T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; davalı/alacaklı tarafından müvekkilleri aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davaya konu senette müvekkili Yusuf'un imzası bulunmadığını, icra takibinden sonra müvekkili şirketin hesabına konulan haciz nedeni ile icra dosyasına 1.313,40 USD ödeme yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06/10/2015 tarih ve ... sözleşme numarası ile Yapım İşleri yüklenici sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme ile üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin mağdur olduğunu, icra takibine dayanak gösterilen 88.000 TL bedelli bonoda malen yazıldığını, bu nedenle davalıların takibe konu bonoya istinaden müvekkiline hangi malları sattığını ispatlaması gerektiğini, ispat yükünün davalılarda olduğunu, bu nedenlerle müvekkillerinin davalıya 88.000 TL borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına ödenen 1.340,00 USD'nin istirdadına, davalıların haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kambiyo senetlerinden kaynaklı davalarda görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olması nedeniyle görev yönünden davanın reddini, esas yönünden ise; somut olayda davacılardan sadece ...'ın imzayı inkar ettiğini, diğer davacıların imzaya bir itirazı bulunmadığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacı borçlular takibe konu bononun bedelini ödediklerini yazılı delille katılamaları gerektiğini, davaya konu bonoda malen ibaresi olduğuna göre böyle bir bonoda malın teslim alındığı borçlu tarafından ikrar edildiğini, alacaklının teslim ettiğini kanıtlama yükümlülüğünün olmadığını, yazılı ikrarın aksini, diğer bir deyişle malın teslim edilmediğini borçlunun kanıtlaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14/12/2017 tarih ve ... Esas ... karar sayılı görevsizlik kararı mahkememize tevzi edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görüldü.
Bilirkişi SMMM ... tarafından düzenlenen 20/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Davacı tarafından ibraz edilen yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yasal şartlara uygun olarak yapılmış olduğu, Davacı yasal defterlerinin,6102 Sayılı TTK, HMK 6102 S. TTK 64/III/IV-6100 Sayılı HMK 222/1,2,3 te belirtilen esaslar çerçevesinde usulüne uygun olarak 'ru'rulduguı sahibi lehine delil olma vasfı taşıdığı, dava dosyası içeriğine ibraz edilen ve davaya konu , 30.09.2016 vadeli, 25.10.2015 tanzim tarihli, 88.000,00 TL tutarlı senet üzerinde alacaklının Davalı ... İnş.Tarım Tic.A.Ş.olduğu, ödeyecek olanın ..., Davacı ... Ür.Tar.Hayv.Eml.San.ve Tic.Ltd.Şti.( firma kaşesi ve üzerinde imza bulunmakta), ... adı ve altında imza bulunduğu, Dava dosyası içeriğine ibraz edilen ve davaya konu, 30.09.2016 vadeli, 25.10.2015 tanzim tarihli, 88.000,00 TL tutarlı senedin Davacı tarafından ödendiğini gösterir bir kaydın ve senet kaydının Davacı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, ödendiğine dair herhangi bir belgenin de dava dosyası içeriğine ibraz edilmediği, Taraflar arasında yapım sözleşmesi kapsamında gerçekleşen ticari ilikiye konu yapım işleri fatura tutarının taraf yasal defterlerinde 1.881.244 92 TL olarak birbirini doğruladığı, ancak ödeme ve tahsilat tutarlarının birbirini doğrulamadığı, Dava dosyası içeriğine ibraz edilen ve davaya konu, 30.09.2016 vadeli, 25.10.2015 tanzim tarihli, 88.000,00 TL tutarlı senedin teminat senedi olup olmadığı hususunun değerlendirmesinin tarafımda olmadığı, hukuki değerlendirmenin ve takdirin Sayın Mahkmenizde olduğu, Dava dosyası içeriğine ibraz edilen ve davaya konu, 30.09.2016 vadeli, 25.10.2015 tanzim Tarihli; 88.000,00 TL tutarlı senedin Davacının kendi yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı aleyhine başlatılan takip ve iş bu dava tarihi itibariyle, Davacının Davalıya, Davacı yasal defterlerine göre 6.357,72 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. " şeklinde rapor tanzim ettiği görüldü.
Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 26/08/2019 havale tarihli bilirkişi raporundan özetle;" 1-Raporumda davacı Firmaya ait 2015-2016-2017 yılları Ticari defterler ve dosyaya ekli diğer belgeleri inceledim. Her türlü hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu işaret ederek varılan sonuç şu şekildedir. Davacı Firma olan ... Ür. Tar. Hay. Elm. San. ve Tic. Ltd. Şti. nin 2015-2016-2017 yılları Ticari defterlerinde yerinde yapılan incelemeler neticesinde Ticari Defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğu, yine 2015-2016-2017 yılları Yevmiye defterlerinin de kapanış onayının süresinde yapıldığı bununla beraber Ticari defterlerin Muhasebe usul ve esaslarına uygun bir şekilde tutulduğu (TTK md. 64/1) ticari defterlerin kendi içinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu tespit edilmiştir. 2-Tarafların tacir olduğu, karşılıklı mal/alım alım/satımından kaynaklanan, bir ticari ilişkinin var olduğu, tarafların tacir olmasından kaynaklı açık hesap şeklinde çalışıldığı muhasebe/yevmiye kayıtlardan görülmüştür. 3-Taraflar arasında İhtilaf konusu olan dava ve takibe konu 30.09.2016 vadeli 25.10.2015 tanzim tarihli 88.000,00 TL tutarlı senedin Davacı yanın Ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, tespit dilmiştir. 4-Sonuç olarak Davacı tarafça ibraz edilen 2015-2016-2017 yılları Ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, kapanış tasdikine tabi olan 2015-2016-2017 yılları Yevmiye Defterlerinin de kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yapıldığı bu itibarla Ticari defterlerin Tacirlerin kendi lehlerinde delil olarak kullamılabilmesine olanaklı olduğu, Davacının yasal defterlerinde Davaya ve takibe konu edilen 30.09.2016 vadeli 25.10.2015 tanzim tarihli 88.000,00 TL tutarlı senedin Davacının Ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bunun dışında ilgili yasal defterlerin mevzuata, VUK 215-219 maddelerine TTK ve Muhasebenin Genel Kabul Görmüş İlkelerine uygun olarak tutulduğu, Dava takip tarihi itibariyle Davacının, Davalı yan ... Tar. Enerji Havy. San ve Tic. Ltd. tiine 6.357,72 TL borçlu olduğu davacının Ticari defterlerinden tespit edilmiştir. 7-Bunun dışında taraflar arasında başka bir Ticari bir ilişki sonunda oluşmuş muhasebe kaydına ve bilgisine rastlanılmamıştır." şeklinde rapor tanzim etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27/11/2020 tarihli raporda özetle; " İnceleme konusu senetteki matbu "ödeyecek" bölümündeki matbu "isim" ibaresinin sağında bulunan isim yazısı şeklinde tersim edilmiş imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur." şeklinde rapor tanzim edildiği görüldü.
Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında, Mahkememiz dosyasına ilişkin Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "Yukarıda yapılan açıklama ve hesaplamalara göre takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davalı şirketin muhasebe usul ve ilkelerine uygun kayıt altına alınan ve kapanış tasdiki bulunan 2015 — 2016 ve 2017 yılı ticari defter kayıtlarına göre; icra takibine konu edilen senedin davacı yan tarafından ödeme olarak dikkate alındığı ve bu haliyle davalının davacıdan 107.330,98 TL alacaklı olduğu, Davacı şirketin ticari defterleri incelenmediğinden, tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediği tespit edilemediği, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 19.12.2017 tarihli hesaba göre, davalı alacaklının toplam alacağının 123.821,70 TL olduğu, bu alacaktan davacı yan tarafından yapılan 23.423,84 TL ödemenin mahsubu sonucunda bakiye borç miktarının (123.821,70 — 23.423,84) 100.397,86 TL olduğunun belirtildiği, Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu iş hususunda; Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespit raporunda; tespit konusu taşınmazlarda bulunan eksik imalatlar bedelinin; sözleşme tarihi olan 06.10.2015 tarihi itibariyle KDV hariç 171.360,76 TL, KDV dahil 202.205,70 TL olacağı, tespit tarihi olan 14.09.2017 tarihi itibariyle de KDV hariç 203.209,78 TL, KDV dahil 239.787.54 TL olacağının belirtildiği" şeklinde rapor tanzim ettiği görüldü.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/02/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "2017 yılında gerçekleşen karşılığında herhangi bir bedel, fatura tutarının oluşmadığı iş bu durumun taraflar yasal defterlerinde doğrulandığı Davacı yanın ticari delterlerinde yazılı/kayıtlı olan 8.899,44 TL nin ...'ın raporunda gelen Havale olarak görüldüğü alacak kaydıyla davacıdan olan alacak tutarından düşülmüş olduğu, Bu Davanın konusu olan 88.000,00 TL tutarlı senedin Davacı yanın Ticari defterlerinde OLMADIĞI, ... raporunda/tespilinde kayıtlı/yazılı olduğu Davacıdan olan alacak tutarından düşüldüğü, Davalı ticari defter kayıtlarında 30.09.2016 vadeli 25.10.2015 tanzim tarihli senedin davalının ticari defterlerinde tanzim tarihinde kayıt altına alınması gerekirken 2017 yılında kayıt altına alınmış olduğu, Bu davanın konusu olan 30.09.2016 vade tarihli 25.10.2015 tanzim tarihii 88.000,00 TL tutarlı senedin davacı yan tarafından ödendiğini gösterir/ispat eder bir muhasebe kaydının ve veya dosyada bir belgenin de olmadığı Davacı tarafın Davalıya 6.357,72 TL borçlu olduğu dosya kapsamından tespit edilmiştir." şeklinde ek rapor tanzim ettiği görüldü.
Bilirkişi ... ve Bilirkişi ... tarafından birlikte düzenlenen 21/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;"1- Davacı şirkete ait kayıt ve defterlerin Mali Müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemesi neticesinde taraflar arasındaki yapım iş sözleşmesinden dolayı davacı şirketin davalı şirkete 6.357,72 TL borcunun bulunduğu, 2- Davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde ise davalı şirketin davacı şirketten halen 100.397,896 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, 3- İcra takibine konu edilen 88.000,00 TL bedelli bononun davacı şirketin ticari defterlerinde yer almadığı, Ancak davalı şirketin ticari defterlerinde ödeme olarak gösterilerek kayıt edildiği, 4-Her iki ticari şirketin defter ve belgelerinin borç alacak ilişkisini doğrulamadığı, 5-Taraflar arasında yapım iş sözleşmesi dışında başkaca bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının dosya kapsamından tespit edilmesinin mümkün olmadığı, 6- Davacının ticari defterlerinde 88.000,00 TL bedelli senedin kayıtlı olmadığı ve senet bedelinin ödendiğine yönelik de her hanıgi bir kayıt bulunmadığı, 7- Mahkemenizce taraflar arasındaki ticari ilişkinin sadece yapım iş sözleşmesinden kaynaklandığı, yapım iş sözleşmesinde belirtilen borçların büyük bir kısmının davacı firma tarafından ödendiği ve ödenmeyen bakiye 6.357,72 TL borcu kaldığı ve söz konusu 88.000,00 TL senedin davacı fırma tarafından davalıya iş bu yapım iş sözleşmesinden doğan borca karşılık verildiği yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde, Davalı şirketin Konya .İcra Müdürtüğünün ... esas sayılı dosyasından sadece asıl alacak 6.357,72 TL üzerinden takip başlatması gerektiği, İcra dosyasına 09.08.2017 tarihinde hacizden gelen 4.619,19 TE' nin davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği 1.314,00 USD' nin TL'e çevrilmiş tahsilatı olduğu, İcra dosyasından 07.12,2017 tarihinde bir kısım menkul malların satılarak paraya çevrildiği ve buradan da dosya borcundan 14.947,00 TL' nin mahsup edilmesi gerektiği, sonuç olarak:1- Davacı şirketin Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip tarihi itibariyle sadece 6.357,72 TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 7.425,87 TL borcunun bulunduğu kabul edilecek olursa, yapılan tahsilatların B.K 100 maddesi gereğince mahsup edildiğinde davacı tarafın 10.01.2018 tarihi itibariyle 9.465,74 TL fazla ödemesinin olduğu, 2- İcra takibine konu 88.000,00 TL bedelli senedin davacı tarafın ticari defterlerinde yer almaması ve ödendiğini gösteren her hangi bir yazılı belge olmaması nedeniyle davacı tarafın iş bu icra takibine konu senet yönünden davalı şirkete borçlu olduğu yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde ise, İcra takip dosyasından tahsil edilen bedeller yönünden davacıya iade edilecek her hangi bir miktarın bulunmadığı" şeklinde rapor tanzim ettikleri görüldü.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Mahkememizce verilen 31/03/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/03/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Dava; Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası açmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 72. Maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (1)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.
Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşulları
a)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez.
b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir.
c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir.
İstirdat Davasının Şartları
İstirdat davasının, biri takip hukukuna diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere, iki şartı vardır. Bunlar başka, davanın açılması için bir yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür.
I-) İstirdat Davasının Takip Hukukuna İlişkin Şartı
1-)İstirdat davası için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Para, borçlu (veya üçüncü kişi) tarafından icra dairesinin banka hesabına (m.9,I) ödenmiş olabileceği gibi, borçlunun mallarının haczedilip, satılması suretiyle de ödenmiş olabilir.
İstirdat davası açılabilmesi için paranın (borcun) icra dairesine ödenmiş (icra veznesine girmiş) olması yeterli olup, paranın icra dairesince alacaklıya ödenmiş olması da şart değildir.
2-) Borcun Cebri İcra Tehdidi Altında Ödenmiş Olması:
İcra dairesine yapılmış olan ödemenin, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da itirazının kesin olarak kaldırılmış(m.68) olması yüzünden yapılmış olması gerekir (m.72,VII). Yani, borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itirazının kesin kaldırılması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi icra takibi dolayısıyla, bu parayı (borcu) gerek doğruca (nakten), gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. (... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri dikkate alındığında,
Mahkememizce verilen 31/03/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/03/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı görülmüştür.
Dosyamız ile alakalı olarak; 6100 Sayılı HMK'nın 225-239. Maddeleri arasında yemin hukuki müessesesi düzenlenmiştir. (Yargıtay . HD'nin 15/01/2018 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, ... ; yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yüksek Yargıtay . HD'nin 20/09/2017 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, özü; bir kimsenin bir hususu bilmesi, onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.)
Davalı vekili 25/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde; "Mahkemenizin ... Esasına kaydedilen davanın 23/10/2024 tarihli duruşmasında "davalı vekiline yemin konusunda beyanda bulunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine" karar verilmiştir. Ancak müvekkile yapılan görüşmede yemin deliline başvurmayacağını belirtmiştir.
" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 10/02/2025 tarihli duruşmasında davalı vekili: "Eksik hususlar giderilsin, icra takibine konu edilen malen kayıtlı bono davacı tarafından açıkça talil edilmiş olmakla, ispat külfeti açıkça davacıda olmasına rağmen BAM tarafından ispat külfetinin tarafımıza yükletilerek yemin deliline dayanıp dayanmayacağımız hususunda karar verilmiş olmasının hukuken izahı kabil değildir, bu nedenle davacının hem menfi tespit hem de icra dosyasında ödemeye yönelik herhangi bir belge bulunmadığı dikkate alınarak istirdat talebinin de reddini talep ederiz" şeklindeki beyanları da dikkate alındığında,
Davalı yan yemin edasından imtina etmiştir.
Davacı şirket tarafından icra tehdidi altında 1.313,40 USD ödendiğinden ve 1 yıllık hak düşürücü sürede dava konusu edildiğinden istirdatına karar verilmiştir. Faiz talebi olmadığından değerlendirme yapılmamıştır. Netice-i talepte 1.340 USD talep edildiğinden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmiştir. (Kaldırma kararında bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı da dikkate alınarak - muhalefet şerhi hariç-)
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile kaldırma kararı da dikkate alınarak; davacıların, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ayrı ayrı borçlu olmadıklarının tespitine, davacı ... 'nin 1.313,40 USD icra dosyasına 09/08/2017 tarihinde ödediği anlaşılmakla; 1.313,40 USD'nin istirdatı ile davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların, tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacıların, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının KABULÜ ile; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ayrı ayrı borçlu olmadıklarının TESPİTİNE,
2-Davacı ... 'nin 1.313,40 USD icra dosyasına 09/08/2017 tarihinde ödediği anlaşılmakla; 1.313,40 USD'nin istirdatı ile davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Davacıların, tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.011,28-TL harçtan dava başında yatırılan 1.502,82-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.508,46-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 93,10-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ne VERİLMESİNE,
9-Davacılar tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan 1.590,52-TL ilk yargılama harcı ile 5.406,10-TL tebligat, posta ve diğer masraflar ve İstinaf kanun yoluna başvuru harcı olan 492,00-TL olmak üzere toplam 7.488,62-TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, ,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
11-Davacılar tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2025
Katip ... Hakim ...