T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.... -
DAVALI :
VEKİLİ : Av.... -
DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)"dava dosyası Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek davanın yapılıp bitirilen açık yargılaması sonucunda:
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 22.04.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ... Ticaret Anonim Şirketi’nin %16,3’üne tekabül eden 1451 adet (A) grubu hissesine, Barış Ünal'ın %16,3’üne tekabül eden 1453 adet (A) grubu hissesine, ... %16,3’üne tekabül eden 1451 adet (A) grubu hissesine, Mehmet Angın'ın %51’ne tekabül eden 4540 adet (B) grubu hissesine sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın birinci oturumunun 21.12.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 6102 sayılı TTK'nun 420.md.'de tanımlanan hak ve yetkisini kullanarak finansal tablolar ve buna bağlı konuların müzakeresinin ertelenmesini ve TTK m.437’de düzenlenen bilgi alma hakkı uyarınca kendisine tebliğ edilmeyen mizan, gelir tablosu ve bilançonun incelenmek ürere teslimini talep etmesi üzerine toplantının ikinci oturumu 20.01.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini, davalı Şirket Genel Kurul Toplantısı'nın, TTK m.420’nin emredici düzenlemesi nedeniyle, finansal tablolar ve buna bağlı konuların görüşülmesi amacıyla bir ay sonraya ertelendiğini, 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın kalan diğer gündem maddelerinin görüşülmesine 20.01.2024 tarihindeki 2. oturumla devam edildiğini, müvekkilinin, işbu Genel Kurul Toplantısının 2. oturumunda görüşülmesini ve cevaplanmasını istediği soruları yönelttiğini, davalı Şirket’in idari ve mali kapasitesi ile ilgili her biri net, somut ve önem arz eden sorularının yanıtlanmasını istediğini, davalı şirketin, müvekkilinin haklı ve yerinde olan sorularını şeffaflık ve hesap verilebilirlik ölçütlerine uygun bir şekilde yanıtlamadığını, işbu davanın açıldığı gün itibariyle de müvekkiline herhangi bir yazılı açıklama yapılmadığını, müvekkilinin kendisine verilen yetersiz, eksik ve yasal şartları taşımayan cevaplara istinaden somutlaştırdığı talepleri için özel denetim isteminde bulunmuş ise de bu taleplerinin herhangi bir meşru gerekçe olmaksızın reddedildiğini, davalı Şirket Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari içeriğinin belirlenmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğini, açık ve anlaşılır bir rapor ortaya koyulmadığını, gerçek dışı bilgiler ve muhasebe hilesi ile veri gizlendiğini, davalı Şirket’in verdiği yanıtların ise genel geçer ve yüzeysel ifadelerden ibaret olduğundan tatminkâr olmadığını, şaibeli ve çelişkili verilere dayanılarak hazırlanan bilanço ve gelir tablosuna istinaden Genel Kurulun 4 numaralı gündem maddesi sırasında sorulan sorulara verilen yanıtların yetersiz olup özel denetimi gerektiğinden bahisle; Davanın kabulüne, davalı şirket’in 20.01.2024 tarihinde gerçekleştirilen 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda görüşülen ve müvekkili tarafından sonuç ve istem kısmında mevcut konularda sorulan TTK.439 uyarınca Mahkememizce atanacak “62.11 Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alanında uzman bir hukukçu ve “45.06-Denetim” alanında uzman bir yeminli mali müşavirden oluşan iki kişilik özel denetçi heyeti tarafından inceletilerek rapor hazırlatılmasına, özel denetçi atanmasına ilişkin tüm giderlerin davalı şirket’ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu 22.05.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava dilekçesinde mevcut hususlardan müvekkili şirket aleyhine veya davacı lehine olan hiçbir hususu kabul etmediklerini, bu hususlara itiraz ettiklerini, eldeki davaya karşı zaman aşımına ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının amacının şirketten ayrılmak ve bunu hisselerini rayicin üzerinde bir bedelle devrederek yapmak olduğunu, eldeki davanın ve açılan diğer davaların amacının bu olduğunu, davacı haricindeki ortakların 2021 yılında yapılan genel kurullarda davacının yönetim kuruluna alınmaması yönünde oy kullandıklarını ve yeni dönemde davacı şirketlerin yönetim kurullarına alınmadığını, Yönetim Kuruluna dahil edilmeyen davacının, yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur haklarını da alamadığını, bunun öncesinde şirketlerin işleriyle dahi ilgilenmeyen davacının, bir anda şirketlerin menfaatlerini düşündüğünü iddia ederek çeşitli ihtarnameler göndermeye, bilgi alma ve inceleme hakkı, özen denetim hakkı ve genel kurul kararlarının iptaliyle ilgili davalar açmaya başladığını, davacının açtığı davaların neredeyse tamamının reddedildiğini, Özel Denetçi Atanması için gerekli olan dava şartlarının oluşmadığını, davacının, bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında sorduğu soruların tamamına cevap verildiğini, davacının sorduğu bütün soruların cevabını eksiksiz bir şekilde aldığını, özel denetçiyle incelenmesi gerekecek herhangi bir konunun kalmadığını, müvekkili şirket yönetim kurulu üyesi tarafından tam olarak şeffaf ve doğru bir şekilde tüm sorulara cevap verildiğini, saklanan veya cevap vermekten kaçınılan hiçbir şeyin olmadığını, davacı istediği bilgiye istediği an ulaşabildiğini, davacının Özel Denetim talebinin gereklilik ilkesine uygun olmadığını, tahmine, ihtimale bağlı olarak, hiçbir şey bilinmeyen bir konuda herhangi bir zarar doğmuş olabileceği ümidiyle özel denetimin talep edilemeyeceğini, aynı şekilde başka amaçlarla, örneğin şirket ve yönetim kurulu üzerinde baskı oluşturmak, üstünlük elde etmek, şirketi uğraştırmak gibi saiklerler özel denetimin talep edilemeyeceğinden bahisle; Fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, özel denetim talebinin maddi ve şekli şartının gerçekleşmemiş olması, taleplerin özel denetime konu olmasının mümkün olmaması, taleplerin belirli olmaması (belirlilik ilkesi), özel denetim hakkının kullanılmasının pay sahipliği haklarının kullanımı için gerekli olmaması (gereklilik ilkesi), kanun ve esas sözleşmesinin ihlal edilmesinin, ortakların veya şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmaması sebepleriyle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ve davalının ticari kayıtları Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden dosyamıza celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava; TTK.439. maddesi gereğince özel denetçi atanma istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, 20.01.2024 tarihinde gerçekleştirilen 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda görüşülen ve tarafından sonuç ve istem kısmında mevcut konularda sorulan TTK.439 uyarınca Mahkememizce atanacak “62.11 Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alanında uzman bir hukukçu ve “45.06-Denetim” alanında uzman bir yeminli mali müşavirden oluşan iki kişilik özel denetçi heyeti tarafından inceletilerek rapor hazırlatılmasına, özel denetçi atanmasına ilişkin tüm giderlerin davalı Şirket’ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava; TTK.439. maddesi gereğince özel denetçi atanma istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 438.maddesinde; "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." şeklinde, TTK.'nun 439.maddesinde; "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır..." şeklinde, TTK'nun 440.maddesinde; " (1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
Davalı şirketin sicil kayıtlarından şirket merkezinin Mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 438.vd. eden maddelerinde özel denetçi istemenin koşulları sayılmış olup, öncelikle pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması, özel denetçi talebinin genel kurul tarafından reddedilmiş olması, bunun yanında özel denetim isteminin pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olması ve kurucuların veya şirket organlarının kanunu veya ana sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarının ikna edici bir şekilde ortaya konulmasın gerektiği, nihayet özel denetim isteminin sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya payların itibari değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahiplerinin özel denetçi atanmasına ilişkin genel kurulun verdiği red kararından itibaren üç ay içerisinde mahkemeden özel denetçi atanmasını istemesi gerektiği, üç aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu ve mahkemece taraflar ileri sürmese bile re'sen dikkate alınacağı, davanın süresi içerisinde açıldığı ve davacının davalı şirkette %16,3 pay sahibi dolayısıyla azınlık pay sahibi olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde davacının iddiaları kapsamında bilirkişi incelemesi yapıldığı, ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu, özel denetçi atanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, davacının da TTK 439/2 maddesinde belirtilen hususları da ikna edici şekilde ortaya koyamadığı anlaşılmakla davacının özel denetçi atanması talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesin olduğundan ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, TTK'nın 440/2. Maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.