T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından, davalı şirkete 06.05.2024 tarihli, ... seri numaralı, 24.000,00 TL bedelli fatura içeriğinde mevcut olan vinç çalışma hizmetinin yerine getirildiğini ve fatura düzenlendiğini, faturanın yasal süre içerisinde borçlusu tarafından itiraz edilmemiş olması TTK m. 21/2 uyarınca münderecatı (içeriği) kabul edilmiş sayılacağını, davalının alacağının likit olduğunu, ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine; 06.05.2024 tarihli,... seri numaralı, 24.000,00 TL bedelli faturaya ilişkin alacağının tahsili amacıyla Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla 04.07.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından 10.07.2024 tarihinde borca, asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, Konya . İcra Müdürlüğü tarafından takibin davalı borçlu şirket yönünden durdurulmasına karar verildiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya herhangi bir beyan dilekçesi sunmamıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya . İcra Dairesi'ne, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; faturaya dayalı başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Mahkememizce Konya . İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun 06/05/2024 tarihli, ... seri numaralı, 24.000 TL bedelli faturadan kaynaklandığı görülmüştür.
Mahkememizce taraflar arasındaki alacak- borç ilişkisinin tespiti bakımından SMMM Bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 02/07/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ... şirketinin uyuşmazlık konusu dönemler için ticari defterlerini yasal süresi içerisinde tasdik ettirdiği/onayladığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu, davacı ... şirketinin 2024 yılında ticari defterlerine yaptığı kayıtlara göre; davalı ... Ticaret Limited Şirketin'den 24.000,00 TL tutarında açık hesap alacaklı olduğunu, dosya kapsamına göre, taraflar arasında uyuşmazlık konusu hizmet alımına ilişkin düzenlenmiş yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığını belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı şirket tarafından, davalı şirkete 06.05.2024 tarihli, ... seri numaralı, 24.000,00 TL bedelli fatura içeriğinde mevcut olan vinç çalışma hizmetinin yerine getirildiğini ve fatura düzenlendiği, faturanın yasal süre içerisinde borçlusu tarafından itiraz edilmemiş olması TTK m. 21/2 uyarınca münderecatı (içeriği) kabul edilmiş sayılacağını, davalının alacağının likit olduğunu, ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine; 06.05.2024 tarihli,... seri numaralı, 24.000,00 TL bedelli faturaya ilişkin alacağının tahsili amacıyla Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla 04.07.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından 10.07.2024 tarihinde borca, asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, Konya . İcra Müdürlüğü tarafından takibin davalı borçlu şirket yönünden durdurulmasına karar verildiğini belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, dosya kapsamında aldırılan 02/07/2025 tarihli raporda sonuç olarak davacı ... şirketinin uyuşmazlık konusu dönemler için ticari defterlerini yasal süresi içerisinde tasdik ettirdiği/onayladığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu, davacı ... şirketinin 2024 yılında ticari defterlerine yaptığı kayıtlara göre; davalı ... Ticaret Limited Şirketin'den 24.000,00 TL tutarında açık hesap alacaklı olduğunu, dosya kapsamına göre, taraflar arasında uyuşmazlık konusu hizmet alımına ilişkin düzenlenmiş yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmakla, davacının talebinde haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ile 24.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak 24.000,00 TL üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle (ve kabul edilen dava değerinin 24.000 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.639,44 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 441,67 TL harcın mahsubu ile kalan 1.197,77 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 441,67 TL peşin harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı gideri, 102,50 TL tebligat ve posta gideri, 4.000 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 4.530,10 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 4.203,92 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ( kabul edilen dava değerinin 24.000 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 24.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, 3.340,79 TL'sinin davalıdan, 259,21 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.