T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ : RED
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilin, davalı ile girdiği hukuki ilişki karşılığı davalıya verilen 25.000 TL tutarlı 15.08.2010 vadeli ve 20.000 TL tutarlı 30.12.2010 vadeli iki bonoda borçlu olduğu, Müvekkil hakkında Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrinin incelenmesinde, takibe konu borca ilişkin işletilen faiz miktarının YILLIK (%15) oranında ve değişen oranlarda işleyecek Reeskont - Avans Faizi olduğu, Takibe konu asıl alacak ve ferilerinin belirlenmesi için 24.01.2024 tarihinde güncel dosya hesabı talebinde bulunduğumuz, yapılan yeni dosya hesabında takipte kesinleşen miktarın 49.686,37 TL olduğu görülmekte iken; toplam faiz miktarının, takipte kesinleşen miktarın yaklaşık iki katına tekabül eden 88.230,82 TL olarak bulunduğu, işletilen faiz türünün hatalı olması sebebiyle haksız ve fazla istenen bedelin yasal dayanağı olmadığı, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında istenen ve işletilecek faiz türünün reeskont avans faizi değil, temerrüt faizi olması gerektiği için icra takibinin faiz yönünden iptali, borçlu ve sorumlu olmadığımızın tespitini, takip tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunmuş olduğu görüldü.
Dava; "Menfi Tespit" davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında istenen ve işletilecek faiz türünün reeskont avans faizi değil, temerrüt faizi olması gerektiği için icra takibinin faiz yönünden iptali, borçlu ve sorumlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.(1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.(1) Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
"
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Nitelikli Hesap bilirkişi ...'e tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında faiz alacağının olduğu, takibin Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu İle Takip olarak başlatıldığı buna göre takibin türünden dolayı avans faizi veya kanuni (âdi) faiz istenebileceği, faiz türüne göre faiz oranlarının yıllara göre kademeli olarak hesaplanacağı ve faiz miktarları ise şu şekilde hesaplanmıştır; Şayet Avans Faizi Olarak Uygulanacaksa : Takip Öncesi İşlemiş Faiz Miktarı Toplamı:4.646,44-TI, Takip Sonrası İşleyen Faiz Miktarı Toplamı: 115.893,81-TI, Toplam Avans Faiz Miktarı:120.540,25- TT. (Rapor Tarihi İtibariyle) Şayet Kanuni (Âdi ) Faiz Uygulanacaksa — :Takip Öncesi İşlemiş Faiz Miktarı Toplamı: 1.509,04-TI. Takip Sonrası İşleyen Faiz Miktarı Toplamı:66.264,66-TI. Toplam Âdi(Kanuni) Faiz Miktarı :67.773,70-TL(Rapor Tarihi İtibariyle) Tüm dosya kapsamından dava konusu takibe ilişkin faiz türünün ne olarak uygulanacağı, tarafların tacir olup olmadığı, kambiyo senedinin mücerretliği ile ticari iş niteliğinde olup olmadığı gibi hususlar 6100 Sayılı HMK ve 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu göre son takdir hakkı Mahkemenize ait olmak üzere görüş ve kanaat bildirir rapor sunmuştur.
YARGITAY . HUKUK DAİRESİNİN ... E, ... K, SAYILI İLAMINDA;
"Takip talebinde istenen faiz oranının cinsinin belirtilmesi ya da istenen faiz oranının o tarihte uygulanan yasal veya ticari faiz oranlarından birine denk gelmesi durumunda o cins faiz oranının istendiğinin kabulü gereceğinden ödeme emrine yasal sürede itiraz edilmemiş olsa bile faizin istenen faiz türüne göre ve değişen oranlarda hesaplanması gerekir. Ancak takipte talep edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşen işleyecek faizin türünün gösterilmemesi ve oranının yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmemesi halinde aynı sonuca varılamaz. Bu durumda, itiraz edilmeyerek kesinleşen oran üzerinden faizin hesaplanması gerekecektir. Somut olayda alacaklı tarafça takip talebinde %10,50 avans faizi talep edilmiş olup, devamında fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkı saklı tutulmuştur. İcra müdürlüğünün 01/11/2023 tarihli kapak hesabının incelenmesinde değişen oranlarda avans faizi ile, şikayete konu 29/07/2024 tarihli kapak hesabının incelenmesinde ise %10,5 sabit faiz oranından hesaplama yapılığı anlaşılmaktadır. Şikayetçi alacaklı tarafça da takipte faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkı saklı tutulduğundan ve de takipte talep edilen %10,5 faiz oranı, takip tarihi itibariyle avans faiz oranına denk geldiğinden hesaplamanın %10,5'den aşağı olmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faiziyle yapılması gerekmektedir." KARARI VERİLDİĞİ GÖRÜLMÜŞTÜR.
"Ticari İş Temerrüt Faizi:
Ticari iş temerrüt faizi, ticari iş sayılan işlerde uygulanan ve miktarı sözleşme ile kararlaştırılmayan ya da özel yasa hükmü ile düzenlenmeyen hallerde temerrüt tarihinden itibaren uygulanan faizdir. Ticari işlerde temerrüt faizi 3095 SK 2. Maddenin 2. Fıkrasında düzenlenmiş olup maddede belirtilen tarihlere göre belinlenecek avans faizi oranında uygulanacak faizdir. Avans faizi istenmeyip ticari faiz istenmiş ise yasal faiz oranında faiz istenmiş sayılmalıdır.
Bölüm 37 BONO:
A-Bonoda Avans Faizi İstenebilmesi
Bono TTK'da düzenlenen hususlardan olduğundan, TTK 3. Madde gereği bono düzenlenmesi alacaklı ve borçlusu tacir olmasa bile ticari iştir. Bu nedenle ticari temerrüt faizi olarak avans faizi istenebilir.
B-Bonoda Borçlunun temerrüdü ve Faiz Başlangıcı
TTK 778. Madde yollamasıyla bonolarda da uygulanan 725/2. Maddeye göre belli günde ödenecek bonoda alacaklı, vade tarihinden itibaren faiz isteyebilir.
C-Bonoya İlişkin Takipte Faiz Başlangıcının Gösterilmemesi
İİK 58/3 maddeye göre takip talebinde faizin işlemeye başladığı tarihin gösterilmesi gerekir. Ayrıca bonolarda vade tarihinden itibaren faiz istenebilir.
D-Keşideci ve Kefil dışındaki Borçluların Faiz Sorumluluğu
Bonoyu düzenleyen (keşideci) asli borçlu olarak bonodaki borçtan sorumludur. TTK 702. Madde gereği aval veren (kefil) de hamile karşı bonoyu düzenleyen (keşideci) gibi sorumludur. "(KAYNAK ; YARGITAY ÜYESİ ZEKİ GÖZÜTOK FAİZ HUKUKU GÜNCELLEŞTİRİLMİŞ 3. BASKI KİTABI).
. HD. 12.06.1995 T. ... E.K
. HD. 15.01.2013 T. ... E.K.
TTK'nun 690. Maddesinin göndermesi ile bonolar hakkındauygulanması gereken aynı kanunun 637/2. Maddesi gereğince alacaklı vade tarihinden itibaren faiz isteyebilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/1995 gün ve ... sayılı kararında ise vade tarihinden itibaren istenecek faziin 3095 sayılı yasanın 2. Maddesine göre hesaplanacağı vurgulanmıştır. Bu itibarla takip talebinde işlemiş faizin başlangıç tarihi gösterilmemiş ise işlemiş faizin bononun vadesinden itibaren işlemeye başladığı kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında mercice 4.355.000.000 TL. Miktarlı bononun 21/08/2002 vade tarihinden itibaren takep tarihine kadar uygulanmakta olan avans faiz oranları Merkez bankası'ndan sorulup aşamalı olarak birikmiş faiz tutarının hesaplanması suretiyle sonuca varılması gerekirken faizin başlangıç tarihinin takip talebinde bulunmadığından bahisle İİK'nun 58/3. Maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. (HD. 23.09.2003 T. ... E.K.)
Her ne kadar davacı yan yemin deliline dayanmışsa da somut olayın çözümlenmesi özel ve teknik bir hesaplama ile yapılabileceğinden, yemin hukuki müessesine uymadığından yemin deliline itibar edilmemiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan dava başında yatırılan 427,60-TL peşin harç ile 563,56-TL Islah harcının toplamı olan 911,27-TL'nin mahsubu ile bakiye 375,76-TL'nin davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisine vekil temsil ettirmediğinden bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ... Hakim ...