T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYEİT : RED
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili olan şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi olduğunu, davalı şirketin bakiye 506.717,20-TL'lik cari hesaptan kaynaklanan ve muhtelif faturalara dayanan borcunu ödemediğini, davalı şirketin Konya .Noterliğinin 11.01.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müvekkili olan şirkete ihtarname çektiğini, müvekkili olan şirket ise Konya .Noterliğinin 19.01.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtarname çektiğini, bu gelişmelerden sonra da borcunu ödemediğini bildirdikleri davalıya karşı Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak davalı şirket icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiş ve takip durduğunu, davalı şirketin menkul ve gayrımenkul mallarına İhtiyati Haciz/Tedbir kararı verilmesine, yargılama sonunda da davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve reeskont faizi uygulanmasına,%20'den aşağı olmamak üzere haksız icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının davasının reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizin 23/05/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi Doç. Dr. ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Tarafların Ticari Defterleri Usulüne göre tutulmakta olup, sahipleri lehine delil olarak kullanılabileceği kanaatinde olduğumu, Tarafların arasında 2023 ve 2024 yıllarında ticari ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. 2023 yılında tarafların BORÇ/ALACAK bakiyeleri birbirini tutmaktadır. Herhangi bir farklılık yoktur. Tarafların 2024 yılı BORÇ/ALACAK bakiyeleri arasında farklılık bulunmaktadır. Farklılığın nedeni, Davacı şirketin 04.01.2024 tarihinde düzenlediği 2 adet faturadan kaynaklanmaktadır. Davacının düzenlediği 04.01.2024 tarihli 289.232,40 TL ve 337.260,00 TL bedelli faturalar davalı şirket kayıtlarında bulunmamaktadır. Davalı şirket söz konusu bu 2 faturayı 31.12.2023 tarihinde İADE ve Fiyat Farkı faturası şeklinde düzenleyerek Davacı şirkete göndermiş, davacı şirket ise bu İADE faturalarını kabul ederek 31.12.2023 tarihinde kayıtlarına almıştır. Ancak Davacı şirket bu İADE fatura tutarlarının aynısını daha sonra tekrar Satış faturası olarak düzenlediğini bildirir rapor tanzim ettiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava; İtirazın İptali davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali davası açmıştır.
Davacı vekilinin, borca itirazın iptali ile takibin devamına ve takip talebinin %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği,
Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği,
Mahkememiz dosyasına Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Tarafların Ticari Defterleri Usulüne göre tutulmakta olup, sahipleri lehine delil olarak kullanılabileceği kanaatinde olduğumu, tarafların arasında 2023 ve 2024 yıllarında ticari ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. 2023 yılında tarafların borç/alacak bakiyeleri birbirini tutmaktadır. herhangi bir farklılık yoktur. tarafların 2024 yılı borç/alacak bakiyeleri arasında farklılık bulunmaktadır. farklılığın nedeni, davacı şirketin 04.01.2024 tarihinde düzenlediği 2 adet faturadan kaynaklanmaktadır. Davacının düzenlediği 04.01.2024 tarihli 289.232,40 TL ve 337.260,00 TL bedelli faturalar davalı şirket kayıtlarında bulunmamaktadır. Davalı şirket söz konusu bu 2 faturayı 31.12.2023 tarihinde iade ve fiyat farkı faturası şeklinde düzenleyerek davacı şirkete göndermiş, davacı şirket ise bu iade faturalarını kabul ederek 31.12.2023 tarihinde kayıtlarına almıştır. ancak davacı şirket bu iade fatura tutarlarının aynısını daha sonra tekrar Satış faturası olarak düzenlediğini bildirir rapor da dikkate alındığında,
Kötüniyet şartları bakımından;
İİK'nin 67/2. Maddesinde "... Takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine her iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir." hükmü gereğince, itirazın iptali davasının alacaklı aleyhine sonuçlanması halinde borçlu lehine tazminata hükmedilecektir. Ancak bu tazminata hükmedilebilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir.
Kötü Niyet Tazminatının Şartları;
A)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunması;
B)Dava, davalı-borçlu lehine sonuçlanmalıdır;
C) Davacı, takibinde haksız ve kötü niyetli olmalıdır; ( İtirazın iptali davasının reddi halinde, talep eden borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötü niyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir... (. HD. 21/06/2006 T. ... )) Borçlu lehine tazminata hükmedebilmek için alacaklının takibinin haksız olması yeterli değildir. Davacı- alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davası açıp yürütmekte kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir.
Alacaklının kötü niyetli olduğunu davalı borçlu ispat etmelidir. Davalı, davacı/alacaklının, takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlatıldığı ve dava açtığını ispatlamalıdır.
D) Davalı-Borçlu, talepte bulunmalıdır; borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun tazminat talebinde bulunması gerekir. Davalı- borçlu bu talebini cevap veya cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmek zorundadır. (HMK. M. 141) ( Yargıtay Üyesi ... ; İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları, Genişletilmiş 4. Baskı) bilgileri ile,
İade Faturası
"İade faturası esas itibarıyla bir fatura değildir. Zira bir mal satımı veya imali veyahut bir menfaat temini karşılığı olarak verilmez. Ancak, bu işlemleri yapan bir şahıs tarafından gönderilen bir faturanın karşı tarafça tamamen veya kısmen kabul edilmemesi veya satılan malların herhangi bir sebeple tamamen veya kısmen iade edilmesi halinde, alıcı tarafından hazırlanan ve söz konusu asıl faturanın kısmen veya tamamen kabul edilmediğini veya malın iadesini göstermek üzere hazırlanarak, söz konusu işlemlerin muhasebeleştirilmesini sağlayan belgeye, uygulamada iade faturası denilmektedir. Bu bakımdan iade faturalarında TTK.m.21(2) hükmünün öngördüğü kanuni karinenin uygulanması da mümkün değildir. Zira bir mal satımı veya imali veyahut bir menfaat temini karşılığı olarak verilmeyen ama şekli olarak faturaya işlenen bir hususta, karinenin doğduğu kabul edilemez. Yargıtay'ın da iade faturasıyla ilgili olmamakla beraber, bir mal satımı veya imali veyahut bir menfaat temini karşılığı olarak verilmeyen faturaya ilişkin verdiği kararı bu görüşümüzü destekler mahiyettedir. Hatta iade faturası asıl faturanın alındığı tarihten itibaren 8 gün içinde kesilip gönderilmekle, asıl faturaya itiraz edildiğini de göstereceği kanaatindeyiz. " (Bilge Yayınevi, Fatura ve Teyit Mektubu, Prof. Dr. ... , Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi) bilgileri de gözetildiğinde,
Davacı yan, davalı yanın iade faturasını defterine işlemiştir. Böylelikle taraflar arasındaki ihtilaf sona ermiştir. Yeni fatura, yeni alacak demektir. Dolayısıyla davacı yan alacağını ispat edememiştir.
Davalı yan tazminat talebinde bulunmuşsa da, davacı yanın kötüniyetli olduğunu ispat edememiştir. Zira taraflar arasında geçmişe dayalı süreklilik arz eden ticari ilişki vardır. Bu nedenle davalı yanın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine, davalının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davasının REDDİNE,
2-Davalının tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan dava başında yatırılan 6.119,88TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.504,48-TL'nin davacı tarafa İADESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 80.008,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025
Katip ... Hakim ...