T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket dövme sanayinde faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile belirli parça ve malların alım-satımı hususunda anlaştıklarını, söz konusu ilişki kapsamında davacı şirket ile davalı arasında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, davalı şirket tarafından ödemelerin bir kısmının yapıldığını, cari hesap alacağı davalı şirket tarafından davacıya ödenmediğini, davalı şirketin davacı şirkete olan cari hesaba ilişkin borcu dolayısı ile davalı şirket aleyhine Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket vekili tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, davacı şirket borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile davalı şirket aleyhine takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacının daha fazla mağdur olmasını engellemek amacıyla, teminatsız şekilde ya da usulüne uygun bir teminat bedeli karşılığında davalı şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyası incelendiğinde, takip dayanağının, cari hesap alacağı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, alacaklı itirazın iptali davasında, takip dayanağı dışında başka bir alacağa dayanamayacağını, bu dayanak dışında delil ve belge sunamayacağını, dolayısıyla, eldeki davada, delil olarak sadece taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin esas alınması gerektiğini, itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağını, davacı tarafından davalı şirkete, 28.11.2023 tarihli, 113.308 TL bedelli fatura kesildiğini, ayrıca 13.12.2023 tarihli, 64.260 TL bedelli fatura kesildiğini, söz konusu bu iki faturaya ilişkin mallar, davalıya ayıplı olarak teslim edildiğini, akabinde 13.12.2023 tarihli, 240.000 TL bedelli fatura kesildiğini, söz konusu 240.000 TL bedelli fatura içeriğindeki ürünlerin davalı şirkete teslim edilmemesi üzerine, davalı şirket tarafından, davacıya 15.01.2024 tarihli 240.000 TL bedelli iade faturası kesildiğini, söz konusu faturaya süresi içinde davacı tarafından itiraz edilmediğini, söz konusu durum, davacı şirkete, Konya .Noterliği, 23.02.2024 tarih, 6601 yevmiyeli ihtarı ile bildirildiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, kötü niyetle davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan davalı ile vekil arasında akdedilen avukatlık sözleşmesi uyarınca akdi vekâlet ücretinin HMK 329. maddesi ve 1136 sayılı kanunu uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce İstanbul . Noterliği'ne, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Defterdarlığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı ödenmeyen cari hesap alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nin 87.) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamı)
Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı olarak cari hesap ilişkisi gösterilmiş ise de, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından takip dayanağının açık hesaptan kaynaklı alacak olduğu kabul edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Çelik İşleme San. Ve Tic. Ltd. Şti. , borçlusunun ... Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun cari hesap alacağından kaynaklandığı, 217.568,74 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraflar arasındaki borç alacak ilişkisine istinaden SMMM bilirkişiden rapor alınmış, 26/01/2025 tarihli raporda sonuç olarak; tarafların uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde tasdik ettirildiği /onaylandığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu, davacı ... Çelik Şirketi’nin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerindeki kayıtlara göre, davacı şirketin davalı adına Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil toplam 417.568,74 TL tutarında 3 adet fatura düzenlediği, davalı şirketten 200.000,00 TL ödeme aldığı ve dava/takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten 217.568,74 TL tutarında açık hesap alacaklı olduğu, davalı ... Şirketi’nin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerine yaptığı kayıtlara göre, davalı şirketin davacı ... Çelik Şirketi’nden KDV dâhil toplam 417.568,74 TL tutarında 3 adet fatura karşılığında mal/emtia satın aldığı, bu malların 240.000,00 TL tutarındaki kısmı için iade faturası düzenlediği ve 200.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, bu doğrultuda davalı ... Şirketi’nin davacı ... Çelik Şirketi’nden 22.431,26 TL tutarında açık hesap alacaklı olduğu, taraflar arasında TTK'nun 89. maddesinde tanımlanan cari hesap ilişkisinin olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davacı ... Çelik şirketinin 2023 yılında davalı şirket adına düzenlediği 3 adet fatura, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan bu faturaların usulune göre tebliği konusunda bir uyuşmazlık sözkonusu olmadığı, davalı Osmanlı Otomotiv şirketinin davacı ... Çelik şirketine düzenlediği 15.01.2024 tarih ve ... no'lu, 240.000,00 TL tutarlı iade faturası davacı ... Çelik şirketinin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, tarafların ticari defterleri arasındaki farklılık bu faturadan kaynaklandığını, davacı ... Çelik şirketi, İstanbul . Noterliğinin 21.02.2024 tarih ve ... Yevmiye No'lu İhtarnamesi ile davalı şirketin 15.01.2024 tarihli, ... numaralı, 240.000,00 TL tutarlı iade faturasına, faturada yazılı bedele, faturada belirtilmiş genel toplam bedele, fatura tipine, fatura açıklamalarına, tüm fatura içeriğine itiraz ettiği, davalı ... şirketi, gerek cevap dilekçesinde 13.12.2023 tarihli, ... no'lu fatura içeriği "Bir (1) Adet Denge Kolu Dövme Kalıbı" nın kendilerine teslim edilmediğini savunduğu, dava dosyası kapsamında bahse konu 13.12.2023 tarihli, ... no'lu fatura içeriği "Bir (1) Adet Denge Kolu Dövme Kalıbı" nın davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalıya karşı cari hesap alacağına ilişkin takip başlatıldığı, ticari defterlerde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 26/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalının 217.568,74 TL tutarında davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiş olup, dosya arasında mevcut ve Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporları ve davacının talebi dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KABULÜNE, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 217.568,74 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
2-Takibe konu asıl alacak olan 217.568,74 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 217.568,74 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 14.862,12 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.627,70 TL harcın mahsubu ile kalan 12.234,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.627,70 TL peşin harç gideri, 427,60 TL başvuru harcı gideri, 5.000 TL bilirkişi ücreti gideri, 91 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.146,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 217.568,74 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 34.811 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 3600 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.