T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı nakliye şirketi, davalı ise Kayseri merkezli bir şeker üreticisi firma olup aralarında nakliye ağırlıklı olmak üzere bir ticari iş ve tanışıklık ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında 18.09.2020 tarihli şeker ambarlarındaki şeker çuvallarının yükleme, boşaltma, istifleme vs gibi iş ve hizmetlerin davacı şirketçe yapılmasına dair hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin edimlerini eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini, davalı taraf, sözleşme bedelinin ödeme yükümünü yazılı ve yöntemine uygun delillerle ispatlamak zorunda olduğunu, yani ispat yükünün davalıda olduğunu, hatta davalı tarafın bu sözleşmeden ötürü yaptığı kısmi ödemeler, alacağımın tam olarak ödenmediğini davacı lehine gösterdiğini, davacı tarafından davalıya karşı aynı sözleşmeden kaynaklı olarak tek bir faturadan ötürü icra takibi ve arkasından Kayseri .ASTCM ... -... sayılı itirazın iptali davası açıldığını, icra takibinin dayanak belgesi ile sınırlı bir inceleme yapılacak olması nedeniyle dar bir yargılama yapıldığını ve davanın faturanın bedelinin ödenmiş olduğu gerekçesiyle reddolunduğunu, eldeki davanın salt bir faturaya dayalı olarak değil sözleşmeden kaynaklı olarak verilen tüm iş ve hizmetlerin sonucunda bakiye kalan cari alacak davası olduğunu belirterek, davanın kabulü ile 160.000 TL'nin taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği 2021 yılı kampanya döneminin bitimi olan 01.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yükse faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisizlik kararı verilerek reddedilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemeleri olduğunu, dava konusu aynı fiile ilişkin olarak Kayseri . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kesin hüküm tesis edildiğini, bu davada davacının davasının reddine karar verildiğini, ayrıca zamanmaşımı itirazlarının da bulunduğunu, davacının iddialarının kabul etmediklerini taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacı taraça varlığı ileri sürülen borca ilişkin de bir ihtar yapılmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, bu mümkün olmazı ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari ilişkiden kaynaklı olarak açılan alacak davasına ilişkindir.
Davacı, sözleşmeden kaynaklı olarak verilen tüm iş ve hizmetlerin sonucunda bakiye kalan cari alacağının bulunduğunu iddia etmekte; davalı ise taraflar arasındaki sözleşme gereğince yetkili mahkemelerin Kayseri Mahkemeleri olduğunu savunmaktadır.
Mahkemelerin yetkilerine ilişkin düzenlemelerin HMK.nun 5.Mad.-19.Mad. arasında düzenlendiği, HMK.nun 6.maddesinde;"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." şeklinde, HMK'nın 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü bulunduğu, HMK'nın 18. Maddesinde ise "Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları olarak "1)Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz, 2) "Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır." hükmü bulunduğu, HMK'nın 19.maddesinde; ise "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde düzenlendiği, HMK.nun 116.maddesinde kesin yetkinin bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğunun, HMK.nun 117.maddesinde ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesinin aksi takdirde dinlenmeyeceğinin, ilk itirazların ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağının, HMK.138.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceğinin, gerektiğinde ön inceleme duruşmasında tarafları dinleyebileceğinin düzenlendiği, aynı zamanda Yargıtay . HD'nin 02/06/2015 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da bu hususun hüküm altına alındığı görülmüştür.
Konu ile alakalı olarak 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." hükmünün bulunduğu,
Yine 6100 Sayılı HMK nın 16. Maddesinde " (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmünün bulunduğu,
Yine aynı kanunun 19. Maddesinde ise " (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükümlerinin
4721 sayılı TMK'nın 19. Maddesinde ise "Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz." hükmünün bulunduğu bulunduğu görülmektedir.
Taraflar (tacirler ve kamu tüzel kişileri), yetki sözleşmesi ile başka bir yer mahkemesini yetkili kılabilirler (HMK m.17.) Bu halde , m.72,VIII'deki yetki kurallarını kaldırır (HMK m.17/1, c.2). Yani. Yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, bu yetki sözleşmesi münhasır yetki sözleşmesi niteliğindedir.
Taraflar arasında ... A.Ş. Ambarları Yükleme, Boşaltma, istifleme İşleri Hizmet Alım Şartname ve Sözleşmesi'nin 13. maddesinde '' İş bu sözleşme ve şartname maddelerinin uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlıkların çözüm yeri Kayseri mahkeme ve icra daireleridir'' hükmünün bulunduğu, Kayseri mahkemelerinin münhasır yasal yetkili mahkeme olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki tüm deliller, taraf vekillerinin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yetki sözleşmesinin tarafların ticaret şirketi olup tacir olması nedeniyle HMK'nun 448. Ve HMK'nun 17. maddeleri kapsamında geçerli olduğu, davalının süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu, taraflar arasındaki yetki sözleşmesi nedeniyle artık Kayseri Ticaret Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu, diğer yetki kurallarının uygulanmayacağı, ancak sözleşmeyle aksinin de kararlaştırılabileceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı içtihadı, Yargıtay .Hukuk Dairesinin 02.12.2015 tarih ve ... Es. ... Kar.sayılı ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/05/2017 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamlarının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmakla HMK.19.20.138.madderi gereğince dava dilekçesinin reddi ile mahkememizin yetkisizliğine, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin YETKİLİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının yetkili Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde re'sen davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya yetkili mahkemece devam edilmesi halinde yetkili mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunu usulen anlatıldı 31/10/2024
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.