T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...No:..., ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... -...No:..., ...
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 24.12.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Konya İli Sarayönü İlçesinde tarımla uğraştığını, müvekkilinin aynı zaman Sulama Birliği başkanlığı yaptığını, müvekkilinin köyde yaşadığını, davalının ise şehirde yaşadığını, müvekkili ve davalının aynı köylü olduğunu, müvekkilinin davalıyı yaklaşık 8 yıldır tanıdığını, müvekkili ve davalının 2017-2023 yılları arasında altı sene çiftçilik üzerine ortaklık yaptıklarını, ortaklığın müvekkilinin tarımdan çiftçilikten iyi anlaması, tarlaları ekip biçmesi ve ilgilenmesi, davalının da ilgili işlerin masraflarını üstlenmesi üzerine kurulduğunu, işlerin sonunda da ilgili masraflar düşüldükten sonra kalan karın ikiye bölündüğünü ve her iki orağında paylarını aldıklarını, bazı tarım işlerinde ise diğer ortakları olan ... ile ortaklıklarının sürdüğünü bu durumda da karın üçe bölündüğünü ortaklığın bu şekilde uzun süre devam ettiğini, davalının müvekkili ile ortak oldukları işlerde en başta bütün masrafları kendi cebinden yaptığından dolayı kendisini de güvene almak için müvekkilinden ortak oldukları ilk zamanda teminat adı altında açık bir senet imzalamasını istediğini ve söz konusu senedi müvekkilinden aldığını, müvekkilinin de davalıyı tanıyor olması, aynı köylü olmaları, aralarında ortaklık yapacakları için bir güven ilişkisinin olması ve ortak iş yapacakları için zarar görmeyeceği düşüncesiyle söz konusu senedi davalıya verdiğini, ancak davalının müvekkilinin iyiniyetini suistimal ederek Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla müvekkilimin teminat olarak verdiği açık senedi doldurarak 9.000.000 TL meblağ yazarak sahte olarak düzenlediği senedi icra takibine koyduğundan bahisle; Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ve takip dayanağı sahte senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine ve sahte senedin iptaline, müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli takip başlatan davalının dava konusu bedelin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 22.01.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava konusu ile ilgisi olmayan iddiaları ile hukuki dayanaktan yoksun iş bu davasının reddinin gerektiğini, davaya konu senedin, davacının müvekkiline borcuna karşılık davacı tarafından düzenlenmiş olup davacının borcunu ödeme taahhüdünde bulunduğu bir borç senedi olduğunu, bahse konu senedin, kanunlara ve hukukun emredici hükümlerine uygun olup tarafların iradesini yansıttığını, senette bulunması gereken unsurlara ilişkin temel düzenlemelerin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde düzenlendiğini, davaya konu senedin TTK m.776 maddesine uygun düzenlendiğini, geçerliliği ve hukuki bağlayıcılığının tam olduğunu, bu bağlamda, senet üzerindeki tüm unsurların, ilgili mevzuata ve tarafların iradesine uygun olup, herhangi bir eksiklik ya da yanlışlığın bulunmadığını, davacının “senetin haksız doldurulduğu” iddiasının hukuka ve delillere aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle senedin sonradan doldurulmuş olmasının, senedin geçersiz olmasına yol açmayacağını, kanunların emredici hükümlerine göre senedin, geçerli bir şekilde düzenlenmişse sonradan doldurulmuş olsa dahi geçerliliğini koruduğundan bahisle; Davacının asılsız ve hukuki mesnetten yoksun iddialarına dayanan menfi tespit davasının reddine, davacının kötü niyeti ve haksız olarak dava açması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyası, tarafların ticari, esnaf ve vergi kayıtları ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiştir.
Dava; İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ve takip dayanağı sahte senet nedeniyle davalıya borcunun olmadığının tespitine ve sahte senedin iptaline, aleyhine haksız ve kötüniyetli takip başlatan davalının dava konusu bedelin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 776.maddesinde; (1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını, içerir." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 777.maddesinde; (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. (3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 08/07/2020 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamında;"Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davanın kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olduğu, takip konusu bonoda davacının keşideci davalının ise lehtar durumunda olduğu, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, TTK'nun 778/1-f maddesinin yollaması ile 680/1.maddesi uyarınca tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlamaya elverişli yazılı delil bildirmediği, mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek aynı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA," şeklinde kabul edilmiştir.
Davalı tarafından davacı aleyhine Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıldığı, takip dayanağının lehtarının ... borçlusunun ... 19.07.2021 tanzim tarihli 08.01.2024 vade tarihli 9.000.000,00 TL bedelli senet(bono) olduğu görülmüştür.
Davacının iddiasının taraflar arasındaki borç ilişkisi senede bağlandığından aksinin ancak HMK.'nun 201.maddesi gereğince senetle ispatlanması gerektiği, kambiyo senetlerinin ödeme aracı olup sebepten mücerret olduğu, senet üzerinde teminat olarak verildiğine dair her hangi bir kaydın bulunmadığı, Mahkememizin 06.05.2025 tarihli duruşmasında davacı taraf delil listesinde yemin deliline dayandığından davacı tarafa, Davalı Tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin Mahkememizin 07.10.2025 tarihli duruşmasında yemin teklifinde bulunmadıklarını beyan ettiği, davacı tarafın takibe konu senedin davalıya teminat olarak verildiğini ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin tedbir yolu ile takip durdurulmadığından İİK.72/4. Maddesi gereğince şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 153.697,50 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 153.082,10 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep etmesi halinde davacıya İADESİNE,
4-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT'nin 13.maddesine göre hesaplanan 960.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesi halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.