T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 3-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 4-
VEKİLİ :
DAVALI : 5-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KISMEN KABUL, KISMEN RED
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Dava konusu 29/08/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile sürücü ... idaresindeki ... Plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı kaza meydanı gelmesinden ötürü öncelikle ... plaka sayılı araç üzerine teminatsız ihtiyati haciz/tedbir kararı verilmesini, kaza sebebi ile kazadan dolayı müvekkili lehine müvekkilinin uğradığı bedensel ve ruhsal zararlar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile faturalandırılmayan tedavi giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilerek davalılardan ..., ..., ..., ...'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinden özetle; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinden özetle; Delillerin toplanılmasına, davanın mahiyetine uygun biçimde kusur tespiti için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, kusurun tespitinden sonra gerekmesi halinde maddi tazminat hesaplaması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, müvekkillerimin aracının sürücüsünün kusurlu olması halinde, kusur oranı dikkate alınarak yasaya, olaya ve oluşa uygun maddi tazminata, ayrıca manevi tazminatın kazanç kaynağı olmadığı dikkate alınarak; yine yasaya, olaya ve oluşa, tarafların mali ve içtimai durumuna, emsal içtihatlara ve hakkaniyete uygun hüküm kurulmasına, şayet müvekkillerimin aracının sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilir ise, davanın reddine, yargılama giderleriyle vekillik ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, ihtiyate hacze, taşkın hacze itirazlarımız ve ihtiyati haczin teminat mektubuyla tebdili talebimiz hakkında karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Hekimlerinden oluşan 3 kişilik heyete tevdii ile düzenlenen maluliyet raporundan özetle; Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının%7.2(yüzdeyedinoktaiki) olduğu, Mevcut arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 4(döri) ayı bulacağını bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici İş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, Bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların da olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden ayrı ayrı hesaplanmaktansa kişideki yaralanmanın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat sayısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan Uzaklığı, sosyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini genel bir miktar belirlenmesinin daha bilimsel ve objektif olacağı, tüm bu hususlar dikkate alındığında faturalandırılamayan sağlık giderlerinin 8.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, (bu tutarın 3.000,00TL si ulaşım gideri, 5.000,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği), bu değerlendirme yapılırken aşağıdaki kriterlerin dikkate alındığını, 13.414,00TL bakıcı ücreti olduğu, Şahsa verilmesi gereken tedavi, bakıcı ve kaçınılmaz giderlerinin toplam 21.414,00TL olduğu, Mevcut arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 4(dört) ayı bulacağı, bu sürenin ilk bir aylık döneminde bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın kusur alanında uzman bilirkişi ...'e tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; ... plakalı Kamyonet Sürücüsü ...” bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı K.T.K nun Asli kusurlardan 84. maddesinin Madde-53/1-B (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, Sola dönüş kurallarına uymamak “Dönüş sırasında karşı yönden gelen ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan araçların geçmesini beklemek zorundadırlar.”) ve Madde 48/5 (Alkollü araç kullanmak) Asli kural ihlali olup %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kural ihlalinin olduğu; ... Plakalı Motosiklet Sürücüsü ... ' ise bu kazada yine aynı kanunun tali kural ihlalinden Madde-52/1-a mad. tali kural ihlali olup %25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinin olduğu bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Dava; "Tazminat" davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalılar aleyhine Tazminat davası açmıştır.
Ayrıca konu ile ilgili olarak 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, (haksız fiil, doktrinde hukuka aykırı zarar verici eylem olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak belirlenmektedir, bu durumda haksız fiilden söz edebilmek için "1) hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, 2)eylemden kaynaklı bir zararın olması, 3)zarar veren kişinin kusuru bulunması" ya da yasaca sorumlu olması" zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir) KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde (6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
Davacı vekili 13/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile; Mahkemenizden, müvekkil lehine maddi- manevi tazminat talebinde bulunmuştuk. Gelinen son aşamada davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat hususunda anlaşılmış olup, manevi tazminat yönünden taleplerimiz devam etmektedir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekilinin 30/08/2024 tarihli beyan dilekçesi ile; Dava konusu talepler bakımından davacı vekili tarafından da belirtildiği üzere arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanmış olup yukarıda belirtilen kanun hükümleri emredici hüküm niteliğinde olduğundan aksine herhangi bir işlem gerçekleştirilememekte ve ilgili kanun hükümleri gereği öncelikle Sayın Mahkemenizce davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davanın öncelikle arabuluculuk anlaşması olması sebebiyle 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıkları Kanunu ilgili maddeleri ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu gereği davanın ilam niteliğinde anlaşma belgesi bulunduğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir." şeklinde talep ve beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 12/02/2025 tarihli duruşmasında davacı vekili: "Rapora karşı beyanda bulunmak için tarafımıza süre verilsin, davalılardan sigorta şirketi ile uzlaşmamız nedeniyle sigorta şirketi haricindeki davalılar yönünden de herhangi bir maddi tazminat talebimiz yoktur, masraf vekalet ücreti talebimiz yoktur, arabuluculuk ücreti yönünden yazılı beyanda bulunmak için süre talep ediyorum, davalı gerçek kişiler yönünden manevi tazminat talebimiz devam etmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK'nın 331. maddesinde; "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların
haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" şeklinde yapılan düzenlemeler de dikkate alınarak,
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile maddi tazminat yönünden; davacının, davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davasının yargılama sırasında sulh olunduğu anlaşılmakla; konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair vicdani kanaat ile karar verilmiştir.
Dosyada manevi tazminatlar bakımından yapılan incelemede ise; davacı ... meydana gelen kaza nedeniyle manen zarar gördüğünü, meydana gelen kazada manevi zarara uğradığını, kusur durumu ve diğer hususlar dikkate alınarak aynı zamanda "hükmedilcek bu para, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır, bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir, takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır" (Yüksek Yargıtay . HD'nin 06/06/1999 Tarih, ... ; . HD'nin 18/06/1998 tarih, ... ), "hükmedilcek bu para, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır, bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amcına göre belirlenmelidir, takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır" (Yüksek Yargıtay . HD'nin 06/06/1999 Tarih, ... ; . HD'nin 18/06/1998 tarih, ... ), Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebi ile duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde bulundurularak hak ve nesafet çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır, zira TMK'nın 4. Maddesinde kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre takdir edeceği öngörülmüştür.( Yüksek Yargıtay . HD'nin 23/02/2015 Tarih ... Esas ... Karar) anılan emsal kararların da dikkate alınması ve Yüksek Yargıtay . HD'nin 23/02/2015 Tarih ... Esas ... Karar yine HGK'nın 23/06/2004 tarihli, ... sayılı kararında "22.06.1966 günlü ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır" şeklinde hüküm geçtiği görülmekle,
Mahkememizce, davacının koruyucu ekipman takmaması hususu değerlendirilerek manevi tazminat belirlenmiştir. Manevi tazminat yönünden; davacının, davalılar ..., ..., ...,... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 70.000,00TL'nin olay tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; Davacının, davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davasının yargılama sırasında sulh olunduğu anlaşılmakla; konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; Davacının, davalılar ..., ..., ...,... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE; 70.000,00TL'nin olay tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL'nin (peşin alınan 1.714,59-TL'den maddi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA,
4-Maddi tazminatlar bakımından; dava konusuz kaldığından ve tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından taraflara ücreti vekalet ve yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Manevi tazminatlar yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.781,70- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.286,99-TL (peşin alınan 1.714,59-TL'den manevi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) harcın mahsubu ile bakiye 3.494,71-TL harcın davalılar ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
6-Manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Manevi tazminat yönünden; Davalılar ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... ve ...'ya VERİLMESİNE,
8-Manevi tazminat yönünden; Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
9-Manevi tazminat yönünden; taraflarca yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
10-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA,
Dair, davacı, bir kısım davalılar vekili ve davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere, MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/03/2025
Katip Hakim