T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 5363 sayılı kanunla, tarım sektörünü tehdit eden risklerin belirli bir bölümünü teminat altına alan, sigorta primlerinin bir kısmı devlet tarafından karşılanan, sigortacılık uygulamalarını yeknesak hale getirmeyi, teminat kapsamını genişletmek ve çeşitlendirmeyi, tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılmasını, tarım sigortalarının ülke genelinde yaygınlaşmasını hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir sistem kurulduğunu, ... olarak adlandırılan bu sistem Tarım Sigortaları Havuzu tarafından yönetildiğini, davacı kurum tarafından: Aksaray İli, ... İlçesi, ... Köyünde yer alan ... ada ... nolu parseldeki buğday ürününü, ... numaralı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, 03/07/2023 tarihinde, davalının bakım, onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattından çıkan yangında, sigortalı olan buğdayların yanarak hasar gördüğünü, sigortalılar tarafından yapılan hasar ihbarı neticesinde hasar ekspertiz incelemesi yapılmış ve tespit edilen hasar oranı üzerinden hesaplanan toplam 8.420 TL hasar tazminatı dava dışı sigortalı ... ödendiğini, haksız fiil ile zarara sebebiyet verenlerden ve bu zarardan sorumlu olanlardan halef olarak talep etme hakkı tanındığını, dava konusu hasara davalı kurumun sebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin sair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 8.420 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve dava giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın Aksaray ilinde 03.07.2023 tarihinde meydana geldiği iddia edildiğinden olayla ilgili davacı şirketin sorumluluğunun olmadığını, olay tarihinde davalı şirket ile ... Tic. A.Ş. arasında yüklenici sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu olayla ilgili dava dışı sigortalı ... ait herhangi bir ihbar kaydı bulunmadığını, görevsizlik kararı verilmesini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu taleplere ilişkin davacının muhatabının ... Tic. A.Ş. Olduğunu, Türk Borçlar Kanunun 62. maddesine göre iç ilişkide sorumluluk kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müşterek müteselsil sorumluluk olmadığından bir başkasının kusurunun diğerine sorumluluk yükleyemeyeceğini, iş yapılırken üçüncü kişilere zarar verilmemesi için gerekli önlem ve tedbirleri alma sorumluluğu anılan şirket üzerinde olduğunu, sigortalı şirketin uğradığı bir zarar var ise bu zarardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı Yargıtay kararı ile sabit olduğunu, davacı şirket sigortalısına bu hususta bir ödeme yapmışsa bundan dolayı davalı şirkete değil, yüklenici şirkete rücu etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili 30/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen vakıa ve taleplerle ihbar olunan firmanın bir ilgisi olmadığından bahisle ihbara ve içeriğine ilişkin iddia ve taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Aksaray C.Başsavcılığı'na, ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne, Aksaray Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Aksaray Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Elektrik Mühendisi ve Elektrik ve Elektronik Mühendislerinden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sigorta sözleşmesine dayalı olarak davacı şirket tarafından ödenen bedelin rücuen tazminine ilişkin olarak "Tazminat" talebinden kaynaklanmaktadır.
Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü, Aksaray Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Aksaray Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılarda; davacı şirkete sigortalı bulunan ve sigorta poliçesinden kaynaklı ödemenin gerçekleştirildiği iddia edilen dava dışı ... tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır.
T.C.Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı emsal olarak alınan ilamında; '' Davacı sigorta şirketi, davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin belirlenmesinde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti dikkate alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.
Ayrıca, TTK'nun 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlığa gelince, davacı sigorta şirketi sigortalısının aracında meydana gelen zararı tazmin ettikten sonra zarara sebep olduğunu iddia ettiği 3. kişiye rücu edilmek üzere eldeki davayı açmıştır.
Bu durumda, davacının sigortalısının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle Beyşehir .Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.'' denilmiştir.
Somut olayda; davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... arasında düzenlenen sigorta poliçesi sebebiyle, davalının kusurundan kaynaklandığı iddia edilen zarardan dolayı davacının dava dışı sigortalısına ödediği bedelin davalıdan tahsili amacıyla tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı gibi davacının Tarım Sigorta Şirketi olduğu, Mahkememizce davacının halefi olduğu dava dışı ... tacir olup olmadığına ilişkin yapılan araştırması neticesinde Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı ve Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabi yazılarından, dava dışı kişinin tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmakla, T.C.Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı emsal olarak alınan ilamı da dikkate alınarak, somut olayda dava dışı kişinin tacir sıfatının bulunup bulunmasına göre görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davanın mutlak ticari dava olmadığı da değerlendirilerek, uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.