik istediğini, bunların ücrete tabi olduğunu beyan eden müvekkiline fark ödemesini yapmayan davacının kendi sisteminde iade şeklinde bir fatura keserek müvekkilinden gönderdiği bedeli geri istediğini, davacının bu nedenle tamamen kötüniyetli olduğunu, gerçekte davacının kestiği iade faturasındaki emtianın müvekkiline iade edildiğini ispatlamak zorunda olduğunu, bu nedenle ihtilafın kesinlikle yargılamayı gerektirir olmasına rağmen müvekkili aleyhine icra takibi yapılmasının doğru olmadığını, müvekkilinin kestiği faturaya göre yapılan ödemenin geri istenmesinin hukuka uygun olmadığını, gönderilen faturaya itiraz etmeyen ve bunun bedelini ödeyen daha sonra haksız gerekçelerle bedelin iadesini istemesinin hakkaniyete de aykırı olduğundan bahisle; Davanın tüm yönleri ile reddine, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller ile Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyası, tarafların ticari kayıtları, davalının Vergi ve Esnaf kayıtları ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyamız içerisine celbedilen Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ... olduğu, borçlusunun ... olduğu, 1.273.000,00 TL asıl olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 1.303.447,37 TL alacaktan kaynaklı ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 16/03/2023 tarih ve ... nolu fatura olduğu, Örnek 7 ödeme emrinin borçluya 13.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili aracılığıyla 18.09.2023 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına tün fer'ileri ile birlikte icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği ve yapılan itiraz sonucunda 18.09.2023 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dava, İİK.67.maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı tarafın, haksız ve kötü niyetli olarak Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı sayılı dosyasına konu icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu faiziyle birlikte ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Eser sözleşmesine ilişkin düzenlemelerin 6098 sayılı TBK'nun 470. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, TBK'nun 470. maddesinde;" Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde, TBK'nun 474. Maddesinde;" İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." şeklinde, TBK'nun 475. maddesinde;" Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde, TBK'nun 476. Maddesinde;" Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz." şeklinde, TBK'nun 477. maddesinde;"Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." şeklinde, TBK'nun 478. maddesinde;" Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, yine 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesinde; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " şeklinde, 6098 sayılı TBK'nun 223/2. Maddesinde; "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmüştür.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/06/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;"Taraflar arasında imzalanan sözleşme, montaj ve kurulumu da içerdiğinden imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 818 sayılı BK'nın 359-363 (TBK 474-478) maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 359. ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, BK 362 son ve TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay . H.D. 19.06.2014 gün, ... E. ... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları)." şeklinde kabul edilmiştir.
Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine, 1.273.000,00 TL asıl olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 1.303.447,37 TL alacaktan kaynaklı ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 16/03/2023 tarih ve ... nolu fatura olduğu, Örnek 7 ödeme emrinin borçluya 13.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili aracılığıyla 18.09.2023 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına tün fer'ileri ile birlikte icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği ve yapılan itiraz sonucunda 18.09.2023 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı şirketin adresinin bulunduğu Hatay Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; Mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi ... davacı tarafın 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinde uyuşmazlık konuları ile sınırlı olarak bilirkişi incelemesi yapılmasının istenildiği, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 24.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti’nin 2023 Yılına ait Ticari Defterlerinin, (e-defter olarak) tek düzen muhasebe sistemine uygun tutulduğunu, dava konusu konteynerlerin alıcıya teslim edildiğinin ve satıcıya iade edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığını, alış ve iade faturaları arasındaki farktan kaynaklanan en az 1 konteynerin davacıya teslim edildiğinin ve bedelinin 67.000,00 TL olduğunun, davacının 2023 yılı Kesin Mizanına göre 31.12.2023 tarihinde davalının davacıya 1.206.000,00 TL borçlu göründüğünün bildirildiği görülmüştür.
Davalı tarafın işletme esasına göre defter tuttuğu, davalı tarafça dosyaya sunulan defter kayıtlarında davacı ile sözleşme konusu ürünlere ilişkin faturanın kayıtlı olduğu, davacı tarafça yapılan ödemeye ilişkin kaydın bulunmadığı, yine davacının düzenlediği iade faturanın da davalı defterlerinde gider olarak kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davalı taraf yemin deliline dayandığından, davalı tarafa, davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak ve yemin teklifinde bulunması halinde yemin metnini dosyaya sunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, davalı tarafça süresi içerisinde davacı tarafa yemin teklifinde bulunulduğu anlaşıldığından, mahkememizce davacı şirketin adresinin bulunduğu İskenderun Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, davacı şirket yetkilisi ... 'in mahkemelerine celbi ile davalının yemin metni içerikli 23.12.2024 tarihli dilekçede belirtilen yemine konu "Yaptığımız anlaşma tarihinde AFAD ve ilgili kurum şartname ve projelerine uygun siparişlerin verildiğine, ödemelerinin peşin yapıldığına, 4 adet konteynerin gönderilmediğine, geri kalan 16 konteynerin imalatının tamamlanmak üzere olduğuna dair görüşme yapılmadığına, Hatay bölgesinde konteyner alımının yavaşlaması sebebi ile kendiliğimizden alımdan vazgeçmediğimize, konteyner imalatı için gerekli malzemenin özel ebatlarda kesilmiş ve hazır hale getirilmiş, montajının bitmek üzere olduğunun bilinmediğine kendim ve temsilcisi olduğum şirket adına gerçeğe uygun cevap verdiğime, konu ile ilgili borçlu lehine başkaca gizlenmiş bilgi olmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine kendime asaleten temsilcisi olduğum şirketi temsilen yemin ediyorum." hususlarda sorularının sorularak HMK.233.maddesi gereğince yemininin eda ettirilmesinin istenildiği, davacı şirket yetkilisinin yemin metninde belirtilen hususlarda yemin ettiği görülmüştür.
Yüklenicinin imalat bedeline hak kazanabilmesi için sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz olarak tamamlayıp teslim etmesi gerektiği (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 15/02/2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı), Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser sözleşmelerinde ayıp halinde iş sahibinin seçimlik haklarının gösterildiği, bu seçimlik hakların yanında iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat hakkı da bulunduğu, ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları da, eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği taktirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı olduğu, dönme hakkının, tek taraflı bir irade beyanı açıklamasıyla yapılacağı ve karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuçlarını doğuracağı, eser sözleşmesinden dönülmesi geriye etkili sonuçlar doğuracağından taraflar aldıklarını karşı tarafa vermek zorunda oldukları, kural olarak seçimlik haktan dönülmesinin mümkün olmadığı, ancak eserin ayıplı olarak imal edilmiş olması halinde hangi seçimlik hakkın uygun olduğunu belirlemenin mahkemeye ait olduğu eserin reddini gerektirir nitelikte ayıplı olmaması halinde seçimlik hakkın dönme olarak kullanılmasına rağmen bedelde indirim seçimlik hakkının uygulanması gerektiği (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 26/06/2018 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı, Yargıtay . H.D.'nin 18.02.2015 gün ... Esas, ... Karar sayılı ilâmı), davalının sözleşme konusu ürünleri ayıpsız ve eksiksiz olarak davacıya teslim edildiğini veya davacının sözleşme hükümlerinde değişiklik yapmak istemesi ve fark ücretinin ödememesi nedeniyle iade fatura keserek ödediği bedeli istediğini ispat edemediği, davacının icra takibine geçmekle sözleşmeye uygun olarak davalı tarafça eksiksiz ve ayıpsız olarak süresinde teslim edilmeyen eser sözleşmesinden haklı nedenle döndüğü, dönmeyle birlikte avans olarak davalıya ödenen ödemeleri talep edebileceği, Mahkememizce ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibariyle davacının 1.206.000,00 TL alacaklı olduğu, Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibine karşı davalı tarafın itirazında kısmen haksız olduğu, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği, temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı ...'ın İİK.67/2.maddesi gereğince takibe konu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Konya . İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 1.206.000,00 TL asıl alacağa yönelik davalının itirazının İPTALİ ile bu miktar alacak ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 21/06/2023 tarihinden itibaren yıllık %9 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda YASAL faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-İİK.67/2.maddesi gereğince kabul edilen 1.206.000,00 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 82.381,86 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 15.742,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 66.639,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
5-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00 TL arabulucu ücretinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.886,74 TL'sinin davalıdan, geri kalan 233,26 TL'sinin ise davacıdan 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince tahsili ile Hazine'ye gelir KAYDINA,
6-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 16.050,64 TL ilk yargılama harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 571,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.071,00 TL'nin kabul red oranına göre hesaplanan 2.841,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 180.840,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
11-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.