T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali ( Sigorta Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2022 tarihinde davacı şirket nezdinde sigortalı bulunan makinede hasar meydana geldiğini, yaptırılan tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile bu hasarın davalının kusurundan kaynaklandığının ortaya çıktığını, meydana gelen zarar neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından 21.12.2022 tarihinde ödenen tazminat 855.100,00 TL tutarında rücu edildiğini, bu sebeple başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek; Konya . İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takibin 883.142,59 - TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21.12.2022 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rücuya konu hasar dosyasında ödemeye dayanak yaptıkları bilirkişi raporları tamamen hatalı olduğunu, aleyhe beyanlar ve raporlar gerçeği yansıtmadığını, raporda olay yeri eksper ve uzman incelemelerinden ve hasar tespitinden sonra vincin incelenmek ve teklif alınmak üzere davalı firmaya gönderilmesi sigortalısına söylenmesine rağmen sigortalı vinci davalıya değil hasar tespitini de yapan ... isimli bir firmaya tamir ve tespit amacıyla götürdüğünü, (... firması ile sigortalı ... firması aynı kişinin ...'in olduğunu) raporda neden başka bir firmaya götürdüklerinin sorulması üzerine sigortalısı ... Ltd.Şti. sahibi ... davalı firma ile sorun yaşadıklarını bu yüzden başka bir firmaya götürdüklerini söylediklerini, vinçte meydana gelen hasarın giderilmesi için ... (hasar tespitini yapan firma), ... ... ve ... firmalarından teklif alındığı belirtilmiş olup ... firmasına yaptırıldığı anlaşıldığını, ... firması ile davalının temasa geçtiğini ve böyle bir teklif verdiğini hatırlamadığını beyan ettiğini, davacıdan teklif dosyalarının istenilerek bu firmalara teklif verip vermediklerinin sorulmasını talep ettiklerini, davalının hasarlı parçaların tamir bedellerini rapor üzerinden incelediğini, olay tarihi itibarı ile maksimum 150-200.000 TL tamir masrafı belirlendiğini, dahası iş bu dava açıldıktan sonra davalının vincin akıbeti hakkında yaptığı araştırmada vincin daha sonra tamir ve boya edilerek 3. Kişiye sıfır vinç olarak satıldığı bilgisine ulaştığını, ilgili kişiye durumun izah edildiğini, dava dışı kişinin ayıplı maldan dolayı dava açacağını beyan ettiğini, davalının vinç imalinden sorumlu olup, araç ve kamyon arası elektrik tesisatının yapılmasından sorumlu olmadığını, vincin montajı ve elektrik tesisatı çekildikten sonra vinç ve bütün parçaları, bağlantıları araç ruhsatına işlenmeden önce TSE kontrolünden geçtiğini, akabinde de TÜVTÜRK araç muayenesinden geçtiğini, bu işlemlerden sonra ancak trafiğe çıkabildiğini, davalının aracı teslim ettiğinde öyle uygunsuz standart dışı bir bağlantının olmasının söz konusu olamayacağını, dosyaya sunulan poliçe özetinden sigortanın kapsamının makina kırılması olduğu anlaşıldığını, yangının teminat kapsamında olup olmadığının anlaşılamadığını, kapsamda değil ise davacının rücu hakkı da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye, Konya C. Başsavcılığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Sigorta alanında uzman bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ile yangın alanında uzman bilirkişi heyetine rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesinden kaynaklı olarak ödediği bedeli rücen tahsilinden kaynaklı olarak başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Sigorta A.Ş., borçlusunun ... Tic. A.Ş. olduğu, borcun sigortalının sigorta poliçesi kapsamında ... nolu hasar dosyası ile bağımsız eksper/aktüer rapor ile hesaplanarak ödenen tazminatın ... hukuk nolu dosyası ile tazminata konu olayda belirlenen kusur oranınca rücuen tazmininden kaynaklandığı, toplam 883.142,59 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dava konusuna ilişkin olarak sigorta alınanda uzman bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ve yangın alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 14/08/2025 tarihli raporda sonuç olarak; 06.07.2022 tarihinde, davalı ... Tic. A.Ş. tarafından imal edilen,
dava dışı ... Ltd. Şirketinin kullanımında olan ve dava dışı ... A.O. ya ait olan, ... marka, ... Hidrolik tipinde ... seri numaralı 20.01.2021 üretim tarihli vincin yanması nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen sigorta tazminatının, davalı şirketten rücuan talebine matuf mahkemeniz nezdinde açılan işbu itirazın iptali davasında; yangın bilirkişisi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeye göre; (“Yangının çıkış noktasının, kamyon üzerindeki vincin elektrik besleme hattı olduğu yönünde güçlü teknik bulgular mevcuttur. Kablo bağlantılarında kullanılan uygunsuz yöntem, izolasyonun tutuşmasına ve yangının başlamasına sebebiyet vermiştir. Bu kusurun imalat aşamasında yapılmış olması halinde, üretici firma ... Makina A.Ş.’nin Türk Ticaret Kanunu uyarınca sorumluluğu doğabilir. Yangının kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair somut teknik delil bulunmamaktadır. Yangının elektrik tesisatındaki kısa devre/ark nedeniyle çıktığı, hasarın bu doğrultuda geliştiği kanaatine varılmıştır.”) sigortalı vinçte meydana gelen hasarın üretim hatasından kaynaklandığı ve davalı şirketin kusurlu olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeye göre; sigortalı Vinçte meydana gelen hasar miktarının 1.006.600,00 TL olduğu, sigorta hukuku bilirkişisi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeye göre; sigortalı vinçte meydana gelen hasarın, davaya konu sigorta poliçesinin vadesinde meydana geldiği belirtilmiştir.
Davalı tanıkları Mahkememizce ve talimat kanalı ile dinlenmiştir. Tanık ...'in "Ben ... Vinç şirket kurusucuyum Türkiye'de ki bütün vinçler Konya da üretilip dağıtıldığı için bizde vinçlerimizi Konyada ürettik, davalı şirketten de alınmış makinelerimiz vardır, ... firmasına ait araçta yangın çıkmıştı bu yangın nedeniyle vinçte tamamen yandı kullanılamaz hale geldi, bence yangın aracın motorunun sıkışması nedeniyle meydana geldiğini düşünüyorum, davalı şirketin çıkan yangında herhangi bir kusuru yoktur, yangını çıkan aracı davalı şirket üretmiyor sadece vinç üretiyor yangının başlama yeri vinç değil aracın ön kısmıdır, vinçlerin altına aldığımız araçlar hep eskidir, maliyeti düşürmek adına vinçleri taşıyan araçları eski araçlardan alıyoruz ancak bu şekilde sonuçlar meydana gelebiliyor dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'ın "Ben davalı şirkette çalışıyorum iş yerinde vinç üretimi yapılmaktadır, daha önceden üretmiş olduğumuz vinçlerle ilgili herhangi bir sıkıntı olmadı, dava konusu sigortalanan vinç ile ilgili daha önce şirkete herhangi bir ihbar yapılmadı, bu olaydan bir gün sonra da bizimle yeniden sözleşme yapılmak istendi, vinç şu anda bildiğim kadarı ile piyasadadır, revize edilmiştir, ... markası adı altında tekrar piyasaya sürülmüştür, ancak tam olarak nerededir bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'nun "Davalı şirkette çalışıyorum, daha önceden üretimi yapılmış olan vinçlerle ilgili problem yaşanmadı, dava konusu vinç ile ilgili de çalışmasına ilişkin yangından önce bize herhangi bir ihbar yapılmadı, yangından sonra da herhangi bir bildirim olmadı, yangından sonra sigortalanan şirketin yetkilisi ... şirkete gelerek başka bir makine için sözleşme yapmak istedi, yangınla ilgili herhangi bir şey bildirmedi, vincin şu anda nerede olduğunu bilmiyorum, sadece piyasada olduğunu biliyorum," şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ... "Davalı şirkette çalışıyorum, bizim vinç yandıktan sonra olaydan haberimiz oldu, ancak vinç değil kamyon yandığı şeklinde bilgi geldi, kullanıcı firmadan şimdiye kadar vincin kullanımı ile ilgili herhangi bir ihbar şirkete yapılmadı, hatta yangından sonra şirket ile halen görüşmeye devam ediliyordu, bildiğim kadarı ile yanan kamyon ile vinç ayrıldı, daha sonra revize edildi ve sonra İstanbul da satıldı, şu an net olarak yerini bilmiyorum, şimdiye kadar yanma ile ilgili herhangi bir sıkıntı üretilen vinçlerde yaşanmadı," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; 06.07.2022 tarihinde davacı şirket nezdinde sigortalı bulunan makinede hasar meydana geldiğinin, yaptırılan tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile bu hasarın davalının kusurundan kaynaklandığının ortaya çıktığının, meydana gelen zarar neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından 21.12.2022 tarihinde ödenen tazminat 855.100,00 TL tutarında rücu edildiğinin, bu sebeple başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirtilerek; Konya . İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, dosya kapsamında aldırılan 14/08/2025 tarihli raporda sonuç olarak sigortalı vinçte meydana gelen hasarın üretim hatasından kaynaklandığı ve davalı şirketin kusurlu olduğu, sigortalı vinçte meydana gelen hasar miktarının 1.006.600,00 TL, muafiyetler uygulandıktan sonra vinçte meydana gelen hasar nedeniyle ödenmesi gereken sigorta tazminatının 754.950,00 TL , faiz alacağının 16.009,92 TL olduğu, hasarın, davaya konu sigorta poliçesinin vadesinde meydana geldiğinin belirtildiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ile 754.950,00 TL asıl alacak ve 16.009,92 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 770.959,92 TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak 754.950,00 TL üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle (ve kabul edilen dava değerinin 770.959,92 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 52.664,27 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 15.081,87 TL harcın mahsubu ile kalan 37.582,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 15.081,87 TL peşin harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı gideri, 12.000 TL bilirkişi ücreti gideri, 244 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 12.671,60 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 11.061,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 840 TL yargılama giderinin reddedilen miktara oranla hesaplanan 106,70 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 770.959,92 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 119.643,99 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 112.182,67 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, 3.142,70 TL'sinin davalıdan, 457,30 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.