T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : YETKİSİZLİK
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 07/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı firmanın Isparta Merkez - Gelendost İlçesi, Gelendost- Isparta arası yıllardır yolcu taşıma işi yaptığını, müvekkili firmaya ait ... plakalı 2015 Model ... Otobüsüne, muhatap... Otomotiv Şirketinden, yeni Sıfır ... Ürün kodlu Komple Mercedes Motor, ... ürün kodlu ... , ... Ürün kodlu ... Debriyaj Seti, ... Ürün kodlu ... Debriyaj Bilyası ve ... Ürün Kodlu ... Direksiyon Açı Sensörü satın alındığını, bu ürünlerin hiç kutusundan açılmadan Denizli'den davalı... firması müvekkil firma için tıra, yük kamyonuna yüklemiş ve davalı ... Firmasına, müvekkil firmaya ait ... plakalı yolcu minübüsene, kurulum ve takılması için teslim edildiğini, davalı ... firmasının bu sıfır alınan getirilen mercedes motoru kutusundan çıkarma, montaj, kurulum ve yerleştirme işlemlerini yaptığını ancak aradan 2 gün geçmeden motor arıza sinyali verdiğini, tekrar yolcu minübüsü olduğu yerde bırakılarak yolcuları içinde başka bir yolcu minübüsü çağrılarak davalı firmaya tekrar minübüs ve motoru teslim edilmiş tekrar elden geçirilmiş tekrar yaptırılmış ancak aradan 1 gün geçmeden yine bu minübüsün arıza verdiğini, müvekkilinin bu defa bu motoru ve yolcu minübüsünü Antalya'ya götürdüğünü, burada daha tamire girmeden Antalya .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş dosyası ile motorda tespit istendiğini ve sıfır motordaki sorunların ve nedenlerinin tespit edildiğini, müvekkilinin davalı firmalar ile görüşülüp 90.000 TL ve diğer tüm masraflarını istemiş motorun yenisinin başka bir sıfır mercedes minübüsüne motor takılmasını istemiş ancak olumlu bir sonuç alamadığını, müvekkilinin bu durumdan zararı olduğunu belirterek şimdilik 10.000 TL haksız fiilden kaynaklı zarar ile minübüsün çalışmamasından kaynaklı 5.000 TL maddi zararın tespiti ile 20/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın, Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik ilamı ile Mahkememize tevzi edilerek, ... Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davanın ... Oto. Tic. Hiz. A.Ş.'ye ihbar edilmesine, yetki itirazımızın kabulüne, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açmış olduğu görülmüştür.
Mahkemelerin yetkilerine ilişkin düzenlemelerin HMK.nun 5.Mad.-19.Mad. arasında düzenlendiği, HMK.nun 6.maddesinde;"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." şeklinde, HMK'nın 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü bulunduğu, HMK'nın 18. Maddesinde ise "Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları olarak "1)Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz, 2) "Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır." hükmü bulunduğu, HMK'nın 19.maddesinde; ise "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde düzenlendiği, HMK.nun 116.maddesinde kesin yetkinin bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğunun, HMK.nun 117.maddesinde ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesinin aksi takdirde dinlenmeyeceğinin, ilk itirazların ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağının, HMK.138.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceğinin, gerektiğinde ön inceleme duruşmasında tarafları dinleyebileceğinin düzenlendiği, aynı zamanda Yargıtay . HD'nin 02/06/2015 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da bu hususun hüküm altına alındığı görülmüştür.
Konu ile alakalı olarak 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." hükmünün bulunduğu,
Yine 6100 Sayılı HMK nın 16. Maddesinde " (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmünün bulunduğu,
Yine aynı kanunun 19. Maddesinde ise " (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükümlerinin
4721 sayılı TMK'nın 19. Maddesinde ise "Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz." hükmünün bulunduğu bulunduğu görülmektedir.
6100 Sayılı HMK'nın 6. maddesinde; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Aynı kanunun 17. maddesinde; "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.
" ve yine aynı kanunun 10. maddesinde; "(1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde yapılan düzenlemeler de dikkate alındığında,
Aynı kanunun 116. maddesinde; " (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. c) (Mülga:22/7/2020-7251/8 md.) ve 117. maddesinde; (1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır." şeklinde hüküm bulunduğu görülmüştür.
Davacı yan tercih hakkını kullanmıştır. Davalı yan da yetki itirazında bulunmakla tercih hakkı davalıya geçmiştir. Diğer taraftan dosyanın bütünlüğü bozulmaması adına tefrik yoluna gidilmemiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında mahkememizin yetkisizliğine, bu nedenle dava dilekçesinin reddine, yetkili Mahkemenin Denizli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ'ne, bu nedenle dava dilekçesinin reddine,
2-Yetkili Mahkemenin DENİZLİ NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3- HMK'nın 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık küser içinde taraflarca müracaat edilmesi halinde dava dosylasının görevli ve yetkili DENİZLİ NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
4- HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca harç ve yargılama gideri hususunda görevli mahkemece karar verilmesine
Dair, davacı ve davalı ... Ltd Şti vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2025
Katip Hakim