T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ...Esas - ...Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı 28/12/2023 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş, Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya inşaat malzemeleri sattığını ve işçilik çalışmalarında bulunduğunu, bunun karşılığında 20.02.2023 tarihinde 239.658,00 TL fatura kestiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine ...E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattığını, davalının icra dosyasındaki borca, faize ve tüm ferilerine haksız itirazda bulunması nedeniyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yolundan sonuç alınamadığını, bu nedenle itirazın iptali ile icranın devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ifa edilmeyen edimlerin karşılığını haksız bir şekilde talep ettiğini, faturaya dayalı bir borcun varlığı her şeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğundan ve faturayı tanzim eden davacı ve davalı arasında böyle bir temel borç ilişkisi bulunmadığından faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da söz konusu olmayacağını, takip konusu fatura içeriğindeki hizmetler / mallar davalıya veya ortaklığa teslim edilmediğini, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu iddia eden davacı ...Ticaret Limited Şirketi'nin davalıdan veya ortaklıktan herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi davalının herhangi bir borcunun da bulunmadığını, bu sebeple dava konusu fatura iade edildiğini, faturanın düzenleyen lehine delil olabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi olması ve bunun kanıtlanmış olması gerektiğini, dosya kapsamı incelendiğinde davacı yanın söz konusu hususlara ilişkin hiçbir yazılı delil, belge görsel dosyaya sunmadığı, delilsiz ve belgesiz olarak düzenlenen fatura ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığının görüldüğünü, kaldı ki davacı yanca bahsedilen mesaj kayıtları gerçeğe aykırı olup fatura ve dava dilekçesinde ifade edilen hizmet ve ürünlerle herhangi bir ilgisi bulunmadığını, zira davacının davasına dayanak olarak sunduğu tek delil whatsapp platformunda yapılan yazışmalara ilişkin ekran görüntüleri olduğunu, bu evrakların ticari nitelikte bir davaya delil olarak sunulması hukuken kabulünün mümkün olmadığını, sunulan mesaj kayıtları ve içeriği maddi vakıanın ispatına elverişli olmadığını, yine söz konusu mesaj kayıtlarının davalıya ait olmadığını, öte yandan dava konusu hizmetler davacı tarafından ifa edilmediğini, yine davacı yanın iddiaların aksine davaya konu faturada ifade edilen hizmetlerin davalı tarafından dava dışı üçüncü şahıslardan temin edildiğini,
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'na, Ankara . Genel İcra Dairesi'ne, yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ...E., ...K.; 25.11.2020 tarihli ve ...E., ...K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ...E ...K sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Mahkememizce Ankara . Genel İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ...Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ...Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun 20/02/2023 tarihli fatura alacağından kaynaklandığı, toplam 241.017,16 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı 28/12/2023 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş, dosya Mahkememizin ...Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında alacak - borç ilişkisine istinaden davalı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi SMMM aracılığı ile inceleme yaptırılmış, 02/01/2025 tarihli raporda sonuç olarak; usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı anlaşılan davalı iş ortaklığına ait ticari defterlerde, icra takibine konu 020.02.2023 tarih ...nolu 239.658,00 TL tutarlı e-faturanın 5nolu yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu, bu faturaya istinaden davalı iş ortaklığının davacı şirkete 14.03.2023 tarih ...nolu iade e-faturası düzenleyerek ticari defterine 7 nolu yevmiye maddesi ile kayıt ettiği, faturaların karşılıklı kapatılması sonucunda, davalı iş ortaklığına ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlerde davacı şirkete bakiye borç kaydının kalmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında alacak - borç ilişkisine istinaden davacı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi SMMM aracılığı ile inceleme yaptırılmış, 05/04/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ...İnşaat Şirketinin 2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde tasdik ettirildiği /onaylandığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğunun tespit edildiğini, davacı ... İnşaat şirketi'nin 2023, 2024 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı taraf adına toplam 239.658,00 TL tutarında [KDV dahil] bir [1] adet fatura düzenlediği ve davalı tarafın bu faturalar için herhangi bir ödeme yapmadığının belirlendiğini, dava/takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı yandan 239.658,00 TL açık hesap alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu fatura içeriği malların ve/veya hizmetlerin davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin, dava dosyasında hukuken geçerli ve yeterli belgelerin tespit edilemediğini, davalı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde 20.02.2023 tarihli ve 5 No'lu yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu belirtildiğini, davalı tarafın dava konusu faturaya usulüne uygun olarak ve süresinde itiraz ettiğine ilişkin bir belgeye rastlanmadığını, dava konusu 20.02.2023 tarihli, ...numaralı ve 239.658,00 TL tutarındaki e-arşiv faturasının, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davalı iş ortaklığı, söz konusu faturaya istinaden 14.03.2023 tarihli, ...numaralı bir iade e-faturası düzenleyerek ticari defterlerine kaydettiğini, ancak, bu iade faturasının davacı şirketin ticari defterlerinde yer almadığının gözlemlendiğini belirtmiştir.
Mahkememizce talimat kanalı ile davacının yemin teklifi üzerine davalı şirket yetkilisine Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile usulüne uygun yemini yaptırılmış, yemin duruşma tutanağında davalı Doğan Karataş beyanında; "dava konusu faturada belirtilen hizmeti almadığıma davacının tarafıma inşaat malzemesi satmadığına ve işçilik yapmadığına, davacı ile aramazdaki sözleşme kapsamında borcum olmadığına, davacının selçuk üniversitesi erkek yurdu yapılmasına ilişkin iş açısından alt işveren ilişkisi bulunmadığına bu sebeple davacıya icra takibine konu borcumun olmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ...esas ...karar sayılı ilamında; ''Dava, mal satımı nedeniyle faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle başlanılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, mal teslim ettiğini iddia ettiğine göre bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olup, salt fatura düzenlenmesi malın teslimini göstermez. Ancak icra takibine konu edilen faturalar davalı defterine kayıt edilmiş veya Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne BA formları ile davalı tarafından faturalar bildirilmiş ise faturalar kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunun kabulü gerekir. Bu kapsamda yer almayan faturalar için ise ispat külfeti yani mal teslimini kanıtlama yükü yine davacıdadır. Öte yandan davacı kaydında yer alan tahsilat kaydının davalı ödemesi olarak kabulü gerekeceği ancak davalı kaydında olup davacı kaydında olmayan ödemenin ise dayanak belgeleri ile davalı yanca ispatı gerekir.'' denilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının Ankara . Genel İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyası ile alacaklısının ...Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ...Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun 20/02/2023 tarihli fatura alacağından kaynaklandığı, toplam 241.017,16 TL üzerinden takip başlattığı, davalının davacı tarafın ifa edilmeyen edimlerin karşılığını haksız bir şekilde talep ettiğini, faturaya dayalı bir borcun varlığı her şeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğundan ve faturayı tanzim eden davacı ve davalı arasında böyle bir temel borç ilişkisi bulunmadığından faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da söz konusu olmayacağını, takip konusu fatura içeriğindeki hizmetlerin, malların davalıya veya ortaklığa teslim edilmediğini, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu iddia eden davacı ...Ticaret Limited Şirketi'nin davalıdan veya ortaklıktan herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi davalının herhangi bir borcunun da bulunmadığını, bu sebeple dava konusu fatura iade edildiğini beyan ettiği, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 02/01/2025 tarihli raporda sonuç olarak; usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı anlaşılan davalı iş ortaklığına ait ticari defterlerde, icra takibine konu 239.658,00 TL tutarlı e-faturanın kayıtlı olduğu, bu faturaya istinaden davalı iş ortaklığının davacı şirkete 14.03.2023 tarih nolu iade e-faturası düzenleyerek ticari defterine 7 nolu yevmiye maddesi ile kayıt ettiği, faturaların karşılıklı kapatılması sonucunda, davalı iş ortaklığına ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlerde davacı şirkete bakiye borç kaydının kalmadığının belirtildiği, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucun düzenlenen 05/04/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı Alpyürük İnşaat Şirketinin 2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde tasdik ettirildiği /onaylandığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğunun tespit edildiği, davacı Alpyürük İnşaat şirketi'nin 2023, 2024 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı taraf adına toplam 239.658,00 TL tutarında fatura düzenlediği ve davalı tarafın bu faturalar için herhangi bir ödeme yapmadığının belirlendiğini, dava/takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı yandan 239.658,00 TL açık hesap alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu fatura içeriği malların ve/veya hizmetlerin davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin, dava dosyasında hukuken geçerli ve yeterli belgelerin tespit edilemediğinin, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı şirketin ticari defterlerinde yer almadığının belirtildiği, netice olarak davacı ve davalı defterlerinin tam olarak birbirini doğrulamadığı,diğer yandan, dava konusu fatura içeriği işler ile ilgili yazılı bir sözleşme, sevkiyat/taşıma irsaliyesi, imalat formu, alt taşeron faturası veya işin teslimine ilişkin herhangi bir belgenin dava dosyasında yer almadığı, davacı tarafından fatura konusu malın davalıya teslim edildiğine dair başkaca bir delilin dosyay-a sunulmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin delilene dayandığı görülmekle davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı ve davacının yemin tekliği üzerine davalı asilin yemini eda ettiği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.910,89 TL harcın mahsubu ile kalan 2.295,49 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 241.017,16 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 38.562,75 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... Adi Ortaklığı vekili ve davalı Doğan Karataş vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.